Serinin son kitabında genel gidişatı hakkında fikrimi değiştiren, seriyi benim gözümde ileriye taşıyan bir şey olmadı. Hala daha geniş bir hayal gücüyle daha büyük çapta olaylar yazılabilirdi diye düşünüyorum. Okudum, durağan bir seri değildi . Kötü de diyemem ama potansiyelinin…devamıSerinin son kitabında genel gidişatı hakkında fikrimi değiştiren, seriyi benim gözümde ileriye taşıyan bir şey olmadı. Hala daha geniş bir hayal gücüyle daha büyük çapta olaylar yazılabilirdi diye düşünüyorum. Okudum, durağan bir seri değildi . Kötü de diyemem ama potansiyelinin harcandığını düşünüyorum. Bu haliyle ortalama bir serinin çok üstüne çıkamamış. Aşırı beğenemedim. 6.5'tan 7/10
Serinin ikinci kitabı da yine beklentilerimin altında kaldı. Kitap boyunca yine olay örgüsünün daha da gelişmesini, her şeyin altında çok daha epik şeyler olmasını beklemiştim ama bana kalırsa bir tık sığ kaldı. Kitabın evreni beni heyecanlandırmadı ya da ilgimi çekmedi.…devamıSerinin ikinci kitabı da yine beklentilerimin altında kaldı. Kitap boyunca yine olay örgüsünün daha da gelişmesini, her şeyin altında çok daha epik şeyler olmasını beklemiştim ama bana kalırsa bir tık sığ kaldı.
Kitabın evreni beni heyecanlandırmadı ya da ilgimi çekmedi. Ki bu benim için bilimkurgu/distopya okurken çok önemli bir kriterdir. Hayal gücünün sınırları bu kadar zorlanabilecek bir türde, muhteşem örnekleri okumuşken, ne yazık ki artık bu tarz; kötü olmasa bile yine de vasatın üstü olan kitapları çok beğenemiyorum.
Beklentim çok farklı olarak başladığım bir kitaptı. Ben çok daha geniş bir distopya/bilimkurgu evreni bekleyerek başlamıştım. Olay örgüsünü de daha geniş çapta, daha hareketli bekliyordum. Beklentilerimin azizliğine uğradım. Aşırı beğenemedim. Bana temposu düşük, dünyası sınırlı geldi. Karakterlere çok bağlanamadım. Yine…devamıBeklentim çok farklı olarak başladığım bir kitaptı. Ben çok daha geniş bir distopya/bilimkurgu evreni bekleyerek başlamıştım. Olay örgüsünü de daha geniş çapta, daha hareketli bekliyordum. Beklentilerimin azizliğine uğradım. Aşırı beğenemedim.
Bana temposu düşük, dünyası sınırlı geldi. Karakterlere çok bağlanamadım. Yine de ortalamanın üzerinde bir seriydi. Sadece benim beklentim yüksekti.
Spoiler içeriyor
İlk yedi bölümünü pek sevmedim, klişe bir kıyamet sonrası hikayesi gibi geldi. Beni dizide tutan tek şey mantar olayını çok sevmemdi. Klasik zombi filmlerinden çok daha orijinal ve ilgi çekici geldi. Şimdiye kadar izlediğim en iyi zombileşme olayıydı. Son iki…devamıİlk yedi bölümünü pek sevmedim, klişe bir kıyamet sonrası hikayesi gibi geldi. Beni dizide tutan tek şey mantar olayını çok sevmemdi. Klasik zombi filmlerinden çok daha orijinal ve ilgi çekici geldi. Şimdiye kadar izlediğim en iyi zombileşme olayıydı.
Son iki bölüme bayıldım. David'in psikopatlığını, o bölüm yaşanan duyguları çok iyi yansıtmışlar. Son bölüm Joel'in artık bir kahraman değil de anti kahraman oluşu iyice göz önüne çıkınca da dizi benim için gerçekten ilgi çekici hale geldi. Sezon finalinde Joel'in tüm Ateşböcekleri'ni öldürmesi, o sahnede çalan müzik, seslerin boğuk olması vesaire mükemmeldi. O atmosferi, duyguyu iyi yansıtmışlar bence. Son bölümden inanılmaz etkilendim ve diziye olan beğenimi katbekat arttırdı.
Oyununu oynayabilmek isterdim, gerilim sahneleri çok daha iyi geçerdi muhtemelen.
İkinci sezonun da ilk iki bölümü güzeldi. İkinci bölümün sonu beni ciddi anlamda mahvetti. Ama ordan sonrasını zerre beğenmedim açıkçası. Ellie'yi sanırım Joel varken çekebiliyormuşum. Joel ölünce sempatimi kaybettim. Dina'yla olan ilişki de bana hiç geçmedi, saçma sapan bence.
İkinci sezon ikinci bölümden sonra neler olacak diye o kadar merak ettikten sonra izlediğim iki devam bölümünde Joel'in ölümünün işlenişini hiç beğenmedim. Ne duygular geçti, ne Ellie ne yapacak diye merak ettim. Sanırım burada bırakacağım. Keşke ikinci sezonu hiç izlemeyip birinci sezonla bıraksaymışım. Dizinin bendeki intibası çok daha güzel kalırdı.
Hiç beğenmedim. Beğenilen bir yazar olduğu için bitirmek için kendimi zorladım ancak asla akıcı değildi. İnanılmaz yavaş ve sıkıcıydı. Sözde anlatılmaya çalışılan metaforlar vesaire de hiç güzel işlenmemişti. Kitabın neredeyse hiçbir noktasında tam bir beğeniyle okumadım. Daha çok "Herhalde artık…devamıHiç beğenmedim. Beğenilen bir yazar olduğu için bitirmek için kendimi zorladım ancak asla akıcı değildi. İnanılmaz yavaş ve sıkıcıydı. Sözde anlatılmaya çalışılan metaforlar vesaire de hiç güzel işlenmemişti. Kitabın neredeyse hiçbir noktasında tam bir beğeniyle okumadım. Daha çok "Herhalde artık güzelleşir." umuduyla okudum ama hiçbir zaman da iyiye gitmedi.
Bence bayağı kötü bir kitaptı. Okumaya çalışmaya, o çileye kesinlikle değmez. Bu kitap yerine daha akıcı kitaplar okuyun. Yazarın daha önce Beni Asla Bırakma kitabını okuyup beğenmiştim ama şu an çok gözümden düştü. Bir daha da okumam.
Olmamış be Lovecraft. Normalde okumayı sevdiğim bir yazar ama bu kitabı bitirene kadar akla karayı seçtim. Kesinlikle 187 sayfayı hak eden bir hikaye değil, bence 30-40 sayfada işlenip bitirilirdi. İlk yarısında zaten inanılmaz sıkıldım. İkinci yarısı da yine harika değildi.…devamıOlmamış be Lovecraft. Normalde okumayı sevdiğim bir yazar ama bu kitabı bitirene kadar akla karayı seçtim. Kesinlikle 187 sayfayı hak eden bir hikaye değil, bence 30-40 sayfada işlenip bitirilirdi. İlk yarısında zaten inanılmaz sıkıldım. İkinci yarısı da yine harika değildi. Kitapta işlenen olay daha en başından belli gibiydi, bende merak duygusunu hiç uyandırmadı. Sündürülmüşlüğe bunu da ekleyince hiç akıcı gelmedi.
Sanırım bir süre Lovecraft okumaya ara vereceğim. Bu kitap beni bir tık soğuttu. Zaten çoğu ünlü hikayesini de okudum. Ayrıca daha önce de nüanslarını yakalamıştım ama bu kitapta artık Lovecraft ırkçılığını gözümüze gözümüze sokuyor. O da eksi haneye yazıldı, yazara olan sempatim azaldı.
Güzel bir hikayeydi. Neler olduğunu anlamaya çalışırken olayların arasında sürüklenip giderek finale ulaşıyorsunuz. Zaten çok kısa, bu yüzden çok sürmeden sonuna ulaşılıyor. Okuması akıcıydı, okurken hep daha sonrasında ne olacağını, bunların nereye varacağını merak ettim. Dazai'nin yazım tarzını zaten seviyorum.…devamıGüzel bir hikayeydi. Neler olduğunu anlamaya çalışırken olayların arasında sürüklenip giderek finale ulaşıyorsunuz. Zaten çok kısa, bu yüzden çok sürmeden sonuna ulaşılıyor. Okuması akıcıydı, okurken hep daha sonrasında ne olacağını, bunların nereye varacağını merak ettim.
Dazai'nin yazım tarzını zaten seviyorum. Bu hikayeyi de gayet güzel yazmış. Kitabın ana karakteri de yine Dazai lakaplı bir yazar hatta. İlginç bir hikayeydi. Yer yer absürd noktalar vardı, böyle küçük absürd şeyleri okumaktan, izlemekten ben inanılmaz keyif alıyorum.
Hikayenin finali de çok güzel bağlanmıştı. Kafamdaki soruların cevabını aldım ve güzel noktaladım. Okuyacak kısacık, keyifli bir hikaye arayanlara tavsiye ederim.
Spoiler içeriyor
Emeği geçen herkese yazıklar olsun, insan bu kadar ağlatılır mı... (İzlemem aylar sürdü, ara ara sıkıldığım çok oldu. Duyguları iyi yansıtan ama yine de aşırı iyi olmayan bir diziydi. Ortalamanın bir tık üstü diyebilirim. Yine de finali ağlattı :')
Sabahattin Ali okumayı çok seviyorum ama her okuduktan sonra öyle dertleniyorum ki ruh halimin düzgün devam edebilmesi için ara vermem gerekiyor. Sabahattin Ali bu kitapta öyle hikeyeler yazmış ki hangisini okusam gerçekten yüreğim sıkıştı, kederlendim. Bu kadar kısa, birkaç sayfalık…devamıSabahattin Ali okumayı çok seviyorum ama her okuduktan sonra öyle dertleniyorum ki ruh halimin düzgün devam edebilmesi için ara vermem gerekiyor. Sabahattin Ali bu kitapta öyle hikeyeler yazmış ki hangisini okusam gerçekten yüreğim sıkıştı, kederlendim. Bu kadar kısa, birkaç sayfalık hikayelerle bu kadar duyguyu yansıtabilmesi inanılmaz bir şey. Kaleminin ustalığını ortaya koyuyor.
Hikayeleri okurken öyle yazılmış ki her okunan içe işliyor, o anın içine atıyor. Öyle ki okurken "Bunların hepsini bir şekilde yaşamış olmalı, yoksa böyle yazmasının mümkünatı yok." diye düşündüm. Gerçekten araştırdığımda gördüm ki bahsettiği hapishanelerde geçirdiği bir dönem olmuş. Yazdığı her hikaye sadece birkaç sayfada kucak dolusu duygu yaşatıyor.
Bu kitaba bayıldım. Zaten Sabahattin Ali'yi övmeme gerek bile yok. Kesinlikle tavsiye ederim. Sadece duygusal olarak o üzüntüye hazır olduğunuza emin olun.
"Hatta bazen çok menfi düşünür, dünyevi ve adi birtakım sebeplerin (çok kere hayatımıza asıl istikameti veren bu hiç ehemmiyet vermediğimiz adi ve küçük şeylerdir) bizi birleştirmekten men edebileceğini tasavvur ederdim. Hayatın hiç mantığı olmayan cereyanı bizi başka başka istikametlere sürükleyebilirdi ve biz, bu kadar birbirimize yaklaştığımız halde, tekrar ve her zaman için ayrılabilirdik. Fakat bu bizim hayatımızdaki iştirak noktasını yok edemezdi. Mademki bir kere birbirimizi görmüştük, ne vaziyette ve nerede olursak olalım, artık unutamazdık. Artık bundan sonraki hayatımız, tekrar birbirimizi bulmak için sessiz, fakat ebedi bir didinme olurdu. Biri diğerinin yaşayabilmesi için elzem olan iki mahluktuk biz, bunu istesek de istemesek de..."
"Hayat ne güzel, fakat ne can sıkıcı şeydi!.. Gündüz daire... Hafif bir iş, bol para... Akşamüzerleri güzel bir yemek, bazen sinema... Çay... Poker... Sonra uyku... Bunların hepsi güzeldi, fakat bütün günü dolduran bu eğlendirici işlerin içinde insan bir boşluk hissi duymaktan kurtulamıyordu. Bir şey eksik gibiydi, bütün ömrünce işlemeyen bir yeri varmış gibiydi."