ford v ferrari (2019) / asfaltın kralları “bir araba yarışı değil, iki otomotiv devinin savaşı.” 1960’larda henry ford ii, ferrari’yi satın almak ister. anlaşma son anda bozulunca mesele artık sadece ticaret olmaktan çıkar. ford, ferrari’yi yenmek için tarihin en büyük…devamıford v ferrari (2019) / asfaltın kralları
“bir araba yarışı değil, iki otomotiv devinin savaşı.”
1960’larda henry ford ii, ferrari’yi satın almak ister. anlaşma son anda bozulunca mesele artık sadece ticaret olmaktan çıkar. ford, ferrari’yi yenmek için tarihin en büyük yarışlarından biri olan le mans’a kendi otomobiliyle katılmaya karar verir.
bunun için otomobil tasarımcısı carroll shelby ve dünyanın en yetenekli ama en sorunlu yarış pilotlarından biri olan ken miles bir araya getirilir. hedef basittir: ford gt40’ı geliştirmek ve ferrari’yi kendi sahasında yenmek.
matt damon, karizmatik ve tecrübeli carroll shelby’yi; christian bale ise yeteneği kadar öfkesi de büyük olan ken miles’ı canlandırıyor. ikilinin arasındaki dostluk, rekabet ve sürekli çatışma filmin asıl motoru.
james mangold’un yönettiği film, gerçek bir hikâyeden yola çıkmasına rağmen yalnızca otomobillerle ilgilenenlere hitap etmiyor. hırs, dostluk, şirket politikaları ve “dünyanın en iyisi olma” takıntısı üzerine güçlü bir spor draması.
motor seslerini sonuna kadar hissettiren yarış sahneleri, gerçekçi atmosferi ve christian bale’in performansıyla son yılların en iyi yarış filmlerinden biri.
rush, senna ve days of thunder sevenlerin kaçırmaması gereken; ford ile ferrari arasındaki rekabeti bir otomobil savaşından çıkarıp kişisel bir mücadeleye dönüştüren başarılı bir biyografik drama.
https://appraf.com/title/movie/asfaltin-krallari
ford v ferrari (2019) / asfaltın kralları “bir araba yarışı değil, iki otomotiv devinin savaşı.” 1960’larda henry ford ii, ferrari’yi satın almak ister. anlaşma son anda bozulunca mesele artık sadece ticaret olmaktan çıkar. ford, ferrari’yi yenmek için tarihin en büyük…devamıford v ferrari (2019) / asfaltın kralları
“bir araba yarışı değil, iki otomotiv devinin savaşı.”
1960’larda henry ford ii, ferrari’yi satın almak ister. anlaşma son anda bozulunca mesele artık sadece ticaret olmaktan çıkar. ford, ferrari’yi yenmek için tarihin en büyük yarışlarından biri olan le mans’a kendi otomobiliyle katılmaya karar verir.
bunun için otomobil tasarımcısı carroll shelby ve dünyanın en yetenekli ama en sorunlu yarış pilotlarından biri olan ken miles bir araya getirilir. hedef basittir: ford gt40’ı geliştirmek ve ferrari’yi kendi sahasında yenmek.
matt damon, karizmatik ve tecrübeli carroll shelby’yi; christian bale ise yeteneği kadar öfkesi de büyük olan ken miles’ı canlandırıyor. ikilinin arasındaki dostluk, rekabet ve sürekli çatışma filmin asıl motoru.
james mangold’un yönettiği film, gerçek bir hikâyeden yola çıkmasına rağmen yalnızca otomobillerle ilgilenenlere hitap etmiyor. hırs, dostluk, şirket politikaları ve “dünyanın en iyisi olma” takıntısı üzerine güçlü bir spor draması.
motor seslerini sonuna kadar hissettiren yarış sahneleri, gerçekçi atmosferi ve christian bale’in performansıyla son yılların en iyi yarış filmlerinden biri.
rush, senna ve days of thunder sevenlerin kaçırmaması gereken; ford ile ferrari arasındaki rekabeti bir otomobil savaşından çıkarıp kişisel bir mücadeleye dönüştüren başarılı bir biyografik drama.
“belki de bu kadar ukala ve şımarık olmanızın sebebi, yaşamın henüz sizi, ahkam kestiğiniz konularda sınamamış olmasıdır. biz buna “sınanmamışlığın kibiri” diyoruz…”
en iyi soygun/ dolandırıcılık filmleri • `ocean's eleven` (2001): ünlü soyguncu danny ocean ve ekibi, las vegas'taki üç büyük kumarhaneyi aynı anda soymaya çalışır. hem eğlenceli hem de zekice kurgulanmış bu film, heist türünün klasikleri arasında yer alır. • `the…devamıen iyi soygun/ dolandırıcılık filmleri
• `ocean's eleven` (2001): ünlü soyguncu danny ocean ve ekibi, las vegas'taki üç büyük kumarhaneyi aynı anda soymaya çalışır. hem eğlenceli hem de zekice kurgulanmış bu film, heist türünün klasikleri arasında yer alır.
• `the sting` (1973): paul newman ve robert redford'un başrollerini paylaştığı bu filmde, dolandırıcılık planları ve entrikalarla dolu bir soygun hikayesi anlatılır. film, zekice kurgulanmış dolandırıcılık sahneleriyle dikkat çeker.
• `the italian job` (2003): modern teknolojiyi kullanarak büyük bir altın soygunu planlayan bir grup hırsızın hikayesi anlatılır. aksiyon ve zekice kurgulanmış soygun planları ön plandadır.
• `catch me if you can` (2002): gerçek bir hikayeden uyarlanan bu film, genç bir dolandırıcının (leonardo dicaprio) fbi'dan kaçma macerasını konu alır. dolandırıcılık ve sahte kimliklerle dolu sürükleyici bir hikaye sunar.
• `now you see me` (2013): bir grup sihirbaz, sahne şovlarıyla büyük soygunlar gerçekleştirirken, arka planda zekice planlanmış dolandırıcılık ve entrikalar yaşanır.
• `inside man` (2006): spike lee'nin yönettiği bu film, zekice planlanmış bir banka soygununu ve soyguncular ile polis arasındaki stratejik mücadeleyi konu alıyor. gerilim ve entrika dolu sahneleriyle dikkat çekiyor.
• `the bank job` (2008): gerçek olaylara dayanan bu yapım, londra'da lüks ve gizli detaylarla örülü bir banka soygununu anlatıyor. soygun planındaki detaylar ve karakterlerin karmaşık ilişkileri filmde öne çıkıyor.
• `the thomas crown affair` (1999): zengin bir iş adamının, değerli sanat eserlerini çalması etrafında dönen bu film, soygun unsurlarını ve zeka dolu entrikaları inceliyor. dolandırıcılık ve sanata duyulan tutku ön planda.
• `focus` (2015): will smith ve margot robbie'nin başrollerini paylaştığı bu film, profesyonel dolandırıcıların birbirleriyle ve rakipleriyle kurdukları karmaşık ilişkileri konu alıyor. hem eğlenceli hem de sürükleyici bir dolandırıcılık hikayesi sunuyor.
• `american hustle `(2013): gerçek bir hikayeden uyarlanan film, sahte kimlikler ve zekice kurgulanmış dolandırıcılık planları üzerinden ilerliyor. hem mizahi hem de dramatik unsurları barındıran yapımıyla öne çıkıyor.
• `logan lucky` (2017): amerikan güneyi'nde geçen bu film, bir nascar yarışında planlanan alışılmadık soygun macerasını anlatıyor. film, karakterlerin zekice hazırlanmış planları ve samimi mizahıyla dikkat çekiyor.
black mirror black mirror , modern toplumun karanlık yönlerini, teknolojinin etkilerini ve insan psikolojisini keşfeden bir antoloji dizisidir. her bölüm bağımsız bir hikâye anlatır.insan doğası, ahlak, toplum ve teknolojinin etkilerini sorgulayan, çoğu zaman karanlık ve düşündürücü hikayeler ama mükemmelle yakın…devamıblack mirror
black mirror , modern toplumun karanlık yönlerini, teknolojinin etkilerini ve insan psikolojisini keşfeden bir antoloji dizisidir. her bölüm bağımsız bir hikâye anlatır.insan doğası, ahlak, toplum ve teknolojinin etkilerini sorgulayan, çoğu zaman karanlık ve düşündürücü hikayeler ama mükemmelle yakın etkililiyici ve istisnasız herkesin izlemesini öneririm .
`1. sezon (2011)`
`1. the national anthem /ulusal marş
ingiltere prensesi kaçırılır ve kaçıran kişi, başbakan michael callow'dan ulusal televizyonda bir domuzla cinsel ilişkiye girmesini talep eder. hükümet ve halk arasında yaşanan kaos, medya etkisi ve ahlaki soruların işlendiği çarpıcı bir hikaye.
2.fifteen million merits/`15 milyon değer
distopik bir dünyada, insanlar pedal çevirerek enerji üretir ve kazandıkları “kredi”lerle yaşamlarını sürdürür. bing adlı bir adam, aşık olduğu abi'nin bir yetenek yarışmasında ünlü olması için tüm birikimini harcar, ancak sistemin acımasız gerçekleriyle yüzleşir.
3. the entire history of you /tüm geçmişin
her anın kaydedildiği ve izlenebildiği bir teknolojiyle, insanlar geçmişlerini yeniden yaşayabilir. liam adlı bir adam, bu teknolojiyi kullanarak eşinin sadakatsiz olup olmadığını öğrenmeye çalışır ve saplantı haline getirir. ilişkilerde güvensizlik ve mahremiyet temaları ele alınır.
`2. sezon (2013)`
1. be right back/ hemen döneceğim
martha, sevgilisi ash'i bir kazada kaybeder. teknoloji sayesinde, ash'in sosyal medya ve mesajlarından oluşturulan bir yapay zeka versiyonunu kullanmaya başlar. bu “ash”, zamanla daha gerçekçi bir form alır, ancak martha'nın kaybıyla yüzleşmesi karmaşıklaşır.
2. white bear / beyaz ayı
bir kadın, hafızasını kaybetmiş şekilde bir dünyada uyanır ve sürekli kaçmak zorunda kalır. ancak hikaye, izleyiciyi şok eden bir şekilde tersine döner: kadın aslında korkunç bir suç işlemiş ve bu, ona verilen bir ceza biçimidir.
3. the waldo moment/ waldo anı
waldo adında bir animasyon karakter, politik bir figüre dönüşür ve beklenmedik şekilde halkın dikkatini çeker. politik popülizm ve medyanın etkisi üzerine bir hicivdir.
4. white christmas/beyaz loel ( özel bölüm)
üç kısa hikaye anlatılır:
1. bir adam, yapay zeka “eşleşme” sistemleriyle insanların romantik ilişkilerini yönetir.
2. bir kadın, kocasını engelleme teknolojisini kullanır.
3. insan bilincinin bir cezalandırma aracı olarak nasıl kullanılabileceğini gösteren bir trajedi.
`3. sezon (2016)`
1. nosedive/ düşüş
sosyal medya derecelendirmeleriyle şekillenen bir dünyada, lacie adlı bir kadın, puanlarını yükseltmeye çalışırken başarısız olur. sosyal baskılar ve sahte kimlik temaları işlenir.
2. playtest/deneme oyunu
bir adam, sanal gerçeklik tabanlı bir korku oyununun beta testine katılır. ancak oyun, bilinçaltındaki en büyük korkularını tetikleyen bir kabusa dönüşür.
3. shut up and dance/kapa çeneni ve dans et
bir genç, bilgisayar kamerası aracılığıyla kaydedilen özel görüntüleriyle şantaja uğrar. başka kurbanlarla birlikte, bir hacker grubunun talimatlarını yerine getirmek zorunda kalır. şok edici bir sona sahiptir.
4. san junipero
1980'lerde geçen bu hikayede, yorkie ve kelly adındaki iki kadın, dijital bir cennette tanışır ve romantik bir bağ kurar. aşk ve ölüm sonrası hayat konularını işler. daha umut dolu bir black mirror bölümüdür.
5. men against fire / ateşe karşı insanlar
askerlere, düşmanlarını “canavar” gibi görmelerini sağlayan bir teknoloji uygulanır. ancak, askerin biri gerçeği keşfettiğinde etik ve insanlık üzerine büyük bir kriz yaşar.
6. hated in the nation/ ulusun nefreti
sosyal medya nefret kampanyalarıyla öldürülen insanların olduğu bir cinayet zinciri incelenir. mekanik arıların beklenmedik bir rolü vardır.
`4. sezon (2017)`
1. uss callister
bir teknoloji şirketi çalışanı, dna verilerini kullanarak star trek benzeri bir simülasyon dünyası yaratır. ancak, simülasyondaki dijital “klonlar” gerçek bireylerin bilincine sahiptir ve isyan eder.
2. arkangel
bir anne, çocuğunu korumak için beynine bir izleme cihazı yerleştirir. ancak bu aşırı korumacılık, kızının hayatını olumsuz etkiler.
3. crocodile/ timsah
bir kazanın ardından suça bulaşan bir kadın, tüm izleri silmeye çalışır. ancak bir cihaz, insanların anılarını okuyarak polis araştırmalarında kullanılır.
4. hang the dj/ dj'i as
eşleşmeleri kontrol eden bir algoritma ile iki kişi birbirine aşık olur. sistemin mantığını sorgulayan bu hikaye, aşk ve özgür irade temalarını işler.
5. metalhead/ metal kafa
kıyamet sonrası bir dünyada, bir kadın, robot köpeklerden kaçmaya çalışır. hayatta kalma mücadelesi minimalist bir şekilde anlatılır.
6. black museum / kara müze
suçlarla ilgili karanlık teknolojilerin sergilendiği bir müzede, geçmişte yapılan insanlık dışı deneyler anlatılır.
`5. sezon (2019)`
1. striking vipers/ vuran engerekler
eski iki arkadaş, bir dövüş oyununun sanal gerçeklik versiyonunda romantik bir bağ kurar. teknolojinin cinsellik ve kimlik üzerindeki etkisi işlenir.
2. smithereens/ paramparça
bir şoför, sosyal medya bağımlılığını protesto etmek için bir rehin alma olayı gerçekleştirir. teknolojinin insanlar üzerindeki etkisi eleştirilir.
3. rachel, jack and ashley too
bir pop yıldızı, kontrolcü menajerleri tarafından istismar edilirken, genç bir kız, onun yapay zeka oyuncağıyla bağ kurar.
`6. sezon (2023)`
1. joan is awful / jon berbat
joan, hayatının bir streaming platformunda dramatize edildiğini keşfeder. hikaye, mahremiyet ve medya kontrolünü sorgular.
2. loch henry
iki belgesel yapımcısı, sakin bir iskoç kasabasındaki geçmişte işlenmiş vahşi bir suçu araştırır.
3. beyond the sea / denizin ötesinde
1960'larda geçen hikayede, iki astronot, kopyalanmış bilinçlerini dünya'da kullanırken bir trajedi yaşar.
4. mazey day
bir paparazzi, sıradan bir ünlü skandalının arkasında doğaüstü bir gerçek olduğunu keşfeder.
5. demon 79/ şeytan 79
bir kadın, dünyanın sonunu önlemek için bir şeytanla iş birliği yapmak zorunda kalır.3 gün içerisinde 3 kişiyi öldürmesi istenir.
film tavsiyeleri ‘bilek kesenler`:`bir aşk hikayesi` "intihar ettikten sonra bile hayatın devam ettiği bir evrende geçen, absürt ama garip şekilde iç ısıtan bir aşk hikayesi." klasik romantik film değil. hatta romantik komedi hiç değil. daha çok " `hayatın dibi diye…devamıfilm tavsiyeleri
‘bilek kesenler`:`bir aşk hikayesi`
"intihar ettikten sonra bile hayatın devam ettiği bir evrende geçen, absürt ama garip şekilde iç ısıtan bir aşk hikayesi."
klasik romantik film değil. hatta romantik komedi hiç değil. daha çok " `hayatın dibi diye düşündüğün` `yerin bile bir altı varmış`"dedirten, kara mizahın içine sarılmış bir `yol filmi`.
baş karakter zia, sevgilisi tarafından terk edilince bileklerini kesip intihar ediyor. ama olay burada bitmiyor; aksine başlıyor. gözünü açtığı yer, yaşayan dünyaya benzeyen ama daha soluk, daha umutsuz, daha “`anlamsız`” bir versiyon. renkler bile isteksiz gibi. kimse mutlu değil, kimse tam ölü de değil. tam arada kalmış bir varoluş.
bu evrende intihar edenlerin gittiği yerin bile sıkıcı olması fikri başlı başına tokat gibi:
“`kaçış yok. yanlış kapıyı seçtin, yine buradasın.`”
zia'nın hikayesi ise burada devreye giriyor:
eski sevgilisinin de intihar ettiğini öğrenince onu bulmak için yola çıkıyor. yanında tuhaf karakterler:
— sürekli “`mucize yok`” diyen ama içten içe umut arayan rus kökenli `eugene`
— kendini yanlışlıkla ölü sanan, hafif manyak ama sempatik `mikal`
film burada klasik bir “`yol hikayesi + aşk arayışı`” formuna giriyor ama tonu hiç değişmiyor: hep `melankolik`, `hep hafif ironik`, hep “`bir şey eksik`” hissiyle.
`en güzel tarafı şu`:
film intiharı romantize etmiyor. tam tersine, “`oraya da gitsen bir şey değişmeyecek`” diyor.
umutsuzluğun bile bir rutine dönüştüğü bir dünya kuruyor.
`aşk kısmı da klasik değil`:
büyük jestler, dramatik sahneler yok. daha çok iki kırık insanın birbirine tutunma çabası.
“`tam iyileşmeden sevebilir misin?`” sorusu.
görsel olarak `sade`, hatta kasıtlı olarak `sıkıcı`. `çünkü dünya da öyle`:
— `güneş var ama ısıtmıyor`
— `insanlar var ama bağ kurmuyor`
— `hayat var ama yaşanmıyor`
`soundtrack ayrı bir olay`:
özellikle `gogol bordello` dokunuşları filmin ruhunu taşıyor. `hafif çingene punk`, `hafif kaos`, tam film gibi.
`benim anladığım`:
— intihar sonrası dünya = daha kötü bir dünya
— aşk = kurtuluş değil ama dayanma sebebi
— umut = en beklenmedik yerde çıkan küçük bir arıza
`final hissi`:
film sana şunu bırakıyor:
“belki de sorun hayatın kendisi değil, senin ona bakışındı.”
`ve en kritik nokta`:
ölerek kaçamıyorsan, belki de yaşamayı öğrenmek zorundasın.
`kapanış`..
intihar temalı olup da bu kadar “`yaşamayı hatırlatan`” nadir filmlerden.
depresif değil, dürüst.
romantik değil, gerçek.
https://www.hdfilmcehennemi.nl/wristcutters-a-love-story /
https://appraf.com/title/movie/bilek-kesenler-bir-ask-hikayesi