İlk defa sade, tatlı, romantik türde bir roman okumayı denedim. Aslında reading slump'tan çıkmaya çalışıyorum çünkü bu tarz kitapların dili daha basit, yormayan ve daha pozitif hissettiren yanları var. Eleanor ve Park bu son saydığımı karşılamasa da ben 2 günde…devamıİlk defa sade, tatlı, romantik türde bir roman okumayı denedim. Aslında reading slump'tan çıkmaya çalışıyorum çünkü bu tarz kitapların dili daha basit, yormayan ve daha pozitif hissettiren yanları var. Eleanor ve Park bu son saydığımı karşılamasa da ben 2 günde okuyup bitirdim. Konu ve olaylar bakımından akıcı bir kitap değil aslında ama ben kendimi tamamen kitaba odaklamaya çalıştım ve bir anda okuma çakralarım amuda kalktı. Yormayan bir dilinin olması büyük ölçüde hızlı okumamı sağladı.
Kitap 1986 yılında geçiyor bu yüzden okurken eski zamanların gençlik dizisini izliyormuşum gibi hissettirdi (gençlik film/dizilerinin eskisi makbuldür). Konusuna gelirsek; Eleanor sümsük bir aileden geliyor, Park onun yanında biraz zengin bebesi gibi ama sıfır ego (bi' zahmet). Onun dışında Eleanor'ın tamam zorlu bir aile hayatı var ama ergenliğin nirvanasını yaşadı, bazen Park'a olan tavırlarını okurken sinir oldum. Park onun yanında çok efendi kalıyordu, bana kalırsa gram yakışan bir çift de değillerdi. Üstelik Eleanor ne istediğini bilmeyen birisiydi. Neyse hiç konu falan anlatamıcam bu kadarla yetinin, zaten yazıyor.
Genel olarak ikisi de 16 yaşındaki herkes gibi hormonların şaha kalktığı bir dönemde tanıştıkları için yaşadıklarını aşk sanmış iki gençti. Neysecime, rs'den çıkardığı için iyidir. Bu arada kitabın ciltli kapağı çok soft hissettiriyor, sırf kitaplığıma renk katsın diye satın almak istemiştim ama bu ayki kitap alışverişimde param yetmediği için alamadım 🥲. Ha ama eğer elinde olup da hediye etmek isteyen falan varsa seve seve alırım🐧. (Buradan sonrası alıntı)
" 'Sen onu baban gibi hissedebiliyor musun?' 'Bilmiyorum.' dedi, 'Bahsettiğin şey nasıl bir duygu ki?' "
"Eleanor'a dünyanın tahmin ettiği gibi bir yer olmadığını düşündürtmüştü ve bu iyi bir şeydi, olabilecek en iyi şeydi."
"Bu şarkıyı parçalarına ayırmak ve her parçasına ölesiye âşık olmak istiyorum."
"Yatağına uzanıp da farklı bir yerde olduğunu hayal ettiği zamanlar dışında kendini herhangi bir yere aitmiş gibi hissedemiyordu."
"Sanki etrafına tuhaf bariyerler örmüşsün ve benim sadece küçücük bir parçana ulaşabilmemi istiyorsun..."
"Onun yüreğini acıtan asıl şey umuttu."
"Park onu hiçbir zaman vedalaştıkları o gün olduğu kadar çok sevmeyecekti ve Eleanor onun kendisini bundan daha az seveceğinin düşüncesine bile katlanamıyordu."
"Yazdığı mektupları postaya vermekten vazgeçtikten aylar sonra bile ona mektup yazmaya devam etti."
🗝️ 6/10