"şükür cehalet bitti! kimse okumuyor, herkes yazıyor. kimse öğrenmiyor, herkes biliyor. kimse susmuyor, herkes konuşuyor. kimse çekilmiyor, herkes ortada. kimse kederlenmiyor, herkes şenlik." şükrü erbaş
Spoiler içeriyor
"ayrılığın bu denli acı olmasının bir diğer nedeni insanın unutulmak fikri karşısında hissettiği korkudur. terk edilen insan günün her dakikası sevdiği insanı düşünür ve kendi kendine sorar: 'o da beni düşünüyor mudur? ben aklına geliyor muyumdur?' sadece kendi kendine de…devamı"ayrılığın bu denli acı olmasının bir diğer nedeni insanın unutulmak fikri karşısında hissettiği korkudur. terk edilen insan günün her dakikası sevdiği insanı düşünür ve kendi kendine sorar: 'o da beni düşünüyor mudur? ben aklına geliyor muyumdur?' sadece kendi kendine de sormaz. etrafında bu ayrılığı bilen herkese sorar, terapiye gidiyorsa terapistine de sürekli bu soruya sorar: 'acaba o da beni düşünüyor mu?' çünkü ayrılık acısı çeken biri için unutulmak yok olmak anlamına gelir."
aşk; vitrinde görüp hayran kaldığın elbisenin, denediğinde vücuduna uygun olmadığını gördüğün zamandır bazen.. akıllı insan, olmadığını görünce almaktan vazgeçen, akılsız ise olmadığını bile bile elbiseyi alandır.
Spoiler içeriyor
"bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görrmek istemiyorum. bu nefret filân değil... insanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... sadece bir yalnızlık ihtiyacı... öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile…devamı"bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görrmek istemiyorum. bu nefret filân değil... insanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... sadece bir yalnızlık ihtiyacı... öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. taşıp dökülecek kadar kendi kendimi doyurduğumu hissediyorum. kafamda, hiçbir şeyle değişilmesi mümkün olmayan muazzam hayaller, bana her şeylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor. fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arıyorum. bütün bu beynimde geçen şeyleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini... o zaman ne kadar hazin bir hal aldığımızı tasavvur edemezsiniz! kış günü sokağa atılmış üç günlük bir kedi yavrusu gibi kendimi zavallı hissediyorum."