Ne kadar gölge olmak ister gibi olsam da Tüm varlığımla hissetmek istediklerim Beni itiyor ruhumu hapsetmeye kendime Gözyaşlarımla bir olup Akmak istiyorum sonsuzluğa.
Acımı duymadan acıttın kalbimi Söyleyecek söz bırakmadın Bilmedin nasıl öldürdüğünü Son iyi niyetlerimi acımasızca Şimdi nasıl doğarım küllerimden Böyle uzağa düşmüşken kendimden.
Kalbim Bu kaçıncı parçalanışın Bir yanlış uğruna Solup gidiyorsun Oysa sen henüz Çiçek açmış değilsin Üzerinden yağmurlar eksik olmuyor Sonsuz bir sıtma halinde tir tir titriyorsun Ne yazık ki seni gölgeden ibaret sanıyorlar.
İçimde büyümeyen bir çocuktun Semaya baktım sen diye Her seferinde içime doldu Güneş, bulutlar, yıldızlar ve ay Hepsinde senden bir parça buldum Yazdım ismini üzerlerine sayısızca.
Hüznün bir mevsimi yok Ama nedendir bilmiyorum İçim hep bir sonbahar sonrası Soğudukça soğuyor ruhum Kurduğum köprüler birer birer Çöküyor sızım sızım sızlatıyor Ruhumun en onulmaz yerlerini.
Tüm telaşlarımı toplayıp gitmek istiyorum Bir başka ben ile karşılaşacağım diyarlar düşlüyorum Ruhumu daha da sızlatacak ayrılıklar düşürüyorum Kalbimin ıssızda kalmış yerlerine Böylece daha çok hissediyor Daha çok sarılıyorum hayata Çünkü ben acı olmadan Yaşamak bilmiyorum.
Bir kabul etmesi zor daha Yalnız ölmek ihtimali Yalnız ölmek derken Hiç kimseye sesini duyuramadan Bir an olsun anlaşıldığını Sevildiğini hissedemeden Sonsuzluğa düşmek Belki de yaşamak Bunların imkansızlığına rağmen Umut etmekten başka çarenin olmamasıdır.