🗺Bu film ilk filmden de mükemmeldi, puan konusunda nasıl geride kalmış neyini beğenmemişler anlamadım. Davy Jones'un org çaldığı sahne ve tekerlek dövüşü sahnesi muazzam sahnelerdi. Ayrıca 20 yıl önce çekilen filmde görsel efektlerin bu kadar üst düzey olmasına hayran kaldım.…devamı🗺Bu film ilk filmden de mükemmeldi, puan konusunda nasıl geride kalmış neyini beğenmemişler anlamadım. Davy Jones'un org çaldığı sahne ve tekerlek dövüşü sahnesi muazzam sahnelerdi. Ayrıca 20 yıl önce çekilen filmde görsel efektlerin bu kadar üst düzey olmasına hayran kaldım. Tabi kolaya kaçmayıp emek verilen zamanlardı şimdi isteseler bir daha böyle bir seri çekemezler.🧭
Bu kadının elinden film çekme ehliyeti dahil ne var ne yoksa alır mısınız? Rica ediyorum. Yönetmen koltuğunda bu kadının oturduğunu gördüğüm an ortaya nasıl bir iş çıkacağını tahmin etmiştim, trailer çıkınca da şüphelerim doğrulanmış oldu. Sadece Görsel şova özenilmiş içerik…devamıBu kadının elinden film çekme ehliyeti dahil ne var ne yoksa alır mısınız? Rica ediyorum.
Yönetmen koltuğunda bu kadının oturduğunu gördüğüm an ortaya nasıl bir iş çıkacağını tahmin etmiştim, trailer çıkınca da şüphelerim doğrulanmış oldu. Sadece Görsel şova özenilmiş içerik berbat. Karakterlerden geriye isimleri hariç hiç bir şey kalmamış. Ne dış görünüşleri ne karakterleri hiç birinin doğru yansıtılmamış. Kısaca kitabın ruhuna sıçılıp estetiğe önem verilmiş. Küfür için kusura bakmayın.
Karakterlerin içsel çatışmalarını ve bu hâle gelmelerindeki en büyük motivasyonu vermeyeceksen neden çektin? Olay örgüsünden hikâye için en önemli unsurlar çıkarılıp bol keseden erotizm sahneleri eklenmiş. Hindley ve uğradığı ırkçılık, Heatcliff'in bu hâle gelmesindeki en büyük etkendi; ikisi de yok. Alt sınıf olduğuna değiniliyor ama ırkçılığa tabi ki yer vermemişler. Dış görünüş desen... Sanırım Edgar ile Heatcliff'i karıştırdılar.
Jacob Elordi filme niye getirilmiş belli değil (aslında belli de), dünya üzerinde bu role en uygunsuz kişi. Ben erkek kılığına girsem ondan daha çok Heatcliff olurdum. Yakışıklı da değil bu arada, itici herif; Timothée'den sonra en uyuz olduğum erkek oyuncudur. Margot Robbie desen filmin PR çalışmasından beri yüzünü görmek istediğim biri değil. Role de başından beri uygun değildi. Gözümde ne kadar antipatik olunabilirse o kadar oldular.
Filmi yanlış bir şekilde pazarlayıp yanlış bir beklenti oluşturdular. Doğru pazarlasaydınız bizde öyle izlerdik. Her şeyi bu kadar olağanüstü ve saçma derecede değiştireceksen baştan bir hikaye yazabilirdin kitap uyarlaması yapma konusundaki motivasyonun neydi acaba? Kendi soruma ben cevap vereyim kitabın adını kullanarak fazla gişe yapmak. Filmin ve karakterlerin ismini değiştirip, ikonik replikleri de çıkartırsan, geriye kalan şeyden ben bunun "Uğultulu Tepeler" olduğunu bile anlamazdım. Kıyafetlere, mekânlara ve kostümlere çirkin diyemem ama ben onları da beğenmedim film gibi yapmacık ve absürt duruyordu. Müzikleri de Charli xcx'in...😑
Her oynadığı filmin incelemesinde laf attıktan sonra Brad Pitt'in filmlerini izlerken bizim gizlilik... Görüntü, ses ve müzikleri hallettikten sonra senaryoyu düşünmeye vakit kalmamış. O yüzden ortaya karışık tüm hollywood klişelerini eklemişler sanırım. Sıkı bir F1 takipçisi değilim, eminim meraklısı olanlar…devamıHer oynadığı filmin incelemesinde laf attıktan sonra Brad Pitt'in filmlerini izlerken bizim gizlilik...
Görüntü, ses ve müzikleri hallettikten sonra senaryoyu düşünmeye vakit kalmamış. O yüzden ortaya karışık tüm hollywood klişelerini eklemişler sanırım. Sıkı bir F1 takipçisi değilim, eminim meraklısı olanlar için gerçeğe yakın hissettirmemiştir; o kısma takılmadım bile ama bazı yerlerde çok cringe hissettirdi gülmeden edemedim. Top Gun: Maverick filminin arabalı hali gibi olmuş zaten aynı yönetmen. O kadar milyon dolarlık bütçeye değecek bir film mi şüpheli yine de eğlenmek için birebirdi asla sıkıcı değil özellikle sinemada izlesem daha çok zevk alırdım. sinema için çekilmiş belli ki evde açıp izleyince insan takılmayacağı şeylere takılmaya başlıyor. İzlerken keyif verse de filmi kapattıktan iki saat sonra her şey uçtu gitti. Filmi iki gün önce izledim, yorum yazmak için hafızamı zorluyorum ama hatırlayamıyorum.
En gereksiz kısım Sony ve Kate arasında yaşananlardı. Brad Pitt illa her filmin de birini yatağa atacak, yoksa olmuyor. Onun yerine JP'nin duygusal bir şeyler yaşadığını izlemek daha iyi oldurdu. Simon Ashley'in tüm sahneleri de kesilmemiş olurdu iki saniye gözüktü filmde.
Damien Chazelle'nin Whiplash dışında tatmin eden bir işini izlemek nasip olmadı. Film kaos eşliğinde ve yüksek tempoyla açılınca 40 dakika çok çabuk geçti. Devamında da tempo hep canlı tutulmaya çalışıyor ama ilk bir saat sonrasında bana göre elle tutulur bir…devamıDamien Chazelle'nin Whiplash dışında tatmin eden bir işini izlemek nasip olmadı. Film kaos eşliğinde ve yüksek tempoyla açılınca 40 dakika çok çabuk geçti. Devamında da tempo hep canlı tutulmaya çalışıyor ama ilk bir saat sonrasında bana göre elle tutulur bir şey yok. Bir buçuk saatin sonunda artık odağım dağılmaya başladı.
Nellie'nin ilk sesli filmini tekrar tekrar çektikleri sahne (orada çok güldüm) ve güneşi kaçırmadan sahneyi çekme çabaları dışında filmin hiçbir olayı yok. Dağınık senaryo, gereksiz sahneler ve kafa ağrıtan kaosu dışındaki artıları; iyi oyunculuklar, muazzam müzikler ve sinematografi. Üç puanı bunlara veriyorum (beş üzerinden). Belki sevdiğim oyuncularla bu hikâyeyi izlesem daha keyif alabilirdim. Brad itini zaten saymıyorum Margot Robbie'ye de Uğultulu Tepeler filminin pr döneminde Jacob Elordi ile yaptıklarından beri antipatiğim. Ben sinemayı da artık cidden sevmediğimi düşünmeye başladım sadece film izlemeyi seviyorum sanırım...
"Sinefil olmak" biz yaşayamadık da onu söyleyeyim, biz yaşayamadık yani.
Birinci bölümü izlerken sürekli dakikayı kontrol edip durdum, yavaş ilerliyordu. Artık sabrım taşıyor derken, birinci bölümün sonu ile beni içine öyle bir aldı ki sonuna kadar başka bir şeyi umursamadım. Özellikle ikinci bölüm beni bayağı şaşırttı. Plot twiste bayıldım. Cinsel…devamıBirinci bölümü izlerken sürekli dakikayı kontrol edip durdum, yavaş ilerliyordu. Artık sabrım taşıyor derken, birinci bölümün sonu ile beni içine öyle bir aldı ki sonuna kadar başka bir şeyi umursamadım. Özellikle ikinci bölüm beni bayağı şaşırttı. Plot twiste bayıldım. Cinsel sahnelerin fazlalığı da beni rahatsız etmedi. Normalde film ve dizilerde cinsel sahnelerin dozu fazla kaçarsa beni bozar ama bu dizide bence yerindeydi; hikâyeye katkıda bulunan sahneler olduğu için lafım yok. Dili mürekkepli dedenin okuma dersleri kadar rahatsız etmedi. Yine de alttan o "male gaze" kokusunu almamak elde değil yönetmenin erkek olduğunu görmek beni şaşırtmadı.
"You are the butter to my bread, you are the breath to my life..." The taste of things izledikten sonra daha fazla yemek temalı filmler izlemek istediğimi fark ettim. Tarif defterimi de oluştururken arkada izlemelik bir film olsun diye açtım…devamı"You are the butter to my bread, you are the breath to my life..."
The taste of things izledikten sonra daha fazla yemek temalı filmler izlemek istediğimi fark ettim. Tarif defterimi de oluştururken arkada izlemelik bir film olsun diye açtım fakat defteri bırakıp filme odaklandım. Çok tatlı bir filmdi yeni safe place filmimin kilidini açmış bulundum. Filmdeki kadınlar ve kocalarıyla ilişkileri çok içtendi evet durağandı fakat beni etkilemedi. Üç saat olsa yine de keyifle izlerdim.
Meryl Streep gerçekten sen nasıl bir oyuncusun?
Ses tonu ve diksiyonu resmen aynısı Julia Child'e dönüşmüş hatta tekrar yaratmış kadını hayran oldum.
Son olarak BON APPÉTİT!
İzlediğim chick flick türünün en kötüsü oldu maalesef bu konuda Bridget Jones's Diary ile yarışır. Cher'in güzelliği ve ikonik kıyafetleri dışında çok sıkıcı.