"...ancak her çocuk iyiliği bulana kadar arama kararlılığına ve cesaretine sahip değildir." Şu ana kadar beni en çok etkileyen kitap olabilir. Ve bayağ ağır bi kitaptı. Bana ağır gelmesinin nedeni süslü bi anlatım, uzun sayfa sayısı falan değil. Kitabın konusu…devamı"...ancak her çocuk iyiliği bulana kadar arama kararlılığına ve cesaretine sahip değildir."
Şu ana kadar beni en çok etkileyen kitap olabilir. Ve bayağ ağır bi kitaptı. Bana ağır gelmesinin nedeni süslü bi anlatım, uzun sayfa sayısı falan değil. Kitabın konusu bana çok ağır geldi. Özellikle de empati yapabilmek kolay olunca...
Bu kitabı 6 ay önce okumaya başlamış ve dayanamayıp yarım bırakmıştım. O zamanlar duygusal olarak zor dönemlerden geçiyordum ve bu kitapta beni daha kötü etti. Bu aralar tek derdim sınavları geçmek olduğu için yeniden başladım kitaba. Açıkçası ilk okuduğum zamanki duyguyu da alamadım. O zamanlar okuduğum her cümlenin altını çizmişim fakat bu sefer çizecek pek bi yer bulamadım. Ayrıca ilk okuduğum zamanlar o kadar çok ağlıyordum ki. Yine öyle olur sandım ama olmadı. Yani içinde bulunduğum ruh hali okuduğum kitaptan aldığım şeyi de değiştiriyormuş onu anladım.
Franz Kafka'nın hep bu eserinden başlayın derler. Kafka'yi daha iyi tanıyabilmek için. Ama benim okuduğum 3. eseriydi. O yüzden diğer kitaplarını tekrar okumak istiyorum. Belki de kendi psikolojisini belli eden çoğu yeri kaçırdım. Zaten kendisi de bu kitapta babasına öyle diyor. Ben, senle beni yazdım baba ama sen anlamadın diye.
Kafka'nın yaşadıkları cidden çok ağır. Herkes ebeveyn olmasın artık ya. Çocukların kaderi ailelerine bağlıdır. İyi bi anne babaya sahipsen hayata 3-0 önde başlamışsındır demektir. Ne para ne güzellik önemli olan şey aile. Seni anlayan, seni seven bi aileye sahipsen bütün zorlukların üstesinden gelebilirsin zaten. Kafka bunu başaramamış. Bir çok insan bunu başaramiyor. Ya ailemizin istediği gibi bir insan olmak zorundayız ya da bir hiç. Çünkü onların istediği kişi olmazsan seni bitirirler. Kafka babası ile çok zıt karakterlere sahip. Ama babası Kafka'nın kendisi gibi güçlü, zeki, özgüvenli bi insan olmasını istiyor. Ürkek, utangaç, zayıf bir çocuktan bunu bekleyemezsinki.
En kötüsü de bu mektubun sahibine ulaşmaması. Kafka içindekileri söylemeden öldü. Belki babasına karşı kendini savunsa daha iyi hissedebilirdi, bilmiyorum. Ama bu mektubu babasının okumasını isterdim.
Aaa ben bunu yazmayı unutmuşum. Bu benim okuduğum 100. kitap. 100. kitabımın özel olmasını istediğim için okudum bu kitabı. Ama yazmayı unutmuşum. Öyle yani.
"Ürkek bir çocuktum, buna karşın bütün çocuklar gibi biraz da inatçıydım mutlaka, annem de şımartmıştı beni kuşkusuz, ancak çok güç idare edilebilen bir çocuk olduğuma inanmıyorum; sıcak bir sözcüğün, usulca elimden tutulmasının, tatlı bir bakışın istenilen her şeyi sağlayamayacağına inanmıyorum."
"Anlamsızca su istemenin bana göre doğallığıyla dışarıya bırakılmanın olağanüstü korkunçluğu arasında mizacım gereği asla doğru bir bağlantı kurmayı başaramadım. Devasa adamın, babamın, en üst merciin neredeyse nedensiz gelivereceği, beni gece vakti yatağımdan alıp kapı önündeki koridora bırakabileceği ve onun gözünde böylesi bir hiç olduğum yönündeki kahredici düşünceyle yıllar sonra bile acı çektim."
"Benim ihtiyacım biraz yüreklendirilme, biraz güleryüz, biraz da yolumun açılmasıydı; ama sen bunun yerine yolumu kapattın, tabii bunu kendime başka bir yol seçmem için iyi niyetle yaptın. Ne var ki ben bunu becerecek biri değildim."