“Tele” nedir? Tele, Yunanca kökenli bir ön ektir ve “uzak, uzaktan, mesafeli” anlamına gelir. Bu yüzden bazı kelimelerde “uzaktan gerçekleşen şey” anlamı verir: Televizyon “Tele” = uzak “Vision” = görme Yani uzaktan görme anlamına gelir. Bir yerde gerçekleşen görüntüyü başka…devamı“Tele” nedir?
Tele, Yunanca kökenli bir ön ektir ve “uzak, uzaktan, mesafeli” anlamına gelir.
Bu yüzden bazı kelimelerde “uzaktan gerçekleşen şey” anlamı verir:
Televizyon
“Tele” = uzak
“Vision” = görme
Yani uzaktan görme anlamına gelir. Bir yerde gerçekleşen görüntüyü başka bir yerden izlememizi sağlar.
Telefon
“Tele” = uzak
“Phone” = ses
Yani uzaktan ses anlamına gelir. Uzakta olan biriyle ses yoluyla iletişim kurmamızı sağlar.
Telepati
“Tele” = uzak
“Pathos / patheia” = his, duygu, algı
Yani uzaktan hissetme / zihinsel iletişim gibi düşünülebilir. Bir kişinin düşünce, duygu ya da niyetinin herhangi bir fiziksel iletişim olmadan başka biri tarafından algılanması anlamında kullanılır. Bilimsel olarak kanıtlanmış bir iletişim yöntemi değildir ama edebiyatta, sinemada ve fantastik anlatılarda güçlü bir tema olarak çok sık kullanılır.
📽️
Bir annenin en zor kararı…
Hande Erçel’in oyunculuğunu oldum olası çok sevdiğimi söyleyemem. Hatta çoğu yapımını da özellikle açıp izleyen biri değilim. Ama bu filmde, bilmiyorum… Bence olmuş. 👏🏼 Bu kez karakterin duygusunu daha iyi taşımış ve hikâyenin içinde daha inandırıcı durmuş.
Metin Bey’e zaten ayrı bir parantez açmak lazım. Her zamanki gibi standart üstü bir performans sergiliyor. Adam gerçekten her rolün altından kalkabiliyor. 👌🏼
Filmin konusuna gelecek olursak; bence oldukça mantıklı, yaratıcı ve Türkiye’de çok fazla örneğini görmediğimiz türden bir hikâye seçilmiş. Hatta böyle konuların daha fazla işlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü farklı fikirler, farklı duygular ve biraz da cesaret sinemaya her zaman iyi geliyor. 🎬
Ama işte… Konu güzel, akış zayıf.
Oyunculuklar iyi, ama yer yer yavan kalıyor.
Fikir güçlü, fakat teknik taraf maalesef aynı gücü taşıyamıyor.
Sanki güzel bir şey yapmak istemişler ama bazı noktalarda eksik kalmışlar. Hikâye biraz daha derin işlenebilirdi. Duygular daha güçlü verilebilirdi. Bazı sahneler daha etkileyici kurulabilirdi. Özellikle efekt tarafı oldukça zayıf kalmış. Kar yağıyor mesela ama o kar bile yapay duruyor. Görsel atmosfer, kamera dili ve genel teknik işçilik açısından daha iyi bir sonuç beklerdim. ❄️🎥
“Sinematik” demek burada fazla iddialı mı olur bilemedim ama filmin bazı yerlerinde o sinema hissi tam olarak geçmiyor. Daha çok iyi bir fikir var ama o fikrin hakkı tam anlamıyla verilememiş gibi duruyor.
Yine de bütün eksiklerine rağmen genel olarak baktığımda izlenebilir ve tavsiye edilebilir bir film olduğunu düşünüyorum. Özellikle farklı konu arayan, duygusal tarafı olan hikâyeleri seven izleyiciler için şans verilebilir. 🙏🏼
İzleyecek olanlara şimdiden keyifli seyirler dilerim değerli okuyucularım. 🍿✨
Birkaç mantık hatası olsa da, filmin ilk yarım saati biraz ağır ilerliyor. Fakat sabrederseniz, yarım saatten sonra hikâye sizi yavaş yavaş içine çekip bambaşka bir noktaya götürüyor. 👀 Gerilimi hissetmek, atmosferin içinde kaybolmak ve güzel bir ters köşe yaşamak istiyorsanız…devamıBirkaç mantık hatası olsa da, filmin ilk yarım saati biraz ağır ilerliyor. Fakat sabrederseniz, yarım saatten sonra hikâye sizi yavaş yavaş içine çekip bambaşka bir noktaya götürüyor. 👀
Gerilimi hissetmek, atmosferin içinde kaybolmak ve güzel bir ters köşe yaşamak istiyorsanız bu filme kesinlikle şans verin derim. Özellikle “ne olacak şimdi?” hissini seviyorsanız, tam size göre. 🔥
Bu film size bir lütuf… 😉
O yüzden lafı fazla uzatmadan, filmi daha fazla bekletmeden açıp izleyin değerli okuyucularım. 🙏🏼🍿✨
Sesler dubaj gibi değil mi? Engin karakterine bir irete oldum bir irete oldum anlatamam. Engin Akyürek'in oyunculuğunu yani anlamsız bir şekilde biraz beğeniyorum biraz beğenemiyorum. Tam oluyor gibi ama sonrasında bozuyor gibi enteresan bir oyuncu. Diziye gelecek olursak müzikleri muazzam…devamıSesler dubaj gibi değil mi? Engin karakterine bir irete oldum bir irete oldum anlatamam. Engin Akyürek'in oyunculuğunu yani anlamsız bir şekilde biraz beğeniyorum biraz beğenemiyorum.
Tam oluyor gibi ama sonrasında bozuyor gibi enteresan bir oyuncu.
Diziye gelecek olursak müzikleri muazzam enfes harika 👌🏼 ama diziyi sevemedim. Bir kararsızlık bir çatışma bir inatlaşma, gelin kaynana gibi saçma sapan tavırlar. Konu yok konu. Çocuk gibiler diyeceğim çocuklara ayıp olacak. Başarılı bir kadın hâlâ saçma sapan tavırlar içinde. Her şeyi bilen zeki canavar denilen adam koskoca yat için inatlaşıyor. Yani 5. Bölümdeyim bitirir miyim bilmiyorum.
Tek beğendiğim kısım dizinin müzikleri 👌🏼
Günaydın, gününüz xeyir olsun! 😅👌🏼🫶🏼 Ya Feyyaz ağabeye Yılmaz karakteri o kadar yapışmış ki, filmi izlerken kendimi Gibi izliyorum gibi hissettim. Bu arada bu biraz iyi biraz da kötü ama ben izlerken keyif aldım 😅 zaten Yılmaz karakterini de seviyordum…devamıGünaydın, gününüz xeyir olsun! 😅👌🏼🫶🏼
Ya Feyyaz ağabeye Yılmaz karakteri o kadar yapışmış ki, filmi izlerken kendimi Gibi izliyorum gibi hissettim. Bu arada bu biraz iyi biraz da kötü ama ben izlerken keyif aldım 😅 zaten Yılmaz karakterini de seviyordum tekrar onu izlemek keyif verdi.
Uyarlama işlerini çok beceremeyen bir millet olduğumuz için umarım bu uyarlamayı becermişizdir. Orijinali izlemedim ama onu da bir ara izleyeceğim.
Onun dışında duygusallığı güzel işlemişler yer yer çok üzüldüm ama yer yer de çok güldüm. Lafı uzatmadan filmi çok deşmeden sizleri filmle baş başa bırakıyorum. Keyifli seyirler dilerim değerli okuyucularım 🙏🏼 🎉
Ve süveyda kaybolur... Peki siz balığın hikayesini biliyor musunuz? "Balık demiş ki, ben öldükten sonra tüküreyim derin göllere" Yani film fena değildi ilk yarım saati çok kötü ve yavaştı. Çağatay o role gitmemiş olmamış, çok soğuk ve donuk kalmış. Tamam…devamıVe süveyda kaybolur...
Peki siz balığın hikayesini biliyor musunuz?
"Balık demiş ki, ben öldükten sonra tüküreyim derin göllere"
Yani film fena değildi ilk yarım saati çok kötü ve yavaştı. Çağatay o role gitmemiş olmamış, çok soğuk ve donuk kalmış. Tamam rolü öyle olabilir ama bence olmamış. Onun dışında Elçin Sangu 🫠 yani kendisi çok güzel bi hanımefendi öncelikle onu söyleyeyim. Sonrasında da çattık kelimesini herhalde bi 40 kere falan kullandı. Onun da ooov dedirtecek bir rolü yoktu.
Müzikleri eh işte fena değildi. Tasavvufi konulara değinmeleri de fena değildi.
Onun dışında film bence daha iyi işlenebilirdi. Benceee çok eksiği var.
Güzel bir konu işliyorlar ama çok fazla mantık hatası, çok fazla boş sahne ve çok fazla eksik yerleri var.
Uykucu ne la bu da saçma zaten ama beğendiğim yerler arasında ebru sanatı, tasavvufi kıssalar ve küçük hayat hikayeleri, güven problemleri, içsel yaralanmalar, başarı merdivenleri, yalnızlık gibi konuların dile gelmesi. (Bunlar da iki saatlik filmde toplasan yarım saat işlenmiştir.) eksiği çok.
Onun dışında çok da beğendiğim söylenemez. Hele finali saçma sapan bir şekilde bitti.
Yine de izleyen olursa keyfili seyirler dilerim değerli okuyucularım 🙏🏼
Film o kadar yavaş o kadar yavaş ki. Evi sildim süpürdüm temizlik yaptım tuvaleti banyonu yıkadım hâlâ borç arıyorlardı. Sonrasında yemek yaptım yedim bulaşıkları yıkadım çay demledim derken pat film bitti hahaha şaka sanıyorsunuz ama şaka değil.
"Dünya hâlâ dönüyordu işte. Bütün pespayeliğiyle." 20 yıl mektuplaşmak nedir ya? Vay arkadaş! Evett kitabı sonunda bitirdim ve devam kitaplarını da okuyacağım. Okuduğum ilk Alper Canıgüz kitabıydı. Gerçekten beğendim. Şu Öztürk meselesi bölümü acayip sıkıcı ve yorucu değil miydi? Hani…devamı"Dünya hâlâ dönüyordu işte. Bütün pespayeliğiyle."
20 yıl mektuplaşmak nedir ya? Vay arkadaş!
Evett kitabı sonunda bitirdim ve devam kitaplarını da okuyacağım. Okuduğum ilk Alper Canıgüz kitabıydı. Gerçekten beğendim.
Şu Öztürk meselesi bölümü acayip sıkıcı ve yorucu değil miydi? Hani bir de laps diye geçiyor Öztürk meselesine. Beğenmediğim ve sıkıldığım tek yer orasıydı onun dışında her şey on numara. Yer yer kahkaha attım, yer yer üzüldüm ama genel olarak bayıldım. Gerçekten bu kadar geç okuduğum için üzgünüm.
Vay be 5 yaşındaki çocuğun zekâsına hayran kalmamak elde değil ama 5 yaşındaki çocuğa değil de Alper Canıgüz beyefendiyi tebrik ve taktir etmek gerekiyor. Gerçekten güzel iş çıkarmış. Eline, emeğine, yüreğine ve kalemine sağlık 🙏🏼🫶🏼
Güzel göndermeleri olan hatta daha doğrusu anlatım dili kara mizah olan bir eser 👌🏼
Lafı çok uzatmadan sizi kitap ile baş başa bırakıyorum. 👌🏼🙏🏼
Unutulan veya bilinmeyen filmlerde bugün; 🎬 Vavien 📌 IMDb: 8.0 / 10 Benim için Vavien öyle dışarıdan göründüğü gibi sadece komedi değil. Evet güldürüyor ama aslında içine atan insanların hikâyesi bu. Hani vardır ya… Konuşmaz, biriktirir, yutar… Sonra bir gün…devamıUnutulan veya bilinmeyen filmlerde bugün;
🎬 Vavien
📌 IMDb: 8.0 / 10
Benim için Vavien öyle dışarıdan göründüğü gibi sadece komedi değil.
Evet güldürüyor ama aslında içine atan insanların hikâyesi bu.
Hani vardır ya…
Konuşmaz, biriktirir, yutar…
Sonra bir gün patlar.
İşte tam olarak onu anlatıyor.
Film akıyor gidiyor, sıkmıyor…
Ama alttan alta öyle bir şey veriyor ki:
Bu ülkede çok var böyle insanlar ama pek konuşulmuyor.
🎭 Oyunculuklara ayrı parantez:
👏🏼 Settar Tanrıöğen
Gerçekten ayrı bir seviye.
Adam o kadar doğal ki, sanki o karakteri oynamıyor… yaşıyor.
O çaresizlik, o sıkışmışlık… gözünün içine bakınca anlıyorsun zaten.
👏🏼 Binnur Kaya
Zaten tartışmaya kapalı.
Hem güldürüyor hem sinir ediyor, hem de bir yerden sonra acıttırıyor.
Bu dengeyi kurmak kolay değil.
👏🏼 Engin Günaydın
Yazmış, oynamış… ve çok iyi yapmış.
Karakterin iç dünyasını o kadar iyi kurmuş ki, izlerken “ben bunu tanıyorum” diyorsun.
Benim için Vavien:
Güldürür gibi yapıp, aslında içten içe can yakan bir film.
Herkesin eline, emeğine ve yüreğine sağlık 🙏🏼
Bir yaş daha yaşlandık 👌🏼 hayat ne garip he! Eskiden büyümek için ağlardık yırtınırdık hep bir an önce büyümek isterdik, şimdi ise insan büyüdükçe içine böyle öküz oturuyor. Tamam la hani biz de biliyoruz her yaşın güzelliği var ama ne…devamıBir yaş daha yaşlandık 👌🏼
hayat ne garip he! Eskiden büyümek için ağlardık yırtınırdık hep bir an önce büyümek isterdik, şimdi ise insan büyüdükçe içine böyle öküz oturuyor. Tamam la hani biz de biliyoruz her yaşın güzelliği var ama ne bileyim büyümek böyle bir şey olmamalı sanki he?
Hani bir şarkıda diyor ya "büyümek istemiyorum annem babam yaşlanır."