Ay iğrençti yaa atlaya atlaya izledim resmen ilki yine güzeldi bir miktar ama bu o kadar sacma ve o kadar sıkıcıydı ki,sırf aksiyon olsun diye bolüm boyunca sacma sapan seyler yapmışlar ama o kadar olmamış ki o kadar olur
Başlarda temposu biraz ağır gelse de karakter dönüşümünü gördükçe insanı ekrana kilitleyen muazzam bir serüven ilk sezonlardaki o durgunluk yerini öyle bir akıcılığa bırakıyor ki hikaye bittiğinde kendinizi o evreni ve atmosferi özlerken buluyorsunuz Walter White’ın değişimini izlemek ve o…devamıBaşlarda temposu biraz ağır gelse de karakter dönüşümünü gördükçe insanı ekrana kilitleyen muazzam bir serüven ilk sezonlardaki o durgunluk yerini öyle bir akıcılığa bırakıyor ki hikaye bittiğinde kendinizi o evreni ve atmosferi özlerken buluyorsunuz Walter White’ın değişimini izlemek ve o gerilimi hissetmek kesinlikle her saniyesine değiyor bittikten sonra yarattığı boşluk hissi dizinin ne kadar kaliteli olduğunun en büyük kanıtı diyebilirim
Bir şef düşünün; önünüze soğan, kakao, kuyruk yağı, bal, sarımsak, vanilya ve acı biber koyuyor. Tek başlarına çok kaliteli malzemeler ama toplu halde bakınca birbirinden o kadar uzak tatlar ki bunlar: Biri ağlatır, biri tatlandırır, biri yakar, biri kokar. Aynı…devamıBir şef düşünün; önünüze soğan, kakao, kuyruk yağı, bal, sarımsak, vanilya ve acı biber koyuyor.
Tek başlarına çok kaliteli malzemeler ama toplu halde bakınca birbirinden o kadar uzak tatlar ki bunlar: Biri ağlatır, biri tatlandırır, biri yakar, biri kokar. Aynı tencereye giremezler, girmemeliler.
Fakat şefimiz onları bir araya getiriyor. Kesiyor, eziyor, kızartıyor, tütsülüyor, karıştırıyor ve ortaya çıkan şey hem hayatınızda yediğiniz en lezzetli yemek hem de size şifa veren bir ilaç, size çok iyi gelen bir takviye oluyor.
SES, tam olarak böyle bir kitap.
Üçte ikisi bitene dek farklı katmanlarla karşılaştım. Her biri çok derindi ama aklımın ucunda hep aynı soru vardı. Yazar bu kadar farklı tadı aynı tencereye koymakla hata mı etti?
Fakat yazar kalan kısımda her bir katmanı diğerleriyle o kadar mükemmel bir şekilde bağladı ki ağzım açık kaldı.
Bir roman bunu nasıl yapabildi halen anlamış değilim?
Beni hem büyüledi, hem de dönüştürdü.
Sizde de aynısı olur mu, kimse garanti edemez.
Fakat kanımca bu ihtimal bir hayli yüksek.
Televizyon tarihinin akışını değiştiren bu efsane modern bir ada hikayesinden çok daha fazlasını vaat ediyor karakterlerin geçmişlerini ilmek ilmek işleyen flashback tekniğiyle aslında her birinin adaya düşmeden önce kendi iç dünyalarında zaten kaybolmuş olduğunu görüyoruz gizemli yapısı ve çözülmeyi bekleyen…devamıTelevizyon tarihinin akışını değiştiren bu efsane modern bir ada hikayesinden çok daha fazlasını vaat ediyor karakterlerin geçmişlerini ilmek ilmek işleyen flashback tekniğiyle aslında her birinin adaya düşmeden önce kendi iç dünyalarında zaten kaybolmuş olduğunu görüyoruz gizemli yapısı ve çözülmeyi bekleyen sembolleriyle izleyiciyi sürekli bir bulmacanın içine çeken dizi kader ve özgür irade arasındaki o ince çizgiyi bilim kurguyla harmanlayarak sunuyor özellikle Locke ve Jack arasındaki inanç çatışması hikayenin felsefi derinliğini zirveye taşırken adanın kendisi adeta yaşayan bir karaktere dönüşüyor finali ne kadar tartışılırsa tartışılsın bıraktığı duygusal iz ve yarattığı teorilerle her saniyesinde insanı içine çeken benzersiz bir yolculuk
Stanley Kubrick’in sinematografik dehası ile Stephen King’in edebi derinliğinin çarpıştığı bu başyapıt korku sinemasının çok ötesinde bir deneyim sunuyor film her ne kadar King’in romanındaki Jack Torrance karakterinin içsel trajedisini ve alkolizmle olan savaşını biraz daha soğuk bir perspektiften ele…devamıStanley Kubrick’in sinematografik dehası ile Stephen King’in edebi derinliğinin çarpıştığı bu başyapıt korku sinemasının çok ötesinde bir deneyim sunuyor film her ne kadar King’in romanındaki Jack Torrance karakterinin içsel trajedisini ve alkolizmle olan savaşını biraz daha soğuk bir perspektiften ele alsa da Overlook Oteli’nin klostrofobik atmosferini ve karakterlerin zihinsel çöküşünü iliklerinize kadar hissettiriyor kitaptaki o meşhur hareketli çalı hayvanlarının yerini alan labirent sahnesi aslında Jack’in zihnindeki çıkmaz sokakların mükemmel bir metaforu haline gelmiş romanın ruhundaki o tekinsiz izolasyon hissini görsellikle bu kadar kusursuz birleştiren başka bir yapım daha yok özellikle Jack Nicholson’ın deliliğe adım adım yürüyüşü kitaptaki o yavaş yavaş çürüyen baba figürünü farklı ama unutulmaz bir dehşetle taçlandırıyor hem bir edebiyat uyarlaması hem de saf bir gerilim klasiği olarak mutlaka izlenmesi gereken bir kült
"Her taraftan savaş erleri keskin kılıçlarını düşmanların kafasına öyle vuruyorlardı ki, bulutlardan kılıç yağıyor zannedilirdi. Gürzlerin ve okların çıkardığı seslerden savaş erlerinin ruhları feryad ediyordu. Süvarilerin atlarının kaldırdığı tozlardan hava karardı, muharebe meydanı ölülerle doldu." Yıldırım Bayezid & Timur -…devamı"Her taraftan savaş erleri keskin kılıçlarını düşmanların kafasına öyle vuruyorlardı ki, bulutlardan kılıç yağıyor zannedilirdi.
Gürzlerin ve okların çıkardığı seslerden savaş erlerinin ruhları feryad ediyordu.
Süvarilerin atlarının kaldırdığı tozlardan hava karardı, muharebe meydanı ölülerle doldu."
Yıldırım Bayezid & Timur - Ankara Savaşı
(Zafernâme - (Şâmî)[147])
Bir Y kuşağı olarak bizim Robot aşkımız Cine5 şifreli yayınının ShowTv de Robocob reklamları ile başlar ve Transformers çizgi filmi ile şekil alır.. Sonra bamm.. Power Rangers'in birleşerek tek robot olan robotları.. Sonra Will Smith I, Robot ile Isaac Asimov'un…devamıBir Y kuşağı olarak bizim Robot aşkımız Cine5 şifreli yayınının ShowTv de Robocob reklamları ile başlar ve Transformers çizgi filmi ile şekil alır.. Sonra bamm.. Power Rangers'in birleşerek tek robot olan robotları.. Sonra Will Smith I, Robot ile Isaac Asimov'un o mükemmel eserinin güzel yorumunda yer alır.. Evet.. Isaac Asimov'un Ben, Robot eserini okumalısınız.. Star Wars, Star Trek, Alien, Avengers derken yüzlerce farklı robot filmi izledik.. Bu film bana Morgan'ı anımsatsa da daha tatlı olmuş bence.. Vee.. Seri film için de ucu açık.. Ahh.. Aklıma geldi.. Predator Badlands'daki robot ta çok tatlıydı.. Bir süre önce ülkemizde robotla evlenen adamdan sonra gerçek insansı ve duygulu robot çocuk fikri fena denemez.. Tabi bunu o robot çocuk bilse iyi olur değil mi? Sonra final belli..
Keşke zamanında hayatıma giren gereksiz insanları verip bu kitabı alabilseydim:)) Bazı kitaplar tam kitaplığa eklemelik. İşte bir tane daha. Çok verimliydi. Çok net anlatmiş. Böyle elini kulağının arkasından dolaştirmayan kişisel gelişim kitaplarını öpüp başıma koyarım ya. Benim buradaki bilgileri kafama…devamıKeşke zamanında hayatıma giren gereksiz insanları verip bu kitabı alabilseydim:))
Bazı kitaplar tam kitaplığa eklemelik. İşte bir tane daha. Çok verimliydi. Çok net anlatmiş. Böyle elini kulağının arkasından dolaştirmayan kişisel gelişim kitaplarını öpüp başıma koyarım ya. Benim buradaki bilgileri kafama vura vura öğretti hayat ahah siz erken davranın arkadaşlar kardeşler:)) Alıntı falan da yapmayacam çünkü hangi birini yapayım:))