✨️ Ölmüş saatlerimiz, günlerimiz, senelerimiz olduğunu, yıllarca farkına varmadan bir hiçin sarraflığını yaptığımızı, yaşamadan yaşadığımızı kim inkâr edebilirdi. "Hattâ öyleleri var ki bir kere olsun ruhlarının gerçeğine doğmadan ölürler…" ✨️ Göz korkunç bir şahit, değil mi? Yahut korkunç ayna... Her…devamı✨️ Ölmüş saatlerimiz, günlerimiz, senelerimiz olduğunu, yıllarca farkına varmadan bir hiçin sarraflığını yaptığımızı, yaşamadan yaşadığımızı kim inkâr edebilirdi. "Hattâ öyleleri var ki bir kere olsun ruhlarının gerçeğine doğmadan ölürler…"
✨️ Göz korkunç bir şahit, değil mi? Yahut korkunç ayna... Her şeyi, ifşa ediyorlar. Hele hislerimizi gizlemek isteyince bakışlarımız nasıl değişir? Kaskatı olurlar. Ve biz gizledik sanırız.
✨️ Ah, bir elbise değişir gibi hüviyetini değiştirebilmek, lalettayinin içinde kaybolmak, bir avuç kum içinde bir kum tanesi olmak ve böyle olduğunu dahi bilmemek.
✨️ Niçin her canlı mahlukla bir duvar arkasından konuşmaya çalışıyoruz? Eşyaya bile geçirdiğimiz o sıcaklığı insanoğlundan esirgiyoruz.
Birbirinden anlamlı alıntıların olduğu güzel bir kitap. Okumak isteyenlere önerilir...📚
Spoiler içeriyor
☀️ İnsanları çok sevmeyi sevmiyorum. Sevince de ölmelerinden korkuyorum. ☀️ İnsanları hatırlamak için önce unutmak gerek. ☀️ Birilerine faydası dokunanlara, herhangi bir şey inşa edebilenlere ne mutlu. ☀️ Monptit, hayat budur işte. Hep giden birileri olur. Ne yürek unutur ne…devamı☀️ İnsanları çok sevmeyi sevmiyorum. Sevince de ölmelerinden korkuyorum.
☀️ İnsanları hatırlamak için önce unutmak gerek.
☀️ Birilerine faydası dokunanlara, herhangi bir şey inşa edebilenlere ne mutlu.
☀️ Monptit, hayat budur işte. Hep giden birileri olur. Ne yürek unutur ne özlemler ölür. Bunlar sevgimizde yaşamaya devam eder. Ama birileri, zamanı geldiğinde gitmek zorundadır.
☀️ Ne mutlu ki özlemin anlamını biliyorum hâla.
Şeker portakalı kitabının devamı olan bu kitabı beğendim. Zezé'nin akıl almaz serüvenlerini okumayı seviyorum. Kitap, Zezé'nin ergenlik sürecinde okul ve aşk hayatını konu alıyor. Zezé iyi bir hayat yaşasın ve güzel bir eğitim alsın diye zengin bir aile onu evlat edinmiş. Zezé iyi olanaklara kavuşmuş ama sevdiklerinden uzak kalmak zorunda kalmış bu yüzden iyi anlaştığı kişiler dışında kendine hayali arkadaşlar edinmeye başlamış...
Zezé, kendi varlığını kanıtlamaya çalışan ve içindeki sevgi ihtiyacına karşılık olan sevgiyi almaya çalışan bir çocuk. Yani bütün yaramazlıklarının ve uyumsuz davranışının sebebi bu. Kitabı okurken çevremizde böyle olan çok fazla çocuk olduğunu düşündüm ve belki zamanında bizde Zezé gibiydik... Okumak isteyenlere önerilir.
(2026 yılının ilk kitabı 📚💚)
✨️ Bizim zenginliğimiz irademizdir. Kazanmak da kaybetmek de hayatın parçası. ✨️ Saygı mevkinizden ötürü gösterilmemeli, mevkiniz sizin sayenizde saygı görmelidir. ✨️ Babam hep şöyle derdi, "Dışarıdaki karanlıktan değil, içindeki karanlıktan kork. Sefa için verilen tavizin karanlığından." ✨️ O gün fark…devamı✨️ Bizim zenginliğimiz irademizdir. Kazanmak da kaybetmek de hayatın parçası.
✨️ Saygı mevkinizden ötürü gösterilmemeli, mevkiniz sizin sayenizde saygı görmelidir.
✨️ Babam hep şöyle derdi, "Dışarıdaki karanlıktan değil, içindeki karanlıktan kork. Sefa için verilen tavizin karanlığından."
✨️ O gün fark ettim, dürüstlükle alınan düşük not, hileyle alınan pekiyiden yeğdir.
✨️ Benim hedefim polis memuru olmak değil. Benim hedefim ülkemi değiştirmek. Seçilmezsem öğretmen olurum, köydeki çocuklara kopyanın yanlış olduğunu öğretirim.
✨️ Dünya'yı aydınlatan Güneş olamayabilirim. Dünya'ya ışık saçan Güneş olamayabilirim. Ama lamba olup sokağımı aydınlatabilirim.
İzlediğim en iyi Hint filmlerinden bir tanesi. Gereksiz şarkı ve dans olmayan, yaşanmış bir hikayeyi anlatan ve daha önce görmediğim oyuncuların muhteşem oyunculuğu... Kpss çalışan ve dürüstlükle yaşamaya çalışan kişilerin daha fazla etkileneceği bir film. Öylesine yapılmış bir motivasyon filmi değil, oldukça gerçekçi. Sosyal medyada editlerine çok fazla rastlıyordum, iki buçuk saat zaman ayırıp izlenebilir mi diye düşünüyordum ama film çok akıcı ve konusu çok güzel bu yüzden zaman ayırmaya değer. İzlemeyenlere önerilir. 🎬🤍
Spoiler içeriyor
✨️ Memleket hasreti hiçbir şeye benzemez. Soğan ekmek ye ama kendi toprağında olsun. ✨️ Size şunu söylemek istiyorum; evet, belki ben bir baltaya sap olamayan, sıkıcı ve acınacak durumda biriyim. Tersliğim, uyumsuzluğum canınızı sıkıyor. Galiba hiçbir yeteneğim de yok. Kanımdan…devamı✨️ Memleket hasreti hiçbir şeye benzemez. Soğan ekmek ye ama kendi toprağında olsun.
✨️ Size şunu söylemek istiyorum; evet, belki ben bir baltaya sap olamayan, sıkıcı ve acınacak durumda biriyim. Tersliğim, uyumsuzluğum canınızı sıkıyor. Galiba hiçbir yeteneğim de yok. Kanımdan başka da verecek bir şeyim... Gençliğim kimseye gerekli olmayan bir izmarit gibi yok olup gidiyor. Ne bir yuvam ne dostlarım ne de bir işim var. Gençliğimin en verimli çağında bu kasabaya kısıldım kaldım...
✨️ Enteresan bir adamdı doğrusu. Hiç yorulmadan, hiç vicdani yük çekmeden, hiçbir şey eklemeden yaşadı gitti bu dünyadan.
✨️ Evet kabuğuma çekilmiş yaşıyorum belki. En iyi dostlarım kitaplar. Artık insanlara fazla inancım kalmadı.
Filmin başı oldukça durgun olmasına rağmen ben beğendim. Filmde empati yapmaya çalıştığım bir sürü durum oldu. Pencereden bakarken dalıp giden öğretmenden, buz gibi havada ayakları su içinde fakat yüzünde tebessümle okula gelen İsmail'den, kasabaya sıkışıp kalmış ve bunu kabul etmek istemeyen Saffet'ten hatta öleceğini bile bile ters çevrilmiş kaplumbağadan...
Kasaba ve köy güzellemesi yapan bir sürü insan duymuşuzdur. Evet hepimiz şehir gürültüsünden ve insan yığınlarından uzaklaşmayı hep istemişizdir ama filmde gösterildiği gibi kasabanın zorluğuna da kimse dayanamaz. Film bu zorlukları güzel anlatmış. Saffet gibi hepimiz gençliğimizin solup gitmesini ve bir kasabaya sıkışıp kalmayı istemeyiz. Toplum, sahip olduğumuz şartları kabul etmemizi ve buna göre yaşamamızı ister ama bunu kabul etmek herkes için oldukça zor... Eski bir film fakat verdiği mesajlar oldukça anlamlı. İzlemek isteyenlere önerilir.
Spoiler içeriyor
🌿 Bülbüller sadece bizi keyiflendirmek için öterler. İnsanların bahçelerini didiklemez, mısır ambarlarına yuva yapmazlar. Kalplerini bize açıp şarkı söylemekten başka bir şey yapmazlar. İşte, bu yüzden bir bülbülü öldürmek günahtır. 🌿 Başkalarının yüzüne bakabilmek için önce kendi yüzüme bakabilmem gerek.…devamı🌿 Bülbüller sadece bizi keyiflendirmek için öterler. İnsanların bahçelerini didiklemez, mısır ambarlarına yuva yapmazlar. Kalplerini bize açıp şarkı söylemekten başka bir şey yapmazlar. İşte, bu yüzden bir bülbülü öldürmek günahtır.
🌿 Başkalarının yüzüne bakabilmek için önce kendi yüzüme bakabilmem gerek. Çoğunluğun düşüncesine riayet etmeyen tek şey bir insanın vicdanıdır.
🌿 İnsanlar genellikle istediklerini görürler ve istediklerini duyarlar...
🌿 Bazı insanların inanmamızı istediği gibi, bütün insanların eşit yaratılmadığını biliyoruz. Bazıları diğerlerinden daha zekidir, bazıları doğuştan daha fazla fırsata sahiptir, bazı erkekler diğerlerinden daha çok para kazanır, bazı kadınlar diğerlerinden daha iyi kek pişirir ve bazıları da çoğu insanın sınırlarını aşan becerilerle dünyaya gelir.
Kitapta, avukat olan bir adamın iki çocuğuyla yaşadığı hayatı anlatılıyor. Dürüst bir şekilde yaşayan ve her konuda nazik olan adam çocuklarını da bu şekilde büyütmeye çalışıyor. Kitap küçük bir kız çocuğunun diliyle anlatılıyor. Siyahilerin dışlanmış olduğu, siyahileri savunanların eleştirildiği ve beyaz bir adam karşısında siyahi bir adamın her zaman haksız olacağı düşüncesinin hakim olduğu bir ortamda yaşıyorlar. Yazar ırkçı tutumları çok iyi anlatmış.
Kitabı çok beğendim. Özellikle küçük çocukların, hiçbir zaman dışarıya çıkmayan Öcü Radley dedikleri adamı evden çıkarmaya çalıştıkları bölümler güzeldi. Ayrıca çocukların babası Atticus'un siyahi bir adamı savunduğu mahkeme bölümlerini de çok beğendim. Yazar gerçekten çok akıcı bir kitap yazmış. Çünkü kitabın ortalarına gelince devamını okumak için can atıyorsunuz. Gözlerim müsade etseydi iki günde bitecek bir kitap. Etkilendiğim çok fazla kısım oldu. Herkesin okumasını öneririm...📚💕
Spoiler içeriyor
Tarihi yanlış yansıttıkları için Hindistan'da büyük olaylara neden olan ve kötü tepkiler yüzünden vizyona geç giren bir film. Filmin süresi çok uzun ve kullanılan şarkılarda pek güzel değil bu yüzden ben beğenmedim. Filme dair beğendiğim tek şey görseller çok güzeldi.…devamıTarihi yanlış yansıttıkları için Hindistan'da büyük olaylara neden olan ve kötü tepkiler yüzünden vizyona geç giren bir film.
Filmin süresi çok uzun ve kullanılan şarkılarda pek güzel değil bu yüzden ben beğenmedim. Filme dair beğendiğim tek şey görseller çok güzeldi. Özellikle savaş alanı ve mekân görselleri oldukça güzeldi. Bunun dışında Müslüman bir hükümdarın aşırı itici gösterilmesi benim hoşuma gitmedi. Ayrıca Müslüman hükümdar Alauddin Khilji'yi araştırdığımda hiçbir kadın için bir yeri fethetmeyeceği anlatılıyor. Hükümdar olmak ve topraklarını genişletmek için birçok mücadeleyi göze almış fakat filmde gösterildiği gibi sahtekarlıklar yapmadığı anlatılıyor. Tarihi yanlış yansıtan filmlerden bende hoşlanmıyorum ama bunu oynayan başrol oyuncuyu ve yönetmeni öldürene ödül vermek isteyen insanların çokta aklı başında olduğunu düşünmüyorum. Hint filmlerinin çoğunda böyle mi bilmiyorum ama bu filmde bariz bir şekilde Müslümanları kötü gösteren bir taraf olduğunu düşünüyorum. Böyle bir şey yoksa bile ben böyle hissettim.
✨️ Yüzümüzdeki tebessüm, hangi sevincin gecikmesi acaba? ✨️ Birbirimizi tanımak için neyi bekliyoruz? Birbirimizi anlamak için neyi bekliyoruz? Birbirimize anlatmak için neyi bekliyoruz? ✨️ Çinliler, "Balık tutulunca ağ unutulur," diyorlar. Beni unutma! ✨️ Bahara pusu kuran kıştan öğrendik çiçeklerle yetinmemeyi.…devamı✨️ Yüzümüzdeki tebessüm, hangi sevincin gecikmesi acaba?
✨️ Birbirimizi tanımak için neyi bekliyoruz?
Birbirimizi anlamak için neyi bekliyoruz?
Birbirimize anlatmak için neyi bekliyoruz?
✨️ Çinliler, "Balık tutulunca ağ unutulur," diyorlar. Beni unutma!
✨️ Bahara pusu kuran kıştan öğrendik çiçeklerle yetinmemeyi.
✨️ Acaba bir şeyin tamamına sahip olmak insanı hoyrat ve küstah mı yapıyordu? Vuslattan sonra bunun için mi bitiyordu aşklar?
Mektuplardan oluşan güzel bir kitap. Ayrıca içerisinde fazlasıyla alıntı bulunuyor. İnsanlıktan, gerçek aşk ve duygulardan, eski bayramların varlığından bahsediyor. Zaman zaman güzel şeylerin hep geçmişte kaldığını söyleriz ya bu kitapta öyle hissettiriyor. Geçmişe özlem aynı zamanda geleceğe umutla bakmayı sağlıyor. Seveni olduğu kadar sevmeyeni de olan bir kitap. Okumak sizlere kalmış...📖
📖 Oysa hiçbir sevinç, emek harcamadan yaşanamaz, bütün mutluluklar biraz olsun çaba ister. 📖 Yirmi yedi yaşımıza kadar, kaderimiz hakkında fazla düşünmeden yaşarız. Hayatımızın gidişatını elimize almak istediğimiz zaman ise bizi sürükleyen dişlilere sıkışıp kalırız. 📖 Kendi yüzyılımızda, tüm gücümüzü…devamı📖 Oysa hiçbir sevinç, emek harcamadan yaşanamaz, bütün mutluluklar biraz olsun çaba ister.
📖 Yirmi yedi yaşımıza kadar, kaderimiz hakkında fazla düşünmeden yaşarız. Hayatımızın gidişatını elimize almak istediğimiz zaman ise bizi sürükleyen dişlilere sıkışıp kalırız.
📖 Kendi yüzyılımızda, tüm gücümüzü dış dünyanın fethine yoğunlaştırdık. Tek yaptığımız ise hırslarımızı iki katına çıkarmak ve arzularımızı uyandırmak oldu. Bunun sonucunda da hiç olmadığımız kadar huzursuz, kaygılı ve mutsuzuz.
✒️ Kitap, tembellikten uzak durmayı, çalıştığımız müddetçe arzu ettiğimiz hayata ulaşabileceğimizi bu yüzden de çabalamayı asla bırakmamamız gerektiğini anlatıyor. Tembelliğe neden olacak faktörler üzerinde çok fazla duruyor. Özellikle uyku düzeni, beslenme biçimi, toplumun tutumları ve hayatımızda bulunan insanların hayat tarzının bizim tembel insan olmamıza etkisinden bahsediyor. Çalışkan bir insan olmanın temel koşulunu ise irade terbiyesine bağlıyor.
Cemil Meriç bu kitap için "Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim." demiştir. Kesinlikle kitap hayatımıza düzen vermek için ve tembelliği bırakıp gün içinde az da olsa çalışmanın bize neler katabileceğini gösteren güzel bir kitap.
Hayatı uzaktan izlemek istemiyorsak ve istediğimiz hayatı yaşamak istiyorsak ayağa kalkıp çalışmalara başlamalıyız. Okumak isteyenlere önerilir...📚🤍
Spoiler içeriyor
🌾 Duygularımı anlayıp paylaşabilirsiniz, bana merhamet gösterebilirsiniz ama acımı hissedebilir misiniz? Hayır. 🌾 İntiharın en büyük günahlardan birisi olduğunu biliyorum. Fakat mutsuz olmak da büyük bir günah. Mutsuzken başka insanları incitirsiniz. Bu da bir günah değil mi? Başkalarını incittiğinizde bu…devamı🌾 Duygularımı anlayıp paylaşabilirsiniz, bana merhamet gösterebilirsiniz ama acımı hissedebilir misiniz?
Hayır.
🌾 İntiharın en büyük günahlardan birisi olduğunu biliyorum. Fakat mutsuz olmak da büyük bir günah. Mutsuzken başka insanları incitirsiniz. Bu da bir günah değil mi? Başkalarını incittiğinizde bu bir günah değil midir? Aileni incitiyorsun, arkadaşlarını... Kendini incitiyorsun. Bu da bir günah değil midir?
🌾 Dünya göründüğü gibi değildir. Bakış açınızı değiştirmelisiniz ki dünyanız değişsin.
🌾 Bütün umudunu yitirdin mi? Sabah uyanınca hiç gökyüzüne baktın mı? Şafakta güneşin doğmasını görmek istemiyor musun? Günbatımında güneşin sarı ve kırmızısını. Bunu artık görmek istemiyor musun? Ay'ı gördün mü? Yıldızları görmek istemiyor musun? Dolunay gecesini, tekrar görmek istemiyor musun? Lütfen doğru seçimi yap! Diğer taraftakiler buraya bakmak isterler. Ve sen oraya gitmek için acele ediyorsun.
Filmi genel olarak beğendim. İlk dakikalar biraz sıkıcıydı çünkü başrol oyuncusu arabasıyla dolaşırken insanları gözlemliyordu bu kısımlar ağır ilerlediği için sıkılmıştım. Filmde, intihar etmeyi düşünen bir adamın kendisini gömecek birini bulmaya çalıştığı anlatılıyor. Bu konuyu üç kişiyle konuşuyor. Genellikle paraya ihtiyacı olan birini bulmaya çalışıyor. Çünkü intihar ettikten sonra kendisini gömecek kişinin para almasını sağlayacak. Bu üç kişi Kürt bir asker, Afgan bir öğretmen ve Türk bir tahnitçi. Bu kişilerden sadece bir tanesi adamın istediğini kabul ediyor...
Bana göre oldukça garip bir filmdi. Çünkü adamın intihar etme sebebi filmde pek anlatılmıyor. Mutsuz olduğu için kendini ve hayatında bulunan insanları üzdüğü için bu hayatı artık yaşamak istemediğine karar veriyor ayrıca adam intiharın büyük bir günah olduğunu bildiği hâlde bu konuda fikrini değiştirmek istemiyor. Üç kişiden özellikle Türk olan kişinin adama anlattıkları çok güzeldi. Bunun dışında son sahnede adamın teklifi kabul eden kişiye birkaç kere bana taş at uyanmazsam öyle göm demesi yaşamak için biraz olsa içinde umudun olduğunu gösteriyor.
Filmin sonuna pek anlam veremedim çekim kısmını gösterdiler. İran sineması filmleri genel olarak bu şekilde mi bitiriyor bilmiyorum ama sonunda adama net olarak ne olduğu gösterilse güzel olurdu. Adamın intihar düşüncesinden vazgeçmiş olmasını isterdim. Çünkü bu hayat zor olsa da yaşamaya değer...❤️🩹