Spoiler içeriyor
Uzun zamandan sonra beni bu derece etkileyen bir film izledim. Semavi dinlerdeki Şeytanı , başkarakterin nasıl şeytanın yarattığı sahnede özgür iradesiyle sonunu getirdiğini anlatıyor. Akıcılık olsun oyunculuk olsun her şey muazzamdı. Favorilerim arasına girdi. Bana daha çok insan egosunun başına…devamıUzun zamandan sonra beni bu derece etkileyen bir film izledim. Semavi dinlerdeki Şeytanı , başkarakterin nasıl şeytanın yarattığı sahnede özgür iradesiyle sonunu getirdiğini anlatıyor. Akıcılık olsun oyunculuk olsun her şey muazzamdı. Favorilerim arasına girdi.
Bana daha çok insan egosunun başına nelere yol açabileceğini ve düşündüğümüzden çok daha küçük olduğumuzu düşündürttü. Bazen dünyanın yalnızca bizim isteklerimiz ve acılarımızdan oluştuğunu , en önemli olanın kendi isteklerimiz olduğunu düşünebiliyoruz . Ki ne zaman bu düşüncelere göre hareket etsek hep sonuçları berbat oluyor. Filmde olanda bu. İzleyin , izlettirin. Keşke çok daha öncesinde izleseydim . Bayıldım.
Yalnız eklemek istediğim bir şey var ki aşırı korkunç sahnelerde bile karakterlerin fazlasıyla soğukkanlı olması sinirimi bozdu. Örneğin başkarakterin karısının kendi boğazını kestikten yalnızca birkaç dakika sonra rahatça hastaneden ayrılması. Bir de sinirimi bozan başka bir şey de karısını bu derece sevdiği gösterilen bir adamın gördüğü ilk çekici kadınla onu aldatması. İnsan en azından filmlerde biraz yalanlara kanmak istiyor. Bu kadar gerçekçi olması beni üzdü.
Spoiler içeriyor
Hayatın gerçeklerini yüzümüze yüzümüze vuran bir dizi. Ve bunu yaparken hiçbir şekilde sansüre başvurmadan hatta birazda abartarak yapıyor bunu. Özellikle insan ilişkilerindeki sahteliklere ve şimdiki düzende var olan sahtekarlıklara sürekli gönderme yapıyor. Kimisi için komik olabilir bu dizi fakat benim…devamıHayatın gerçeklerini yüzümüze yüzümüze vuran bir dizi. Ve bunu yaparken hiçbir şekilde sansüre başvurmadan hatta birazda abartarak yapıyor bunu. Özellikle insan ilişkilerindeki sahteliklere ve şimdiki düzende var olan sahtekarlıklara sürekli gönderme yapıyor. Kimisi için komik olabilir bu dizi fakat benim için tamamen iç karartıcı. Hayatın acılarını unutmak için izlediğim dizide bu derece daha fazla acı görmek hiç hoşuma gitmiyor. Yalnızca üç bölüm izleyebildim. Kara mizah sevenler izleyebilir.
Yaşadığı vicdan azabına dayanamayıp ruhsal çöküş yaşayan Fleabag 'in bizimle hep göz teması kurarak hayatını anlattığı komik ve biraz da garip bir diziydi. Karakteri çok seven olmuş ama ben pek bağ kuramadım. Şahsen İngiliz film ve dizilerinde çoğu zaman bağ…devamıYaşadığı vicdan azabına dayanamayıp ruhsal çöküş yaşayan Fleabag 'in bizimle hep göz teması kurarak hayatını anlattığı komik ve biraz da garip bir diziydi. Karakteri çok seven olmuş ama ben pek bağ kuramadım. Şahsen İngiliz film ve dizilerinde çoğu zaman bağ kurmak bana çok zor geliyor çünkü insan ilişkileri çok soğuk ve içi boş oluyor. Instagram' da sürekli olarak Fleabag ile Rahibin videoları karşıma çıkıp merak ettiğim için İzlemiştim , pek de pişman değilim. İzlerken keyif aldım diyebilirim. Kafa dağıtmak için izlenebilir.
Korku gerilim türündeki bir kitabın içinde yaşamanın nasıl olacağı, herkes şizofren olunca deli olanın gerçeği görenin olduğu karmakarışık bir film. Açıkçası bu karmaşıklık belli başlı bir alt metine bağlansaydı fazlasıyla beğenebilirdim fakat film de direkt olarak ön plana konan bir…devamıKorku gerilim türündeki bir kitabın içinde yaşamanın nasıl olacağı, herkes şizofren olunca deli olanın gerçeği görenin olduğu karmakarışık bir film. Açıkçası bu karmaşıklık belli başlı bir alt metine bağlansaydı fazlasıyla beğenebilirdim fakat film de direkt olarak ön plana konan bir düşünce bulamadım ve bu yüzden bana tam güzel bir film olacakken yarıda kalmış bir film hissini verdi . Bir derinlik bulamadım.Tabii ben daha çok psikolojik gerilim seviyorum o yüzden beğenmemem de normal olabilir . Film de alt metinin olmasını önemsiyorsanız izlemenizi tavsiye etmem.
Öneri için katilhalit'e teşekkürlerimle...
Spoiler içeriyor
Bir insanı canından bile çok severken yaptığı en ufak bir hata da veya reddedişte onu öldürmeyi istemek... Mima Japonya 'da bir müzik grubunun idolüyken pekçok hayrana sahip olur fakat bu hayranlar arasında ona saplantılı derecede bağlı olan biri vardır.Mima, İdol…devamıBir insanı canından bile çok severken yaptığı en ufak bir hata da veya reddedişte onu öldürmeyi istemek...
Mima Japonya 'da bir müzik grubunun idolüyken pekçok hayrana sahip olur fakat bu hayranlar arasında ona saplantılı derecede bağlı olan biri vardır.Mima, İdol olmayı bırakıp oyuncu olmaya karar verdiğinden itibaren ona sürekli tehdit mesajları gönderir ve fırsat eline geçtiğinde onu öldürmeye çalışır. Hayranlık, sapıklığa dönüştüğünde işin ucunun nerelere kadar gidebileceğini kimse tahmin edemez.
Geçmişte sahip olduğumuz kişiliğin peşimizi bırakmayıp halüsinasyon şeklinde bizimle konuştuğu ve sürekli bizi aşağıladığını , bu halüsinasyonları görürken geçmiş kişiliğimize saplantılı aşık olan birinin sürekli olarak her hareketimizi takip edip bunu bir internet sitesinde paylaştığını ve tüm bunlar yetmezmiş gibi en yakınımız dediğimiz kişinin bile bizi kıskanıp yerimize geçmek için fırsat kolladığını düşünün. Okurken bile fenalık geçirten bir hayata sahip olan Mima, iki benliği arasında çatışıp dururken aynı zamanda ona kirlenmiş olduğunu,namussuz olduğunu söyleyen benliğine uzun bir süre hak verir. Gerçeklik algısını yitirir , türlü kabuslar görür. Günün sonunda ise gerçekte olmak istediği kişiyi bulur ve artık mutludur.
Film çok ama çok karışıktı. Anlamakta çok güçlük çektim. Mima gibi ben de sahnelerde ki gerçekliği sorgulamaya başladım fakat yine de hakikatin ne olduğunu ancak incelemelere baktıkça anlayabildim. İzlediğim en tuhaf filmlerden biriydi ve bir yandan da senaryosunun benzerinin gerçekte de yaşanmasıyla beni ürküten bir film oldu. Hatta ben de acaba hiç böyle bir hayranlık derecesine gelebilir miyim veya gelmiş miyimdir diye kendimi sorguladım. İzlemenizi tavsiye ediyorum.
Öneri için sokramartites'e teşekkürlerimle...
Spoiler içeriyor
Gün içerisinde kaç farklı role gireriz, kaç kez hissetmediğimiz duyguları yaşıyormuşuz gibi yaparız, kaç kez kendimiz bile yarattığımız rollerin gerçekliğine hapsoluruz ? Persona kavramı üzerine uzun zamandır düşündüklerim kendi personalarımın yavaş yavaş farkına vardığım son bir kaç yılda, bazen personanın…devamıGün içerisinde kaç farklı role gireriz, kaç kez hissetmediğimiz duyguları yaşıyormuşuz gibi yaparız, kaç kez kendimiz bile yarattığımız rollerin gerçekliğine hapsoluruz ?
Persona kavramı üzerine uzun zamandır düşündüklerim kendi personalarımın yavaş yavaş farkına vardığım son bir kaç yılda, bazen personanın içinde olduğumu fark bile etmediğimin hatta sırf başkalarının benden istedikleriyle oluşturduğum personalara yıllarca hizmet ettiğimin farkına varmamı sağlayan uzun bir süreçti. Hala da her insan gibi pekçok personam var fakat gerçek benliğim ile personamı ayırt etmeye devam ettiğim sürece bana bir zararı olduğunu düşünmüyorum.
Aktris olan Elizabeth bir gün oyun oynarken ansızın suskunlaşır ve bir gülme krizine girer. Karakterimizin kendisiyle , maskeleriyle yüzleşmeye başlaması bu olaydan sonra hastaneye yatırılmasıyla başlar. Ona arkadaşlık edecek hemşire Alma ile bir yazlık eve taşındıklarında Alma karakteri bize gizli sırlarını söylerken Elizabeth suskunluğunu sürdürür. Alma nişanlısını aldattığı ve kürtaj yaptırdığı için hala ızdırap çekmektedir. Elizabeth ise herkesin hayran kaldığı bir aktrisken hamile kaldığında üzerindeki ilginin gideceğinden, vücudunun bozulacağından korktuğu için bebeğinden nefret eder ve hiçbir zamanda onu sevemez.
Zaman geçtikçe Elizabeth hiç konuşmamasına rağmen Alma ile fazlasıyla yakın olmaya başlarlar çünkü Alma ona kimseye açamadığı sırlarını ortaya koymuştur. İkili arasındaki arkadaşlığı izlerken onların iç dunyalarındaki haykırışlara kulak vermeye ve onları anlamaya çalışmaya odaklanırız.Bazı sahneler bize gerçek olanı yani Elizabeth 'in gerçek olmayıp Alma'nın bir personasından ibaret olduğunu gösterir ve sonlara doğru bunu açıkça belli eder. Elizabeth bir personadır : Alma'nın hayalini kurduğu kadar güzel , ilgi çekici ve mutlu bir kadındır yani Alma'nın hep olmak istediği kişidir.Ne zaman ki Alma artık kendi ruhunun sesine dayanamayacak hale gelir işte o zaman Elizabeth personasıyla baş edemez.
Filmde ilk bakışta anlayamadığım pekçok sahne oldu : Ölü insanlar , yahudi çocuk, gözlüklü bir çocuğun ekrandan karakterlerimizin yüzünü görmesi vb. Açıkçası film siyah beyaz olduğu için sıkılabileceğimi düşünmüştüm ama hiç de öyle olmadı, filmin nasıl bittiğini hiç anlayamadım bile. Oldukça özgün ve değerli bir film.
Öneri için @sedaaa1 'e teşekkürlerimle...