Bergman'ı sevmem. Hiçbir şey anlatmadığını düşündüğüm bir filmini daha izledim. Bununla beraber beş oldu. Dayanabilirsem sevmediğim halde dört tane daha filmini izlemeyi düşünüyorum. Kötü bir yönetmen değil kendince bir şeyler yapıyor. Benim nefretim bu adamın bu kadar sevilmesinde. Aynı filmi…devamıBergman'ı sevmem. Hiçbir şey anlatmadığını düşündüğüm bir filmini daha izledim. Bununla beraber beş oldu. Dayanabilirsem sevmediğim halde dört tane daha filmini izlemeyi düşünüyorum. Kötü bir yönetmen değil kendince bir şeyler yapıyor. Benim nefretim bu adamın bu kadar sevilmesinde. Aynı filmi Bergman değil başkası çekse ağzımı açmam. Ama bu adamdan olunca hani bu kadar ünlü ya, daha iyi bir şey bekliyor insan. Hiçbir şey anlatmayı beceremediği filmlerini genelde bir buçuk saatle sınırlandırıyor ben de bu huyunu seviyordum. En azından işkence kısa sürüyor. Ama bunda gitmiş üç saati aşkın bir süreye ulaşmış. Bir de beş saatliği varmış onu izlesem kanser olacaktım demek ki. Öyle bir önyargım var ki; Bergman filmi izlemeye karar verdiğim andan itibaren gerilmeye sıkılmaya başlıyorum. Daha filmi açmadan yazacağım kötü yorumları planlamaya başlıyorum. Güzelim adamı bu kadar yüceltmeseydiniz bizim gibiler de bu kadar nefret etmezdi. Sahneleri güzel kamera güzel noktadan bakıyor hep. Bergman'a olan nefretimi belirttiğime göre filme geçeyim şimdi. Gitmiş kendi otobiyografisini çekmiş. Yani sen otobiyografisi çekilecek adam mısın ki gittin de film yaptın bunu. Banane senin amcalarının hayatından. İyi yalan uyduruyormuş da o yüzden bu seviyelere ulaşmış izlenimi vermeye çalışıyor. Ortada kurguladığı bir olay da yok. Kendi travmalarını üç saat boyunca tek bir heyecanlı sahnesi olmadan izlettiriyor bize. Bu kadar salldığıma göre şunu da söyleyebilirim artık. Yine de bir şekilde kendini izletiyor. Kendinizi o ailenin bir üyesi gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Kötü değil yani ama sizlerin övdüğü kadar hiç değil.
Spoiler içeriyor
14/100 Uzun zamandır izleme listemde olan ve nihayet izleyebildiğim o film. İzlerken huzurlu hissettiren ve süresi itibariyle de yormayan bir filmdi. Olayları karakterlerin ağızlarından sirayla aktarmalari güzeldi. Bryce'in babasının davranışları film boyunca gercekten iğrençti. Oysaki bazen dışarıdan görüp yargiladigimiz, kötüledigimiz…devamı14/100
Uzun zamandır izleme listemde olan ve nihayet izleyebildiğim o film. İzlerken huzurlu hissettiren ve süresi itibariyle de yormayan bir filmdi. Olayları karakterlerin ağızlarından sirayla aktarmalari güzeldi. Bryce'in babasının davranışları film boyunca gercekten iğrençti. Oysaki bazen dışarıdan görüp yargiladigimiz, kötüledigimiz şeylerin arka planında neler yaşandığını bilemeyiz. Ve filmin ilerleyen anlarında da görmüş olduk. Karşındaki kişinin küçümseyici düşünceleri filmde de gördüğümüz gibi birbirlerini seven, nazik bir aileyi bile tartışmaya kavgaya sürükleyebiliyor. Juli'nin anne ve babasının o kavga sahnesi o yönüyle bize bunu aktarıyor. Sonuc olarak her ne kadar Bryce başlarda tavırlarıyla sinirlendirse de filmin sonu gayet güzel bitti.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Bugün, çocukların gülüşleriyle anlam bulan, umutla büyüyen bir gün… Ancak kalbimizin bir köşesinde, ülkemizde yaşanan acı olaylarda yitirdiğimiz masum canların derin hüznü de var. Okul sıralarında olması gereken, hayaller kurması gereken çocuklarımızı saygı,…devamı23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Bugün, çocukların gülüşleriyle anlam bulan, umutla büyüyen bir gün…
Ancak kalbimizin bir köşesinde, ülkemizde yaşanan acı olaylarda yitirdiğimiz masum canların derin hüznü de var.
Okul sıralarında olması gereken, hayaller kurması gereken çocuklarımızı saygı, özlem ve rahmetle anıyoruz. Onların yarım kalan hikâyeleri, bizlere daha güvenli, daha huzurlu bir gelecek kurma sorumluluğunu hatırlatıyor.
23 Nisan’ın ruhu; barış, sevgi ve umutla yeniden yeşersin.
Hiçbir çocuğun korkuyla değil, neşeyle büyüdüğü bir dünya dileğiyle…
Hepimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!
Kürk Mantolu Madonna benim için sadece bir aşk hikayesi değildi. Daha çok insanın iç dünyasında yaşadığı yalnızlığı ve anlaşılmama hissini anlatan bir kitap gibi geldi. Raif Efendi karakteri bana çok gerçekçi geldi çünkü çoğu insan gibi o da duygularını dışa…devamıKürk Mantolu Madonna benim için sadece bir aşk hikayesi değildi. Daha çok insanın iç dünyasında yaşadığı yalnızlığı ve anlaşılmama hissini anlatan bir kitap gibi geldi. Raif Efendi karakteri bana çok gerçekçi geldi çünkü çoğu insan gibi o da duygularını dışa vuramayan, içinde yaşayan biri. Maria Puder ise alışılmış kadın karakterlerden çok farklıydı. Güçlü, özgür ve kendi ayakları üzerinde duran biriydi. Onun bu hali Raif Efendi’yi hem etkiledi hem de değiştirdi. Ama bence onların ilişkisi tam anlamıyla mutlu olabilecek bir ilişki değildi çünkü ikisi de kendi iç dünyalarında çok yalnızdı. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, insanların dışarıdan göründüğü gibi olmadığıydı. Raif Efendi herkes için sıradan ve silik biriydi ama aslında içinde çok derin bir hikaye taşıyordu. Bu da bana şunu düşündürdü: belki de çevremizdeki çoğu insanın içinde kimsenin bilmediği bambaşka hayatlar var. Genel olarak kitap bana biraz hüzünlü ama çok gerçek geldi. Özellikle sonu insanı etkiliyor ve uzun süre akılda kalıyor. Bana göre bu kitabın en önemli mesajı, bir insanı gerçekten anlamanın ne kadar zor olduğu.
Güzel film kimse başka bişey söyleyemez ama çok yavaş aktarıyor bu kadar yavaş bir şekilde hikayeyi aktarırken hikaye seni yeterince germeyi başaramıyor. Filmin ikinci yarısında olaylar kızıştığında film sizi kendine çekememiş oluyor. Ancak hikaye oyunculuklar çok iyiydi ve finalde güzel…devamıGüzel film kimse başka bişey söyleyemez ama çok yavaş aktarıyor bu kadar yavaş bir şekilde hikayeyi aktarırken hikaye seni yeterince germeyi başaramıyor.
Filmin ikinci yarısında olaylar kızıştığında film sizi kendine çekememiş oluyor. Ancak hikaye oyunculuklar çok iyiydi ve finalde güzel bağladı. İkinci yarısıyla gönlümü almayı başarabildi onun için çok iyi filmdir.
🌲Train Dreams gürültülü bir film sunmuyor bize. Aksine, modern hayatın içinde kaybolan sessiz yaşamların sinemasal bir ağı gibi sarıyor bizi. Herkese hitap etmeyebilir ama sabırla izleyenler için derin ve kalıcı bir etki bırakıyor. Hayatın gerçekleriyle yüzleştiriyor. Senaryo, büyük olaylardan ziyade…devamı🌲Train Dreams gürültülü bir film sunmuyor bize. Aksine, modern hayatın içinde kaybolan sessiz yaşamların sinemasal bir ağı gibi sarıyor bizi. Herkese hitap etmeyebilir ama sabırla izleyenler için derin ve kalıcı bir etki bırakıyor. Hayatın gerçekleriyle yüzleştiriyor.
Senaryo, büyük olaylardan ziyade yaşamın geçiciliğine ve kayıpların sessizliğine odaklanıyor. Dramatik zirveler yerine duygusal bir süreklilik sunuyor bize.
Sinematografi, filmin en güçlü yönlerinden biri bana göre. Doğa çekimleri yalnızca arka planda değil, karakterin ruh hâlinin de bir uzantısı gibi kullanılıyor. Bu açıdan çok başarılı buldum. Geniş planlar, insanın doğa karşısındaki küçüklüğünü ve acizliğini vurgularken; ışık kullanımı melankoliyi romantize etmeden yansıtmayı başarıyor.
Oyunculuk, özellikle ana karakter özelinde oldukça içe dönük. Büyük tiratlar ya da gösterişli performanslar yok; bakışlar, beden dili ve sessizlik ön planda. Bu tercih, filmin genel tonuyla uyumlu olsa da zaman zaman duygusal mesafenin fazla açılmasına neden olabiliyor. Yaşadığı duyguları büyük oranda özdeşleştirirken bazen karakterden uzaklaştığımızı hissedebiliyoruz.
Kısacası film başarılı bir hisset filmi. Ağır akan bir nehirde ağır ağır sürüklenen bir adamın kıyıdaki bir dala tutunma arayışı. Her zaman o dalı bulmak mümkün olmuyor ne yazık ki... Hayatın ve sevdiklerimizin kıymetini bilelim
Selamlar arkadaşlar, Ciddi bir disiplin süreci başlatıyorum. YKS, KPSS, MSÜ veya herhangi bir sınav fark etmeksizin; kendine güvenen, masanın başında gerçekten oturabilecek yol arkadaşları arıyorum. Net konuşalım: Benimle birlikte tempoyu artıracak, birbirini yukarı çekecek kişiler lazım. Grubun amacı motivasyon emojileri…devamıSelamlar arkadaşlar,
Ciddi bir disiplin süreci başlatıyorum. YKS, KPSS, MSÜ veya herhangi bir sınav fark etmeksizin; kendine güvenen, masanın başında gerçekten oturabilecek yol arkadaşları arıyorum.
Net konuşalım:
Benimle birlikte tempoyu artıracak, birbirini yukarı çekecek kişiler lazım.
Grubun amacı motivasyon emojileri paylaşmak değil, odaklanmak.
Vakit öldürecek, boş muhabbetle goygoy yapacak değil; cidden ter dökecek, azimli profillerle ilerlemek istiyorum.
"Benim şakaya vaktim yok, hedefim belli" diyorsan hemen iletişime geç. Kontenjanı kalabalık tutup kaliteyi bozmayacağım, sadece odaklanacak kişileri bekliyorum. 🔥📚
Öncelikle şunu söyleyeyim, bu öyle başına oturunca bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap değil. Harlan Ellison'un 1967'de editörlüğünü yaptığı bir BK antolojisi. İthaki BK klasiklerini sevsem de bu kitaptaki 34 öykü içinde beğendiklerim 6'yı geçmedi. Robert Bloch'un "Juliette İçin Bir Oyuncak"ı,…devamıÖncelikle şunu söyleyeyim, bu öyle başına oturunca bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap değil. Harlan Ellison'un 1967'de editörlüğünü yaptığı bir BK antolojisi. İthaki BK klasiklerini sevsem de bu kitaptaki 34 öykü içinde beğendiklerim 6'yı geçmedi. Robert Bloch'un "Juliette İçin Bir Oyuncak"ı, Fritz Leiber'in "Haydi Yavrum Kemik"i, James Cross'un "Bebek Evi", R.A.Lafferty'nin "Güzel Atlar Ülkesi", Keith Laumer'in "Tahribat Testi" ve Norman Spinrad'ın "Karsinom Melekleri" benim bu kitaptaki favori öykülerim oldu. İmkanınız varsa bunları okumanızı tavsiye ederim. Her biri adeta bir Black Mirror bölümü gibiydi. =)
Birinci Meclis’in açılış ruhuyla, tam bağımsızlık yolunda yürüyen çocuklarımızın 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramını en içten dileklerimle kutlarım.🇹🇷🇹🇷❤️❤️