Spoiler içeriyor
Benim için, ‘Kim bu adam?’ diye sorulunca ‘Tembelin biri’ cevabını verirlerdi ki, bunu duymaktan son derece hoşlanırdım. Benim de kendime göre bir niteliğim, hakkımda söylenecek bir söz olurdu: ‘Tembel.’” 1990 yapımı Abbas Kiyarüstemi filmi Close Up tam olarak bu Dostoyevski…devamıBenim için, ‘Kim bu adam?’ diye sorulunca ‘Tembelin biri’ cevabını verirlerdi ki, bunu duymaktan son derece hoşlanırdım. Benim de kendime göre bir niteliğim, hakkımda söylenecek bir söz olurdu: ‘Tembel.’”
1990 yapımı Abbas Kiyarüstemi filmi Close Up tam olarak bu Dostoyevski alıntısını anlatıyor bence. Herkesin hayatta iyi veya kötü bir rol edinme ihtiyacı vardır diyor yönetmen. Kendini bir aileye ünlü yönetmen Mohsen Makhmalbaf olarak tanıtan bay Sabzian'ın hikayesini izliyoruz.Belki bu akşam yemek yiyebilirim umuduyla söylenen yalan, arkasına sığınılan rol ve bu role duyulan saygı neticesinde geri dönülmez bir yola ilerleyip karakterimizin bile kendisini buna inandırmasına sebep oluyor. Ailesini geçindiremeyen fakir bir adam bay Sabzian. İçindeki bitmek tükenmek bilmeyen sanat aşkı imkansızlıklar dolayısıyla vücut bulamamış. Kullanamadığımız, gerçekleştiremediğimiz taraflarımız tamamen yok olmaz; başka biçimlerde kendilerine bir çıkış ararlar ve bay Sabzian kendini bir anda ünlü yönetmen taklidi yaparken bulur. Amacı ne para ne birilerini dolandırmak. Yalnızca ruhunu doyurmak. “Bana inanıyorlardı. Söylediğim her şeyi yapıyorlardı. Örneğin ‘Bu ağacı kesin’ dediğimde ağacı kesiyorlardı. Kendimi gerçekten Makhmalbaf gibi hissediyordum. İnsanların sözlerimi dinlemesi, bana saygı göstermesi beni çok etkiliyordu.”
Şimdi de spesifik birkaç sahne hakkında konuşmak istiyorum. İlk sahnelerde taksicinin bir sprey şişesine vurmasını izliyoruz. O spreyin yokuş aşağı yuvarlanmasını 15-20 saniye boyunca izletiyor bize yönetmen. İlerleyen sahnelerde de muhabir koşarken bir tekme vuruyor ve tekrar yokuş aşağı gidişine bakıyoruz. Bu sahnenin amacı neydi? İlerlemek için birilerinin iteklemesine ihtiyaç duymayın mıydı? Yoksa yokuş aşağı yuvarlanmaya başladın mı artık durman zor olur yani Sabzian'ın gidişatını mı gösteriyordu? Ya da herkes kendi mesajını çıkarmalı.
Diğeri ise çiçek mevzusu. Yine aynı sahnede taksici budanmış ağaçların çöpleri arasında birkaç tane pembe çiçek bulup alıyor. Sabzian'ın son sahnede aileye götürdüklerine çok benziyor. Belki de o ailenin budayıp attığı çiçeklerle aynı. Peki o çiçekleri alırken gerçek malkabaf neden sarı olmaz pembe çiçekleri al diyor? Burdan bir anlam çıkaramadım.
Son olarak da şunu paylaşmak istiyorum. Kiyarüstemi bu filmi gerçek karakterlerle çekmiş. Yani Sabzian gerçekte bu suçu işleyen kişi ve bu rolün bedelini ödedikten sonra film için bir kez daha Makhmalbaf rolü yapmış olması gerçekten manidar.
Sonuç olarak 95 dk lık sıkmayan akıp giden bir filmdi. Öneririm. Umarım hepimiz kendi hayatlarımızın başrolü olmayı başarır ve bu rolü mutlulukla oynarız.