Çocukken okumam gereken bir kitaptı. Bir de şeyi fark ettim. Genelde bu Amerikalı ve İngilizler hemen hiç sarmıyor. Bir tek Orwell Hayvan Çiftliği hoşuma gitti, o da Stalin’den giydiriyor diye. Yoksa anlatımı çok cezbedici falan diye değil.
HBO Rome’un üçüncü sezonunda bunları görmek vardı... Caesar’ın gölgesinde kalsa bile ondan daha iyi kumandan olmasa bile daha iyi politikacı gibi geliyor bana.
Başta ikinci Serbest Fırka olayı olarak görülen DP’nin hangi şartlar dahilinde kurulduğu, bu partiyi kuran kişinin neden Bayar olduğu üzerinde duran serinin ilk kitabı Türkiye’nin İkinci Harp sonrası iç ve dışda siyasi, askerî, iktisadi vaziyetine odaklanıyor.
DP’nin 14 Mayıs 1950 zaferiyle noktalanan süreç, İkinci cumhuriyetin başlangıcı diye de okunabilir belki. Hoş bu söylemi esas benimseyenler 27 Mayıs darbecileri idi. İronik şekilde.
Bu cildin esas olayı, 12 Temmuz Beyannamesi ile İnönü’nün yeni partinin varlığını güvence altına alması, DP içindeki daha tutucu kanadın da MP adıyla kendini dışarı atması. Fahri reisi Fevzi Çakmak olan bu parti, pek varlık gösteremedi ama eğer Mareşalin 14…devamıBu cildin esas olayı, 12 Temmuz Beyannamesi ile İnönü’nün yeni partinin varlığını güvence altına alması, DP içindeki daha tutucu kanadın da MP adıyla kendini dışarı atması. Fahri reisi Fevzi Çakmak olan bu parti, pek varlık gösteremedi ama eğer Mareşalin 14 Mayıs seçiminden biraz evvel ölümü vaki olmasa idi varlık gösterebilir miydi sorusu, kolayca yabana atılır cinsten durmuyor.
Necip Fazıl’ın yorumu: Serbest Fırka kapatıldı ve oyun, oyuna getirilmek istenen İnönü'nün zaferiyle bitti... Şükrü Hanioğlu’nun yorumu: Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın, patrimoyal şefin, ağabeyinin hatalı davranışlarını babaya iletmekle vazifeli küçük çocuğu rolünü bir kenara iterek iktidar talebini seslendiren ve reisicumhurun başında…devamıNecip Fazıl’ın yorumu: Serbest Fırka kapatıldı ve oyun, oyuna getirilmek istenen İnönü'nün zaferiyle bitti...
Şükrü Hanioğlu’nun yorumu: Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın, patrimoyal şefin, ağabeyinin hatalı davranışlarını babaya iletmekle vazifeli küçük çocuğu rolünü bir kenara iterek iktidar talebini seslendiren ve reisicumhurun başında bulunmayı sürdüreceğini ilân ettiği iktidar partisini açıktan eleştiren bir yapı olmaya yönelmek, örgütün yedi senedir kaleme alamadığı, siyasî/ideolojik çizgi ortaya koyan bir program neşretmesi, kâğıt üzerinde var olan özgürlükleri kullanmaya kalkması, girişimin kısa sürede sonlandırılmasına yol açacaktır.
Koçak, Serbest Fırkayı gayet güzel özetlemiş bu kitapta ekstra diyecek bir şeyim olmadığından bu anektodları koydum. Yol Ayrımı romanının review’unda zaten yazmıştım yazacağımı.
“Che’nin çantasından Nutuk çıktı!” masalını mabadından uyduran Sinan Meydan denen düdük, Allah seni bildiği gibi yapsın ne diyeyim başka. “Cumhuriyet târihinin bu erken döneminde olan bütün olumsuzlukları İnönü’ye, geri kalanları da Atatürk'e âidmiş gibi göstermek, tarihçilik değil, olsa olsa politik…devamı“Che’nin çantasından Nutuk çıktı!” masalını mabadından uyduran Sinan Meydan denen düdük, Allah seni bildiği gibi yapsın ne diyeyim başka.
“Cumhuriyet târihinin bu erken döneminde olan bütün olumsuzlukları İnönü’ye, geri
kalanları da Atatürk'e âidmiş gibi göstermek, tarihçilik değil, olsa olsa politik bir gelenektir!”
Çok doğru bir tespit.
Onun haricinde “İlahi Nutuk” da bir ruh hastasının gözünden 70’lerin Türkiye’sine Atatürk’ün ‘öte alemden’ direktiflerini içermesi bakımından çok kıymetli (!)
Bunlar ve benzeri pek çok misalle bu kitap Koçak’ın Tarihlenk’i gibi olmuş diyebilirim. Epey bir yanlışları düzelttiği ve Sinan Meydan gibi soytarıları madara ettiği bir eser.
Ruşeni Barkın ile ilgili kısım da ayrıca ilginç. Karabekir’in 1933’te yakılan hatıratı da keza. Hoş onun için müstakil bir çalışması var.