Rahatlık kanıma karışmıştı ve benim için zor olan her şeye karşı antikor üretiyordu. Savunma mekanizmam çok güzel işliyordu. Bugüne kadar sürebildi bu işleyiş. Gocunmadım ama ben. Yapmaktan vazgeçtiğim ama en ufak uyaranla yapmaya tekrar yelteneceğim şeyi sanki birisi bana bir…devamıRahatlık kanıma karışmıştı ve benim için zor olan her şeye karşı antikor üretiyordu. Savunma mekanizmam çok güzel işliyordu. Bugüne kadar sürebildi bu işleyiş. Gocunmadım ama ben. Yapmaktan vazgeçtiğim ama en ufak uyaranla yapmaya tekrar yelteneceğim şeyi sanki birisi bana bir iyilik yapmak istemişçesine tekrar yaşıyordum. Artık yavaş yavaş, rahatsız edile edile, acı çeke çeke yaşamım sona erecekti ve ben mutluydum. Tuhaf, ama mutluydum. Sanki böyle bedenim üşüyor gibi hissediyordum, üşümek mutluluk hissimi uyandırıyordu. Ellerim karıncalanıyordu sanki. Bundan dolayı mı bilmiyorum ama karnımda kelebekler uçuşuyor gibi hissediyordum. Sırtıma batan çakıl taşları beni gıdıklıyor, bedenimde gezen böcekler beni öpüyordu sanki. Gevşemiştim zihnimdeki bütün enerjiyi bedenime orantılı olarak yaydım. Kapalı kutunun her yerine yayıldım. Hatta yatağımdaymış gibi yüz üstü uzanmaya başladım. Birkaç dakikada bir pozisyon değiştiriyordum. Rastgele bir dönüşümde doğaya ait olmayan bir iki şey farkettim kutunun içinde. Ne olduğunu anlayamadım. Ellerim bağlı olduğu için başka şekillerde anlamaya çalışıyordum. Çok geçmeden pes ettim. Çok fazla efor sarf edip de bu tatlı anın kısa sürmesinden endişe duymuştum. Ama bir yandan da ellerimdeki ipin çözülmesi için ufak bir çaba sarf ediyordum. Bir an için başımı kaldırıp önüme, etrafıma bakma isteği uyandı içimde. Refleks olarak hızlı kaldırdığım için başımı tahta kutunun üst kısmına vurmuştum. Başımı vurduğumda aklım yerine geldiği için mi yoksa o anı hatırlattığı için mi bilmiyorum ama bir şeyler daha hatırlamıştım sanki.
Huşu Kitap
(Devamı gelecek.)
Ne kadar uzun aralıklarla zorlarsam hafızamı, o kadar uzun süre bu dünyanın havasını soluyacağımı biliyordum. Buradan kurtulmam imkansızdı. Ellerim halatla bağlanmıştı ve çözülmesini bıraktım gevşemesi bile imkansızdı. Yaşamım boyunca o kadar çok uyumayı istemiştim ve uyuyamamıştım ki "İşte!" dedim kendime.…devamıNe kadar uzun aralıklarla zorlarsam hafızamı, o kadar uzun süre bu dünyanın havasını soluyacağımı biliyordum. Buradan kurtulmam imkansızdı. Ellerim halatla bağlanmıştı ve çözülmesini bıraktım gevşemesi bile imkansızdı. Yaşamım boyunca o kadar çok uyumayı istemiştim ve uyuyamamıştım ki "İşte!" dedim kendime. "Bundan daha iyi bir fırsat bulamazsın." Gözümü usulca kapattım. Uykuya dalma gibi bir niyetim yoktu, sadece bunca zamanın, iş hayatımın, aşk hayatımın, gezememelerimin ve görememelerimin yorgunluğunu atmak için birazcık gözümü dinlendirecektim. Zaten deliksiz bir uykuya girecektim ve ruhum buradan çıkıp bir sağa bir sola doğru uçuşmaya başlayacaktı. Belki de istediğim şey oluyordu. Yapmaya cesaret edememiştim hiçbir zaman. Şimdiye kadar iki kere intihar girişiminde bulunmuştum. Birincisinde aşırı doz ilaç kullanmak için evime doğru gidiyordum. Kaldırımda yürürken binaların birinden ayağıma saksı düşmüştü. Yaşadığım acı beni öylesine rahatsız etmiş olacak ki eve girdiğimde ilaçları tek seferde yuttuğumu düşündüm. Sonra midemde oluşacak hasarların yaşatacağı zorlukları düşündüm. Bu acıyı çekerek ölmek istememiştim bir an için ve yaşamımı devam ettirmiştim. Benim aradığım ölüm acısız olandı. Şimdiye kadar her şeyin en rahat olanını tercih etmiştim. Rahatlık kanıma karışmıştı ve benim için zor olan her şeye karşı antikor üretiyordu. Savunma mekanizmam çok güzel işliyordu.
Huşu Kitap
(Yazmaya devam ettiğim bu kitap için ufaktan başlayan kazanç fikirlerine açığım.)
Alnımdan sadece bir damla olarak akan ter sağ tarafıma doğru kayarak şakağımdan kulağımın arkasına doğru indi. Sonra bir damla küresi daha oluştu alnımda. O da sol güzergahı tercih edip kulağımın arkasından boynuma doğru yola koyuldu. Çakıl taşları topuğuma diken gibi…devamıAlnımdan sadece bir damla olarak akan ter sağ tarafıma doğru kayarak şakağımdan kulağımın arkasına doğru indi. Sonra bir damla küresi daha oluştu alnımda. O da sol güzergahı tercih edip kulağımın arkasından boynuma doğru yola koyuldu. Çakıl taşları topuğuma diken gibi batıyordu. Son merasimlerini benimle bu kapalı kutuda yapmak istemişlerdi belli ki. Benden başka insan görmeyecekleri için belki de bu kadar içli dışlı olmuşuzdur kendileriyle. Hatta beni o kadar çok sevmiş olacaklar ki yukarıdan yeni yeni çakıl taşları dökülüp eşlik ediyordu merasimimize. Ayaklarımla çakıl taşlarını sağa ve sola savruşturmaya başladığımda en son hatırladığım kareden bir şey daha aklıma geldi. Peki bu bilgi benim işime nasıl yarayacaktı? Hafızayı lokomotif vagonlarından oluşan bir bulmacaya benzetebiliriz. Bilgiler geldikçe bulmacanın parçaları oluşuyor ve ardından devasa bir lokomotif oluşuyor. Biz ise bu lokomotifin makinisti oluyoruz ve gerekli mercilere götürmekle yükümlü oluyoruz. Biraz daha hafızamı zorlamak istedim. Beynimi zorladıkça ihtiyaç duyduğu oksijen de artıyordu. Bu kapalı ortamda ihtiyacını karşılayabileceğimi hiç sanmıyordum. O yüzden düşünmeyi bıraktım.
Huşu Kitap
(Yazdığım bu romanı geldiğim yere kadar sırasıyla her gün biraz olacak şekilde paylaşacağım.)
Gözümdeki ağırlığın sebebini henüz çözememiştim. Açmaya çalıştım, hiç oralı olmamıştı sanki benimle inadını yarıştırıyordu. Ben gözümü açmaya çalıştıkça göz kapaklarım ısrarla kapanıyordu. Kundakta gibiydim, ellerimle göz kapaklarımı tutmak için yeltendiğimde ellerimin arkada bağlı olduğunu farkettim. Bulunduğum yer çok dardı. Dizlerimi…devamıGözümdeki ağırlığın sebebini henüz çözememiştim. Açmaya çalıştım, hiç oralı olmamıştı sanki benimle inadını yarıştırıyordu. Ben gözümü açmaya çalıştıkça göz kapaklarım ısrarla kapanıyordu. Kundakta gibiydim, ellerimle göz kapaklarımı tutmak için yeltendiğimde ellerimin arkada bağlı olduğunu farkettim. Bulunduğum yer çok dardı. Dizlerimi biraz kaldırmaya çalıştığımda hemen üzerindeki tahta parçasına çarpıyordu. Ayağımda ayakkabılarım, üzerimde pantolonum ve tişörtüm yoktu. Ayak parmaklarımın arasında, dizlerimde, boynumda beni rahatsız eden bir şeyler dolaşıyordu. Başımı kaldırıp olan biteni görmek için bakmaya çalışmıştım. Tek gördüğüm koca bir karanlıktı. Başımı tekrar yere bırakıp sürünerek en uç noktaya gitmeye çalıştım. Yaklaşık on santim ilerlediğimde ayağımın bir yere çarptığını gördüm. Biraz ittirmeyi denedim, ittirdikçe geri gidiyordum. Tekmelemeyi denedim, tekmeledikçe sanki ayağıma kıymık batıyordu. Ayağımın acısıyla irkildim. Bu sıkışık ve dar alanda sağa sola çarpmakla yetindim. Ben çarptıkça etrafta kaçışan bir şeylerin olduğu hissiyatı artık yerini kesinliğe bırakmıştı. Bu dar rahatsız yere beni kim tıkmıştı? Benden kim ne istiyordu? Bir şaka? Hiç sanmam, eşek şakası yapacak arkadaşlarım vardı ama bu kadarını ancak psikopat ruhlu insanlar yapabilirdi. Bir intikam? Olabilir ama intikam alırken benim acınılacak halde olan yüz ifademi görmek de isteyebilirdi bu kişi. Bir kabus? Keşke olsaydı, sıcak yatağımda uyansaydım. Yorganın beni boğduğunu ve kâbusu bundan dolayı gördüğümü anlasaydım. Ama ben hiçbir şey anlamamıştım. Tek anladığım kapalı bir yerde birileri tarafından tıkılmış olmamdı. Hiçbir şey hatırlamıyordum. Hayal meyal hatırladığım tek şey işten çıkıp evime doğru yürüyor oluşumdu.
Huşu Kitap
Merhaba uzun süredir yazamadığım kitabıma tekrar başlamak istiyorum. Yazdığım kadarı blog sayfamda, devamı da oraya eklenecek. todesmonolog.blogspot.com
Yakın zamanda izlediğim filmleri tek kelimeyle anlatmaya çalıştım. Efsane= Çerezlik Cem Karaca'nın Gözyaşları=Güzel Get Out= Çekici Annabelle:Kötülüğün Doğuşu=Korkunç Syk Pike(İlgi Manyağı) =Saplantı The Substance= Çıplaklık Donnie Brasco=Mafya Kiss The Gırl=Cinayet Karganın Uykusu Anlamsız Red Eye (Gece Uçuşu) =Karizma Gırl İnterrupted(Aklım…devamıYakın zamanda izlediğim filmleri tek kelimeyle anlatmaya çalıştım.
Efsane= Çerezlik
Cem Karaca'nın Gözyaşları=Güzel
Get Out= Çekici
Annabelle:Kötülüğün Doğuşu=Korkunç
Syk Pike(İlgi Manyağı) =Saplantı
The Substance= Çıplaklık
Donnie Brasco=Mafya
Kiss The Gırl=Cinayet
Karganın Uykusu Anlamsız
Red Eye (Gece Uçuşu) =Karizma
Gırl İnterrupted(Aklım Karıştı) =Oyunculuk
Emilia Perez=Dram
Jackie Brown=Eğlenceli