Yorgunluğumu içiyorum demlik demlik Bitmiyor ne kâbuslar ne uykusuz geceler Hep aynı kapıda buluyorum kendimi Elbet bir gün açılır da düşerim diye Sonunu bilmediğim bir yalana.
Sebebsizce dökülüyor göz yaşlarım Umursamaz tavırlar takınıyor Kendimin sırdaşı oluveriyorum Daha çok düşüyorum umut tuzağına Sarıldıkça yeni gün telaşlarına.
Gölgesi düşüyor yalnızlığımın Sokaklar çıkmazlara dönüyor Elimden hiçbir şey gelmiyor Bir hiçlikten başka değil yaşamak Ertelediğim zamanları arıyorum İmkansız düşlerde kayıp ruhumun Bedenimi azat etmesini bekliyorum.
Sözlerim mi tükendi Unuttum mu acılarımı Ahlarım büyüyor bu vakitlerde Sesim soluğum duvarlara hapis Sessizliğe sarılıyor Ondan medet umuyorum Geçmiyor hiç bir şekilde Uyusam yeniden uyanıyor Kaçsam yeniden yakalanıyorum Teslim olmak en iyisi Tüm yenilgilere.
Anlam aramaktan vazgeçip Sade bir yaşama mı yürümeli Yoksa daha çok yakıp canı Kül olmaya mı meyletmeli Düşmeden kalkılmazdı Ki ben düşmekten ibaret hayatımı Yeni umutlara sarıp sarmalayıp Işıksız yarınlara gömülüyorum.
Yeniden yeniden uyanıp Kayboluyorum günün içinde Gece netleşiyor zihnimde Tüm eksik kalmış sevinçlerim Bir günün hayalini kuruyorum sürekli Tekrar tekrar silip yazdığım Bir veda mektubu gibi.
Aynılık kurbanı ömrüm Telaş kaldırmıyor artık yüreğim Ne gelebiliyor ne de gidebiliyorum Sade bir bekleyiş duraksız ve nefessiz Belki de artık yaşamıyorum.