Tüm hayatım boyunca sabahları kalkıp aramaya koyulduğum ölüm Toprağa eğildim daha iyi görmek için Eşeledim avuçlarımla Belki ölümü bulurum umuduyla Doğru ya bulduğumda da hissedemezdim Kazdıkça insan yüzleri geliyordu elime Kimi surat hayvanlaşmış Kimi uzun ve soluk Korkumu deliliğe satıp…devamıTüm hayatım boyunca sabahları kalkıp aramaya koyulduğum ölüm
Toprağa eğildim daha iyi görmek için
Eşeledim avuçlarımla
Belki ölümü bulurum umuduyla
Doğru ya bulduğumda da hissedemezdim
Kazdıkça insan yüzleri geliyordu elime
Kimi surat hayvanlaşmış
Kimi uzun ve soluk
Korkumu deliliğe satıp durmadım kazdım
Kazdıkça saçlar gelmeye başladı ellerime
En derinlerden siyah sarı kızıl saçlar
Ölümü bulacağım diye hepsini ittim
Saçtım etrafa onlarca yüzü korkmadım hiçbirinden
Bir anda yakamdan tutuldum
Aşağılanarak sürüklenerek uzaklaştırıldım kazıdığım yerden
Gözüm dönmüş her yerim kan ellerim vahşet
Bağırışlar hayvanlaşmış çığlıklar göğsümden fışkırıyordu
Yakamdan tutan şeyi yakalamak istedim ama gözlerim onda değildi
Bir sırtlanın ağzından akan salyalar gibiydi bir zamanlar insan olan bedenim
Kan kusarak döndüm yakamı tutana
Gözlerine baktım
Gözlere baktım
Gözler.. Gözler.. Onlarca yüzlerce göz..
Ovukları çürümüş karanlık gözler..
Yakamı binlerce insan sureti tutuyordu ağızlarıyla
Ağzılarıyla zaptediyorlardı canavar beni
Topraktan çıkardığım onca yüz
Gözlerden oluşan bir dağa dönüşüp
Götürüyorlardı beni
Bir dağdaki kum tanesi kadar göz
Hepsi bana yapışmıştı
Götürüyorlardı ama nereye
Ben kimdim ki işleri neydi benimle
Her yerim kana bulanmış
Bağırsaklarımı çıkarmışlar
Ama niye hiç hissetmedim
Neye öyle dalmıştım ki paramparça edilirken oralı olamadım
Neydi beni benden alıkoyan
Sonunda sırtım toprağa değdi
İlk hissettiğim toprağın soğukluğuydu
Sonra yakamı tutan tüm gözler yüzler dağıldı
Kocaman dağılıp bulut oldular tepemde
Beni paramparça toprağa bırakmışlardı
Şimdi işte yavaş yavaş hissetmeye başlıyordum
Acıyı zulmü aşkı merhameti
Su kadar akışkan ömrümü
Ağrılarım acım arttı
Tüm kötülükleri hissediyordum
Ama üzerime topraklar dökülmeye başladı
Ağızlarından toprak döküyordu göklere yakın olan o suretler üzerime
Ağzıma kulaklarıma yüzüme deşilen bağırsaklarıma ciğerlerime
Her yere girdi topraklar
Diri diri gömülüyordum
Bağırdıkça boğazıma doluştu topraklar
Toprak soğuk gövdesiyle beni kendine çekerken
anladım
Bulmak için çok arzuladığım ölümü bulmuştum
Tüm hayatımı bulmak için harcadığım ölümü
Bulmuştum, ona aittim.
Ama bu kadar zor olacağını bilmiyordum
Her sabah kalkıp ölümü aramaya koyulduğum hayatım
Beliriyordu toprağın aralık kalan küçük kısımlarından
Son kez beni yaratana kavuşmadan önce
İnsan olarak dünyaya gönderilip
Ölümü ararken hayvanlaşmış bedenimle
Ve toprağa değince nihayet biten hikayemle
Ruhum özgürleşti ve toprağa karıştım
Elif Turcan