Animasyon dünyası çok güzelmiş. Duyguyu pek geçirmediğini düşündüğümden her zaman animasyon filmlerine karşı ön yargım vardı. Ateş Böceklerinin Mezarı ile onu kırdım fakat başka bir şey izlemedim ama Miyazaki sayesinde bu türün müptelası olacağımı düşünüyorum. Ruhların Kaçışı aşırı garip bir…devamıAnimasyon dünyası çok güzelmiş.
Duyguyu pek geçirmediğini düşündüğümden her zaman animasyon filmlerine karşı ön yargım vardı.
Ateş Böceklerinin Mezarı ile onu kırdım fakat başka bir şey izlemedim ama Miyazaki sayesinde bu türün müptelası olacağımı düşünüyorum. Ruhların Kaçışı aşırı garip bir şey gibi gelmişti. Ta ki Yürüyen Şato ve Çocuk İle Balıkçıl ile tanışana kadar. Daha izlemediklerim de cabası.
Bu filmde kafam karıştı açıkçası sanki çoğu karakterin hikayesi yarım kalmış gibi oldu ama o kadar güzel aktı ki doyamadım. Romantizm de olması çok tatlı kıldı. Karakterlerin hepsinde hep bir matraklık var. En olmayacak yerde güldürebiliyor. Savaş teması burada daha baskın.
Dram beklerken çok hoş bir masalsı anlatım çıktı. Her detayı çok güzel her gün açsam da izlesem diyorum ama gerek yok Miyazaki'nin tüm eserlerini izlenmeli çünkü görünen köy uzakta değil.
Sıradan romantik bir aşk hikayesi diye başladım. Dumur etti ve çok şükür böyle şaşırtmalı bir ilerleyiş oldu. Truman Show gibi bir şey bekliyordum. Sonra İnception'a bağladı. Onu da bıraktı. Sunshine Of The Spittles Mind ile bitirdi. Üçünün müthiş bir karşımına…devamıSıradan romantik bir aşk hikayesi diye başladım. Dumur etti ve çok şükür böyle şaşırtmalı bir ilerleyiş oldu.
Truman Show gibi bir şey bekliyordum. Sonra İnception'a bağladı. Onu da bıraktı. Sunshine Of The Spittles Mind ile bitirdi. Üçünün müthiş bir karşımına sebebiyet veren tek şey David'in o arabaya binmesi.
Beyni mıncıklaması çok hoş devamında da uyanıştan bir kısım olsaydı güzel olurdu.
24 saatte tüm seriyi bitirdim. Bok gibi bir karakter Bridget yani aşırı itici ya Mark her seferinde ona çekiliyor sonu yine boşanma ile bitiyor. En en en kötü yanı yürüyüşü. Karakter mi itici rol mü kasıntı arada çok gidip geldim.…devamı24 saatte tüm seriyi bitirdim.
Bok gibi bir karakter Bridget yani aşırı itici ya Mark her seferinde ona çekiliyor sonu yine boşanma ile bitiyor.
En en en kötü yanı yürüyüşü. Karakter mi itici rol mü kasıntı arada çok gidip geldim. Her seferinde "Bu kadar başarılı erkekler bunda ne buluyor?" dedim. Doğal olması hoş ama gerçekten çok aptal ve çocuksu. İlk yapım komik ve tatlıydı fakat ikinci ve üçüncü rezalet. Colin üzümlü kekim sadece senin için katlandım.
Gerçekten hiçbir karakterden bu kadar nefret etmemiştim kemçük ağızlı aptal Bridget
Necip Fazıl Kısakürek'in romanından uyarlama yapılmış. Tavsiye üzerine izledim. Zerre sevmem bu adamı ama kalemi iyi heceyi ve kafiyeyi müthiş kullanır. Kalemi kuvvetlidir. Bence yarı otobiyografik çünkü kendisi de kumarhanede yakalanmış:)) Kıyıda köşede kalmış bir film. Sosyal medyaya meze olsa…devamıNecip Fazıl Kısakürek'in romanından uyarlama yapılmış. Tavsiye üzerine izledim. Zerre sevmem bu adamı ama kalemi iyi heceyi ve kafiyeyi müthiş kullanır. Kalemi kuvvetlidir.
Bence yarı otobiyografik çünkü kendisi de kumarhanede yakalanmış:))
Kıyıda köşede kalmış bir film. Sosyal medyaya meze olsa alır götürür.
Hem övgü hem de eleştiri almış bir kitaptır zaten. İnsanların kurduğu kanun ile Allah'ın kanunu karşılaştırılıyor şeklinde eleştiri de mevcut.
İnsanların vicdanına seslenen bir yapım.
Açık ve seçik olarak mesaj dosdoğru iletiliyor.
Gayet güzel, öz ve akıcı bir film olmuş.
Black Mirrors gibi her bölümü birbirinden bağımsız ama distopik bir dünya değil ve aslında hepsi Yedi Yüz apartmanı sakinlerinin hayatını anlatıyor bir nevi. İlk bölümü kelebek etkisi gibi İkincisi içine kapanık insanı Üçüncüsü Ethernal Sunshine Of The Spittles Mind yan…devamıBlack Mirrors gibi her bölümü birbirinden bağımsız ama distopik bir dünya değil ve aslında hepsi Yedi Yüz apartmanı sakinlerinin hayatını anlatıyor bir nevi.
İlk bölümü kelebek etkisi gibi
İkincisi içine kapanık insanı
Üçüncüsü Ethernal Sunshine Of The Spittles Mind yan çar gibi ama sadece atıfta bulunuyor.
Dördüncü bölüm ve en sevdiğim Eşitlik bölümü müthişti.
Her kadının başına gelebilecek bir olay olabilir ama her erkek bunu böyle olgunlukla kabullenip aşkına sahip çıkamaz.
Beşinci bölüm You dizisine benziyor ama cinayet olmayan versiyonundan.
Altıncı bölüm Refakatçi çok hoş bir bölüm çünkü Genco Erkal var ve her saniyesi çok değerlidir. Çoğu kişiye sıkıcı gelebilecek bir bölüm olabilir ama her detayı benim için lezzetliydi.
Son bölümü de yeni bitirdim. Biyolojik saat ve gerçeklikler karşı karşıya.
Bunu yazan,yöneten,oynayan herkesin ödül alması gerekiyor. Herkesin aklına gelmeyecek bir konuyu böyle güzel bir tarzda anlatmak acayip bir iş. Böyle uç ve insanların kaçtığı bir konuyu trajikomik ve farklı tarzda işlemek ve işin içine komediyi de koymak bunu yedirmek cidden…devamıBunu yazan,yöneten,oynayan herkesin ödül alması gerekiyor. Herkesin aklına gelmeyecek bir konuyu böyle güzel bir tarzda anlatmak acayip bir iş. Böyle uç ve insanların kaçtığı bir konuyu trajikomik ve farklı tarzda işlemek ve işin içine komediyi de koymak bunu yedirmek cidden müthiş.
"Herkesin derdini küçük kendi derdini de büyük görme."
Kitabı ortalama olarak gördüm. Filmini ise hiç beğenmedim. Her şey mış gibi olsun diye yapılmış film. Aşırı kötü uyarlanmış. Hikayeyi çok kopuk kopuk anlatmışlar. Ahmet Mekin ve Talat Bulut olması bile filmi yükseltmemiş. Onlar da kötü olduğunun farkındaymış gibi ekstra…devamıKitabı ortalama olarak gördüm. Filmini ise hiç beğenmedim. Her şey mış gibi olsun diye yapılmış film. Aşırı kötü uyarlanmış. Hikayeyi çok kopuk kopuk anlatmışlar. Ahmet Mekin ve Talat Bulut olması bile filmi yükseltmemiş. Onlar da kötü olduğunun farkındaymış gibi ekstra kötü oynuyorlarmış gibiydi. Ama her şeye rağmen izlenmesi gerekir çünkü kitapta atladığımız bazı kısımlar hep olur veya yüzeysel olarak okuduğumuz can alıcı yazılar. O kısımları filmde fark ettim şahsen çünkü bizler bazen hikayeye odaklanırken öğüt niteliğinde çarpıcı olan kısımları es geçebiliyoruz.