Ne söylesem eksik kalacak. Evet belki de kötü varlıklarız belki de iyiyizdir. Önemli olan neyi tercih ettiğin ve hangi şartlarda olduğun. Dedim ya ne desem eksik çünkü konuşulacak, anlatılacak, anlaşılacak, çok metafor ve gerçekçi yazılmasına rağmen çok alegorik içerikler mevcut.…devamıNe söylesem eksik kalacak.
Evet belki de kötü varlıklarız belki de iyiyizdir. Önemli olan neyi tercih ettiğin ve hangi şartlarda olduğun.
Dedim ya ne desem eksik çünkü konuşulacak, anlatılacak, anlaşılacak, çok metafor ve gerçekçi yazılmasına rağmen çok alegorik içerikler mevcut.
Özetle insan; yaşama içgüdüsüyle, istek, haz ve hırsıyla bambaşka bir varlığa (belki de özüne) dönüşebilmekte.
Uzunca etkisinde kalacağım muhtemelen ve çoğu kez de rutin hayatı gözlemlerken ‘bir yerden tanıdık bu sahne’ dedirtti bu kitap..
Belki de Sineklerin tanrısı bizizdir, belki de etrafımızdadırlar. Asıl olan simon, ralph veya domuzcuk olabilmek.. ✨
Müthiş bir psikolojik gerilim mi desem korku mu desem bilemedim ama bence gerilim. 23 farklı kişilik ve var olmaya çalışan 24. kişilik Bunlarla mücadele etmeye, kurtulmaya ve anlamaya çalışan kevin.. Bastırılmış her egonun, travmanın, duygunun günün birinde var olacağı gerçeğini…devamıMüthiş bir psikolojik gerilim mi desem korku mu desem bilemedim ama bence gerilim. 23 farklı kişilik ve var olmaya çalışan 24. kişilik
Bunlarla mücadele etmeye, kurtulmaya ve anlamaya çalışan kevin..
Bastırılmış her egonun, travmanın, duygunun günün birinde var olacağı gerçeğini bir kez daha anlamamız gerektiğini hatırlatmakta.
“Parçalanmamış olanların hiçbir değeri olmaz, bu dünyada da yerleri yoktur. Onlar sadece uyuyor.”
İzlemelisinnnn👌🏻
"Yüzümüzü örten maskelerin esirleriyiz. Eğer maskemizden kurtulabilirsek, gerçeğin güzelliği bizim olacaktır." Sanırım İran filmlerine ayrı bir zaafım var Abbas kiarostami ise apayrı... Bence müthiş anektodlar içermekteydi tabiki izlemeyi bilene :)) Hem psikolojik hem sosyolojik bir çok unsuru içinde barındıran bir…devamı"Yüzümüzü örten maskelerin esirleriyiz. Eğer maskemizden kurtulabilirsek, gerçeğin güzelliği bizim olacaktır."
Sanırım İran filmlerine ayrı bir zaafım var Abbas kiarostami ise apayrı... Bence müthiş anektodlar içermekteydi tabiki izlemeyi bilene :)) Hem psikolojik hem sosyolojik bir çok unsuru içinde barındıran bir film. Gerçek oyuncu ve hikaye oluşu farklı bir şekilde işledi içime. Filmi izlerken samimi gelmesi bundan demek ki. Çekim ve filmin ilerleyişi alışılmışın dışındaydı bence eee kiarostami farkı diyelim buna da. Ve eminim ki içimizde bir yerlerde bastırdığımız Sabzianı yaşatıyoruz. Bazen hayal kurarken bazen rüyalarda bir şekilde gösterir kendini. Gerçek olacak kadar imkan olmasa bile...Benim için her zaman enlerde olacak olan bir film kessinlikle izleyip izletilmeli 🤌
'Bu şehrin hepsi yeryüzü olmuş... Artık göğü yok bu şehrin... Benim gönlüm gökyüzü olmak istiyor Murtaza! ' 'Baksanıza bu oyunu ne kadar ciddiye alıyorlar.' Ne yorum yapacağımı bilemedim :( izlenmeli ve iç muhakeme yaptıracak bir film. Yüreği yeten izlesin, vesselam:)
Iki saat boyunca farklı dinlerden, ırklardan, bambaşka şartlardan gelen insanların gözlerinin arkasındaki acıyı nefessiz izlemek. 15 yaşında "ölümden korkmuyorum" diyen çocuğun yıllanmamışlığına rağmen onlarca yaşanmışlığına hayret etmek. "En son neden ağladım?" diye sormak kendine, tüm acı diye çektiklerinden, adına dert…devamıIki saat boyunca farklı dinlerden, ırklardan, bambaşka şartlardan gelen insanların gözlerinin arkasındaki acıyı nefessiz izlemek. 15 yaşında "ölümden korkmuyorum" diyen çocuğun yıllanmamışlığına rağmen onlarca yaşanmışlığına hayret etmek. "En son neden ağladım?" diye sormak kendine, tüm acı diye çektiklerinden, adına dert deyip kendini yatağa hapsettiklerinden utanmak... İki saatin sonunda, koca koca binalar, yaşayan ölü şehirler gösterilirken önce atlamak isteyip sonra gözünün binaların içindeki evlere, evlerde yaşayan insanlara çarpması. İki saat sonra ilk kez kendini hatırlamak, ilk kez kendine dair bir şeyler bulmak, iki saat gerçek Insanların gözlerinden açılan pencerenin arkasındaki gerçek hayatı izledikten sonra iyi malzemeden yapılmış onlarca üst üste pencerenin birinin arkasında kendini görmek... Muhteşemdi. Acı vericiydi. Tokat gibi, soğuk su gibi yüzümüze çarptı.
Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyorlarmış gibi söz ederlerdi. Ama işin gerçeği başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı, çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı…devamıYaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyorlarmış gibi söz ederlerdi. Ama işin gerçeği başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı, çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı...
"Tanrı rüzgar gibidir her yere ulaşır." Etkileyici, umut verici... Gerçek hayattan uyarlanmış olması ayrı bir düşündürdü. Buna benzer bir çok film izlediğim için çerez film olarak izledim :))
Bitirir bitirmez buraya koştum... vuhhhh yaniii aman Allah'ım nasıl bir şey buu. HARİKA bir bilim kurgu, dinmeyen umut, bitmeyen mücadele vee tabikii sevginin gücüü... Beni psikolojik olarak gerçekten etkisinde bırakan bir dizi oldu. Karekterlerin birinde mutlaka kendinizi bulacaksınız :)) Mesela…devamıBitirir bitirmez buraya koştum... vuhhhh yaniii aman Allah'ım nasıl bir şey buu.
HARİKA bir bilim kurgu, dinmeyen umut, bitmeyen mücadele vee tabikii sevginin gücüü... Beni psikolojik olarak gerçekten etkisinde bırakan bir dizi oldu. Karekterlerin birinde mutlaka kendinizi bulacaksınız :)) Mesela Ellll 🥲
Belki de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...
'Hayatını ya o sistem ya da o sisteme baş kaldırış şeklin belirler.' Fazla gereksiz cinsenlik içermesi dışında kesinlikle soluk soluğa izlediğim bir dizi. Müthiş senaryo, müzik, oyunculuk, mücadele... Farklı kişiler, yaşamlar, yerler; tek vücut ve zihin.