Spoiler içeriyor
Dizisi zaten efsaneydi, finalini de böyle bir filmle taçlandırmak istemişler, iyi de yapmışlar. Hikaye kısmına gelince; evet, konu belki biraz yetersiz olabilir, "daha farklı işlenebilir miydi?" dersen evet ama işin içinde Cillian Murphy varsa akan sular duruyor. Adamı Tommy Shelby…devamıDizisi zaten efsaneydi, finalini de böyle bir filmle taçlandırmak istemişler, iyi de yapmışlar. Hikaye kısmına gelince; evet, konu belki biraz yetersiz olabilir, "daha farklı işlenebilir miydi?" dersen evet ama işin içinde Cillian Murphy varsa akan sular duruyor.
Adamı Tommy Shelby olarak izlemek her zaman ayrı bir keyifti o soğuk duruşu, karizması filmi tek başına alıp götürmüş zaten. Konu derinliğine çok girmeye gerek yok, "eh" işte diyip geçebiliriz ama hikayenin gidişatı ve o atmosferi solumak için izlemeye kesinlikle değer. Kim ne derse desin, Tommy Shelby karakterine yakışan, izlerken tadı damağımızda kalan bir veda olmuş.
Spoiler içeriyor
Tutankamon’a olan merakım uzun zamandır vardı, şans eseri bu diziye rastlayınca hemen izlemek istedim. Ancak izlediğimde büyük bir hayal kırıklığına uğradım; belli başlı karakterler dışında dizinin tarihle pek alakası yok. Dizide beni özellikle rahatsız eden iki unsur var: Birincisi, Tutankamon…devamıTutankamon’a olan merakım uzun zamandır vardı, şans eseri bu diziye rastlayınca hemen izlemek istedim. Ancak izlediğimde büyük bir hayal kırıklığına uğradım; belli başlı karakterler dışında dizinin tarihle pek alakası yok.
Dizide beni özellikle rahatsız eden iki unsur var:
Birincisi, Tutankamon ve kız kardeşinin evliliği tarihi bir gerçek olsa da, dizide bu durum o kadar göze sokuluyor ki sanki sürekli ensest vurgusu yapılmaya çalışılmış. Karakterin ikide bir 'kardeşim' diyerek bu durumu hatırlatması rahatsız etti.
İkincisi ise hikaye örgüsüne hiçbir katkısı olmayan, tamamen reyting kaygısıyla eklendiği belli olan gereksiz cinsel sahneler. Tarihi bir derinlik beklerken, olayların bu kadar sığ ve magazinel bir dille işlenmesi dizinin ciddiyetini tamamen bitirmiş.
Spoiler içeriyor
Bu kitabı bir hanımefendi bana önermişti, ona buradan teşekkür etmek istiyorum. Kitap, Tolstoy'un itiraflarıyla kendini bulma yolunu anlatıyor Kitaptan, kendini bulma yolculuğuna ışık tutan bazı etkileyici alıntılar: “Her şey gelişiyor ve ben de gelişiyorum. Gelişmemim sebebi ise diğer her şeyle…devamıBu kitabı bir hanımefendi bana önermişti, ona buradan teşekkür etmek istiyorum. Kitap, Tolstoy'un itiraflarıyla kendini bulma yolunu anlatıyor
Kitaptan, kendini bulma yolculuğuna ışık tutan bazı etkileyici alıntılar:
“Her şey gelişiyor ve ben de gelişiyorum. Gelişmemim sebebi ise diğer her şeyle birlikte açığa çıkacaktır.” İnancımı böyle formüle etmiştim.
21
Öyle bir noktaya geldim ki yaşayamıyordum ve ölümden korksam da intihar etmemek için kendimi oyalıyordum.
Ruhsal durumumu kendime şöyle izah ediyordum:
Hayatım birinin bana yaptığı aptal ve kötü bir şaka olmalı
29
Bugün değilse de yarın hastalık ve ölüm kapıyı çalacak; geriye leş kokusu ve kurtçuklardan başka bir şey kalmayacaktı. Her ne yaptıysam er ya da geç unutulacak ve ben artık var olmayacağım. Öyleyse, bu kadar çabalamak niye? İnsan nasıl bunu görmeyip yaşamına devam eder ki? İşte şaşırtıcı olan budur!
Hayat bizi sarhoş ettiği sürece yaşamak mümkündür, bir kez ayılınca hepsinin aptal bir yanılsamadan ibaret olduğunu görmemek ise imkânsız!
30
İnsanın ulaşabileceği tek ve mutlak bilgi, hayatın bir anlamının olmayışıdı.
36
Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonucu ne olacak? Hayatımın sonucu ne olacak?
38
… benim ve evrenin ne olduğuna dair tek cevabı olabilir. Bu cevap, “ Her şey ve hiçbir şey,”dir.
Evrenin ya da benim neden var olduğum sorusuna ise yanıtı sadece şu olur: “Bilmiyorum.”
45
Hayatımın anlamı ne? Hiçbir anlamı yok. Hayatımın sonucu ne olacak? Hiçbir şey. Neden varım? Var olan her şeyi neden var? Çünkü var.
47
Çünkü bilgelik kederi getirir ve bilgisini artıran kişi acısını da artırır.
51
Sonra bilgelik, delilik ve aptallık nedir diye dönüp baktım. Fakat herkesin aynı kaderi paylaştığını gördüm. Ve dedim ki, aptalların başına gelenler benim de başıma gelecek, öyleyse neden bu kadar bilgili oldum ki? Ve kalbimide hissettim: Buda beyhude idi.
52
Kandırılamam. Her şey beyhude. Mutlu kişi henüz doğmamış olandır, ölüm hayattan iyidir, kendimizi hayattan kurtarmamız gerekir.
57
Hayatımın anlamını araştırırken şu soruyu sormak hiç aklıma gelmedi: “Dünyada yaşamış ve yaşayan milyonların hayatlarına yüklediği anlam nedir?“
69
Durumum fenaydı. Akla dayalı bilginin yolunda hayatı inkârdan, inancın yolunda ise mantığı inkârdan başka bir şey bulamayacağımı biliyordum, ki ikincisi hayatı inkâr etmekten bile daha imkansızdı.
70
Ben varım, bu demek ki var olmama neden olan bir şeyler var. Ve var olan her şeyin sebebine Tanrı denir; bu düşünce üzerinde durdum ve tüm benliğimle bu sebebin varlığını fark eder etmez, yaşama olasılığını hissettim.
94
Tanrı’yı tanıdıkça yaşıyorum; unuttuğumda, ona inanmadığımda ise ölüyorum.
97
Eskiden bakışları kalbin aynası sanır, her pırıltıda bir anlam arardım; meğer o derinlik dediğim şey, isteyenin herkese giydirebileceği emanet bir maskeymiş. Gözlerin dürüstlüğüne inanacak kadar toydum; şimdi ise o bakışların, ustaca sergilenen sıradan birer sahne oyunundan ibaret olduğunu yaşayarak öğrendim.
Bir şeylerin yanlış gittiği hissine kapılıyorum. Bu hisse kapıldığımda ortada yanlış giden bir şey yoksa bile gideceğine eminim çünkü şüphe tek gerçek. Bayramınız mübarek olsun.
Spoiler içeriyor
Dizi oldukça akıcıydı, bir günde altı bölümü birden izledim; bana A Murder at the End of the World dizisini anımsattı. Sessiz ve sakin bir kasabada 17 yaşındaki bir genç kızın aniden ortadan kaybolmasıyla sarsılan olaylar zinciri, erkek arkadaşının cinayeti itiraf…devamıDizi oldukça akıcıydı, bir günde altı bölümü birden izledim; bana A Murder at the End of the World dizisini anımsattı.
Sessiz ve sakin bir kasabada 17 yaşındaki bir genç kızın aniden ortadan kaybolmasıyla sarsılan olaylar zinciri, erkek arkadaşının cinayeti itiraf edip intihar etmesiyle sonuçlanır. Bu trajik olayın üzerinden beş yıl geçtikten sonra, Pippa (Pip) Fitz-Amobi davanın peşine düşer. Pip, gerçeklerin göründüğünden çok daha farklı olduğunu kanıtlamak ve olayın iç yüzünü ortaya çıkarmak için tehlikeli bir araştırmaya girişir.
Spoiler içeriyor
Şubat dizisine bir aydan biraz daha fazla bir zaman önce başladım. Dizi, yetimhanede bir yangının çıkmasıyla başlıyor. Kurgusal bir evren olduğu için İstanbul’da 8,4 büyüklüğünde bir deprem olmuş; zenginler hayatına devam ederken dar gelirli kesim evsiz kalmış ve Mad Max…devamıŞubat dizisine bir aydan biraz daha fazla bir zaman önce başladım. Dizi, yetimhanede bir yangının çıkmasıyla başlıyor. Kurgusal bir evren olduğu için İstanbul’da 8,4 büyüklüğünde bir deprem olmuş; zenginler hayatına devam ederken dar gelirli kesim evsiz kalmış ve Mad Max tarzı gruplaşmalar hâlinde kuytularda, sokaklarda yaşıyorlar.
Yangından bir şekilde kurtulan Şubat’ı Aziz Bey buluyor ve onu büyütüyor. Dizide neredeyse her karakterin bir öyküsü var, hepsine değinmeyeceğim. Dizinin ana konusu, ölümsüzlüğü arayan bir birtakım insanların çocuklar üzerinde deney yapması. Yağmur ile olan sahneler biraz sıkıyordu, onun dışında dizi iyi aktı. Finali acaba biraz daha farklı olabilir miydi?
Her yaşayan canlı gibi ben de nasıl daha yaşıyorum sorusuyla mücadele ediyordum. Bir insan gelişimi uygun olarak yaşamalıdır cevabını verirken, aslında rüzgâr ve dalgalar da sürüklenen bir kayıtdaki adamı benzediğimi anlayamamıştım. “Dümeni nereye kırmalıyız?” gibi önemli bir soruya “Bir yerlere…devamıHer yaşayan canlı gibi ben de nasıl daha yaşıyorum sorusuyla mücadele ediyordum. Bir insan gelişimi uygun olarak yaşamalıdır cevabını verirken, aslında rüzgâr ve dalgalar da sürüklenen bir kayıtdaki adamı benzediğimi anlayamamıştım. “Dümeni nereye kırmalıyız?” gibi önemli bir soruya “Bir yerlere sürüklenip gidiyoruz,” yanıtını verem biri gibiydim.
Tolstoy-İtiraflarım
19