Yalom kendini ısrarla okutan bir yazar Nazi Almanya'sını okumak da hiç bu kadar keyifli olmamıştı. Hitler'den öyle bahsediyor ki, evde yarım bırakılmış Kavgam kitabı ışıl ışıl kitaplıkta, bu kitap merak uyandırdı, okuyacağım inşallah Kitapta Alfred Rosenberg ve Baruch Spinoza'yı eş…devamıYalom kendini ısrarla okutan bir yazar
Nazi Almanya'sını okumak da hiç bu kadar keyifli olmamıştı. Hitler'den öyle bahsediyor ki, evde yarım bırakılmış Kavgam kitabı ışıl ışıl kitaplıkta, bu kitap merak uyandırdı, okuyacağım inşallah
Kitapta Alfred Rosenberg ve Baruch Spinoza'yı eş zamanlı anlatıyor. Bir yanda yahudiliği anlamsız bulan, dinleri sorgulayan filozof diğer yanda yahudilerin sürülmesini savunan nazi ideoloğu
Dinlerle ilgili sorgulamalarına yer yer katıldım yer yer katlanamadım. Hepsinin cevabı islamda tasavvufta var ya efendi
Neyse cevaplarını bilsek de elhamdülillah sorgulatan kitapların yeri ayrı, şayet önceden sorgulamamış olsaydım çok güzel pencereler açardı vesselam, sadece mesele cevapları doğru yerde aramakta sanırım falan filan yani
3.6.26
30 Haziran 2026 Salı 23.38 F🤍 Finali görene kadar yazmayacaktım ama valla yıldım ya!!!! tamam dizi mükemmel de her sezon başında sallana sallana hareket ediyorlar sonunda merakta bırakıyorlar gerçekten bıktım 4 sezondur sürekli aynı şey. Devamı ne zaman Allah bilir…devamı30 Haziran 2026 Salı 23.38 F🤍
Finali görene kadar yazmayacaktım ama valla yıldım ya!!!! tamam dizi mükemmel de her sezon başında sallana sallana hareket ediyorlar sonunda merakta bırakıyorlar gerçekten bıktım 4 sezondur sürekli aynı şey. Devamı ne zaman Allah bilir gerçekten sinir bozucu bir durum...
"Dünya güzelliğin ne olduğunu anladığında, çirkinlik doğdu. Dünya iyiliğin ne olduğunu anladığında, kötülük doğdu. " İkinizi hem çok seviyorum hem de sizden nefret ediyorum çocuklar.. High School Frenemy'den sonra şükür şu diziye kavuşabildik. Kavuşana kadar çocukların saçı uzamış ama olsundu…devamı"Dünya güzelliğin ne olduğunu anladığında, çirkinlik doğdu.
Dünya iyiliğin ne olduğunu anladığında, kötülük doğdu. "
İkinizi hem çok seviyorum hem de sizden nefret ediyorum çocuklar..
High School Frenemy'den sonra şükür şu diziye kavuşabildik. Kavuşana kadar çocukların saçı uzamış ama olsundu yine de izleyebilmemiz de çok iyi buna da şükür ( ilk tanıtım fragmanında özellikle Sky'ın saçlar role çok daha uyuyordu bence ve çok daha yakışmıştı kendisine, keşke o halde gorebilseydik -kapak fotoğrafındaki saçından bahsediyorum-)
Dizi Çin'in kendi türündeki Şamanizmden ilham alıyordu sanırım. Özel bir ismi varsa bilmiyorum ama Çin dizileri izleyen bana çok da yabancı hissettirmedi. Karakterlerin ritüel yaparken Çince konuşması da dublaj mıydı kendilerimiydi çok anlamadım ( ben Tayland dizilerini özellikle 2x de izliyorum çünkü yoksa ömür billah bitiremem) ama güzeldi, Taycayı kim ilk bulduysa kulağımı mahveden bir dil ve hâlâ bünyem normal konuşmalarına tahammül edemiyor nkskskndnddkdn
Dizi çok waowluk değildi açıkçası, hızlı başlıyor olaylar, daha hiçbir şeyi doğru düzgün bilmezken kendimizi olayların içinde bulmamızı sevmedim. Bölüm sayısının az olmasına bağlıyorum bu durumu. Birkaç bölümle bizim kafamızda daha oturan bir olay akışıyla daha güzel bir versiyon olabilirdi.
Gelelim bizim ikiliye...
Yavrum sizin bizimle derdiniz ne tam olarak, anlımıza mı yazalım "SkyNani bl istiyoruz" diye. Dizi boyunca birbirinizi gözünüzle yediniz zaten, nereden geldi size bu bromance merakı anlamadım gitti ya.
Bir dahaki diziniz de bromance olursa sizi boykot edip izlemicem ( Gmm şirket olarak battı aynen benim sayemde zaten) bu da burada dursun.
Benim genel olarak dizilerde sevdiğim olay karakter çeşitliliğidir. Buradaki yan karakterlerin hiçbiriyle doğru düzgün bir bağ kuramadım maalesef, bu da eksi bir puandı benim için.
Yani ben diziyi çıkmasını çok beklediğim için izledim ama ortalama bir yapımdı, yine çocuklar ( belki benden büyükler yaşlarına hiç bakmadım) için izlenir ama çekirge bir sıçrar iki sıçrar, artık 3. diziniz de bir zahmet bl olsun.
Spoiler içeriyor
twd güncesi// 30 haziran salı ๑ 2024 yazı ve 2025 yazı boyunca yarım yamalak izleyip 3 sezon bitirmiş ve bırakmıştım. bu yaz tekrar başladım ve daha farklı şeyler hissediyorum bu diziye karşı. izlemeden duramadığım için bir haftadır her gece 4te…devamıtwd güncesi//
30 haziran salı ๑
2024 yazı ve 2025 yazı boyunca yarım yamalak izleyip 3 sezon bitirmiş ve bırakmıştım. bu yaz tekrar başladım ve daha farklı şeyler hissediyorum bu diziye karşı. izlemeden duramadığım için bir haftadır her gece 4te uyuyorum.
az önce daryl merle'ün kafasını ezmek zorunda kaldı. bunu hak ettiler mi bilmiyorum ama o kadar üzgünüm ki... ağlıcaktım.
umarım şu gevşek ağızlı "governor" acı içinde geberir ya.
4. sezona yaklaştıkça character arcs nasıl olacak diye daha çok heyecanlanıyorum.
michonne birine yamuk yapmazsa rickle evlenirler diye düşünüorum.
3x15 bitti.
1 temmuz çarşamba ๑
bu zamana kadar andrea hakkında pek olumlu düşünmemiştim. geç de olsa son bölümlere doğru bir şeyleri düzeltmek için elinden geleni yaptı. #respect
governor'ın delirmesini beklemiyodum. o tahliye edilen insanlara sevindim ama yine de nerede çokluk orada b*kluk herkes götünü kollasın baba bu saatten sonra
3x16 bitti.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, aşkı romantize etmekten çok, onu varoluşsal bir mesele olarak ele alıyor. Film, sevmenin çoğu zaman sahip olmakla karıştırıldığını; oysa gerçek sevginin, karşındakini kendi özgürlüğü içinde kabul edebilmek olduğunu düşündürüyor. Müzeyyen, açıklanmak yerine deneyimlenmesi gereken…devamıFakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, aşkı romantize etmekten çok, onu varoluşsal bir mesele olarak ele alıyor. Film, sevmenin çoğu zaman sahip olmakla karıştırıldığını; oysa gerçek sevginin, karşındakini kendi özgürlüğü içinde kabul edebilmek olduğunu düşündürüyor. Müzeyyen, açıklanmak yerine deneyimlenmesi gereken bir karakter; Arif ise anlam arayışının temsilcisi. Bu yüzden film, iki insanın hikâyesinden çok, insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin anlatısı hâline geliyor. En çarpıcı yanı ise kesin cevaplar vermemesi; izleyiciyi belirsizliğin içinde düşünmeye zorlaması. Belki de filmin söylediği en önemli şey, bazı insanların çözülecek bir bilmece değil, yalnızca hayatımıza dokunan bir deneyim olduğudur.