İzlerken hem meraklanıp heyecanlandım hem eğlendim güzeldi izlenir bence. İspanyolca birşeyler izlemek istemiştim Ester in oynadığını görünce izledim. Aşk ,macera, aksiyon herşey vardı akıp gidiyor . Bir sezon daha çekilebilir yani umarım çekilir.
2 saat 13 dakika çok uzun ama bir insan başka nasıl anlatılabilirdi ki... Beğendim sevdim. Üniversitelerde izletiliyormuş ödev olarak veriliyormuş. Nasıl bütün insanlar olarak duygularda buluşuyoruz. Acı çekmek nasıl hepimizde aynı. Güzeldi. İzin günümde kendime güzel bir katki oldu. •…devamı2 saat 13 dakika çok uzun ama bir insan başka nasıl anlatılabilirdi ki... Beğendim sevdim.
Üniversitelerde izletiliyormuş ödev olarak veriliyormuş.
Nasıl bütün insanlar olarak duygularda buluşuyoruz.
Acı çekmek nasıl hepimizde aynı.
Güzeldi.
İzin günümde kendime güzel bir katki oldu.
• Nisan 2026
Spoiler içeriyor
Hani meşhur bir videosu var bu filmin, kadın aşkla dolma yapıyor fonda Yine mi Çiçek çalıyor işte o videoyla kesfettiyseniz bu filmi hayal kırıklığına uğramaya hazır olun. Saçma bir başlangıç, yalan bir evlilik göreceksiniz güzel bir aşk yok. Hele sonunda…devamıHani meşhur bir videosu var bu filmin, kadın aşkla dolma yapıyor fonda Yine mi Çiçek çalıyor işte o videoyla kesfettiyseniz bu filmi hayal kırıklığına uğramaya hazır olun. Saçma bir başlangıç, yalan bir evlilik göreceksiniz güzel bir aşk yok.
Hele sonunda kadın başkasıyla evli olduğu halde bu adamın yanına gidip onunla yatıyor. Böyle şeylerden tiksiniyorum boşan ve ne yaparsan yap. Filmde bile tahammülüm kalmadı salak hareketlere.
İzlemesem merak ederdim. İyi ki izledim ama değişik karakterler.😅
• Mart 2026
Spoiler içeriyor
Dizi çok güzel başladı hatta ilk 10 bölümü 1 günde izledim. Ama sonrası çok yavaş akmaya başladı eğlence kısmı azaldı ve olaylar ortaya çıktıkça dram kısmı daha da arttı. Çiftin uyumu çok güzeldi ama romantik kısımlar az olduğu için tam…devamıDizi çok güzel başladı hatta ilk 10 bölümü 1 günde izledim. Ama sonrası çok yavaş akmaya başladı eğlence kısmı azaldı ve olaylar ortaya çıktıkça dram kısmı daha da arttı. Çiftin uyumu çok güzeldi ama romantik kısımlar az olduğu için tam tatmin etmedi beni o yüzden çift biraz harcanmış gibi hissettim. Kalan bölümleri biraz zorlanarak izlesem de sonu güzel bitti. Olayların birbirine bağlanması, karakterlerin birbirlerini daha tanımadan önce bile birbirlerine yardımlarının dokunması falan güzeldi. Sonlara doğru duygusal sahneler de vardı. Babasının ölmesi üzücüydü çok iyi birisiydi, ama ölmesi dizinin sonunu daha anlamlı bir hâle getirmiş.
-Neden başka bir kitap daha yazmadın? -Muhteşem güzelliği arıyordum ama onu bulamadım. *Nostaljik hissetmenin nesi yanlış? Geleceğe inancı kalmayanların elinde kalan son avuntu budur… *40 yıllık ömrümde elvedaya layık tek insan sensin..
Romantik komedi klasiği tam bir yaz filmi. Mekanlar çok iyi seçilmiş. Senaryo özgün değil ancak güvenilir bir hikaye sunmayı başarmış. Filmin bazı sahneleri tekrar hissi verse de çerezlik bir izleme keyfi de sunuyor. Yaz gecelerinde kafa yormadan izlenebilecek tatlı bir…devamıRomantik komedi klasiği tam bir yaz filmi. Mekanlar çok iyi seçilmiş. Senaryo özgün değil ancak güvenilir bir hikaye sunmayı başarmış. Filmin bazı sahneleri tekrar hissi verse de çerezlik bir izleme keyfi de sunuyor. Yaz gecelerinde kafa yormadan izlenebilecek tatlı bir film.
Spoiler içeriyor
Film, baş karakter resim öğretmeni Samet'in bir araçtan inip 2 dk boyunca karlı yolda yürümesi ile başlıyor. Filmler konusunda bir teknik cahili olarak, Nuri Bilge ya da izlediğim diğer sanat filmlerinde mekânda bulunuyormuş ve film bittikten sonra da hâlâ film…devamıFilm, baş karakter resim öğretmeni Samet'in bir araçtan inip 2 dk boyunca karlı yolda yürümesi ile başlıyor.
Filmler konusunda bir teknik cahili olarak, Nuri Bilge ya da izlediğim diğer sanat filmlerinde mekânda bulunuyormuş ve film bittikten sonra da hâlâ film devam ediyormuş gibi hissetmemin sebebinin kameranın tek kadrajda kalıp değişmemesi olduğunu anlamış oldum. Giriş sahnesinden sonraki sahnede de öyle:
Samet'in öğretmen lojmanında, Sosyal Bilgiler öğretmeni olan arkadaşı Kenan ile yaptığı konuşma sahnesinde de kamera açısının hiç değişmediğini görüyoruz.
Sanki seyirci köşede oturuyor, diyalogta.
Kenan ailesinin evlenme baskısından yakınıyor. Samet'in o taraklarda bezi yok tabii. Gülüyor.
Hemen sonraki sahnede, Samet okula doğru yürürken, tam önünden "topallayarak" yürüyen bir köpek geçtiğini görüyoruz.
(Sonradan fark etmiştim. Köpeği nasıl ikna ettiniz :d Bu, evlenme meselesi ardından ileride karşımıza çıkacak karakterlerden Nuray'ın bacağının durumunu anımsatıyor bana. Bir de topallayan, aksayan sistemi)
Okulun bahçesinde kar ile oynayan bir sürü çocuk...
Samet öğretmeni görünce: "Hoş geldiniz hocam, günaydın hocam" diyorlar.
Belli ki saygı gösteriyorlar.
Samet öğretmenin ise geldiği ilk günden beri aklında gitmek var, bu Erzurum'un yeşeremeden kuruyan köyünden.
Kar topu oynayan çocuklara, "oğlum, yavaş!" diyerek memnuniyetsizce yürümeye devam ediyor.
Okulun görevlisi Nail efendi de "Vay hocaların hocası" pohpohlamasının ardından, yeni tavuk aldığını söyleyerek "yumurtaları artık benden alırsınız, diğer öğretmenlere de söylersin" diyor.
Samet, öğretmenler odasında diğer öğretmenlere "adam uzakta çocuk okutuyor, bir desteğimiz olsun" diyerek iyiliğini gösteriyor.
Nail Efendi çözmüş karakteri..d
Sametin iyiliği, empatisi övüldükten sonra, insanlara göstere göstere olan türden.
Evet, Samet dünyanın en kötü karakteri değil, ama pek iyi bir insan da değil. Düz. Belki çoğumuz gibi.
Ve ders zili çalıyor.
Sınıf öğretmenliğini yaptığı 7. Sınıflardan öğrencisi Sevim...
Korkutuyor koridorda öğretmenini.
Sevim, sürekli kıkırdayarak gülen mutlu bir çocuk. Ha fikirce ergen, olgunlaşmamış tutumları da var. Havalı da biraz. Derslerinde başarılı. Samet'in gözde öğrencisi...
Samet, sevim'e bir ayna hediye ediyor, etrafı kontrol ederek, kimseye gösterme diyerek.
Sevim kolunu hocanın beline atıyor. 12 yaşında bir çocuk. Öğretmenine duygusal bir hissi var ise, bu kutsanıp, değer atfedilecek, aşk olarak görülecek bir şey değil. Bu yaşlarda genellikle etrafında bilgi ve otorite kaynağı olarak hayranlık duyacağı tek idol öğretmen olduğundan, bilinçdışında bu kaynaktan ilgi bekler, ilgi gösterir.
Mesele sevim'in ne hissettiği değil aslında. Bence o sadece gözde öğrenci olarak diğer arkadaşlarına karşı üstünlük kurmaktan memnun bu kadar, ama Samet ego tatmini için küçücük bir çocuğun derin sevgisine muhtaç.
Sorun olan meselelerden biri, samet'in bu işin psikolojik yönünün dersini almış kişi olarak, bazı öğrencilerin bu ilgisini göz önünde bulundurmayıp mesafesine dikkat etmemesinde. Bıçak sırtı bir konu bu.
Ama yine de, koridordaki sahnede hocanın da birkaç saniyeliğine Sevim'in omzuna kolunu atmasından rahatsızlık hissetmedim.
(Normal şartlarda da hissettirmemeli zaten, öğretmen bir ana bir babaydı, ilkokulda şarkılarını söylerdik:d fakat günümüz toplumunda her şey karanlık.)
Samet egosunun kırılmasına tahammül edemiyor.
Birkaç sahnede de bu durumlarda ne kadar agresifleştiğini görüyoruz.
Sınıfta öğrencilere bir soru sorduğunda... Sorunun biri için Sevim'e bir diğeri için sevimin kankasına söz hakkı veriyor. Sınıftan bir çocuk (Bilal) mırıldanıyor: 'ama hocam hep onu seçiyorsunuz'...
Çocuk yapılan ayrımcılıktan bahsediyor, Samet hoca egosuna yediremiyor, aşırı agresiflesip azarlıyor öğrenciyi.
Düşünüyordum filmde tek bir sempatik karakter yok diye... Var, o da ayrımcılığa ses çıkaran Bilal.
"Zırvalama karşımda sersem. Akıllı ol. . Ne konuştuğunu bileceksin karşımda. İki güleryüz gösterdik diye hemen tepemize çıkmayın lan". Susturuyor çocuğu
Ego kırılması...
Empatim bitiyor Samet hoca. Ne seni tetikliyor de neye bağırıyorsun.
Az buçuk hayatları ve meslekleri konusunda idealist olan insanların direkt sinirini bozacak bir tip. İfrit bir insan. Biz alışmıştık tabii filmlerde idealist yılmayan örnek öğretmene. Biraz gerçekler...
Samet, ani sinirlenmelerden sonra da bir pişmanlık göstermiyor, vicdanı rahatsız olmuyor. Samet'in sorunu şu ki, her insan gibi hatalar yapıyor, ama bunları düzeltmek için bırakın eyleme geçmeyi, düşünmüyor bile. Hatta doğru kabul ediyor olabilir. Aslında felsefi yönden derin (aslında derin değil süslü cümleler diyebilirim sadece:d ama yine de demek istediğini ifade edebiliyor o kelimelerle işine gelince, aptal değil. Bilinçli olarak umrunda değil, kötü birinin yapacağı bir iş.)
Kenan'ı da alttan alta küçük görüyor bu arada.
Aslında çoğu insanı küçük görüyor.
Kenan'ın ise en büyük ideali 7 yıl öğretmenlik yaptığı okulda müdür olmaktı, olamayınca da bozuk atardı, Kenan aslında küçük bir adam mıydı?
Başarılı öğrenciye hediye vermek de mi suç demişti samet, herkesin önünde ver de teşvik olsun o hâlde. Sadece "Başarılı" öğrenciye hediye vermek medeniyet getirmek değil mi(!)?
Kendi sınıfından daha adını bile bilmediğin o öğrencinin bot alma hakkını küçük numara botu seçerek kardeşi için kullandığını, kendi öğrencinin ayaklarında lastik olduğunu görünce sadece bön bön baktığını görüyoruz, aynadan önce o çocuğa bir çift bot al Samet. Görmezden gelip gitti...
O ayna da okulda yapılan bir aramada Sevim'in çantasında çıkmakla birlikte bir de defterinin arasından bir aşk mektubu düşecek sevim'in yazdığı.
Öğretmenler odasında iki öğretmen kıkır kıkır gülerler mektubu okurken, Samet sinirlenir onlara bir çocuğun mektubu ile dalga geçtikleri için. Alır aramada çıkan eşyaları sınıf öğretmeni olarak. Genelde tek takıldığı depovari bir yerde öğrencisinin mektubunu okurken alaycı, kibirli bir yerden güler, Tam o sırada Sevim gelir: "Mektubumu alabilir miyim, sizdeymiş."
Sevim bu durumun içinde olduğundan dolayı kendini tutamayıp ağlamaya başlıyor, Samet'in gram umrunda değil, öyleymiş gibi görünüyor. 'aa, noldu şimdi ya' diyip bıyık altından sırıtıyor, egosu okşanıyor adeta belki de, kızın saçına dokunmaya çalışıyor, Sevim kendini geri çekiyor.
Yırttıp attığını, mektubu okumadığını söylüyor.
O gün okuldan çıkarken Samet, köşede sevim'in bir erkek öğrenciyle konuştuğunu görüp bozuluyor. Sevim o mektubu o çocuğa yazmış olmalı. Samet'in kafası takılı kaldı. Ego kırılması...
Benzer bir bozulmayı, kendisini beğenmeyip Kenanla tanıştırdığı Nuray'ın genellikle Kenanla göz teması kurup onunla konuşmasında, en sonda da Kenan'ın fotoğrafını çekmek istemesinden sonra görüyoruz. Kenanın poz verirken, sametin ona bakışına bakın :d Ego kırılmakta... Kıskanıyor Samet.
Kenan da o an kafede Nuray'a karşı, samimiyetsiz centilmen, ondan beklenmeyen şekilde davranmaktadır. Ulan Kenan, daha yeni gördün kızı, nedir necidir bilmiyorsun, hemen atlıyorsun.d zaten kızın sakatlık durumunu da daha iyi olarak değerlendirmişti. Kenan da kendini başka yönlerden aşağı gördüğü için belki de, bu kızın kendisine bağlanma ihtimalinin kızın eksik olarak gördüğü durumdan ötürü, daha yüksek olduğunu düşünüyor olabilir. Sen düşün Kenan, ileride sürprizler bekliyor seni, bekle.
Samet, Sevim'in mektubunu vermeyince intikam vakti...
Bir ara kız öğrencileri kenara çeken kadın öğretmenler, şikayetleriniz var mı tarzında soru soruyorlar, Sevim ile Aylin de var diyip, Kenan ve sametin temasta bulunduklarını ve rahatsız ettiklerini söylüyor.
Müdür ise okullarında rehberlikçi olmadığı için durumu ilçe milli eğitime dilekçe ediyor. İlçe milli eğitim müdürü ise, olayı kapatmaya çalışıp "ucundan kurtuldunuz, bu müdür kendi kafasına göre aklınca profesyonel davranmış" vs diyor. Hocaları tanımıyor, okullarını bile karıştırıyor. Nasıl emin olabiliyor şikayetin gerçek olmadığına, "masum temasların öğrencilerin farklı anlayabileceğine"... Bu kısım rahatsız edici idi, maalesef gerçeği de yansıtıyor.
Bir de ilçe milli eğitim müdürünün odasında standart olan, Atatürk portresi, gençliğe hitabe ve İstiklal marşı tabloları yok. Masasında Orhan Bey isimli bir kitap var.
Bu olaydan sonra da Samet sinirini sınıfı küçümseyerek yansıtıyor. "Hiçbirinizin ressam olacağı yok, patates soğan ekeceksiniz!"
Filmin ikinci kısmına, Nuray'ın yoğunlukta olan kısımlarına, pek girmeyeyim lakin; masadaki konuşmalar, süslü ve gerçekleşmeyen sözlerden başka bir şey değildi gibi geldi. Bireysellik ve toplumsallık çatışması.
Bir ezberlenmiş münazara gibi ama.
Nuray, birinin bilinçli olmayarak bile kendini feda etmesinin bir değeri yok mu, diye soruyor.
Yok, Nuray. Kurban olarak yaşamanın bir değeri yok. Mücadele ve kendini feda aynı zemine oturmuyor. Bu kadar kimliksiz, özbenliksiz birey varken, bireyleşememişken bile, hangi topluluğun parçası olup da yarar sağlayacaksın. Bu salt; aidiyet hissini giderme ihtiyacı.
Samet ise umursamaz tavırda. Kendini feda eden, patlatan canlı bombanın bile ardında kalan insanlara borçlu hissettirme motivasyon ve bencilliğine sahip olduğunu söylüyor Samet. Tek katıldığım yer.
Nuray, ne faydan var diyor mesela dünyaya. Senin ne faydan var Nuray?
"Bu haldeyken daha ne yapabilirim" diyor. Nuray bacağını kaybetmiş ve artık geri çekilmiş, işe yaramaz olmuş, sorumluluktan kaçmış.
Yapacağın çok fazla şey varken Nuray, sen diyetini ödediğini düşünüyor ve kendini kandırıyorsun. Ha, senin ne faydan diye de soruyor Samet, bana mı diyorsun diyor Nuray.
Hayır ben başka bir yere bakıyorum diyor. Başka bir yere bakıyor Samet. Bize bakıyor Samet?
" Senin ne faydan var?"
Bizim ne faydamız var?
Son söz: Çürümüş otu iyiye çevirmek, kurumuş otu çevirmekten daha zor Samet. Sandığın kadar doğru değilsin.
Bu filmi beğendim. Olaylar güzeldi ama ben ihanete karşı oldugum için 😅 yer yer sinirlendim. Evli insanlar her zaman evli olduğunu hatırlamalı. İzleyin derim.🫣 • 2026
Spoiler içeriyor
Aldatmak sinapslardan başlar sözünü benimsedikten sonra izlediğim film.😅 Birbirini aldatmayan yok bu senaryoda hiçbiri de ortaya çıkmıyor çünkü telefonlar kurcanlanmıyor. Ben yine de telefona bakmaya karşıyım ama aldatmayalım.😅 Yabancı bir filmden uyarlanmış ben önce bunu izlediğim için ve zamanım kıymetli…devamıAldatmak sinapslardan başlar sözünü benimsedikten sonra izlediğim film.😅 Birbirini aldatmayan yok bu senaryoda hiçbiri de ortaya çıkmıyor çünkü telefonlar kurcanlanmıyor. Ben yine de telefona bakmaya karşıyım ama aldatmayalım.😅
Yabancı bir filmden uyarlanmış ben önce bunu izlediğim için ve zamanım kıymetli olduğu için asıl versiyonunu izleyemedim.😅 Bu da güzel çerezlik izlenir.