bekir tam bi malsın kanka. neymis çok seviyomuş uğuru sevgin batsın takıntılı ruh hastası. uğur da ayrı mal. bu filmi romantize edenleri de incelemek gerekiyo
Tarık Buğra'nın kitaplarını bilenler ya da duyanlar varsa eğer, onun bilimci versiyonu gibi bir şeydi bence. Üslup açısından çok benzeyen, hikaye tercih konusunda da benzerlikler gösteren ama bakmak istediği ve anlatmak istediği yerler açısından analitik düşünen birinin yazdığı belli olan…devamıTarık Buğra'nın kitaplarını bilenler ya da duyanlar varsa eğer, onun bilimci versiyonu gibi bir şeydi bence. Üslup açısından çok benzeyen, hikaye tercih konusunda da benzerlikler gösteren ama bakmak istediği ve anlatmak istediği yerler açısından analitik düşünen birinin yazdığı belli olan bir kitap. Üstün Dökmen önemli bir psikologdur. Yazdığı kitaplar genelde eğitim için kullanılır fakat bu öyküsü oldukça keyifli bir eğitici kurgusal kitap sayılabilir. Zar Adam okuyanların Anadolu insanı versiyonunu okuyacağını bile iddia edebiliriz hatta. Tabi ki çok çok farklı ama benzer yorumlamalar çıkarılıyor alt metinde. Bunun dışında kısa olması ve dilinin insanların anlayacağı bir Anadolu edebiyatı olması sebebiyle keyifli ve okunabilir olduğunu söyleyebilirim. Tatlı hoş bir hatıra gibi bir kitap aslında. Üstün hocanın bu kitapta bulundurduğu basit edebi dil için de teşekkür etmek gerek. Çünkü günümüzde hem basit bir dille yazıp hem de kaliteli bir şey sunmak neredeyse imkansız. Bunları bulmak da çok zor. Bu yüzden Ladesçi, filmlerde dizilerde sık sık söylediğimiz "çerezlik" tanımına çok uyan bir kitap. Alınız. Afiyetle okuyunuz.
Spoiler içeriyor
Sıkılarak izledim. Bitmesi için dakikaları saydım resmen. İftirayı kim attığına dair bir tahminim vardı ancak o kişi çıkmadı. Bence o kişi çıksaydı daha iyi olabilirdi.😅 Meera'nın giydiklerine bayıldım, her giydiği çok yakışmıştı kendisine. Ayrıca kendisi de çok güzeldi ve bence…devamıSıkılarak izledim. Bitmesi için dakikaları saydım resmen. İftirayı kim attığına dair bir tahminim vardı ancak o kişi çıkmadı. Bence o kişi çıksaydı daha iyi olabilirdi.😅
Meera'nın giydiklerine bayıldım, her giydiği çok yakışmıştı kendisine. Ayrıca kendisi de çok güzeldi ve bence Angad ile çok yakışıyorlardı.
6/10
İnsanlığın evrendeki yerini bir karınca yuvası kadar değersiz gören Viltrumite ideolojisi ile sıradan olanların direnişini ustalıkla işleyen bir çizgi roman uyarlaması. Kimin haklı olduğundan ziyade, kimin daha fazla dayanabileceği üzerine kurulu epik bir irade savaşı izliyoruz. Dünyanın kaderi, dünyalı olduğu…devamıİnsanlığın evrendeki yerini bir karınca yuvası kadar değersiz gören Viltrumite ideolojisi ile sıradan olanların direnişini ustalıkla işleyen bir çizgi roman uyarlaması. Kimin haklı olduğundan ziyade, kimin daha fazla dayanabileceği üzerine kurulu epik bir irade savaşı izliyoruz. Dünyanın kaderi, dünyalı olduğu kadar safkan bir Viltrumlu olan Mark'ın kanlı ellerinde.
"- Etrafındakilerin ölümünü izleyebilmek için savaşıyorsun, düşün Mark! Bu gezegendeki her önemsiz canlıdan daha uzun yaşayacaksın. Bu dünyanın parçalanıp toz olduğunu görene dek yaşayacaksın! Tanıdığın herkes ve bildiğin her şey yok olacak! 500 yıl sonra elinde ne kalacak?
- Sen kalacaksın, baba. Sen hep var olacaksın."
9,1/10
Zihinsel bir mühendislik harikası: karekterin dayanıklılığı Bu eserin kalbinde, bugün "kişisel gelişim" dediğimiz şeyin çok daha ağırbaşlı ve köklü bir versiyonu yatıyor. Kitabı bitirdiğinde cebinde kalan en büyük kazanç şu: Kontrol edebileceklerin ve edemeyeceklerin arasındaki o keskin sınır. Dış Dünyanın…devamıZihinsel bir mühendislik harikası: karekterin dayanıklılığı
Bu eserin kalbinde, bugün "kişisel gelişim" dediğimiz şeyin çok daha ağırbaşlı ve köklü bir versiyonu yatıyor. Kitabı bitirdiğinde cebinde kalan en büyük kazanç şu: Kontrol edebileceklerin ve edemeyeceklerin arasındaki o keskin sınır.
Dış Dünyanın Gürültüsünü Kapatmak: Yazar, dışarıdaki kaosun, insanların dedikodularının veya beklenmedik aksiliklerin aslında nötr olduğunu savunuyor. Onlara "kötü" veya "talihsizlik" etiketini yapıştıran sadece bizim zihnimizdir. Eğer bu etiketi söküp atarsan, olaylar seni yaralayamaz. Bu, bir nevi zihinsel bir "kurşun geçirmezlik" provası.
Karakterin Kalitesi (Lüksün En Saf Hali): Senin ilgi alanın olan "yüksek kalite" kavramını zihne uyarlarsak; yazar, insanın karakterini en dayanıklı kumaş gibi dokuması gerektiğini anlatıyor. Dışarıdan gelen her türlü darbeye rağmen pilling (tüylenme) yapmayan, rengi solmayan, zamansız bir duruş... Gösterişten ve unvanlardan bağımsız, sadece kendi vicdanına karşı sorumlu olma disiplini.
Zamanın Görece Küçük oluşu: Koskoca bir imparatorun, kendi başarılarının ve hatta adının bile bir gün unutulacağını kabul edişini görüyorsun. Bu teslimiyet, insanı kibirden arındırıp tamamen "şu an neyi en iyi şekilde yapabilirim?" sorusuna odaklıyor. Yani bir projeyi yürütürken veya bir işi finalize ederken, sonucun getireceği alkıştan ziyade, işin "işçiliğine" odaklanmanın kutsallığını vurguluyor.
Sosyal Görev ve Disiplin: Sabah yataktan kalkmak istemediğinde bile, "bir insan olarak üzerime düşen görevi yapmalıyım" diyerek kendini disipline etmesi, modern dünyanın "mod beklemeye" dayalı çalışma disiplinine sert bir tokat gibi.
Özetle; Bu eser bir teselli kitabı değil, bir irade inşa rehberi. Okuyucuya, dünyanın sana ne sunduğuyla ilgilenmeyi bırakıp, senin dünyaya ne sunduğuna (karakterin, işin, duruşun) odaklanman gerektiğini hatırlatıyor
İki kere izledim yakında da bi daha izleyeceğim sanırım. O kadar bizden hissettiren bir film kii. Eminim hepimizin hayatında bi Rabiye Kurnaz var. Filmi izlerken her duyguyu o kadar yakından hissettiriyolar ki tam bir Türk annesi ya. Bir Türk kadınının…devamıİki kere izledim yakında da bi daha izleyeceğim sanırım. O kadar bizden hissettiren bir film kii. Eminim hepimizin hayatında bi Rabiye Kurnaz var. Filmi izlerken her duyguyu o kadar yakından hissettiriyolar ki tam bir Türk annesi ya. Bir Türk kadınının çocuğuna dokun ve onun çocuğu için Dünya'yı nasıl yakacağını otur da izle. Konusunu her yerden bulabilirsiniz eminim konusu da ilginizi çekecektir spoiler vermemek için ben bahsetmeyeceğim. Ama mutlaka izleyin. Bence değeri az bilinen filmlerden kesinlikle çok daha fazla konuşulmalı.