yarım kalan bir aşk daha ay yani yarım kalan bir kitap daha. başlarken çok hoşuma gitti hatta düşündüm ki ben kitaptan bol bol alıntı yaparım altını çizerim cümlelerin ama öyle olmadı. zaten ne zaman umduğum gibi oldu ki bir şeyler…devamıyarım kalan bir aşk daha
ay yani yarım kalan bir kitap daha.
başlarken çok hoşuma gitti hatta düşündüm ki ben kitaptan bol bol alıntı yaparım altını çizerim cümlelerin ama öyle olmadı. zaten ne zaman umduğum gibi oldu ki bir şeyler adlı ufak çaplı isyanımdan sonra devam edebiliriz...
elime aldığımda heyecanlandım sevdiğim bi yazar olduğu için ama okuyamadım. araya çok zaman girdi, müsait olamadım ve en önemlisi odaklanamıyorum. dengem yok, moralim bozukken ya çok kitap okuyorum ya hiç okuyamıyorum. bunun da bi ara üstesinden gelmek lazım. okuduğum kadarıyla kendime o kadar yakın buldum ki yazılanları bu bir yandan da üzücü bir durum çünkü pek olumlu ve iç açıcı bir eser değil :/ zaten olumlu olsa kendime benzetmezdim öyle değil mi??!
evdeyken de evden uzakta hissediyordum (konunun ev ile alakası yok) ama bu şehirde kendimi artık tamamen ülkeden dünyadan uzak hissediyorum (konunun ülke ve dünyayla alakası y- şaka şaka var tm)
yılı 63 kitapla kapatacağım gibi gözüküyor, kâfi. başlı dizilerimi bitirsem yeter herkese mutlu yıllar dilemek aşırı gereksiz polyanna hareketi gibi geliyor ama dilememekte ayıp olur sanırım :( o zaman ayıp olsun, iyi günler.
gecenin anlam ve önemine binaen şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir, mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat en uzun geceyi müneccim ve muvakkit ne bilir, gecelerin kaç saat olduğunu keder bağımlılarına (aşıklara) sor. (yani bana...) en uzun geceniz mutlu…devamıgecenin anlam ve önemine binaen
şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir,
mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat
en uzun geceyi müneccim ve muvakkit ne bilir, gecelerin kaç saat olduğunu keder bağımlılarına (aşıklara) sor.
(yani bana...)
en uzun geceniz mutlu ve sevdiklerinizle geçiyordur umarım <3
yine yeni yeniden livaneli. kitaplıktaki kısa kitapları okuyup aradan çıkartıyorum ki gidene kadar bitirmiş olayım. ama sanırım burdan gidemeyeceğim... neyse. başlarında aşırı sıkıldım kitabın yani şöyle izah edeyim "şu şu olacağını bilsem şöyle yapmazdım, başına bunlar geldi çok üzüldüm ah…devamıyine yeni yeniden livaneli. kitaplıktaki kısa kitapları okuyup aradan çıkartıyorum ki gidene kadar bitirmiş olayım. ama sanırım burdan gidemeyeceğim... neyse.
başlarında aşırı sıkıldım kitabın yani şöyle izah edeyim "şu şu olacağını bilsem şöyle yapmazdım, başına bunlar geldi çok üzüldüm ah tüh vah" diye anlatıyor yazar ama asla sadede gelmiyor. yav ne diye sen bana kitabın ileri kısmından spoiler veriyorsun ki (benim şu an size bu şekilde anlatmam spoiler sayılmaz tamam mı? ben ayrıntı vermedim sonuçta) bırak direkt olaya geç ben okuyarak kendi kendime öğreneyim her şeyi. çok sinirlendim o kısımlarda cidden hatta bırakmayı dahi düşündüm ama neyse dedim hadi büyüklük bende kalsın ajdbskbf.
adalarında sakin mutlu ve huzurlu yaşayan insanların nasıl huzurunun kaçtığını, ekosistemi bozunca ne gibi sorunlar yaşanacağını, bir yanlışın tüm doğruları çok güzel götürdüğünü (eskiden 4 idi ama burda 1 arkadaşlar) okuduk. yazarı sevmiyorum ve bunu dile getirmekten de asla çekinmiyorum. dili aşırı basit olduğu için kolay okunuyor. hatta nedendir bilinmez belki üst üste okuduğum için olabilir artık dili bana çok kof geliyor adamın. aşırı basit seviyede yazıyor gibi hissettiriyor. bu yüzden hızlı bitiyor. (iyi mi kötü mü bilemedim) bir de kitapta ismi olan kişi sayısı çok az bundandır ki okurken aklıma saramago geldi o da bazı kitaplarında karakterlere isim vermez en belirgin özellikleri ile hitap ederdi onlara. bilmiyorum ne mana şimdi aklıma bunun gelmesi ama olsun. (bişi olmaz dimi anne diyen çocuk aklıma geldi şimdi de djsbdjs saniyeler içinde aklıma ne kadar çok şey geliyor öyle) kitabın konusundan öyle bir saptım ki öyle alakasız şeyler anlatmaya başladım ki yani bütünlüğü olmayan bir yazı çıktı ortaya aynı düşüncelerim gibi...
neyse toparlayalım. kitap kötü değildi ama çok güzel efsanevi mutlaka okuyun da değildi. bana biraz basit bir anlatımı var gibi geldi. (kişisel fikirler) yazar şahsi ve siyasi fikirlerini bool bol empoze etmeye çalışmış oraları ya he he diyerek okuyup geçtim. çıtır çerez boş zamanda okunacak ve birkaç günde bitecek bir eser. şimdiden keyifli okumalar dilerimmmmm.
2 haftadır film grubunun yorumlamasına katılamıyordum yoğunluktan dolayı. yine katılmazsam linçlenirim diye meecccburen izledim. fedakârlık böyle bişi anlıyor musunuz?!?!!??? anlamazsınız... savaşlar ikiye ayrılır 1-) cephede yapılan savaşlar 2-) içsel savaşlar bugün konumuzun birincisi ama ben her zamanki gibi ikincisine de…devamı2 haftadır film grubunun yorumlamasına katılamıyordum yoğunluktan dolayı. yine katılmazsam linçlenirim diye meecccburen izledim. fedakârlık böyle bişi anlıyor musunuz?!?!!??? anlamazsınız...
savaşlar ikiye ayrılır
1-) cephede yapılan savaşlar
2-) içsel savaşlar
bugün konumuzun birincisi ama ben her zamanki gibi ikincisine de değineceğim çünkü neden olmasın?
klâsik bir savaş filmi yahudi soykırımı cart curt blablabla. sevmiyorum bu yahudi soykırım filmlerini ben o yüzden öyle çok etkilendiğim söylenemez. sadece savaşın her durumda her dönemde acı sonuçları olduğunu ve kimseye bir şey kazandırmadığını görüyoruz. hasar üstüne hasar acı üstüne acı. filmde de bu hâli güzel yansıtmış ama aynı zamanda komik ve eğlenceli sahneler de bolca mevcut. absürt bi savaş filmi desem bence yanlış olmaz ya da olur bilmiyorum ama çok da umrumda değil açıkçası doğruluğu ve yanlışlığı. zaten bugüne kadar doğru olduğunu düşündüğüm her şey yanlış çıkmadı mı?.. çıktı, teşekkürler. (burası içsel savaş kısmı oldu işte bknz)
oyunculuklar güzel, film fena değil. ama aşırı kanlı, silahlı, vurmalı kırmalı bir savaş filmi beklentisiyle başlamayın öyle bişi değil, daha sakin.
neyse söyleyeceklerim bu kadar. izlenecekler listemde imiş film ne akla hizmet eklemişsem böyle saçma konulu bi filmi... izlemiş olmak için zar zor izledim ama çok da keyifsiz bir deneyim değildi. kötünün iyisi diyelim.
insan kendisiyle olan savaşını kazanırsa geriye kalan her şeyi bir şekilde hallediyor ama asıl mesele o içteki savaşı kazanmak. zaten namümkün bir durum bu. neyse fazla edebiyat yaptım gidip mutfağı toplayayım da biraz özüme dönüp orda overthinkleyeyim. iyi geceler, mümkünse.
bırak ne olacaksa olsun güzellik ve de vahşet. sen yoluna devam et gelip geçer tüm hisler.
-rilke
merhaba herkese 18 saatlik yolculuğun ardından. dün gece sivas'ta idim sabah gözümü elazığ'da açtım şimdi de batman'da takılıyorum. uzuuuuzuuzuzn ve bol anksiyete ataklı bir yolculuğu geride bıraktığımı düşünüyorum. yaşandı ve bitti saygısızca diyerek devam ediyorum. öncelikle insan ne hayaller kuruyor...…devamımerhaba herkese 18 saatlik yolculuğun ardından.
dün gece sivas'ta idim sabah gözümü elazığ'da açtım şimdi de batman'da takılıyorum. uzuuuuzuuzuzn ve bol anksiyete ataklı bir yolculuğu geride bıraktığımı düşünüyorum. yaşandı ve bitti saygısızca diyerek devam ediyorum. öncelikle insan ne hayaller kuruyor... yolculuk uzun şu kadar kitap bitirir şu dizileri izler şu filmi izlerim diye. o kadar plan yaptım ama tek becerebildiğim bu kitabı bitirmek oldu. trende ne hayatımın aşkıyla tanışabildim ne de atraksiyon dolu bi hikâye yaratabildim bu da benim ayıbım olsun...
neeeyyyse kitaba gelecek olursak eğer benim için çok da tatmin edici bir şiir kitabı değildi. sanki tüm güzel şiirleri okumuşum da geriye böyle arasından 1-2 iyi şiir çıkan kitaplar kalmış gibi hissediyorum. bu da hayatımın aşkıyla tanışamamak kadar üzücü bir durum evet maalesef.
aralarında sevdiğim şiirler yok değildi tabii. hatta bol bol da alıntı yaptım ama sadece içinde çok fazla manasız şiir vardı. aksini iddia eden etmesin lütfen! yazarın üslubunu sevenler için belki rahatsız edici gelmez ama benim hoşuna gitmedi. sanat sanat içindir kaygısıyla yazılmış bir eser sanki. öyle oturmuş ve aklına ne geldiyse yazmış.
ohm tamam fazla gömdüm abartı oldu. okunur mu? evet, denk gelirsen okunur. tavsiye eder miyim? hayır, etmem.
çok yorgunum son gücümle gelip bir şeyler geveledim yine. umuyorum ki yıl bitmeden daha verimli kitaplar okur daha kaliteli aktiviteler yapabilirim. gerçi şu an bulunduğum konumdan mütevellit kaliteli işler yapma şansım pek yok ama halletces... elimizden geldiğince diyelim.
iyi geceler
mümkünse
UZUN ZAMANDIR İZLEDİĞİM EENNNNNNNNN EĞLENCELİ FİLMDİ. çığlık atmak istiyorum çünkü sahiden aşırı keyifliyim. BEN YENİ SAFE PLACE FİLMİMİ BULDUM ARKADAŞLAR. tamam sakinim neyse. HAYIR SAKİN FALAN DEĞİLİM ÇOK İYİYDİ ÇOK KOMİKTİ. bu filmin puanı, izlenmesi neden bu kadar düşük allasen?!?!…devamıUZUN ZAMANDIR İZLEDİĞİM EENNNNNNNNN EĞLENCELİ FİLMDİ.
çığlık atmak istiyorum çünkü sahiden aşırı keyifliyim. BEN YENİ SAFE PLACE FİLMİMİ BULDUM ARKADAŞLAR. tamam sakinim neyse. HAYIR SAKİN FALAN DEĞİLİM ÇOK İYİYDİ ÇOK KOMİKTİ. bu filmin puanı, izlenmesi neden bu kadar düşük allasen?!?! kendinize gelin!
tamam şimdi sakin olalım ve başa saralım. öyle tesadüfen film bakarken gördüm ve merak ettim. konusu biraz cinsel içerikli o yüzden rahatsız olanlar direkt geçebilir. ama bana kalırsa rahatsız olacak kadar bir şey yok alt tarafı telefon seks hattı işletiyorlar (smile in pain)
konusunu daha ayrıntılı anlatmak gerekirse eğer lauren karaktersiz alçak adi aşağılık sevgilisi tarafından terk ediliyor:))) ve tek başına kalıyor bu yüzden kendine yeni bir ev arkadaşı arıyor. o sırada da katie kirasını ödeyemediği için kendine yeni bir ev arkadaşı arıyor bam bu ikisi birbirini buluyor ortak arkadaşları sayesinde. sonrasında lauren katie'nin telefon sekse hattı işlettiğini öğreniyor ve bunu daha kurumsal bir hâle getiriyorlar (kurumsal kelimesi bu iş için söylenebilecek en yanlış kelime sanırım)
film özetle böyle ama o kadar komik ve eğlenceli geldi ki. ama siz yine de bana güvenerek yüksek beklentilerle izlemeyin dediğim gibi cinsel sahneler sizi rahatsız edebilir. bana kalırsa gülüp geçilesi yerlerdi. kesinlikle ilerde mutsuz bi anda açıp tekrar izleyeceğim bir film. ben sanırım bu yabancı elemanların romantik komedi türlerine bayılıyoruum.
bu arada bi an katie ve lauren eşcinsel olacak diye o kadar endişe ettim ki. öyle olsa kesinlikle filmin seyir zevki kaybolurdu böylesi daha iyi. kesinlikle tatlı bi son oldu. TEŞEKKÜR EDERİM KENDİME BU KEYİFLİ FİLM İÇİN
filmin ilk gönderisi de hayırlı olsun
sakın benim yorumumu baz alarak filmi izlemeye karar vermeyin sorumluluk kabul etmem
iyi geceler
izlemiş olmak için izledim diyebilirim. belki kendi isteğimle izlesem bu kadar olumsuz intiba bırakmazdı bende ama grup filmi olduğu için mecburen izlemem gerekti o yüzden sevemedim. film kötü mü? hayır. bizim ülkenin acı gerçeklerini tokat gibi yüzümüze vuruyor. en iyilerimiz…devamıizlemiş olmak için izledim diyebilirim. belki kendi isteğimle izlesem bu kadar olumsuz intiba bırakmazdı bende ama grup filmi olduğu için mecburen izlemem gerekti o yüzden sevemedim.
film kötü mü? hayır. bizim ülkenin acı gerçeklerini tokat gibi yüzümüze vuruyor. en iyilerimiz talihsiz kazalar sonucu aramızdan ayrılıyor kalan iyiler de artık ülkeden umudu olmadığı için yurtdışına kaçıyor. (insanın ülkesinden umudunu kesmesi de ironik)
her devirde doğruyu söyleyen, bir dava peşinden koşan onurlu insanlar vardır bir de onları yok etmek isteyen namussuzlar vardır. filmde bu iki kesimi de çok iyi görüyorsunuz. çok bir şey söylemiyorum çünkü dediğim gibi film güzel olduğu hâlde ben sevemedim. böyle de bi insanım ne yapalım... ama bence izlerseniz seversiniz ve bir o kadar da sinir olursunuz. içinde bolca vatana ihanet, sevgiliye ihanet, insanlığa ihanet var. şaşırdık mı? pek sayılmaz.
şimdiden keyifli seyirler
kütüphanede avare avare gezerken uzun zamandır saramago okumadığımı fark ettim. bu kitabı da sürekli elime aldım bıraktım acaba okusam mı okumasam mı diye ikilemde kaldım ve sonunda okumakta karar kıldım ki kılmaz olsaydım. boğdu boğdu duvara fırlattı duvardan aldı yere…devamıkütüphanede avare avare gezerken uzun zamandır saramago okumadığımı fark ettim. bu kitabı da sürekli elime aldım bıraktım acaba okusam mı okumasam mı diye ikilemde kaldım ve sonunda okumakta karar kıldım ki kılmaz olsaydım. boğdu boğdu duvara fırlattı duvardan aldı yere fırlattı. abartmıyorum kitap sahiden çok zor. uzun upuzun betimlemeler, gereksiz (bence) siyasi ayrıntılar, başrolün garip hareketleri ve içerdiği yersiz cinsellik...
her şeyiyle sahiden kötü bir deneyim oldu benim için, ama sağlık olsun. kötü deneyimler iyi insanlar mı yetiştiriyordu öyle bi söz vardı sanki ya da şu an ben uyduruyorum emin olamadım. her neyse.
yeteri kadar aşağıdıysam şimdi olumlu kısımlara geçelim:
bu kadar.
ahhsjand tamam şakaydı (çok güldük ayn)
kitaptaki bazı alıntılar sahiden hoşuma gitti, parantez içinde yazdığı şeyler beni çok güldürdü (ben de yazı yazarken tam olarak şu anki gibi çok fazla parantez içi kullanırım), gereksiz uzun betimlemeler olmasaydı sadece ressamlığına odaklanarak ilerleseydi (ki o kısımlar beni sıkmadı gayet akıcı bir şekilde okudum) daha iyi olurdu. özellikle otobiyografik yazıların olduğu, gezilerinden bahsettiği kısmı okurken içsel bunalımlar geçirdim... ama bitti.
her güzel şeyin olduğu gibi kötü şeyin de bir sonu vardır edebiyatı yapayım mı? hiç gerek yok di mi tamam bence de. neyse bugün kitabı bırakmak için tekrardan kütüphaneye gitmiş olmak mutlu etti kitabın lanetli olduğunu düşünüyorum (abart) yeni ve sıkıcı olmayan kitaplarla yolumuza devam edelim biz🤝🏻 teşekkürler iyi akşamlar.
Spoiler içeriyor
"ağlamak istiyordum, ama kalbimin bir çölden bile daha kurak olduğunu hissettim." sarsıcı bi kitap. evet sanırım söyleyebileceğim ve kitabı kendi açımdan özetleyebileceğim en güzel ifade bu olabilir. papazın kör ve yetim kızı himayesine alması ile başlıyor kitap. günlük şeklinde yazılmış…devamı"ağlamak istiyordum, ama kalbimin bir çölden bile daha kurak olduğunu hissettim."
sarsıcı bi kitap. evet sanırım söyleyebileceğim ve kitabı kendi açımdan özetleyebileceğim en güzel ifade bu olabilir.
papazın kör ve yetim kızı himayesine alması ile başlıyor kitap. günlük şeklinde yazılmış bi eser yani papaz'ın günlüğünü okuyoruz bi nevi.
başlarda gayet masumane şekilde başlayan ve kıza bakmayı dini bir sorumluluk olarak gören papaz onun için iyi bi öğretmen, iyi bir baba olmuş gibiydi. her şeyi sıfırdan öğretmek -kör birisine- sanıldığından daha zor ve zahmetli bir iştir diye düşünüyorum.
doğa tasvirleri, renkleri anlatma çabası kısaca o öğrenme ve keşfetme kısmı gayet güzeldi ve mükemmel tasvir edilmişti. sonrasında kıskançlıktan mı ya da sahiden aşktan mı bilmiyorum ama papaz'ın hisleri bir şekilde değişti ve bu değişim kitabın seyrini baştan sona alaşağı etti. kesinlikle okumaya başlarken ne böyle bir ilerleyiş ne de böyle bir son tahmin ediyordum yani benim için ters köşe oldu diyebilirim. kötü değildi ama garipti hâlâ etkisindeyim muhtemelen uzun bi süre daha etkisinde kalırım.
(böyle uzunca süre insanı etkisi altına alabilen kitapları seviyorum.)
kitap hakkında o kadar çok çıkarım yapılabilir o kadar farklı şeylere değinilebilir ki. iyilik, kötülük, günah, körlük, hristiyanlık ve aşk. bu kavramlar üzerinden muazzam bi eser olmuş. kesinlikle okunmaya değer, tavsiyemdir.
kötü mü? hayır kesinlikle değil ama bi yapımın devamı niteliğindeki yapımlar her zaman biraz şeydir (doğru kelimeyi arıyorum) eksik ya da biraz daha yavandır. bence siz beni anladınız. aylar önce okuma grubu sayesinde okumuştum bülbülü öldürmek kitabını. hiç aklımda yoktu…devamıkötü mü? hayır kesinlikle değil ama bi yapımın devamı niteliğindeki yapımlar her zaman biraz şeydir (doğru kelimeyi arıyorum) eksik ya da biraz daha yavandır. bence siz beni anladınız.
aylar önce okuma grubu sayesinde okumuştum bülbülü öldürmek kitabını. hiç aklımda yoktu aslında ikinci kitabı bu sene okumak ama kütüphaneye gittiğimde gözüme çarptı ve kısa olduğunu da görünce (239) neden olmasın dedim. pişman değilim ilkini okuduysam ikincisini de okumak zorunda hissediyorum kendimi o yüzden en azından bi seriyi tamamlamış oldum. bunun mutluluğu var içimde (benim küçük şeylerle mutlu olmam şoku)
birebir devam kitabı diyemeyiz belki ama ilk kitaptaki çocuk karakterin ileriki yaşlarını ve memleketine tatil için dönüşünü anlatıyor. tavsiyem iki kitabın arasını çok açmadan okumanız böylesi daha iyi olur.
son kısımda babasıyla olan hararetli tartışması benim için kitabın en güzel kısmıydı içinde altı çizilesi cümleler fazlaca var. mevcut düzene baş kaldıran asi bi baş karakter olması benim hoşuma gitti iki kitabı da kesinlikle tavsiye ediyorum şimdiden keyifli okumalar.