Bu kitabı bu uygulamada daha önce kimse okumamış ya da okunacaklar listesine eklememiş. Kitabı şu an bitirmiş biri olarak söylemek isterim ki harikaydı. Gözlerimi yaşlarla doldurdu. Evet ya gerçekten böyle hissediyorum, hissediyoruz dedirtti. Günlük hayatta yaşadığımız o küçük sıkıntıların hayatımızı…devamıBu kitabı bu uygulamada daha önce kimse okumamış ya da okunacaklar listesine eklememiş. Kitabı şu an bitirmiş biri olarak söylemek isterim ki harikaydı. Gözlerimi yaşlarla doldurdu. Evet ya gerçekten böyle hissediyorum, hissediyoruz dedirtti. Günlük hayatta yaşadığımız o küçük sıkıntıların hayatımızı nasıl etkileyebileceğini çok güzel anlatmış. Sayfalarca alıntıyı defterime not aldım. Ray Lamontagne’in şarkılarıyla da okuyunca ayrı bir tat bıraktı damağımda. Çok ama çok sevdim. Hiç tereddüt etmeden gidip okuyun. Benim bu yılki favori kitaplarım arasına girdi. Türkçeye de yakın zamanda çevrilecekmiş diye duydum. Son olarak kitaptan bir alıntı bırakayım buraya:
“They say that a person’s personality is the sum of their experiences. But that isn’t true, at least not entirely, because if our past was all that defined us, we’d never be able to put up with ourselves. We need to be allowed to convince ourselves that we’re more than the mistakes we made yesterday. That we are all of our next choices, too, all of our tomorrows.”
10/10⭐️
Tam adı: Deserter Pursuit Bölüm sayısı: 6 DP asker kaçaklarını yakalayan birliğe verilen isim. Dizide üstleri tarafından zorbalığa uğramış, kötü muamele görmüş ve bu sebeple de kaçmış askerlerin hikayelerini izliyoruz. Asker dizisi diye aksiyon beklemeyin çünkü dizinin çoğunlukla yavaş ilerleyen…devamıTam adı: Deserter Pursuit
Bölüm sayısı: 6
DP asker kaçaklarını yakalayan birliğe verilen isim. Dizide üstleri tarafından zorbalığa uğramış, kötü muamele görmüş ve bu sebeple de kaçmış askerlerin hikayelerini izliyoruz.
Asker dizisi diye aksiyon beklemeyin çünkü dizinin çoğunlukla yavaş ilerleyen bir temposu var. Fakat bu durum beni sıkmadı. Bir günde izleyip bitirdim.
Her ne kadar diziye Jung Hae-In başrolde oynadığı için başlamış olsam da afişte mavi ceketi giyen oyuncuyu (Koo Gyo-Hwan) izlemek bana daha büyük bir keyif verdi. Rolünü hakkıyla yerine getirmiş diyebiliriz. Sempatikliğiyle beni benden aldı diyebilirim. Ayrıca dizi müziklerine de bayıldım 💖
İkinci sezon onayını almış sanırım ama emin değilim. Bilgisi olanlar yazarsa çok sevinirim :)
Keyifli seyirler şimdiden✨
7.5/10⭐️
Henüz dizinin 4 bölümü geldi fakat dizi o kadar tatlı, o kadar güzel, o kadar eğlenceli ki paylaşmadan edemedim. Güncel dizi izlemek istiyorsanız kesinlikle bakın. Ben bayıldım çünkü! -Spoiler- O dinazor hücresi neydi öyle ya kdhslsşs. Yumi’nin hücreleri zaten inanılmaz…devamıHenüz dizinin 4 bölümü geldi fakat dizi o kadar tatlı, o kadar güzel, o kadar eğlenceli ki paylaşmadan edemedim. Güncel dizi izlemek istiyorsanız kesinlikle bakın. Ben bayıldım çünkü!
-Spoiler-
O dinazor hücresi neydi öyle ya kdhslsşs. Yumi’nin hücreleri zaten inanılmaz tatlı. Bu arada webtoon’da sonu kötü bitiyormuş. Lütfen öyle olmasınn
Düzenleme- spoiler içerir!!
An itibariyle diziyi bitirmiş bulunmaktayım ve diziye başladığımdaki hislerim çok değişti. Goo-woong’la ayrılmalarına üzülmedim/üzülemedim çünkü sorun Yu-mi’de değil Woong’daydı. Resmen kızla hiçbir şeyi konuşmayıp bütün iletişimsizliklerinin sebebi oldu. Yu-mi kesinlikle Boby’le olmayı hak ediyor. 2. sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.
Ben kitabı Ararat Yayınları, Zeyyat Özalpsan çevirisiyle okudum. Baya eski bir baskı o nedenle hala var mıdır bilmiyorum. Fakat çeviriyi oldukça beğendiğimi ve çevirinin su gibi akıp gittiğini söylemeliyim. Tamamıyla gerçek bir eser bu kitap. Jack London bir nevi kendi…devamıBen kitabı Ararat Yayınları, Zeyyat Özalpsan çevirisiyle okudum. Baya eski bir baskı o nedenle hala var mıdır bilmiyorum. Fakat çeviriyi oldukça beğendiğimi ve çevirinin su gibi akıp gittiğini söylemeliyim.
Tamamıyla gerçek bir eser bu kitap. Jack London bir nevi kendi deneyimlerini anlatmış kitapta. Eser Londra’nın doğu yakasında yaşayan insanların yaşamlarını anlatıyor bizlere. Daha önce fakirliği, açlığı ve sefaleti bu kadar çıplak anlatan bir eser okumamıştım. Çıplaklığı gerçekliğinden kaynaklanıyor.
Küçücük, tek bir odada yaşayan en az 3-4 çocuklu aileler... Bu ailelerin haftalık kazancı 12-20 şiling arası ve bu paranın yarısı kiraya yarısı da yeme/içmeye gidiyor. Fakat o kadarcık parayla ne yiyip ne içebilirsiniz ki? Bu insanlar da en iyi halleriyle yarı aç bir yaşam sürerken en kötü halleriyle günlerdir ağızlarına bir lokma bir şey koymamış kimseler.
Milyonlarca insanın durumu böyleyken ne yapılabilir? Jack London bu soruya son bölümde oldukça güzel bir yanıt veriyor.
Dili inanılmaz akıcı kitabın. Okurken sefaletin bu kadarı! dedirtiyor insana. Tavsiye ederim.
-Geldiler. -İnsanlar yardıma geldiler! Kostümlere, mekanlara ve müziklere bayıldım! Karakter seçimleri de oldukça başarılıydı. Para için neleri feda edebiliriz, insanlığımızı hangi durumlarda sorgularız, mutluluk nedir ve nasıl elde edilir gibi sorulara güzel bir yanıt olmuş dizi. Ben çok severek izledim.…devamı-Geldiler.
-İnsanlar yardıma geldiler!
Kostümlere, mekanlara ve müziklere bayıldım! Karakter seçimleri de oldukça başarılıydı.
Para için neleri feda edebiliriz, insanlığımızı hangi durumlarda sorgularız, mutluluk nedir ve nasıl elde edilir gibi sorulara güzel bir yanıt olmuş dizi.
Ben çok severek izledim. Son bölümde bir şey açığa çıkıyor ve eğer çok sayıda gizem türünde dizi veya film izlediyseniz en baştan tahmin etmişsinizdir zaten. Bende öyle oldu.
İkinci sezon gelecek gibi gözüküyor. Tek umudum diziyi yersiz uzatıp saçmalamamaları. Keyifli seyirler✨
8/10⭐️
“Öncelikle, okunacak yığınla şey ve insana nefes aldıran temiz havadan içime çekmem gereken sağlık sıhhat vardı.” “Hem içinde hem de dışındaydım, yaşamın durmak bilmez çeşitliliği karşısında hem büyüleniyordum hem de tiksiniyordum.” “Herkes temel erdemlerden en az birinin kendisinde bulunduğundan kuşkulanır.”…devamı“Öncelikle, okunacak yığınla şey ve insana nefes aldıran temiz havadan içime çekmem gereken sağlık sıhhat vardı.”
“Hem içinde hem de dışındaydım, yaşamın durmak bilmez çeşitliliği karşısında hem büyüleniyordum hem de tiksiniyordum.”
“Herkes temel erdemlerden en az birinin kendisinde bulunduğundan kuşkulanır.”
“Düzeltmek için kendi gücümüzü tükettiğimiz şeylere yeni gözlerle bakmak, her durumda hüzün verici oluyor.”
Daha önce kitaba 1-2 kez başlayıp yarım bırakmıştım. Çevirisinden mi yoksa yazarın dilinden mi bilmiyorum ama bir şey beni kitaba devam etmekten alıkoymuştu. An itibariyle kitabı bitirmiş bulunmaktayım ve kitaba bayıldığımı söyleyemeyeceğim.
Bana kalırsa ortalamanın bir tık altında kalan bir kitaptı. Nedenlerine gelirsek: Çeviri pek hoşuma gitmedi. Bununla birlikte yazarın karakterleri o kadar da iyi işleyemediğini düşünüyorum. Gatsby’nin aşkı için yaptıklarına göz atarsak bu konuyu çok daha güzel işlemiş bir yazar var: Jack London. Jay Gatsby ile Martin Eden sevdikleri kadın için değişmeye çalıştılar fakat Martin’in aşkını yüreğimde kıpırtılarla okurken; Gatsby’ninkinde bunların hiçbirini hissedemedim. Önceden de dediğim gibi bunun yazarın anlatımından kaynaklandığını düşünüyorum. Bir de Gatsby’nin hikayesini kendi ağzından değil de yan komşusu Nick’in ağzından okuyoruz. Bu da bir etken olabilir tabi. Ama anlatım beni içine çekseydi bu da bir sıkıntı olmazdı diye düşünüyorum.
Bir şeyler eksikti ve beni çok da etkilemedi. Herkes filmini çok daha fazla beğenmiş. Henüz izlemedim. Yakın zamanda izleyebilirim umarım.
5.5/10 ⭐️
“Neredeyse ağlayacak hale geliyorum ama neyin ağlattığını bilmeden.” “O kök salmıştı, ben rüzgarda savruluyordum; büyük şehrin yüzünü silerek birbirine benzettiği, kimliksiz kalmış milyonlarca insandan biriydim.” “Başında siyah bir yas örtüsü, üzerinde mavi bir hırka ve omuzlarında, şairin dediği gibi keder,…devamı“Neredeyse ağlayacak hale geliyorum ama neyin ağlattığını bilmeden.”
“O kök salmıştı, ben rüzgarda savruluyordum; büyük şehrin yüzünü silerek birbirine benzettiği, kimliksiz kalmış milyonlarca insandan biriydim.”
“Başında siyah bir yas örtüsü, üzerinde mavi bir hırka ve omuzlarında, şairin dediği gibi keder, sonsuz bir keder.”
“Bu dünyada hiçbir şey insanları söz kadar etkileyemez. Ortaşark da sözün zirveye vurduğu yerdir, hiçbir bölgenin şiiri, menkıbesi, masalı bu kadar kuvvetli, insanın yüreğine işleyen kudrette değildir. İşte bu yüzden bizim buralarda şairler büyücü sınıfına girer. İnsanları güzel sözlerle büyüledikleri için.”
“Her insanın içinde iyi ve kötü, yan yana durur. Hangisini beslersen o galip gelir.”
Buraya yazamayacağım kadar çok sayıda güzel cümleyi içinde barındırıyor kitap. Puntoların büyük olması, yazarın üslubu, hikayenin etkileyiciliği ve merak unsuru barındırması sebebiyle de oldukça akıcı. Su gibi akıp gidiyor adeta. Bu nedenle yeni okurlar için oldukça iyi bir seçenek olacaktır. Fakat belli başlı klasikleri yalayıp yutmuşsanız hikaye ne kadar etkileyici olursa olsun, bu basit anlatım sebebiyle sizin için eksik kalan bir şeyler olacaktır.
Bizden bir roman Huzursuzluk. Fakat okurken keşke bizden olmasa diyorsunuz çünkü yaşananlar çok acı.
Livaneli’yle tanışma kitabımdı. Başlangıç için iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum. İbrahim’in içinde bulunduğu ruh hali, duygu durumları, o geçişler güzel yansıtılmıştı. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
“Tam tersi sanılır ama zaten hayatta normal olan huzursuzluk durumudur, huzur ise çok ender yakalanan geçici anlardır olsa olsa.”
Diğer Adı: To Your Eternity Bölüm Sayısı: 20 2.sezon tarihi: Güz 2022 “Kaybettiğin bir şeyi hatırlayamazsın.” “Neredeyse 2. bir ölüm... Unutulduğumuz zaman gerçekten ölmüş olacağız.” “Böyle endişelenmeye devam edersen sonsuza kadar kapalı kalırsın.” “Yine de acı çekmek de büyümenin önemli…devamıDiğer Adı: To Your Eternity
Bölüm Sayısı: 20
2.sezon tarihi: Güz 2022
“Kaybettiğin bir şeyi hatırlayamazsın.”
“Neredeyse 2. bir ölüm... Unutulduğumuz zaman gerçekten ölmüş olacağız.”
“Böyle endişelenmeye devam edersen sonsuza kadar kapalı kalırsın.”
“Yine de acı çekmek de büyümenin önemli bir parçasıdır.”
8. bölüme kadar 10 üzerinden 6.5/7’lik bir animeydi benim için. Ama 8. bölümde anladım ki bu animenin çok başka dertleri var. Her şeyden önce insanı insan yapan şey nedir bunu sorgulamış bence.
Bölümler ilerledikçe farklı karakterlerin hikayelerini görmek çok hoşuma gitti. Her birinin hikayesi beni etkiledi. Animeyi zenginleştiren şeyin de bu farklı hikayeler olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra Fushi’nin gelişimini izlemek de çok keyifliydi.
Fantastik ögeler mevcut bununla birlikte bir o kadar da gerçekçi.
Son olarak konusundan da bahsetmem gerekirse; bir varlık tarafından dünyaya bir küre gönderiliyor. Fakat bu sıradan bir küre değil. Zamanla taşa, bir kurt köpeğine ve sonrasında da bir insana (Fushi’ye) dönüşüyor. Biz de Fushi’nin gelişimini, “insan”a dönüşmesini izliyoruz. Bu küre dünyaya neden gönderilmiş derseniz eğer, cevabı animede saklı.
2.sezonu da keyifle izleyeceğime eminim. Hep aynı animeleri görmekten sıkılanlar için güzel bir seçenek olacaktır. Keyifli seyirler şimdiden.
Puanım 7.5/10 ⭐️
“Yazmak istiyorum. Ama her zaman yaşamın günlük hareketliliklerini yeğliyorum. Caddelere çıkmak, doymak bilmediğim sokaklara bakmak, yeni köşeler keşfetmek, yabancı insanları seyretmek, doyumsuz yaşamı gözlerimden yüreğime indirmek istiyorum.” -Tezer Özlü (Çocukluğun Soğuk Geceleri, 33)