Çok güzeldi. Çizimleri, hikayesi... Her şeyine bayıldım. Ben normalde romantik yapımları genel olarak sevmem ne film ne dizi ne de kitap olarak. Ama birkaç romantik manga okudum ve hoşuma gittiler.(Aslında okumak istediğim seri mangalar çok pahalı olduğundan ve ben yine…devamıÇok güzeldi. Çizimleri, hikayesi... Her şeyine bayıldım. Ben normalde romantik yapımları genel olarak sevmem ne film ne dizi ne de kitap olarak. Ama birkaç romantik manga okudum ve hoşuma gittiler.(Aslında okumak istediğim seri mangalar çok pahalı olduğundan ve ben yine de kitaplığımda birkaç manga bulunmasını istediğimden almıştım bu tek kitaplık romantik mangaları, kesinlikle pişman olmadım.) Belki de hemen bittikleri ve aşırı cıvık cıvık olmadıkları içindir. Şimdiye kadar okuduklarımın mutsuz son olması da muhtemelen etkilemiştir bunu.
Manganın hikayesinin işlenişi güzeldi bence. Kitabın sonunu daha ilk sayfadan veriyorlar. Eğer sonu belli olmasına rağmen meraklandırıyorsa ben böyle sonu baştan veren yapımları severim. Bence bunu başardı, bu sona ulaşma süreci nasıl olacak diye son ana kadar meraklıydım ve sonunda yine de şaşırdım. Benim için bunlar ekstra puan.
Bittiğinde mangayı beğendiğim için anime filmini de izlemek istedim ama çizimleri o kadar hoşuma gitmedi ki başlamadım bile. Galiba zaten karakterlerin ruhu da çok korunmamış. Ben de sırf mangasıyla benim için zirvede bıraktım.
Genel olarak mangayı beğendim. Zaten okuması çok kısa sürüyor ve keyifli vakit geçirtiyor, tavsiye ederim.
Not: Erkek ana karakterin en sevdiği Japon yazarın Osamu Dazai olduğu geçiyordu bir yerde, bir daha sevdim :)
"Bilmiyordum. Birine öfkemi göstermek... Onu fazlasıyla incitebilirmiş. Aynı şekilde kendimi de."
"-Hem kötüsün hem de yalnızsın.
+Kimse zarar görmüyor desek olmaz mı?"
"-Aceleye gerek yok, önümüzde uzun bir gece var.
+Haklısın. Zaten kötü hissettiği anlar insana daha uzun gelirmiş."
"Birini yaralamak... Yaralanmak... Her şey bu kadar acı verici miymiş?"
"Sıradan hayatlar yaşayan insanlar yaşam ve ölüm hakkında fazla kafa yormazlar değil mi?"
"Gerçek hayattan ziyade, romanların daha eğlenceli olduğuna inanıyorum."
"-Yaşamak nedir?
+ Sanırım birileriyle etkileşim içerisinde olmak. Birbirimizi tamamen anlamak. İşte yaşamak budur. Birilerini kabul etmek, sevmek, sevmemek, birinin elini tutmak, birine sarılmak, birinin yanından geçmek, kimi insanla birlikteyken eğlenmek, kimisiyle de sıkılmak. İşte bunların toplamı yaşamaktır. Tek başıma kendi varlığımı anlayamam. Kimisini sevsem de kimisini sevmem, kimisiyle eğlenirken kimisini can sıkıcı bulurum… Birileriyle etkileşim içinde olmak, benim yaşıyor olduğumu gösterir. Herkes yanımda olduğu için benim bir kalbim var. Onlar bana dokunduğu için benim bir vücudum var. İşte böyle oluştum ve şu anda yaşıyorum. Hâlâ buradayım ve yaşıyorum."
"On yedi yıl boyunca bana ihtiyaç duymanı beklemiş olabilirim. Sakuraların ilkbaharı beklemesi gibi. Ölmeden önce tıpkı senin gibi biri olmak istiyorum. Hayır... Böyle sıradan bir cümle olmamalı öyle değil mi? Belki istemeyebilirsin ama ben yine de... Pankreasını yemek istiyorum."
Spoiler!!!
Kızla oğlanın manga boyunca sevgili olmaması benim için mükemmeldi, romantikliği sevmiyorum dediğim gibi. Hem de manganın dediği gibi bence böyle bir durum olayın derinliğine de yakışmazdı. İkisinin o özel ilişkileri çok güzeldi.
Sonunda kızın öleceğini zaten ilk sayfadan vermesine rağmen kızın cinayete kurban gitmesi beni aşırı şaşırttı. Zaten o "Pankreasını yemek istiyorum." mesajını attığında çocuk anlamıştım öldüğünü ama nasıl olduğunu anlamamıştım, o sayfaları aşırı hızlı,üzgün ve şaşkın okudum. Kızın cinayete kurban gitmesine çok üzüldüm ama kurguyu güzelleştirmiş kesinlikle.