Her insanın bir tahammül sınırı var. Sevdiginiz insanların sabrıyla oynamayın. Dış dunyanın sorunlarının hırsını sırf size sabredecek diye ondan çıkarmayın. Hani 'Taş olsa çatlar' derler ya, bir yerden sonra kimseyi o noktaya getirmeye gerek yok. Başkalarının sorunlarının ceremesini kimse çekmek…devamıHer insanın bir tahammül sınırı var. Sevdiginiz insanların sabrıyla oynamayın. Dış dunyanın sorunlarının hırsını sırf size sabredecek diye ondan çıkarmayın. Hani 'Taş olsa çatlar' derler ya, bir yerden sonra kimseyi o noktaya getirmeye gerek yok.
Başkalarının sorunlarının ceremesini kimse
çekmek zorunda değil.
Siz içinizi dökün yeter. Toplamak isteyen toplar, istemeyen çeker gider.
Herkes için başını yaslayacak bir omuz lazımdır
bazen. Size dağ olanları yerlebir etmeyin.
Eğer bir dağsanız, kimsenin de sizi yerle bir etmesine müsade etmeyin 😌🙏🏻
Ebeveynlerini trajik bir kazada kaybeden üç kız kardeş ve anneannelerinin hikâyesi, izleyiciyi hem hüzünlendiren hem de umutlandıran bir dram sunuyor. Ancak dizide başrol çiftine o kadar çok yer verilmiş ki, bir noktadan sonra sahneleri hızla geçme isteği uyandırabiliyor. Asıl cevher…devamıEbeveynlerini trajik bir kazada kaybeden üç kız kardeş ve anneannelerinin hikâyesi, izleyiciyi hem hüzünlendiren hem de umutlandıran bir dram sunuyor. Ancak dizide başrol çiftine o kadar çok yer verilmiş ki, bir noktadan sonra sahneleri hızla geçme isteği uyandırabiliyor. Asıl cevher ise arka planda işlenen üç farklı aşk hikâyesinde saklı. Özellikle anneannenin hayata yeniden tutunmaya çalışırken girdiği o melankolik hal ve sürekli kaçışları, izleyicide biraz karmaşık duygular uyandırsa da karakterin derinliğini yansıtıyor.
Dizinin en keyifli yanlarından biri kesinlikle liseli çiftin masum aşkıydı; onları izlemek beni adeta kendi okul yıllarıma götürdü. Öte yandan ortanca kızın üzerinden işlenen "zengin kız, fakir oğlan" teması, o meşhur "sana yakışmam" edebiyatına rağmen karakterlerin tatlılığı sayesinde izleyiciyi yakalamayı başarıyor. Aralarındaki duygusal kırıklıklar hikâyeye ayrı bir doku katmış.
Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse; her ne kadar karakterlerin her yönden bu kadar şanslı olması gerçek hayata pek uymasa da, bu pozitiflik insana umut aşılıyor. Kurgu olduğunun bilincinde olarak izlendiğinde, her bölümü merakla beklenen, izlemesi çok keyifli bir yapım ortaya çıkmış. Kesinlikle tavsiye ettiğim, iç ısıtan bir dizi.
Spoiler içeriyor
Film,ünlü balet Li Cunxin’in hayatını, Kızıl Ordu’nun yönetimindeki Pekin Sanat Akademisi’nden Amerika’ya uzanan yolculuğunu anlatıyor. Cunxin 70’li yıllarda Mao Zedong’un etkisi altındaki Komünist Çin’de,küçük bir köyde yaşayan fakir bir ailenin yedi çocuğundan biridir. Kızıl Ordu’nun vücudunun ve esnekliğinin baleye uygunluğunu…devamıFilm,ünlü balet Li Cunxin’in hayatını,
Kızıl Ordu’nun yönetimindeki Pekin Sanat Akademisi’nden Amerika’ya uzanan yolculuğunu anlatıyor.
Cunxin 70’li yıllarda Mao Zedong’un etkisi altındaki Komünist Çin’de,küçük bir köyde yaşayan fakir bir ailenin yedi çocuğundan biridir. Kızıl Ordu’nun vücudunun ve esnekliğinin baleye uygunluğunu keşfetmesiyle Pekin’de kendini zorlu bir eğitimin içinde bulan Cunxin,burada komünist düşüncelerle büyür. Dansçılar burada duygularını geçirmek için değil,devrim ve vatanseverlik için (!) dans ederler. Cunxin Amerika’da sadece 3 aylığına bir yaz okuluna gittiğinde ise hayatı tamamen değişir. Çin Hükümeti kendisini buradaki kapitalist hayata kaptırmamasını emretse de Cunxin,Amerikalı bir kadına aşık olur ve Amerika’daki fikir özgürlüğünü keşfeder. Genç balet aşk ve özgürce dans edebilmek için mücadele eder.
Çok beğendim! Bale ve dans filmlerine bayılırım. Bunu nasıl daha önce görmedim acaba? Filmi izlerken ara ara aklıma Çin’den 2017 yapımı “Youth” filmi geldi. Orada devrimi yansıtmak için Çin’in klasik baleyi kendi komünist toplumlarına nasıl uyarladıkları daha iyi anlatılıyordu tabi ama ben açıkcası bu filmi daha çok sevdim. Başrole de bayıldım. (Küçüklüğünü oynayan oyunculara da.) Kendisini araştırdığımda sahneyi uzun süre terk etmediğini ama sadece bu filmde rol aldığını gördüm. Keşke beyazperdeye daha çok iş yapmış olsaydı. Kendisini daha çok görmeyi isterdim. Li Cunxin’in hayat hikayesi de oldukça ilham vericiydi. Araştırdığım kadarıyla ailesiyle mutlu mesut yaşamaya devam ediyormuş. 2023’e kadar da sanat yönetmenliği yapmış.
Spoiler içeriyor
Michael Bay kadar saçma zihne sahip bir yönetmen daha yoktur herhalde. Aslında etkisi yüksek olabilecek bir senaryoyu slowmotion sekanslara ve autobot mu decepticon mu belli olmayan savaşma sahnelerine heba ettiği bir film daha. Rezillik ya başka bişey değil. 10/4
İyi hoş da garip bi filmdi 🤔 En fazla 6 gideri var 👍 Eğlenceyle edepsizliğin ahlaksızlığın iç içe karıştığı bu çizgilerin çok ince olduğu bir film 🤔 Sevemediğim çok şey oldu 🤔 Fazla Samimiyetin doğurduğu yüzsüzlük arsızlıkta cabası 🤔 Sanırım…devamıİyi hoş da garip bi filmdi 🤔 En fazla 6 gideri var 👍 Eğlenceyle edepsizliğin ahlaksızlığın iç içe karıştığı bu çizgilerin çok ince olduğu bir film 🤔 Sevemediğim çok şey oldu 🤔 Fazla Samimiyetin doğurduğu yüzsüzlük arsızlıkta cabası 🤔 Sanırım bu başrol karakterimiz gibi tiplerde bana itici geliyor ve sevmiyorum 👍