Bir şeylerin yanlış gittiği hissine kapılıyorum. Bu hisse kapıldığımda ortada yanlış giden bir şey yoksa bile gideceğine eminim çünkü şüphe tek gerçek. Bayramınız mübarek olsun.
Spoiler içeriyor
Dizi oldukça akıcıydı, bir günde altı bölümü birden izledim; bana A Murder at the End of the World dizisini anımsattı. Sessiz ve sakin bir kasabada 17 yaşındaki bir genç kızın aniden ortadan kaybolmasıyla sarsılan olaylar zinciri, erkek arkadaşının cinayeti itiraf…devamıDizi oldukça akıcıydı, bir günde altı bölümü birden izledim; bana A Murder at the End of the World dizisini anımsattı.
Sessiz ve sakin bir kasabada 17 yaşındaki bir genç kızın aniden ortadan kaybolmasıyla sarsılan olaylar zinciri, erkek arkadaşının cinayeti itiraf edip intihar etmesiyle sonuçlanır. Bu trajik olayın üzerinden beş yıl geçtikten sonra, Pippa (Pip) Fitz-Amobi davanın peşine düşer. Pip, gerçeklerin göründüğünden çok daha farklı olduğunu kanıtlamak ve olayın iç yüzünü ortaya çıkarmak için tehlikeli bir araştırmaya girişir.
Spoiler içeriyor
Şubat dizisine bir aydan biraz daha fazla bir zaman önce başladım. Dizi, yetimhanede bir yangının çıkmasıyla başlıyor. Kurgusal bir evren olduğu için İstanbul’da 8,4 büyüklüğünde bir deprem olmuş; zenginler hayatına devam ederken dar gelirli kesim evsiz kalmış ve Mad Max…devamıŞubat dizisine bir aydan biraz daha fazla bir zaman önce başladım. Dizi, yetimhanede bir yangının çıkmasıyla başlıyor. Kurgusal bir evren olduğu için İstanbul’da 8,4 büyüklüğünde bir deprem olmuş; zenginler hayatına devam ederken dar gelirli kesim evsiz kalmış ve Mad Max tarzı gruplaşmalar hâlinde kuytularda, sokaklarda yaşıyorlar.
Yangından bir şekilde kurtulan Şubat’ı Aziz Bey buluyor ve onu büyütüyor. Dizide neredeyse her karakterin bir öyküsü var, hepsine değinmeyeceğim. Dizinin ana konusu, ölümsüzlüğü arayan bir birtakım insanların çocuklar üzerinde deney yapması. Yağmur ile olan sahneler biraz sıkıyordu, onun dışında dizi iyi aktı. Finali acaba biraz daha farklı olabilir miydi?
Her yaşayan canlı gibi ben de nasıl daha yaşıyorum sorusuyla mücadele ediyordum. Bir insan gelişimi uygun olarak yaşamalıdır cevabını verirken, aslında rüzgâr ve dalgalar da sürüklenen bir kayıtdaki adamı benzediğimi anlayamamıştım. “Dümeni nereye kırmalıyız?” gibi önemli bir soruya “Bir yerlere…devamıHer yaşayan canlı gibi ben de nasıl daha yaşıyorum sorusuyla mücadele ediyordum. Bir insan gelişimi uygun olarak yaşamalıdır cevabını verirken, aslında rüzgâr ve dalgalar da sürüklenen bir kayıtdaki adamı benzediğimi anlayamamıştım. “Dümeni nereye kırmalıyız?” gibi önemli bir soruya “Bir yerlere sürüklenip gidiyoruz,” yanıtını verem biri gibiydim.
Tolstoy-İtiraflarım
19
Spoiler içeriyor
Bir Ruhun Ataleti: Oblamov Üzerine Kişisel Bir İnceleme İvan Gonçarov’un ölümsüz eseri Oblamov, sadece bir karakterin hikayesi değil; aslında hepimizin içindeki o erteleme ve tembellik dürtüsünün vücut bulmuş hali. Kitabı okurken başlarda Oblamov’u kendime çok yakın hissettim. Bende de olan…devamıBir Ruhun Ataleti: Oblamov Üzerine Kişisel Bir İnceleme
İvan Gonçarov’un ölümsüz eseri Oblamov, sadece bir karakterin hikayesi değil; aslında hepimizin içindeki o erteleme ve tembellik dürtüsünün vücut bulmuş hali. Kitabı okurken başlarda Oblamov’u kendime çok yakın hissettim. Bende de olan o malum erteleme huyu ile bazen tam tersi şekilde olayları anında çözme isteği arasındaki o gelgitli ruh hali, karakterle aramda güçlü bir bağ kurdu.
İdealizm ve Gerçeklik Arasında Olga
Kitabın kalbi, Oblamov’un uyuşuk hayatına bir güneş gibi doğan Olga ile atıyor. Olga’nın Oblamov’u o derin uykusundan uyandırma çabası, onu hayata yeniden döndürme arzusu aslında bir "kurtarma operasyonu" gibiydi. Okurken yalan yok; Olga’nın bu dönüşümü tamamlamasını ve her şeye rağmen Oblamov ile evlenmesini çok istiyordum. Stolz fazla "doğru" ve fazla "planlı" bir karakter olarak karşımızda dururken, benim gönlüm hep o yarım kalmış, naif ruhun (Oblamov) yanındaydı.
Hayallerin Yıkılışı ve Stolz Faktörü
Ancak olaylar beklediğim gibi gelişmedi. Olga’nın Stolz’a ilgi duymaya başladığı o an, resmen hayallerim yıkıldı ve kendimi gerçekten kötü hissettim. Evet, Olga ve Stolz’un mutlu bir evliliği oldu; mantık kazandı, rasyonalizm galip geldi. Fakat Oblamov’un o saf, masum ama harekete geçemeyen dünyasının bu pragmatik gerçeklik karşısında yenilmesi, içimde buruk bir tortu bıraktı.
Son Söz: "Oblamovluk" Nedir?
Kitap bize gösteriyor ki; Stolz olmak hayatı idame ettirmektir, ama Oblamov olmak hayatın o hüzünlü ve duraksayan tarafında kalmaktır. Benim için bu hikaye, sadece bir tembellik güzellemesi değil; insanın değişime olan direncinin ve bazen sevginin bile bir ruhu ayağa kaldırmaya yetmeyişinin trajik bir kanıtı. Mantık kazansa da, benim duygusal tarafım hala o tozlu kanepede, gerçekleşememiş hayalleriyle yatan Oblamov’un yanında bir yerlerde duruyor.
O halde iyi olan neydi? Kötü olan neydi? Aralarındaki ayrım çizgisi neydi? “ Sahtelik neydi?” sorusu üzerine hem geçmişe hem de bugüne ait rengarenk bir dizi maske hayal gücünün önünde yükseldi. Gonçarov Oblamov syf:578
Bugün sabah uyandıktan hemen sonra yürüyüşümü yaptım. Bir süre sonra oyun oynadım, kaç saat oynadım bilmiyorum. Biraz ders çalıştım, sonra da kitap okudum. Tüm sosyal medya hesaplarımı kapattım, bir burası kaldı. Böyle gelişimimi falan anlatmak için yazacağım. Kimseyle konuşmadım; yavaş…devamıBugün sabah uyandıktan hemen sonra yürüyüşümü yaptım. Bir süre sonra oyun oynadım, kaç saat oynadım bilmiyorum. Biraz ders çalıştım, sonra da kitap okudum. Tüm sosyal medya hesaplarımı kapattım, bir burası kaldı. Böyle gelişimimi falan anlatmak için yazacağım. Kimseyle konuşmadım; yavaş yavaş yalnızlığıma alışmaya başlıyorum.
Kafam çok rahat.