Hayata dair güzel sorgulamalar vardı. Başrolün kaygıları bence gayet iyi yansıtılmıştı. Kardeşlik ilişkileri bana çok geçemedi, oralar biraz zayıftı. Kayıp sonrası yeni hayata adaptasyon süreci diyebiliriz filmin konusuna.
Spoiler içeriyor
Çok eleştirisel bir film beğenip beğenmediğimi çok çözemedim çok saçma noktaları vardı, diyaloglar aşırı basit ve ruhsuzdu bence. Ayrıca biri de çıkıp demiyor ki "siz napıyosunuz amk gerizekalıları". Film bittikten sonra arkadaşımla iki saat bunlar gibi elemanlara sövdük. Yaşına rağmen…devamıÇok eleştirisel bir film beğenip beğenmediğimi çok çözemedim çok saçma noktaları vardı, diyaloglar aşırı basit ve ruhsuzdu bence. Ayrıca biri de çıkıp demiyor ki "siz napıyosunuz amk gerizekalıları". Film bittikten sonra arkadaşımla iki saat bunlar gibi elemanlara sövdük. Yaşına rağmen tek akıllı olan laleydi, ve filmde sinir olduğum noktalardan biri henüz reşit olmayan kızları "film" diyerek doğru olmayan açılardan çekmek. Kızların gülüşünden veya mutlu oldukları anlardan çok ayak gördük bir an Tarantino filmi sandım. Neyse böyle zihniyetlilerden nefret ediyorum.
Tm tsk bb ❤️
🍷İlk bölümünden beri izliyorum ve uzun zaman sonra beni tv başına geçiren bir yapım oldu ki normalde Türk dizisi izlemeyi, fan girllük yapmayı çok seven biriyimdir. Spoiler vermeden anlatmak gerekirse Aras'ın çocukken geçirdiği kaza sonucu ailesi ölüyor ve komadan uyandığında…devamı🍷İlk bölümünden beri izliyorum ve uzun zaman sonra beni tv başına geçiren bir yapım oldu ki normalde Türk dizisi izlemeyi, fan girllük yapmayı çok seven biriyimdir.
Spoiler vermeden anlatmak gerekirse Aras'ın çocukken geçirdiği kaza sonucu ailesi ölüyor ve komadan uyandığında sadece kardeşinin yaşadığını öğreniyor ama nerede olduğunu bilmeden 11 yıl boyunca kardeşini arıyor ta ki ona gönderilen "Kardeşin Bodrum'da" notuna kadar.
Mantık hataları olsa bile çok da göz tırmalamıyor ve kendini izletiyor. Bir şans verin derim.
Sonuna kadar hep farklı bişey bekledim bı ters köşe ne bileyim bir aaa o yüzden mi konu bu mu vb. Yani ama asla beklentimi karşılamadı izlenir mi evet ama bu kadar övülmeye değer değildi
Uzun zaman önce internette gezinirken Yale Üniversitesi moleküler biyoloji mezunu ve aynı zamanda bir şair olan Celia Martinez ile karşılaştığımda, ilgi alanlarımızın benzerliğiyle içimde şiirlerini okumaya dair büyük bir heyecan oluştu. Pdfinden eriştiğim bu kitabıyla tamamıyla hayal kırıklığına uğradım çünkü…devamıUzun zaman önce internette gezinirken Yale Üniversitesi moleküler biyoloji mezunu ve aynı zamanda bir şair olan Celia Martinez ile karşılaştığımda, ilgi alanlarımızın benzerliğiyle içimde şiirlerini okumaya dair büyük bir heyecan oluştu. Pdfinden eriştiğim bu kitabıyla tamamıyla hayal kırıklığına uğradım çünkü yalnızca cheesy şiirlerden ve çizimlerden oluşan kitabı o kadar uzun süre bitiremedim ki, bir tür işkenceye dönüştü. Ana dilim İngilizce değil, ve elbette çağdaş edebiyattan yüksek bir edebi beceriyle yazılmış şiirler beklemiyorum, ancak beklediğimden bile çok daha kötüydü. Şairin romantizm anlayışından bahsetmişken youtubedaki bir videosunda romantik kitap önerisi yaparken colleen hoover önermiş olduğunu da göz önünde bulundurmak gerek.
Şiirlerinden bir kaç örnek vermek istiyorum,
"i'll just be a smile
stored deep in your brain
the first person you think of
when you see a girl reading on the train"
"because I'm too stubborn to conform to
the romantic ideals of the new generation
because i think words were created
to write about your smile"
Yazar kendi romantizm anlayışının ve kişiliğinin olduğu dönemden ve bu dönemdeki gençlikten farklı olduğunu iddia ediyor ancak aynı zamanda oldukça gelenekselci ve klişe olan bir anlayışa sahip, öyle ki bir şiirinde hoşlandığı adamın sabahleyin ona kahvaltı getirdiği, oldukça klişe bir romantik sahneden bahsediyor. Tüm bu sebeplerden ötürü adıyla müsemma olan A magnificently ordinary romance, benim için çok zorlu bir süreçti ve günümüz şartlarında sahiden herkesin bir şair olabileceğini hatırlattı.
2/10
Love through a prism Catherine'in deneyimleri de çok özeldi, onun yolunu bulabilip hayatını şekillendirdiği gibi bir gün ben de bunu deneyimleyeceğim ve ardından da onu hatırlayıp onu bizzat anacağım.