insanlar, onlara ne söylediğinizi unutabilirler... onlara ne yaptığınızı da unutabilirler... ama onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar...
Spoiler içeriyor
prometheus'un öyküsü efsaneye göre dünyada ateş sadece olimpos'un tepesinde yanmaktadır. insanlar soğuktan ve vebadan kırılırken tanrılar ateşi sadece kendilerine saklamaktadırlar. kendiside tanrı olan prometheus'un gönlü buna razı gelmez ve ateşi bir gece olimpostan çalıp insanlara verir. cezasi çok büyük olur,…devamıprometheus'un öyküsü
efsaneye göre dünyada ateş sadece olimpos'un tepesinde yanmaktadır.
insanlar soğuktan ve vebadan kırılırken tanrılar ateşi sadece kendilerine saklamaktadırlar. kendiside tanrı olan prometheus'un gönlü buna razı gelmez ve ateşi bir gece olimpostan çalıp insanlara verir.
cezasi çok büyük olur, zeus tarafından kayalara bağlanıp ciğerlerinin kargalar tarafından yenmesine mahkum edilir.
ölümsüz olduğundan bu işkence sonsuza kadar hep tekrarlanacaktır.
ateş hırsızı olarakta bilinir.
antik yunan kökenli olan olimpiyatlarda atletlerin ellerinde meşalelerle koşarak oyunları başlatması ritüelide prometheus'un elinde ateşle olimpos dağından aşağı koşuşunu simgeler.
kimi anlatılara göre prometheus tanrı değil bir titandır.
tanrılara karşı savaşı başlatmıştır, çamurdan insan yapmış can vermek için tanrılardan "göğün ateşi"ni çalmış ve onunla insana can vermiştir.
Yasaklanan Cannibal Holocaust Filmde sahneler o kadar gerçekçiydi ki yönetmen cinayetle suçlanarak tutuklandı. Mahkeme oyuncuların filmde öldürülmediklerinin ispatlanması istedi. Oyuncular ölmediklerini kanıtlamak için mahkemeye gittiler. İzlememiş olanlara kesinlikle öneririm
Spoiler içeriyor
imânın en düşük derecesi nedir? kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir. allah'u teala buyuruyor: “siz insanlar için…devamıimânın en düşük derecesi nedir?
kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.
allah'u teala buyuruyor:
“siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. iyiliği emreder, kötülükten menedersiniz…” (âl-i imrân, 110) rasûlullah (sav) buyurdular:
“kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” (müslim, îmân 78. tirmizî, fiten 11; nesâî, îmân 17) kâinâtın fahr-i ebedîsi bir gün, iyiliği tavsiye edip kötülüğe mânî olma mes’ûliyetinden bahsederken şöyle bir misal vermiştir:
“gemi yolcuları alt ve üst katlara yerleştiler. geminin alt katında seyahat edenler; su ihtiyacımızı karşılamak için ikide bir yukarı çıkıyor, üsttekileri rahatsız ediyoruz. geminin tabanında bir delik açıp suyu oradan alalım. diye konuştular. bu durumda üst kattakiler onlara mânî olmazsa, hepsi birden boğulup giderler. şayet onlara gemiyi delmenin yanlış olduğunu anlatırlarsa, hem kendilerini, hem diğerlerini boğulmaktan kurtarırlar.” (buhârî, şehâdât, 30; tirmizî, fiten, 12)
hikâye 1970’li yılların amerika’sında geçiyor. fbı’da arabuluculuk yapan ve aynı zamanda da bir eğitmen olan holden ford; genç, dinamik ve farkını ortaya koymaya çalışan biridir. görevlendirildiği bir vaka sırasında vuku bulan bir olay, holden ford’u oldukça sarsar ve suçlu psikolojisine…devamıhikâye 1970’li yılların amerika’sında geçiyor. fbı’da arabuluculuk yapan ve aynı zamanda da bir eğitmen olan holden ford; genç, dinamik ve farkını ortaya koymaya çalışan biridir. görevlendirildiği bir vaka sırasında vuku bulan bir olay, holden ford’u oldukça sarsar ve suçlu psikolojisine farklı bir boyuttan bakmak gerektiğini düşünmeye başlar. bunun üzerine harekete geçen holden, davranış bilimci bill tench ile amerika’da nam salmış ünlü katillerle görüşmeye başlar. sorgudan ziyade bir röportaj şeklinde gerçekleşen görüşmeler, katilleri suça iten nedenlerin aslında hiç de göründüğü gibi olmadığını, katilerle empati yapılarak ve katiller arasında benzerlik kurularak, başka suçluların tespit edilebileceğini, hatta ve hatta suçun önüne geçilebileceğini göstermektedir. bunun için de yapılması gereken katillerle bir arkadaş gibi konuşup, bu zamana kadar yapılmamışı denemektir.
dizinin dört bölümünü ünlü yönetmen david fincher’ın yönetmiş olması, onun film ve dizilerinde izlemeye alışık olduğumuz anlatım ve hikâye tarzını bu dizide de görmemize vesile oluyor. dizinin çok büyük bir bölümünün diyaloglar üzerinden ilerliyor oluşu, ilk bakışta sıkıcı bir hikâye teması hissi veriyor gibi gözükse de esasında çok daha hareketli polisiye dizilerinden bile daha ilgi çekici ve sürükleyici olabiliyor. dizide işlenen katillerin, isimlerinden işledikleri suçlara kadar hepsinin gerçek olması hikâyeye ayrı bir gerçekçilik, ayrı bir farkındalık katıyor.dizinin ımdb’den 9,0’lık bir puan aldığını da hatırlatmış olalım.
"gönül adamı ömrünü boşa harcamaz, yüreğini ucuza satmaz, edep tacını başından almaz. gönül erinin her zaman yüzü yerde, gönlü göktedir. haklı olduğunda kavga vermesini bilir. kavgayı sadece bileği ile değil, ilmiyle ve yüreğiyle yapmasını da bilir." Şeyh Edebali
"En büyük fakirlik yalnızlıktır." her yöneticinin mutlak suretle işe başladığında okuması, ezberlemesi ve uygulaması gereken nasihattir. günümüzde de geçerliliğini koruyor olması insan doğasının geçmişte de günümüzde de değişmediğinin en belirgin işaretidir. tam metin şudur : ey oğul, artık bey’sin! bundan…devamı"En büyük fakirlik yalnızlıktır."
her yöneticinin mutlak suretle işe başladığında okuması, ezberlemesi ve uygulaması gereken nasihattir. günümüzde de geçerliliğini koruyor olması insan doğasının geçmişte de günümüzde de değişmediğinin en belirgin işaretidir.
tam metin şudur :
ey oğul, artık bey’sin!
bundan sonra
öfke bize, uysallık sana.
güceniklik bize, gönül almak sana.
suçlamak bize, katlanmak sana.
acizlik bize, hoşgörmek sana.
anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
haksızlık bize, bağışlamak sana...
ey oğul, sabretmesini bil,
vaktinden önce çiçek açmaz.
şunu da unutma;
insanı yaşat ki devlet yaşasın.
ey oğul, işin ağır,
işin çetin, gücün kula bağlı.
allah yardımcın olsun...
güçlüsün, kuvvetlisin,
akıllısın, kelamlısın!
ama; bunları nerede,
nasıl kullanacağını bilmezsen
sabah rüzgarında savrulur gidersin.
öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
daima sabırlı, sebatlı ve
iradene sahip olasın!
dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi
değildir. bütün bilinmeyenler,
feth edilmeyenler,
görünmeyenler, ancak sen faziletli ve
ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır.
ey oğul ! ananı , atanı say !
bereket büyüklerle beraberdir.
inancını kaybedersen ,
yeşilken çöllere dönersin.
açık sözlü ol ! her sözü üstüne alma !
gördüğünü görme ! bildiğini bilme !
sevildiğin yere sık gidip gelme !
ey oğul ! üç kişiye acı :
cahil arasındaki alime ,
zenginken fakir düşene,ve
hatırlı iken itibarını kaybedene.
ey oğul! unutma ki,
yüksekte yer tutanlar,
aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
haklıysan mücadeleden korkma !...
ünlü osmanlı tarihçisi cenabi'nin "cenabî tarihi" adıyla da bilinen "el-hâfilü'l-vâsıt ve aylemü'z-zâhirü'l-muhît" adlı arapça eserinin süleymaniye kütüphanesi'nde kayıtlı bir nüshasında mevcuttur. mustafa cenabi, 1540-1590 yılları arsında yaşamıştır, kendisi bütün kaynaklara göre arap'tır, ondan önce kimse edebalı'nın böyle bir vasıyetinden söz etmemiştir.
şeyh edebali (1206 - 1326) osmanlı devleti'nin kuruluş yıllarında yaşamış bir islam ilahiyatçısı-din bilgini, ahi şeyhi, osman gazi'nin kayınbabası ve hocası, orhan gazi'nin dedesi, bir anlamda da sonradan imparatorluk olacak osmanlı devleti'nin fikir babasıdır.
aslen karamanlı'dır. karaman'da başladığı tahsilini tahsilini şam'da tamamlamıştır. tefsir, hadis ve özellikle islam hukukunda uzmanlaşmıştır. [[muhammed celaleddin-i rumi|mevlânâ celaleddin-i rumi] gibi, zamanının büyüklerinin sohbetinde bulunmuştur. tasavvuf yoluna girdiği, baba ilyas halifelerinin ileri gelenlerinden olduğu belirtilmektedir. doğum tarihi kesin olmamakla beraber, 1206 yıllarında doğduğu tahmin edilmektedir.
alim, faal, varlıklı, çevresi için örnek teşkil eden bir kişi olan şeyh edebali, eskişehir yakınlarında itburnu denilen köyde yaşar, yaptırmış olduğu zaviyede öğrenci yetiştirir ve halkı aydınlatırdı. bilecik'te bir dergah yaptırmış, osman gazi'yi de birçok defa burada misafir etmiştir.
rivayete göre, osman gazi'nin dergahta bulunduğu bir gece, rüyasında şeyh edebali'nin göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının alemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan geçtiklerini görmüştü. sabah olup rüyayı anlatınca, şeyh edebali rüyayı şöyle tabir etmiştir:
"sen, ertuğrul gazi oğlu osman, babandan sonra bey olacaksın. kızım malhun hatun ile evleneceksin. benden çıkıp sana gelen nur budur. sizin soyunuzdan nice padişahlar gelecek ve nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar, allah nice insanın islam'a kavuşmasına senin soyunu vesile edecektir."
gerçekten de öyle olur, altı asırdan fazla devam edecek olan bir imparatorluğun temelleri osman gazi ile atılır ve bunun ilk müjdecisi şeyh edebali olur.
1326'da 120 yaşlarında bilecik'te vefat etmiş, dergâhının zikir odasına gömülmüştür.
eskişehir'de de adına bir türbe yapılmıştır. vefatından bir ay sonra kızı, dört ay sonra da damadı osman gazi vefat etmiştir.
vembley kimliksiz dogdu için kişilik ve kimlik arayışı içinde bircok isim şekil ve din değiştirir. ingiliz ve osmanlıya köstebeklik yaparak yaşamış bir asalak sahtekardı.eşini aldatarak oğluna sırt çevirek ihanet zicirine macar ingilitere rusya ve osmanlıya da ihanet etmiş musevi olmasına…devamıvembley kimliksiz dogdu için kişilik ve kimlik arayışı içinde bircok isim şekil ve din değiştirir. ingiliz ve osmanlıya köstebeklik yaparak yaşamış bir asalak sahtekardı.eşini aldatarak oğluna sırt çevirek ihanet zicirine macar ingilitere rusya ve osmanlıya da ihanet etmiş musevi olmasına ragmen onlarda köstek olmaktan başka işe yaramayan başarısız bir dil bilimci olmaktan öteye gecememiştir. teodor hertz' in tanımıyla kendini ingiliz turk casusu olarak tanıtan topal ihtiyar ve güvenilmez bir sahtekardır.
osmanlı sultanlarının zengin edip aynı zamanda kişilik sahibi olmasına rağmen diğer çevresinden itibar görmemiştir
YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN HAYATA TUTUNMA KLAVUZU Bir şarkın olsun. senin olsun. hayatına her giren insana bu benim şarkım bak diye dinlet. bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın. tek bir parfümün olsun. özdeşleşmek iyidir. dünya…devamıYENİ BAŞLAYANLAR İÇİN HAYATA TUTUNMA KLAVUZU
Bir şarkın olsun. senin olsun. hayatına her giren insana bu benim şarkım bak diye dinlet. bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.
tek bir parfümün olsun. özdeşleşmek iyidir. dünya bu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın. öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa acaba burda mı diye kokuyu duyanın gözü seni arasın.
bir tane en yakın arkadaşın olsun. sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi olsun. birlikte düşün, birlikte kalkın. birbirinizi toparlayın. yaralarınızı sarın. herkes gittiğinde şanssızlığınıza biraz gülün, biraz ağlayın.
bir tane çok büyük aşkın olsun. rakıya bahane olsun. bir dönem çok sevmiş ol, bi dönem nefret etmiş. her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. biraz da bi yanin acıyarak. o olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım? diye sorgulayarak. artık bir şey hissetmesen de başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım diyecek kadar. unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.
bir evlat edin. bir kedi olur, bir köpek de. ama olsun. kapılarını aç. senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını ellerinde hisset. bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. birinin kahramanı olmak istersen bundan büyük fırsat olamaz. sevmek çok güzel. hele bir de her koşulda sevilmek.
bol bol kitap oku biri seni derinden etkileyene kadar oku. onu bulduğunda kimseyle paylaşma. o hikaye senin. beğenmediğin sayfayı yırt sevdiğin yerleri yıldızlarla donat. başucunda dursun. belki bir gün biri gizlice o sayfaları keşfeder. seni daha iyi tanıma imkanı olur.
salaş bir restaurant edin. patronundan garsonuna kadar tanı. kafan mı bozuk, mekan dolu mu, sana yer açacakları kadar müdavimi ol. bir masan olsun hep oturduğun. bir başına gitsen bile başına bir şey gelmeyeceğini bil. bir gün belki kapanır ya da yıkılır. ama sen önünden her geçtiğinde burda eskiden hep bi yerim vardı dersin.
bir hobin olsun. kaçmak için. hiçbir şey düşünmediğin. dünyadan uzaklaşabildiğin. onunla övün. en iyi yaptığın şey olsun. ınsanlar şaşırsın. senin icin çocuk oyuncağı olsun.
bir şey iste. imkansız olsun. peşinden koş. yorul. defalarca vazgeç. defalarca dene. susmanın çaresizliğini de yaşa bağırmanın da. uykuların kaçsın. düşündükçe saç diplerin bile uyuşsun. her ne ise bu istediğin, aşk da olur iş de. bağrına taş bas gerekirse. yeter ki gece yatağına yattığında ben elimden geleni yaptım de. bazen kazanamamış olsan da, yapabileceklerinin ya da bir şeyi delice istemenin limitini görmek de zaferdir.
vakit ayırdığın bir ailen olsun. yarın kaybettiğinde keşke daha çok zaman ayırsaydım demeyeceğin. pişmanlık kötüdür. bir daha geri getirmeye gücünün yetmedikleri içinse, iskence. kıymetini bil. yarin ne olacağı belli degil. kalp krizi dediğin bir kaç saniye. kalp kırma.
sınırların olsun aşılamayacak. duvarların olsun yıkılamayacak. herkes bilsin. ona göre davransın.
bir alanın olsun metre karesi dert değil. kapısını kapattığında gercek sen olabildiğin. dört duvardan birininin dibine çöküp ağlayabildiğin. güçsüzlüğünü yaşayabildiğin. sonra daha güçlü kalkabildiğin. kaldığın yerden devam edebildiğin. insan en çok kendini özlüyor çünkü.
bir sevdiğin olsun tabi. belki hayallerindeki gibi olmaz koşullar ama bir şeyleri birlikte var etmenin tadı bi başka. para amaç değil araç olsun mutluluğuna. olmadığı zaman da elindekini cömertçe paylaşabil. en çok onla gül. saatlerce muhabbet edebil. birbirinize ulaşamadığınızda, başka biriyle mi acaba diye değil başına bir şey mi geldi diye endişelen. ilişkini başkalarıyla kıyaslama. biri sevdiğini çok söyler, biri daha çok gösterir. sen de biri eksikse bu seni daha az seviyor demek değildir.telefon karıştırmakla ömür geçmez. bir insan bir şey yapmak isterse yapar. kalbin temizse, sen araştırmadan da karşına çıkar korkma. sonuna kadar güven. bir gün kırılırsa kalp yenisini inşa eder.
ve
kalbini temiz tut. çevreni de. unutma yaptığın her iyilik bir gün sana geri döner.
meriç keskin