Lore ve karakter derinliği açısından gelmiş geçmiş en iyi animasyon The Last Airbender gibi geliyor bana. Sadece Zuko'nun karakter gelişimi bile epey bir animasyona taş çıkartır.
Twitter'da falan görüyorum. Bir insan hangi akla hizmet 6-7 Eylül över ki? Kıbrıs'la falan zerre alakası olmayan bir adamın evinin camının penceresinin indirilmesini, dükkanının ateşe verilmesini, karısına kızına tecavüz edilmesini, gittiği kilisenin papazının öldürülmesini “oh iyi olmuş" diye yorumlamak nasıl…devamıTwitter'da falan görüyorum. Bir insan hangi akla hizmet 6-7 Eylül över ki? Kıbrıs'la falan zerre alakası olmayan bir adamın evinin camının penceresinin indirilmesini, dükkanının ateşe verilmesini, karısına kızına tecavüz edilmesini, gittiği kilisenin papazının öldürülmesini “oh iyi olmuş" diye yorumlamak nasıl bir iğrençliktir, anlamıyorum. Zulüm salt “biz"den olana yapıldığında zulüm olmaz.
Filmin olay örgüsü, oyunculuk ve temposu son sahneye kadar harikaydı. Dürüst olmak gerekirse, çok daha mantıklı bir final sahnesi bekliyordum. Eğer öyle olsaydı, hiç şüphesiz 10/10 verirdim. Hitchcock bugün bile büyük şöhretini hak ediyor. Filmleri eski olabilir ama hala altın…devamıFilmin olay örgüsü, oyunculuk ve temposu son sahneye kadar harikaydı. Dürüst olmak gerekirse, çok daha mantıklı bir final sahnesi bekliyordum. Eğer öyle olsaydı, hiç şüphesiz 10/10 verirdim. Hitchcock bugün bile büyük şöhretini hak ediyor. Filmleri eski olabilir ama hala altın değerinde. Filmlerin teknik kalitesi bugün muazzam derecede gelişti, ancak birçoğunun hikaye anlatımı ve oyunculuğu bu filmden daha düşük. Bir filmi değerlendirme kriterim, tekrar izlenebilir olup olmaması ve bu film kesinlikle birden fazla kez izlenmeyi hak ediyor.
Tamamını değil de bazı kısımlarını izledim bu dizinin. Ebubekir'i Cennetin Krallığında Selahaddin'i oynayan adam canlandırmış. Güzel cast. Diğer cast seçimleri de iyi. Bir ara tam olarak izlesem daha iyi olur. Ömer dönemi en mühim devir olabilir. Hem Sasanileri hem Romalıları…devamıTamamını değil de bazı kısımlarını izledim bu dizinin. Ebubekir'i Cennetin Krallığında Selahaddin'i oynayan adam canlandırmış. Güzel cast. Diğer cast seçimleri de iyi. Bir ara tam olarak izlesem daha iyi olur. Ömer dönemi en mühim devir olabilir. Hem Sasanileri hem Romalıları sağlam tokatladıkları evre. Taberî üzerinden Sasanileri, başka yerlerden Bizans'ı iyice hazmettikten sonra nasıl yansıttıklarını daha iyi tahlil ederim. Ama o kadar detaya giren bir dizi olmadığını hatırlıyorum. Genel İslam tarihi anlatısının pek dışına çıktıklarını da sanmıyorum.
Diziyi değil ama diziden kolajla yaptıkları filmi izledim. Yorumum onun üzerinden ama diziyi de yansıtır ana hatlarıyla. Kolaj kopuk kopuk. Bağlam yok. Kolaj fazla yorum yapmayı lüzumlu bulmuyorum. Ama Yüzbaşı Faruk'un istifa sahnesi epey hoştu. Nispeten güzel kurgulanmış. Diğer kumandanların…devamıDiziyi değil ama diziden kolajla yaptıkları filmi izledim. Yorumum onun üzerinden ama diziyi de yansıtır ana hatlarıyla. Kolaj kopuk kopuk. Bağlam yok. Kolaj fazla yorum yapmayı lüzumlu bulmuyorum. Ama Yüzbaşı Faruk'un istifa sahnesi epey hoştu. Nispeten güzel kurgulanmış. Diğer kumandanların ayağa kalkıp odadan çıkan müstafi zabite selam durması vs. Miralay Nazım fırkasının bozuluşunda pusu sahnesi de çok iyi olmasa da fena değildi. Kütahya-Eskişehir bozgununda 30 bin askerin firar ettiğini dillendirebilmişler bak buna işte hayret ettim. Genelde bu tip yerler meskut geçilir.
Sakallı Nurettin'i çok iyi benzetmişler bu arada. Tipi mükemmel olmuş. Yakup Şevkinin son taaruz planına karşı ihtiyatlı tavrını iyi işlemişler. Oraya Yakup Şevkinin Mustafa Kemal'e "Hocanım ama muvaffak olursan elini öperim" demesini de ilave etselermiş daha hoş olurmuş.
Film, mütarekede Fransızların elindeki Akbaş cephaneliğinin basılması ile başlıyor. Olay örgüsü kopuk, kamera açıları kötü. Dandik bir propaganda filmi. Salt eski görüntüleri görebilmek bakımından bir kıymet-i harbiyesi var. Rahip Frew'a falan biraz değinmiş. 'İşbirlikçi' imam da Sait Molla heralde. Yahya…devamıFilm, mütarekede Fransızların elindeki Akbaş cephaneliğinin basılması ile başlıyor. Olay örgüsü kopuk, kamera açıları kötü. Dandik bir propaganda filmi. Salt eski görüntüleri görebilmek bakımından bir kıymet-i harbiyesi var.
Rahip Frew'a falan biraz değinmiş. 'İşbirlikçi' imam da Sait Molla heralde. Yahya Kaptan da var filmde. Atatürk, Nutuk'ta epey över bu adamı. Ondan koymuştur Muhsin Ertuğrul. Yoksa ne bil'cek onu amk
Bi de ateşin başında Debreli Hasan'ı söyleyen dayılar türküyü bilmiyor herhalde. Kelimeleri yutup duruyorlar.
Askerlerin ateş etmeyi reddettiği sahnede n'oluyor belli değil amk ondan sonra oradan bir anda "vatan millet Sakarya" edebiyatına geçiyor bu ne kopukluktur?
Propaganda filmi yapıyorsunuz bari adam gibi bi şey yapın bu ne sonda da içi boş hamasi laflar.. Alexander Nevsky bile bundan daha iyi anasını satayım en azından bir olay örgüsü var.
Bu filmde beğenilebilecek sadece iki şey vardı. Bunlardan biri, kadın karakterin gerçekten çok güzel olması, bana biraz genç Jennifer Connelly'i hatırlattı; diğeri ise filmin adının en sevdiğim anime olan Black Lagoon'a benzemesi. Geri kalanını hiç umursamıyorum.