"+ ama burada yargılanacak kimse yok. . . - O zaman sen de kendini yargılarsın. En gücü de budur zaten. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir." (Sayfa 48)
Geç okunan kitaplarda bugün.. Usta yazar Yaşar Kemal'in en bilindik eserlerinden biri. Bir han padişahının atının sıradan bir köylüye gitmesini ve akabinde kızının bu köylüye aşık olmasını anlatan güzel bir öykü. Akıcı olduğu için okuyanı sıkmıyor. Benim gibi ertelemiş olanlar…devamıGeç okunan kitaplarda bugün..
Usta yazar Yaşar Kemal'in en bilindik eserlerinden biri. Bir han padişahının atının sıradan bir köylüye gitmesini ve akabinde kızının bu köylüye aşık olmasını anlatan güzel bir öykü. Akıcı olduğu için okuyanı sıkmıyor. Benim gibi ertelemiş olanlar varsa hemen okumalarını tavsiye ediyorum.
Brezilyalı yönetmen Karim Aïnouz tarafından çekilmiş 2019 çıkışlı drama filmi. Rio'da yaşayan iki kardeşin büyük hayaller kurduğu ama hayatın gerçekleri ile karşılaştığı acıklı bir öykü. Film çıktığı yıl Cannes'da Un Certain Regard (Belirli bir bakış) ödülü kazanmıştır.
Japon yönetmen Hirokazu Koreeda'nın ilk Güney Kore filmi. Her zaman ki gibi aile teması barındırıyor ancak bu sefer biraz farklı. Güney Kore'de çocuklarına bakamayacak durumda olan anneler bebeklerini, bebek kutularına bırakmaktadırlar. Bu kurum devlet tarafından yönetilmektedir. Filmin baş karakterlerinden olan…devamıJapon yönetmen Hirokazu Koreeda'nın ilk Güney Kore filmi. Her zaman ki gibi aile teması barındırıyor ancak bu sefer biraz farklı.
Güney Kore'de çocuklarına bakamayacak durumda olan anneler bebeklerini, bebek kutularına bırakmaktadırlar. Bu kurum devlet tarafından yönetilmektedir.
Filmin baş karakterlerinden olan bir kadın bebeğini oraya bırakır ancak daha sonra gelip almak ister. İşin garip tarafı ise o kurumda çalışan iki kişi bazı bebekleri alıp zengin ailelere satmaktadırlar. Yani çocuk ticareti yapıyorlar. Ancak çocuğunu geri almak isteyen anne, satıp paraya ortak olmaya karar verir.
Koreeda'yı bilenler film nasıl ilerlediğini az çok tahmin ederler. Aile içi ilişkileri ve anne baba gibi temel değerlerin üzerinde çok durmaktadır. Filmin güzel konusu ve güzel mesajları var. 2022 Cannes'da Altın Palmiye adayı idi. Tavsiye ederim.
Gün Olur Asra Bedel romanının içerisinde yer alan ancak dönemin sovyet baskısı nedeniyle çıkarılmış, yıllar sonra ayrı bir kitap halinde basılmış bir Cengiz Aytmatov eseri. Sarı-Özek de yaşayıp daha sonra hain olduğu iddia edilen "Abutalip Kuttubayev'in" nasıl öldüğünü, yazdığı Cengizhan…devamıGün Olur Asra Bedel romanının içerisinde yer alan ancak dönemin sovyet baskısı nedeniyle çıkarılmış, yıllar sonra ayrı bir kitap halinde basılmış bir Cengiz Aytmatov eseri.
Sarı-Özek de yaşayıp daha sonra hain olduğu iddia edilen "Abutalip Kuttubayev'in" nasıl öldüğünü, yazdığı Cengizhan öyküsü üzerinden gidilerek anlatılıyor. Gün Olur Asra Bedel'i okuyanlar bu öyküyü de devam niteliğinde okuyabilirler. Sonu acıklı..
"Honja Saneun Saramdeul" (Yalnızlar) Güney Koreli yönetmen Hong Sung-eun'un ilk uzun metraj filmi. Belirli nedenlerden dolayı hayattan soğumuş bir kadının dramı anlatıyor. Film sade ve durağan. Herkese hitap etmeyebilir. Ancak Güzel göndermeleri var. Çok uzun değil tavsiye ederim.
Jack London'ın 1900 yılında yazdığı kısa bir öykü. Akatan adlı bir kabilede yaşayan "Naass" düğün gününde denizden gelen yabancı bir adam tarafından kandırılır ve karısı zorla kaçırılır. Öykü bu karakterin karısını arama yolculuğunu ele alıyor. Puanına takılmayın, güzel bir öykü…devamıJack London'ın 1900 yılında yazdığı kısa bir öykü. Akatan adlı bir kabilede yaşayan "Naass" düğün gününde denizden gelen yabancı bir adam tarafından kandırılır ve karısı zorla kaçırılır. Öykü bu karakterin karısını arama yolculuğunu ele alıyor. Puanına takılmayın, güzel bir öykü tavsiye ederim.
"Yirmi yıl sonra aynı şarkılar çalıyor. Elli üç yıl öncesi çekilmiş bir film gösteriliyor. Yirmili yılların, ellili yılların giysileri vitrinleri dolduruyor. Açlık, savaş, geri kalmışlık ve inanılmaz felaketlerle ilgili haberleri kitleler, masal dinler gibi dinliyor. İşte böylesi bir yaşam önümüzden…devamı"Yirmi yıl sonra aynı şarkılar çalıyor. Elli üç yıl öncesi çekilmiş bir film gösteriliyor. Yirmili yılların, ellili yılların giysileri vitrinleri dolduruyor. Açlık, savaş, geri kalmışlık ve inanılmaz felaketlerle ilgili haberleri kitleler, masal dinler gibi dinliyor. İşte böylesi bir yaşam önümüzden gelip gidiyor. Sen kendi duvarlarının gerisine çekiliyorsun. O, kendi duvarlarının gerisine çekiliyor. Bir başka kentte. Bir başka ülkede. Herkes bir başka kentte. Herkes bir başka dili konuşuyor. Ya da anlamaya çalışıyor. Aynı dili konuşan iki kişi yok. Her sözü, insanın kendisi için söylediğine inanıyorsun. Her söylenen söz, bir biçimde insanın kendi kendini onaylaması. Karşısındakine bir şey anlatmak istese de, gene kendi gerçeğini, bilmişliğini ya da doğru algılayışını kanıtlamak için söylenen sözler. Bir bedenin üzerinde dolaşan her el, kendi bedenini okşamak istercesine dolaşıyor öteki beden üzerinde." (Sayfa 12)
Bir arkadaşımın önerisi üzerine ilk kez Tezer Özlü kitabı okudum. Müthiş bir yazar. Gerçekten bu kadar beklemiyordum. Üslubu okuyucu içine çekiyor. Anlatı severlerin mutlaka okuması gerekiyor. Tezer Özlü'nün ölümünden birkaç yıl önce en çok etkilendiği üç yazarın (Italo Svevo, Franz Kafka ve Cesare Pavese) yaşadıkları şehirlere, sokaklarına, evlerine ve mezarlarına gidip yaşadığı duyguları anlatıyor. Öyle güzel kaleme almış ki su gibi akıyor kitap. Özellikle Pavese'den çok etkilenmiş. Anlatılarından dolayı bu yazarın eserlerini okuma isteğim oluştu.
Tezer Özlü, en sevdiği yazarların intihar etmelerinden dolayı hayata karşı melankolik bakmakta. Bu nedenden dolayı söylenenlere göre intihar girişimleri olmuş ama ölüm sebebim ansızın gelen göğüs kanseri.. Edebiyatımız için önemli bir şahsiyet. Mutlaka okunmalı.
"Çileyi koklayıp gül niyetine Zindana girersen beni de çağır Sabrı, kanaati bal niyetine Ekmeğe dürersen beni de çağır. Bazen iki dünya sığar içime Bazen iki güneş doğar içime Bazen gam yağmuru yağar içime Sen beni ararsan beni de çağır. Dostların…devamı"Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen beni de çağır
Sabrı, kanaati bal niyetine
Ekmeğe dürersen beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Bazen iki güneş doğar içime
Bazen gam yağmuru yağar içime
Sen beni ararsan beni de çağır.
Dostların var ise divanelerden
Gözyaşın aktıysa minarelerden
Binlerce senelik viranelerden
Birşeyler sorarsan beni de çağır.
Ezelin ezelden öncesi vardı
Yine sonsuzluktur sonsuzun ardı
Zaman yumağına bizi kim sardı
Aklını yorarsan beni de çağır.
Dışarda göz yanar, içerde yürek
Taahhüt ehline tahammül gerek
Mazlum yarasına merhem diyerek
Gözyaşı sürersen beni de çağır."
- Abdürrahim Karakoç