Spoiler içeriyor
Invincible harika başlayan bir seri açıkçası. Tüm dünyanın kahramanı olarak gördüğümüz Omni-Man’in aslında öyle olmayaşı ve bunun çarpıcı bir şekilde anlatılışı romana insanı bağlıyor. Sonrasında Mark’ın kendi iç çöküşü içerisinde kalması. Siyasi figürlerin, babasının, uzay ve diğer milletlerin, kendi gezegenin…devamıInvincible harika başlayan bir seri açıkçası. Tüm dünyanın kahramanı olarak gördüğümüz Omni-Man’in aslında öyle olmayaşı ve bunun çarpıcı bir şekilde anlatılışı romana insanı bağlıyor. Sonrasında Mark’ın kendi iç çöküşü içerisinde kalması. Siyasi figürlerin, babasının, uzay ve diğer milletlerin, kendi gezegenin ve kendi ahlakanın arasında sıkışıp kalmış düşünceleri ve bunun anlatılışı zaman geçtikçe Mark ile empati yapmama ve doğruyu sorgulamama neden oluyordu. Lakin büyük umut vaadeden bu seri gereksiz karakterler ve olaylar ile okurken gına da getirmiyor değil. Büyük heyecanla beklediğim armstrong olaylarının anlık bir boyut sevdasıyla işlenmesi ve ana olay olmayıp son bulması. Viltrum ve Thragg olaylarının tekrar ederek yarım yamalak işlenmesi ve sonuca erememesi. Rex ve Amanda’ya çarpıcı bir şeyler yazıp yine “siz ne yapardınız” sorusunu sordurtan bir hikaye yazmaya çalışıp saçmalamaları. Dinazorun olaylarının aptalca uzatılması. Varis olaylarının bu kadar basite indirgenmesi ve karakterimize pek bir artısının olmaması. Omni-Man’in karizmatik auralı bir karakterden peçeteye dönüştürülmesi. Yani Omni-Man mark kavgasından sonra tek beğendiğim şey Conquest-Mark oldu. Bunun dışında seri acı kavramı altına sığınarak boş olaylarla gereksiz uzatıldı. Ancak yine de izlenilir ve okunur. Lakin tavsiyem 1.sezon izleyin 2.sezon okuyun 3.sezon izleyin 4.sezon okuyun ve bitirin olacaktır.
Evet yeni sezonu izleyelim dedik. Açıkçası ilk bölümleri pek sarmasa da sonlara doğru beğendiğim bir sezon oldu. Invincible’ın sevdiğim yanı hiçbir şekilde kan akmayan çocuksu ve hep iyi olan süper kahraman hikayelerinin yanı sıra acının ve ölümün gerçek olduğu daha…devamıEvet yeni sezonu izleyelim dedik. Açıkçası ilk bölümleri pek sarmasa da sonlara doğru beğendiğim bir sezon oldu. Invincible’ın sevdiğim yanı hiçbir şekilde kan akmayan çocuksu ve hep iyi olan süper kahraman hikayelerinin yanı sıra acının ve ölümün gerçek olduğu daha gerçekçi hikayesi olması ve insanların kendi ailesi, kendi ırkı ve canlı yaşamı arasında etiği araması. Farklı bakış açılarıyla mücadele. Bu sezonda da böyle güzel bir sezon izledik. 3.sezon tadında değildi ama yine de iyiydi. Çizimler ve animasyonlar 3.sezona göre daha zayıftı. Omni-Man’i görememek üzdü. Ana hikayeye daha çok odaklansa seri daha çok sevinirim ama yazar illa yan hikaye sokacak olayın içine. Sanki birkaç yan olay yazmaya çalışmış ama beğenememiş sonra ana hikayeye geri dönmüş finali nasıl yapacağına emin olamamış uzatmış gibi bir havası var serinin. Zaten bundan sonra çizgi romanı okuyup daha emin oldum bu konuda. Onun hakkında ki inceleme de bundan sonra daha detaylı ve spoiler içerikli olarak gelecek.
The Boys gelmişken bir ikinci sezonu bitirelim dedik. Tırışka oyunculuklarına rağmen evrene sevdamızdan izledik. Bize birer bölüm noir ve deep görmek yetti zaten. Bakalım merak ediyorum bu karakterler kendilerine the boys da ne kadar yer bulacaklar. Benim isteğim az yer…devamıThe Boys gelmişken bir ikinci sezonu bitirelim dedik. Tırışka oyunculuklarına rağmen evrene sevdamızdan izledik. Bize birer bölüm noir ve deep görmek yetti zaten. Bakalım merak ediyorum bu karakterler kendilerine the boys da ne kadar yer bulacaklar. Benim isteğim az yer bulmaları zira zaten the boys oyuncu kadrosu geniş ve iyi oyuncular ile dolu bu don lastikleri yüzünden onların ekran süresi azalmasın
İlk sezonunu ayıla bayıla izlediğim bir diziydi ikinci sezonda da yine aynı şekilde izledim. Evreni güzel gizem duygusu güzel mekan tasarımları güzel bir şekilde seni içine çekiyor. Sadece oyununu da oynamayan biri olduğumdan finali iyi mi ya da ne kadar…devamıİlk sezonunu ayıla bayıla izlediğim bir diziydi ikinci sezonda da yine aynı şekilde izledim. Evreni güzel gizem duygusu güzel mekan tasarımları güzel bir şekilde seni içine çekiyor. Sadece oyununu da oynamayan biri olduğumdan finali iyi mi ya da ne kadar uzatırlar soruları içerisindeyim o kadar. Yoksa dizi gayet yağ gibi akıyor. Konusu kıyamet sonrası sığınaklarda yaşayan insanların yeryüzüne çıkması ve beklenmedik şeyler ve yaşaması güç durumlarla karşılaşmasını anlatır diyeceğim kısaca. Bence düşünmeyin direkt izleyin
İkinci sezonu az önce bitirdim. Aslında bir ara sezon olduğu konuşuluyor asıl hikaye ekim 2027’de gelecek 3.sezon da anlatılacak ve sanırsam epey aksiyonlu bir sezon bizi bekliyor. Açıkçası hiç aksiyon olmasa da izleyeceğim bir seri çünkü aynı bir terapi gibi…devamıİkinci sezonu az önce bitirdim. Aslında bir ara sezon olduğu konuşuluyor asıl hikaye ekim 2027’de gelecek 3.sezon da anlatılacak ve sanırsam epey aksiyonlu bir sezon bizi bekliyor. Açıkçası hiç aksiyon olmasa da izleyeceğim bir seri çünkü aynı bir terapi gibi huzur veriyor anime. Bir aksiyon animesi olmamasına rağmen o kadar güzel animasyonlar, çizim ve görsel kaliteye sahip ki yani “akıyor” dersiniz ya öyle akıcılığı çok iyi. Karakterlerin bir bakışı bir kafa sallayışı, konuşması her şeyi çok doğal hayattan geliyor. Kesinlikle izlemenizi öneririm.
Evett sonunda muhteşem yüzyılı da bitirdim. Başlarını hızlı hızlı sevdiğim karakterleri yitirdikçeyse epey yavaş izlediğim bir dizi oldu. Gerçi yayınlandığı dönemde izlemiştim lakin şimdi tekrar izlemek istedim. Diziyi bir ara o kadar sık izliyordum ki evde Pargalı İbrahim veya Sultan…devamıEvett sonunda muhteşem yüzyılı da bitirdim. Başlarını hızlı hızlı sevdiğim karakterleri yitirdikçeyse epey yavaş izlediğim bir dizi oldu. Gerçi yayınlandığı dönemde izlemiştim lakin şimdi tekrar izlemek istedim. Diziyi bir ara o kadar sık izliyordum ki evde Pargalı İbrahim veya Sultan Süleyman gibi dolaşmaya başlamıştım. Açıkçası Türkiye’de yapılmış en iyi dizilerden birisi hatta oyuncu kadrosu olarak direkt en iyi diyebilirim. Zira birçok oyuncu bu dizide figüran olmuş birçok başrol kalibresinde oyuncu ise bu dizide yan rolü kabul etmiş. Bu da dizinin hem etki anlamında hem de kalite anlamında büyüklüğünü anlamak için gayet yeterli olsa gerek.
Kanuni’nin padişahlığından ölümüne kadar anlatılan dizi saray entrikaları ve harem üzerinden ilerlese de dönemin önemli olayları(örneğin Martin Luther), savaşlar, ıslahatlar, kültürel ve yöresel gelişmeler olmak üzere birçok şeye değiniyor ve Osmanlı’yı birde bu tarafından anlatıyor. Tabi tam doğru anlatıyor denemez ancak diziyi ve birtakım kültürlerin bize ait olduğunu göstermek aynı zaman da ne kudretli bir devlet olduğumuzu global anlamda göstermek açısından iyi bir strateji. Döneme ve Osmanlı’ya bakarken Atatürk ve Cumhuriyete şükr ettiğimiz bu dönemde o dönemde ki birçok ulusun böyle olduğunu hatırlamakta fayda var. Yabancı yapımların Türkleri geçmişten günümüze barbar olarak göstermeye çalıştığı yapımlara karşıt dramatik olayları ile beraber kültürel olarak dünyayı takip eden ve de yön veren bir ulus olduğunu gösteriyor dizi tabi bunu gösterdiği kadar bu seviyeyi neden elimizde tutamadığımızı da gösteriyor. Bunu görünce de şu an da neden televizyon da Muhteşem Yüzyıl kalitesinde bir osmanlı dönem dizisi izleyemediğimiz gayet net bir şekilde anlaşılıyor.
Diziyi bu denli izlenebilir kılan bir diğer şey Osmanlı’nın en zirve dönemi olmasıdır. Bu zirve dönemde de uzun bir hükümranlık yaşayan Sultan Süleyman Osmanlı tarihinde hem kendi evlatları hakkında hem de aşk hayatıyla tarihine şok ve aykırı kararlar almıştır. Bir cariyesi ile nikahlanması, şehzade mustafa ve bayezid olayları (tabi bunları dizi üzerinden konuşuyorum tarih üzerinden yorum yapmayınız lütfen zaten tarihten ilham alınmış diyoruz) diziyi bir hayli ilgi çekici kılıyor ancak en çok bu denli izleten daha evvelden dediğim gibi harika oyuncuları. Halit Ergenç’in yaşı ilerledikçe o bakışları o ses tonundaki değişim ve bunu bu denli yansıtabilmesi. Okan Yalabık’ın ki kendisi benim favorimdir içinde ne fırtınalar koptuğunu anlatan mimikleri, yürüyüşü, eliyle yaptığı bir hareket. Meryem Üzerli’nin ise Hürrem gibi gri bir kadını dahi seyirciye sevdirten sahtekar bakışlarla oynayışı ve dahası ve dahası. Say say bitmez. Daha ilk rollerinden olmasına rağmen Tolga Sarıtaş bile Cihangir’i ne oynamış diyorsunuz. Ancak bunun bu kadar iyi olmasının bir diğer sebebi de makyaj. Makyöz ekibini gerçekten ayakta alkışlamak lazım çünkü her hafta yayınlanan bir dizide bu denli yaşlandırmalar yapmak falan muazzam bir iş gerçekten.
Başından beri söylemek istediğim ve benim en sevdiğim şeylerden birine gelirsekte dizinin karakterlerinin psikolojisine odaklanması. Bu sadece kendi kendilerine konuşmaları değil bazen bir şiir bazen bir mektup. Bunu böyle yapmalarının sebebi de belki tarihten ilham aldıkları o mektuplarla seyirciye ve global kesime gerçeklerle dokunmak istemeleridir. Bilemeyeceğim. Ancak ben özellikle ilk 83 bölümde Pargalı İbrahim’in kendi iç hesaplaşmasını ne kadar “ben İbrahim dönme İbrahim” lafına gülsem de oldukça iyi anlıyordum. Cennet, cehennem, özgürlük aslında bu yönetim biçiminin içinde bu yönetim biçiminin kötülüğünü anlatan karşıt bir karakterdi. Sultan Süleyman’ın ise babası gibi olmak istemedikçe ya da kibirli olmak istemedikçe korktuğu babasına daha fazla yaklaştığını dizinin anlatması. İbrahim’in değişiyle “Herkes olmaktan korktuğu insana dönüşür. Her erkek evlat içinde babasını taşır. Her baba da evladını” sözünün diziye ne kadar uyduğunu görüyoruz. Sonrasında onun gibi olmak istemeyip evlatlarına yakınlaşması gerektiğini hatanın kendinde olduğunu fark etmesi. Lakin olduğu kişiyi ve yeri değiştirememesi.
Bazı favori repliklerim:
- ne aşkı beğğğ
- sen kimsinnn be adamm
- bu yüce imparatorluğu ben yönetiyorum
- baharda manisaya gidelim
- ben ibrahim
- seni öyle bir sallarım ki
- sen sultan ben bir köle öyle mi ha
- celahut
- sultanların en şehzadelisi
- sultanların en nikahlısı(gül ağa çıktı mı ne üzüldüm)
- ben öyle uygun gördüm
- imparatorluk kadınların gözyaşlarıyla yönetilmez
- sen kendini kimlerle mukayese ediyorsun ibrahim
gibi gibi daha çok var.
Sonunda Imu gözüktü ve biraz klasik tarz olsa da beğendim sadece One Piece manga ok olsa da anime içerisi çizim tarzına nasıl yedirilecek merak ediyorum. Fightlar zaten ağır CGI olacağından bir bk anlamayız diye düşünüyorum lakin yine de şu an…devamıSonunda Imu gözüktü ve biraz klasik tarz olsa da beğendim sadece One Piece manga ok olsa da anime içerisi çizim tarzına nasıl yedirilecek merak ediyorum. Fightlar zaten ağır CGI olacağından bir bk anlamayız diye düşünüyorum lakin yine de şu an çok yükseldim Imu konuşmak istiyorum sürekli. Meyvesini de daha evvel böyle tahmin etmiştim doğru çıkmış. Bir başkaları da D’ ismi için demon diye söylenti yayıyor ancak basit diyenler de var bakalım Oda ne yapacak. Neyse ne olursa olsun ben Imu’yu beğendim bayağı ve heyecanlandım. Ben bundan sonra Imu’yum arkadaşlar böyle biline. Şimdi dışarı çıkıp sokakta kralın hakisi yaymayı deneyeceğim!!!
Harry Potter dizisini buraya eklememişler ama hakkında şunu yazmadan edemeyeceğim. Zenci Snape koyup zencileri safımıza çektikten sonra lgbt’li bireyler için snape lily değil de james’e aşık olsa nasıl olur demiş biri(şakasına) gülmekten yarılıyorum(sinirden) yani HAJFKSLFLDL yaparlar mı yaparlar hiç güvenmiyorum.…devamıHarry Potter dizisini buraya eklememişler ama hakkında şunu yazmadan edemeyeceğim. Zenci Snape koyup zencileri safımıza çektikten sonra lgbt’li bireyler için snape lily değil de james’e aşık olsa nasıl olur demiş biri(şakasına) gülmekten yarılıyorum(sinirden) yani HAJFKSLFLDL yaparlar mı yaparlar hiç güvenmiyorum. Neyse fragman kısaydı net konuşmak için diğer fragmanları görmek lazım lakin şunları söyleyebilirim:
-Harry’i oynayacak velet değil de Ron’u oynayacak velet iyi bir oyuncu gibi.
-Kitaba göre tasarlanmış güzel detaylandırmalar gördüm bunlar izlerken mutlu edecektir.
-Muggle dünyasının gelişmiş olmasını anlıyorum ancak bunu soğuk mavi bir bilim kurgu paletiyle, büyücüler dünyasını ise sıcak sarı bir renk paleti ile sunmaya çalışıp yanlış filtreleri kullanmak nedense pek bir yapay geliyor. Film/dizi değil de video kamera gibi. Belki de bu bizim yıllardır filmlerdeki alışkanlığımızdandır ancak bu alışkanlık bence iyi bir alışkanlık.