Herkes rüya görür. Peki ya bir gün rüyalarınız gerçek, hatta gerçekliğin ta kendisi olsa? Rüyalarınızla gerçekliği sürekli yeni baştan yaratsanız? Denklemin bir tarafında, gördüğü rüyalarla tüm insanlığın ve hatta evrenin kaderini değiştirmeye muktedir gönülsüz bir kahraman, diğer tarafındaysa onun gücünü…devamıHerkes rüya görür. Peki ya bir gün rüyalarınız gerçek, hatta gerçekliğin ta kendisi olsa? Rüyalarınızla gerçekliği sürekli yeni baştan yaratsanız? Denklemin bir tarafında, gördüğü rüyalarla tüm insanlığın ve hatta evrenin kaderini değiştirmeye muktedir gönülsüz bir kahraman, diğer tarafındaysa onun gücünü "faydalı işler" yapmak için kullanırken iktidar hırsına yenik düşen bir bilimadamı var. Gönülsüz kahraman omzundaki bu ağır yükten kurtulmak, herkes gibi dünyanın bir parçası olmak istiyor; bilim adamıysa bu olağanüstü yeteneği kullanıp daha iyi, daha "akılcı" bir dünyanın mimarı olmak. Uyku, Mümkün Olan'la temas halindedir, ki ona olası olmayan da deriz. Gecenin dünyası bir
dünyadır. Gece, gece olmaklığıyla bir evrendir.... Bilinmeyen dünyanın karanlık şeyleri, ister hakiki bir iletişim yoluyla olsun, ister uçurumun erişilmez uzaklıklarının hayali bir büyüteç altında büyümesi
yoluyla olsun insana komşu oluverirler... ve uyuyan kişi, tam olarak
görmeden, hepten bilinçsiz de olmadan bir anlığına o yabancı hayvansallıkları, tuhaf bitki örtülerini, korkunç ya da parlak solgunlukları, hayaletleri, maskları, siluetleri, çok başlı yılanları, karambolleri, aysız ay ışıklarını, muğlak mucize bozumlarını, karanlık derinliklerde serpilip büyüyenleri ve ortadan kaybolanları, gölgede
süzülen şekilleri - adına Rüya Görmek dediğimiz ve aslında görünmez bir gerçekliğin yakına sokulmasından başka bir şey olmayan
bütün o gizemi görür. Rüya Gece'nin akvaryumudur.
benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? bilmiyorum ve korkuyorum. asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım. kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim. bunları neden istiyorum? hayatımda mümkün…devamıbenim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim?
bilmiyorum ve korkuyorum.
asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım.
kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim.
bunları neden istiyorum?
hayatımda mümkün olan zihinsel ve fiziksel tecrübelerin tüm renklerini ve çeşitlerini tatmak ve hissetmek istiyorum.
~Sylvia Plath
"kimseye faydam olmadığında en azından tabiattan olabildiğince faydalanıyorum. tabiatı seyrediyorum. tabiatı seyretmek, hiçbir şey yapmamaktan ya da tavla oynamaktan iyidir."
Kusura bakmayın ama oyunculuklar bana hiç geçmedi sahneler yapay duygular ise oldukça zorlama hissettirdi. Nasıl yani derseniz Filmin neredeyse birebir kopyaladığı The Intouchables’ı açıp izlerseniz ne demek istediğimi çok daha net anlarsınız. Sadece hikaye değil, bazı sahneler ve hatta replikler…devamıKusura bakmayın ama oyunculuklar bana hiç geçmedi sahneler yapay duygular ise oldukça zorlama hissettirdi.
Nasıl yani derseniz Filmin neredeyse birebir kopyaladığı The Intouchables’ı açıp izlerseniz ne demek istediğimi çok daha net anlarsınız. Sadece hikaye değil, bazı sahneler ve hatta replikler bile fazlasıyla benzer. Bu durum da filmi özgün bir iş olmaktan çıkarıp zayıf bir uyarlama gibi hissettiriyor.
Uyarlama yapmak elbette sorun değil hatta doğru yapıldığında ortaya çok güçlü işler çıkabiliyor. Ancak burada eksik olan şey ruh. Orijinal filmdeki o samimi bağ, karakterler arasındaki doğal kimya ve duygusal derinlik ne yazık ki bu versiyonda yok. İzlerken sürekli “bunun zaten daha iyisini izlemiştim” hissi oluşuyor.
Kısacası eğer The Intouchables’ı izlediyseniz bu film size oldukça yetersiz gelecektir. İzlemediyseniz de önce onu izlemenizi öneririm. Buna rağmen Yan Yana filmini beğenenler varsa gerçekten farklı bir deneyim yaşamış olabilirler ama benim için oldukça hayal kırıklığıydı çok yüksek bir beklenti oluşmuştu.. özgünlük katmak için kendi kültürümüzle harmanlanmış ama olmamış yine de orijinalinin yanından geçmeyi geçtim onunla “yan yana” bile gelemez dhfjmddm
Şimdi bitirdim. O kadar başarılı bir diziydi ki. Lucius Vorenus, Titus Pullo, Mark Antony, Julius Caesar.. Haber tellalı bile rolünü hakkının çok üstünde oynamış. Tabi her iyi dizi gibi bitişi üzüyor. Ama tadında bitmiş diyebiliriz. Hatta ilk sezonla bitse daha…devamıŞimdi bitirdim. O kadar başarılı bir diziydi ki. Lucius Vorenus, Titus Pullo, Mark Antony, Julius Caesar.. Haber tellalı bile rolünü hakkının çok üstünde oynamış. Tabi her iyi dizi gibi bitişi üzüyor. Ama tadında bitmiş diyebiliriz. Hatta ilk sezonla bitse daha iyi olabilirdi. Sevilen karakterlerin kaybını izlemek zorunda kalmazdık. Belki ilk sezondaki olayların akışı daha yavaşlatıp o şekilde 2-3 sezon çıkarılabilirdi.
8/10
Henüz bitirmeden önce yazdıklarım:
Rome dizisi gerçekten çok başarılı. Çabuk bitirmemek için daha önce ara vermiştim şimdi devam ediyorum ve oyuncularıyla, hikayesiyle gerçekten izlemesi çok keyif veriyor. Yeni dizilerde olmayan bir kumaşı var.
Kevin Mckidd ve Ray Stevenson keşke bu dizi sonrasında daha çok yapımda daha büyük roller alsalarmış.
Parodi filmleri seviyorum. Ağırlıklı olarak 2003 yapımı örümcek adam filmini tiye alan bu film de çerezlik bir film. Örümcek adam dışında X men, Muhteşem 4'lü gibi başka süper kahramanlar da kendine yer bulmuş. Baş rollerde bu tür filmlerin vazgeçilmez ismi…devamıParodi filmleri seviyorum. Ağırlıklı olarak 2003 yapımı örümcek adam filmini tiye alan bu film de çerezlik bir film. Örümcek adam dışında X men, Muhteşem 4'lü gibi başka süper kahramanlar da kendine yer bulmuş. Baş rollerde bu tür filmlerin vazgeçilmez ismi Leslie Nielsen da var. Absürd komedi izlemek isteyenler için tavsiye edilir. Puanım:7.
Çox bəyəndim.Cizgi filmlərdə mərhəmət,xeyirxahlıq kimi mövzuların hekayənin əsas hissəsini təşkil etməyini sevirəm,bu cizgi filmdə də heyvanlara qarşı mərhəməti görmüş olduq.Həmçinin bu cür cizgi filmlər uşaqlar üçün əladır,həm ətrafı çirkləndirməmək,həm də heyvanlara qarşı mərhəmət kimi məlumatlılıq yaradır.Sonda heyvanların yaşadığı yerin milli…devamıÇox bəyəndim.Cizgi filmlərdə mərhəmət,xeyirxahlıq kimi mövzuların hekayənin əsas hissəsini təşkil etməyini sevirəm,bu cizgi filmdə də heyvanlara qarşı mərhəməti görmüş olduq.Həmçinin bu cür cizgi filmlər uşaqlar üçün əladır,həm ətrafı çirkləndirməmək,həm də heyvanlara qarşı mərhəmət kimi məlumatlılıq yaradır.Sonda heyvanların yaşadığı yerin milli parka çevirmələri əla idi
Spoiler içeriyor
8 sezon diye başlamaya biraz korkmuştum ama çok akıcı. Her sezon yeni bir heyecan olması diziyi daha da izlenir hâle getiriyor. Dizinin ilk başlarında Caroline çok iticiydi ama sonraki sezonlar gerçekten çok sevecen bence. Bence asıl kötü olan Stefan, Damon…devamı8 sezon diye başlamaya biraz korkmuştum ama çok akıcı. Her sezon yeni bir heyecan olması diziyi daha da izlenir hâle getiriyor. Dizinin ilk başlarında Caroline çok iticiydi ama sonraki sezonlar gerçekten çok sevecen bence. Bence asıl kötü olan Stefan, Damon değil. Zaten Damon'ı sürükleyen de Stefan. Benim favorim her zaman Damon. Ayrıca Katherine benim favori karakterim. Evet bazı yaptıklarının bir açıklaması olamaz ama çoğu yaptığı şeyler kendini korumak içindi. En iyi sezon Mikaelson ailesinin geldiği sezondu. Çoğu karakter orda tüm gücünü kullandı bence. Uzun olması gözünüzü korkutmasın çünkü çok akıcı. İzlediğim en iyi dizi, yine olsa yine izlerim.