"En büyük fakirlik yalnızlıktır." her yöneticinin mutlak suretle işe başladığında okuması, ezberlemesi ve uygulaması gereken nasihattir. günümüzde de geçerliliğini koruyor olması insan doğasının geçmişte de günümüzde de değişmediğinin en belirgin işaretidir. tam metin şudur : ey oğul, artık bey’sin! bundan…devamı"En büyük fakirlik yalnızlıktır."
her yöneticinin mutlak suretle işe başladığında okuması, ezberlemesi ve uygulaması gereken nasihattir. günümüzde de geçerliliğini koruyor olması insan doğasının geçmişte de günümüzde de değişmediğinin en belirgin işaretidir.
tam metin şudur :
ey oğul, artık bey’sin!
bundan sonra
öfke bize, uysallık sana.
güceniklik bize, gönül almak sana.
suçlamak bize, katlanmak sana.
acizlik bize, hoşgörmek sana.
anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
haksızlık bize, bağışlamak sana...
ey oğul, sabretmesini bil,
vaktinden önce çiçek açmaz.
şunu da unutma;
insanı yaşat ki devlet yaşasın.
ey oğul, işin ağır,
işin çetin, gücün kula bağlı.
allah yardımcın olsun...
güçlüsün, kuvvetlisin,
akıllısın, kelamlısın!
ama; bunları nerede,
nasıl kullanacağını bilmezsen
sabah rüzgarında savrulur gidersin.
öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
daima sabırlı, sebatlı ve
iradene sahip olasın!
dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi
değildir. bütün bilinmeyenler,
feth edilmeyenler,
görünmeyenler, ancak sen faziletli ve
ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır.
ey oğul ! ananı , atanı say !
bereket büyüklerle beraberdir.
inancını kaybedersen ,
yeşilken çöllere dönersin.
açık sözlü ol ! her sözü üstüne alma !
gördüğünü görme ! bildiğini bilme !
sevildiğin yere sık gidip gelme !
ey oğul ! üç kişiye acı :
cahil arasındaki alime ,
zenginken fakir düşene,ve
hatırlı iken itibarını kaybedene.
ey oğul! unutma ki,
yüksekte yer tutanlar,
aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
haklıysan mücadeleden korkma !...
ünlü osmanlı tarihçisi cenabi'nin "cenabî tarihi" adıyla da bilinen "el-hâfilü'l-vâsıt ve aylemü'z-zâhirü'l-muhît" adlı arapça eserinin süleymaniye kütüphanesi'nde kayıtlı bir nüshasında mevcuttur. mustafa cenabi, 1540-1590 yılları arsında yaşamıştır, kendisi bütün kaynaklara göre arap'tır, ondan önce kimse edebalı'nın böyle bir vasıyetinden söz etmemiştir.
şeyh edebali (1206 - 1326) osmanlı devleti'nin kuruluş yıllarında yaşamış bir islam ilahiyatçısı-din bilgini, ahi şeyhi, osman gazi'nin kayınbabası ve hocası, orhan gazi'nin dedesi, bir anlamda da sonradan imparatorluk olacak osmanlı devleti'nin fikir babasıdır.
aslen karamanlı'dır. karaman'da başladığı tahsilini tahsilini şam'da tamamlamıştır. tefsir, hadis ve özellikle islam hukukunda uzmanlaşmıştır. [[muhammed celaleddin-i rumi|mevlânâ celaleddin-i rumi] gibi, zamanının büyüklerinin sohbetinde bulunmuştur. tasavvuf yoluna girdiği, baba ilyas halifelerinin ileri gelenlerinden olduğu belirtilmektedir. doğum tarihi kesin olmamakla beraber, 1206 yıllarında doğduğu tahmin edilmektedir.
alim, faal, varlıklı, çevresi için örnek teşkil eden bir kişi olan şeyh edebali, eskişehir yakınlarında itburnu denilen köyde yaşar, yaptırmış olduğu zaviyede öğrenci yetiştirir ve halkı aydınlatırdı. bilecik'te bir dergah yaptırmış, osman gazi'yi de birçok defa burada misafir etmiştir.
rivayete göre, osman gazi'nin dergahta bulunduğu bir gece, rüyasında şeyh edebali'nin göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının alemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan geçtiklerini görmüştü. sabah olup rüyayı anlatınca, şeyh edebali rüyayı şöyle tabir etmiştir:
"sen, ertuğrul gazi oğlu osman, babandan sonra bey olacaksın. kızım malhun hatun ile evleneceksin. benden çıkıp sana gelen nur budur. sizin soyunuzdan nice padişahlar gelecek ve nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar, allah nice insanın islam'a kavuşmasına senin soyunu vesile edecektir."
gerçekten de öyle olur, altı asırdan fazla devam edecek olan bir imparatorluğun temelleri osman gazi ile atılır ve bunun ilk müjdecisi şeyh edebali olur.
1326'da 120 yaşlarında bilecik'te vefat etmiş, dergâhının zikir odasına gömülmüştür.
eskişehir'de de adına bir türbe yapılmıştır. vefatından bir ay sonra kızı, dört ay sonra da damadı osman gazi vefat etmiştir.