Dünya'da değerli gördüğümüz ne varsa belki de içinde gerçekten tutunabileceğimiz yegane şey bir insanın kalbi. Sevgi; statü, imaj, zenginlik, başarı gibi kavramlardan daha sağlam bir dayanak, hayata anlam katan en önemli unsur.
Spoiler içeriyor
Bitince yüzünüzde sıcacık bir tebessümün kaldığı o anlamlı ve naif filmlerden biriydi bu da. Çok beğendim. Filmin ilk yarısı güzeldi lakin ikinci yarısı muazzamdı, çok hoş bir aşk hikayesi, samimi bir aile, güçlü bir baba-oğul ilişkisi izledik. Bu filmle yağmuru,…devamıBitince yüzünüzde sıcacık bir tebessümün kaldığı o anlamlı ve naif filmlerden biriydi bu da. Çok beğendim. Filmin ilk yarısı güzeldi lakin ikinci yarısı muazzamdı, çok hoş bir aşk hikayesi, samimi bir aile, güçlü bir baba-oğul ilişkisi izledik. Bu filmle yağmuru, dört yapraklı yoncayı ayrı bir sevdim, yaşadıkları eve, annenin yaptığı yazdığı hikayenin ana temasını anlatan hikaye kitabına bayıldım. Kadın iyi ki günlük tutmuş dedim, anlamadığım yerler açığa çıktı. Oyuncular zaten özenle seçilmiş onlara diyecek söz bulamıyorum. İyi ki izlemişim, herkese tavsiye ediyorum. Yağmuru sevin, yağmurlu havaları sevin, sevdiklerinizin kıymetini yanınızdayken bilin.
Uçkuruna hakim olamayan bir muhafız, söz dinlemeyen sadıklar, ölen ölümsüzler, vasat senaryo, kötü kurgu eşittir Hakan Muhafız. Kahramanlık kısmı aşk hayatının yüzde biri olan bir başka kahramanlık dizisi daha var mı bilemiyorum. Demek ki dizilerimizdeki kalite sorununun temel sebebi süre…devamıUçkuruna hakim olamayan bir muhafız, söz dinlemeyen sadıklar, ölen ölümsüzler, vasat senaryo, kötü kurgu eşittir Hakan Muhafız. Kahramanlık kısmı aşk hayatının yüzde biri olan bir başka kahramanlık dizisi daha var mı bilemiyorum. Demek ki dizilerimizdeki kalite sorununun temel sebebi süre değilmiş. Boşa harcayabileceğiniz 21 saatiniz varsa buyurun izleyin :)
Tesadüf Üsküdar-Eminönü vapurunda izlemek nasip oldu. Deniz filmlerini denizde izlemek ayrı bir keyifmiş :) . Tom Hanks her zamanki gibi. Filmde beni en çok etkileyen o bir türlü yenemeyen yemekti :)
Spoiler içeriyor
Dark'ı Can Yücel'in dizeleriyle anlatmak istiyorum sizlere :) 20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz. Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum. Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim. Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı…devamıDark'ı Can Yücel'in dizeleriyle anlatmak istiyorum sizlere :)
20 yaşında ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
“Sen karışma moruk” dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine …
Charlotte, Mikkel ve biraz da Hannah karakterleri bana Özdemir Asaf'ın
Dün sabaha karşı, kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı,
Onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum...
Dizelerini anımsattı :)
Muhammed Ali'nin boksa başlamasını tetikleyen olay çocukken bisikletinin çalınmasıdır. Sylvester Stallone Muhammed Ali nin bir boks maçını izleyip Rocky filmini yazmıştır. Sylvester Stallone gibi binlerce kişiye ilham veren Muhammed Ali aynı şekilde filmleriyle insanları etkileyen Stallone düşünsenize o bisiklet çalınmasaydı bunlarda kim derdik :)
Sonuç olarak "İnsanlarla tesadüfi olarak tanışmayız. Biz başkalarının hayatına dokunuyoruz, başkaları da bizim…"
İyi seyirler...
"Göçebe" filmini andırıyor olsa da filmin konusu özgün diyebilirim .Gerilimi heyecanı yüksek. Yalnız biraz yavaş ilerliyor. Kaliteli film. İkincisini de izledim şimdi de 24 bölümlük animesine başladım. Yani hikayeyi nasıl sevdiysem artık bir mangası kalacak :)
Spoiler içeriyor
Anarşizmi kutsayan Amerikan özentisi bir dizi. Gerçeklikten kopuk diyaloglar ve olay örgüsüyle senaryo vasatın altıydı. Lise 2 deler yani minimum 2 sene aynı sınıftalar (sonraki bölümlerde anlıyoruz bunu) ve ne tesadüftür ki bir disiplin kurulu toplantısı öncesi bir araya geliyorlar…devamıAnarşizmi kutsayan Amerikan özentisi bir dizi. Gerçeklikten kopuk diyaloglar ve olay örgüsüyle senaryo vasatın altıydı. Lise 2 deler yani minimum 2 sene aynı sınıftalar (sonraki bölümlerde anlıyoruz bunu) ve ne tesadüftür ki bir disiplin kurulu toplantısı öncesi bir araya geliyorlar ve yeni tanışmışlar gibi abuk subuk konuşmalar yapıyorlar. Bir gün önce şeytan ruhlu olan biri bir gün sonra aydınlanma yaşıyor. Sürekli ve zoraki bir hayatı sorgulama kafası, kendin olma fetişizmi. Nedense diziyi izleyen bir çok kişi senaristin de yönlendirmesiyle bu sorunlu ergenlerin tarafından bakmış; neymiş efendim özgür ruh, farklı olmak özel olmakmış falan. İyi de sürekli bir psikopat tarafından şiddet gören , sürekli kendini güzel sanan bir kız tarafından kalbi kırılan, sürekli bir hilebaz tarafından cebindeki üç kuruş da alınan, ukala tavırlar gören sindirilmiş çocukların hali ne olacak? Onların kendi olma çabalarını nereye koyacağız? Sonuç olarak dizinin en iyi yazılmış karakteri Osman diyebiliriz. Kendi içinde tutarlı, ailesi gibi yoksul – orta sınıf yaşamaktansa zengin olmanın onun için bir zorunluluk olduğuna ve böylece hayatta ulaşmak istediği bir çok şeye daha kolay ulaşabileceğine olan inancıyla lise yıllarına ticarete adamış oldukça zeki bir karakter (Bir önceki cümlemde üçkağıtçı dedim bu da benim tutarsızlığım olsun :). Diziyi izlemezseniz bir şey kaybetmezsiniz, izlerseniz de birşey kazanır mısınız? Bilemem. Benim pek bir kazancım olmadı (tabi izlediğim her diziden veya filmden ultra anlamlar çıkarmaya çalışan biri değilim ama hayata dair bakış açımı değiştiren bir yapım olursa bunu da paylaşırım, ama bu onlardan biri değil :).
Filmde mantık hataları yok mu? Evet var. Daha iyisi olabilir miydi? Her zaman:) Bütüne baktığım zaman izlediğim için pişman değilim. Filmden çıkarttığım ders: Adrian Griffin özgür bir kadını hazmedemeyen tüm erkekleri temsil ediyor. Cecilia ise film boyunca görünmez bir erkek…devamıFilmde mantık hataları yok mu? Evet var. Daha iyisi olabilir miydi? Her zaman:) Bütüne baktığım zaman izlediğim için pişman değilim. Filmden çıkarttığım ders: Adrian Griffin özgür bir kadını hazmedemeyen tüm erkekleri temsil ediyor. Cecilia ise film boyunca görünmez bir erkek şiddetine maruz kalan tüm kadınları… Kadına şiddetin boyutu yalnızca fiziksel değildir, ruhsal olarak da bir insanın çöküşüne sebep olabilirsiniz. Ya da topluma onun bir “deli” olduğunu göstererek…