Bu film benim için çok arada kalan bir film oldu. Bir tarafım bu filmi sabahlara kadar zorbalamak istiyor diğer tarafım "en azından diğer Yeşilçam filmleri gibi klasik" değil diyor. Hâl böyle olunca ne yapıyoruz? Artıları ve eskileri yazıyoruz hemen. Çocuklu…devamıBu film benim için çok arada kalan bir film oldu. Bir tarafım bu filmi sabahlara kadar zorbalamak istiyor diğer tarafım "en azından diğer Yeşilçam filmleri gibi klasik" değil diyor. Hâl böyle olunca ne yapıyoruz?
Artıları ve eskileri yazıyoruz hemen.
Çocuklu dul bir kadın olan Sultan ve her çiçeğe konan Kemal arasında yaşanan bir hikayeyi konu alıyor bu film.
Erkek karakterimiz kemal bana çok tanıdık geldi. Uçkuru düşük Sedat ve kamyonuna aşık İlyasın karışımı gibiydi.
Sultanda da Asiye de olan saflığın ve dimdik duran kadının aynısı var. Tek fark burada gözyaşı yok arkadaşlar. Burada hunharca birbirini hırpalayan iki insan var.
Hoşuma giden şey Sultan ve Kemal'in birbirlerine karşı olan atışmalı iletişimleriydi. Köy ahalisi bu durumu sevgi diye adlandırıyor ama bence sevgi bu değil. Bu daha çok zıt kutupların çarpışmasından doğan tutku. Hani bir insanla sürekli didişirsiniz de o sırada ona çok fazla sinir olur, uyuz kaparsınız ama bu durum sizin içten içe çok hoşunuza gider ve aklınızı başınızdan alır ya. İşte tam olarak bu ikilinin arasında böyle bir durum vardı.
Sadece birbirlerine karşı bu durumu çok abarttılar. Şamar oğlanı gibi bir Sultan Kemal'e vurdu, bir Kemal Sultana. O kısım hiç hoşuma gitmedi. Tamam çamurda yuvarlandınız, birbirinizi hırpaladınızda tokat nedir ya? En fazla hırslanır durduğun yerde ardı ardına söylenir, kalkar gider saçını başını dağıtır belki bir de ısırırsın. Zaten o olay bir noktada gülüşmeleri peşinden getirir ve olay tatlıya bağlanır saçma bir şekilde cjsjjxns bu işin raconu budur.
Filmde aynı zamanda usta oyuncu Adile Naşit ve Şener Şen oynuyor. Bahtiyer adında bir karakteri canlandırıyor şener şen ve bu sırada izlediğiniz o sahnelerde gülmeden edemiyorsunuz. Benim çok ama çok sevdiğim oyunculardan biri olan Erdal Özyağcılar da var kadroda. Burada o kadar gençmiş ki ses tonunu falan tanıyamadım.
Ve o dönemlerde olduğu gibi hâlâ bu dönemde de popüler olan sanatçılarımızdan Orhan Gencebayı çokça duyuyoruz. Film bu yönlerden benim için artı puan topladı.
Eksi puan toplayan kısım işin dozunu kaçırdıkları tokat sahneleriydi. Yeşilçamın en rahatsız edici noktası bu olabilir benim için. Her ne kadar burada o tokat sahnelerini flörtleşme gibi göstermek istedilerse de olay şiddete kayıyor. Ve ne yazık ki her Yeşilçam filminde mutlaka bu sahnelerden bulunuyor. Şiddet normal bir şey değil ve asla normalleştirilmemeli.
Filmi izlerken beynimde dönüp duran repliği de bırakıp kaçıyorum.
-Kemalim yapmaz.
-Kemalin yaptı Mesude.