mısır’da mumyanın içinden ilyada destanı çıktı diye dolaşan haberin, gerçekte “antik geri dönüşümün ne kadar ileri olduğunu” gösteren olay. olay şöyle: roma dönemine ait bir mumyanın sargılarında kullanılan papirüslerin arasında, İlyada’da destanında birkaç satırlık bir parça bulunuyor. yani ortada ne…devamımısır’da mumyanın içinden ilyada destanı çıktı diye dolaşan haberin, gerçekte “antik geri dönüşümün ne kadar ileri olduğunu” gösteren olay.
olay şöyle: roma dönemine ait bir mumyanın sargılarında kullanılan papirüslerin arasında, İlyada’da destanında birkaç satırlık bir parça bulunuyor. yani ortada ne kayıp destan var ne de “gizli bilgi saklanmış” bir durum. bildiğin eski kağıdı çöpe atmayıp mumyaya sarmışlar.
asıl tokat gibi kısım burada başlıyor: bugün dünya edebiyatının zirvesi diye anlatılan metin, bir dönem birilerinin gözünde “iş görür malzeme” seviyesinde. kutsal değil, pratik.
bu da bize iki şey söylüyor:
1) Homeros mısır’da da okunuyordu. yani ilyada, lokal bir efsane değil; antik çağın global içeriği.
2) bilgi dediğimiz şey sandığımız kadar dokunulmaz değil. dönemine göre değeri değişiyor. bugün müzede sergilediğin şeyi, yarın ambalaj yapabilirsin.
bir de bulunan kısmın ilginçliği var: “gemi kataloğu” denen, ilyada’nın en sıkıcı ama en detaylı bölümlerinden biri. yani adamlar kitabın en aksiyonlu yerini değil, en “excel tablosu gibi” kısmını kopyalamış. bu da metnin eğlence değil, eğitim/ezber amacıyla çoğaltıldığını düşündürüyor.
kısacası: insanlık tarihi biraz da şu — bugün baş tacı ettiğini, dün kese kağıdı olarak kullanılabiliyor.
En iyi 5 dizi film listem sadece en iyi 5 dizi ile sırılamak çok zor . 1-`black mirror`// bilim kurgu/ aksiyon/ korku/dram 2- `game of thrones` // fantastik/ tarihi/ dram 3-`vikingler`// tarihi / aksiyon / dram / savaş 4- `spartacus`…devamıEn iyi 5 dizi film listem
sadece en iyi 5 dizi ile sırılamak çok zor .
1-`black mirror`// bilim kurgu/ aksiyon/ korku/dram
2- `game of thrones` // fantastik/ tarihi/ dram
3-`vikingler`// tarihi / aksiyon / dram / savaş
4- `spartacus` // tarihi / aksiyon / dram
5- `the walking dead` // fantastik/aksiyon/ korku/dram
`bonus` ;
6- `lost` // fantastik/aksiyon/ dram/ gizem
7 - `the 100` // bilim kurgu/ fantastik/ aksiyon/dram
8 - `the last man on earth` // fantastik/komedi/ macera/ dram
9- `masum` // dram
`extra` ;
10 - `leyla ile mecnun` / fantastik / komedi/dram
11- `7 numara`// komedi/ dram
12- `the last kingdom` // `valhalla` // `the last of us`// `The Lost room` // `Brooklyn Nine-Nine`//`prens`//
brezilya'da mahkûmlar 2020 den beri okudukları her kitap için 4 gün ceza indirimi alıyor. yılda toplam 48 gün. not : ama otomatik değil. kitap sonrası yazdıkları değerlendirme inceleniyor ve onaylanırsa geçerli oluyor. yılda maksimum 48 gün. bu uygulama, brezilya federal…devamıbrezilya'da mahkûmlar 2020 den beri okudukları her kitap için 4 gün ceza indirimi alıyor.
yılda toplam 48 gün.
not : ama otomatik değil.
kitap sonrası yazdıkları değerlendirme inceleniyor ve onaylanırsa geçerli oluyor.
yılda maksimum 48 gün.
bu uygulama, brezilya federal hapishanelerinde "okuyarak özgürlük" (redenção pela leitura) programı olarak biliniyor. sistemin işleyişine ve detaylarına dair bazı ek bilgiler şunlar:
sistemin işleyiş mekanizması
• seçici okuma: mahkûmlar felsefe, bilim, klasik edebiyat veya drama gibi kategorilerden kitaplar seçebiliyor.
• değerlendirme süreci: mahkûmun yazdığı kompozisyonun (değerlendirme yazısının); okunabilir olması, imla kurallarına dikkat etmesi ve metni kopyalamadan kendi yorumlarını katması şart koşuluyor.
• onay heyeti: yazılan raporlar, hapishane bünyesindeki bir kurul tarafından inceleniyor. eğer yazı yeterli bulunursa, mahkûmun cezası resmi olarak 4 gün kısaltılıyor.
• kapasite sınırı: bir mahkûm, yılda en fazla 12 kitap üzerinden bu haktan yararlanabiliyor; bu da belirttiğin gibi yılda toplam 48 günlük bir indirime tekabül ediyor.
amacı ve etkisi
bu yöntem sadece bir "indirim" aracı değil, aynı zamanda mahkûmların tahliye olduktan sonra topluma daha kolay adapte olmalarını hedefleyen bir rehabilitasyon stratejisi. araştırmalar, bu tür eğitim odaklı programların "tekrar suç işleme" oranlarını (residivizm) ciddi ölçüde düşürdüğünü gösteriyor.
ayrıca brezilya'daki cezaevlerinde yaşanan aşırı doluluk sorununa karşı, nitelikli bir çözüm arayışı olarak da değerlendiriliyor. benzer uygulamalar, mahkûmların el işi yapması veya spor faaliyetlerine katılması gibi farklı kategorilerde bazı avrupa ülkelerinde de dönem dönem karşımıza çıkabiliyor.
bir kitap kurdu için 10 yıllık bir cezayı yaklaşık 1,5 yıl erkene çekme potansiyeli taşıyan, oldukça teşvik edici bir sistem.
uluslararası haber kaynakları
konuyla ilgili dünya basınında çıkan kapsamlı haberler şunlardır:
• reuters: "brazil prisoners to reduce sentences by reading" başlığıyla sistemin işleyişini (yılda 12 kitap, toplam 48 gün) dünyaya duyurmuştur.
• bbc news: brezilya'daki aşırı kalabalık cezaevlerini rehabilite etme çabalarını ele alan haberlerinde bu programdan sıkça bahseder.
• the guardian: programın mahkûmlar üzerindeki psikolojik etkilerini ve yazılan raporların uzman heyetlerce nasıl incelendiğini detaylandıran makaleler yayınlamıştır.
akademik kaynaklar
• human rights watch (hrw): brezilya cezaevi raporlarında, eğitimin bir hak olarak kullanılması bağlamında bu projeyi örnek gösterir.
özetle: brezilya yüksek mahkemesi ve ulusal adalet konseyi (cnj) tarafından onaylanmış, federal hapishanelerde uygulanan ve eyalet hapishanelerine de model olan resmi bir devlet politikasıdır.
tüm zamanların fenerbahçe galatasaray derbi dengesi 1909 yılındaki o ilk "`papazın çayırı`" maçından bugüne, yaklaşık 117 yıllık bir döküm yapıldığında ortaya çıkan tablo, dünya futbol tarihindeki en simetrik ve en kafa kafaya rekabetlerden biridir. istatistiklerin birbirine bu kadar yakın olması…devamıtüm zamanların fenerbahçe galatasaray derbi dengesi
1909 yılındaki o ilk "`papazın çayırı`" maçından bugüne, yaklaşık 117 yıllık bir döküm yapıldığında ortaya çıkan tablo, dünya futbol tarihindeki en simetrik ve en kafa kafaya rekabetlerden biridir.
istatistiklerin birbirine bu kadar yakın olması insanın asabını bozabilir.
`genel istatistikler` (resmi ve özel toplam)
• toplam maç: 400 civarı (resmi maç sayısı 360 bandında).
• fenerbahçe galibiyet: ~150-153
• galatasaray galibiyet: ~128-131
• beraberlik: ~120-123
• gol sayıları: fenerbahçe ~540 / galatasaray ~495
`tablonun anatomisi`
— fenerbahçe üstünlüğü: genel galibiyet ve gol sayısında fenerbahçe'nin net bir sayısal üstünlüğü bulunur. özellikle 90'lar ve 2000'lerin başındaki "kadıköy hakimiyeti" ve tek taraflı
skorlar (6-0, 4-0 vs.) bu farkın ana kaynağıdır.
— galatasaray'ın kupa refleksi: galibiyet sayısında geride olmasına rağmen galatasaray, "final" niteliği taşıyan ve kupa getiren eşleşmelerde (türkiye kupası finalleri, süper kupa) rakibine karşı daha yüksek bir kazanma oranına sahiptir.
`dönemsel dominasyonlar`
— başlangıç (1909-1920ler): galatasaray'ın ilk 7 maçı gol yemeden kazanarak kurduğu "yedi bela" dönemi.
— orta çağ (1950-1980ler): metin oktay ve can bartu'lu yıllar. dengenin en milimetrik olduğu, karşılıklı galibiyetlerin alındığı dönem.
— yakın çağ (1990-2010): fenerbahçe'nin iç saha dominasyonunu bir tabu haline getirdiği, galatasaray'ın ise avrupa başarılarına rağmen derbi skorlarında (özellikle ligde) ezildiği süreç.
— modern dönem (2010-2026): deplasman galibiyetlerinin normalleştiği, galatasaray'ın kadıköy fobisini yenerek genel istatistikteki arayı kapatmaya başladığı dönem.
`spesifik detaylar`
— en çok gol atanlar: zeki rıza sporel (fb - 27 gol), metin oktay (gs - 19 gol).
— en farklı skorlar: galatasaray'ın 1911'deki 7-0'lık galibiyeti (resmiyet tartışmalı olsa da kayıtlardadır) ve fenerbahçe'nin 2002'deki 6-0'lık galibiyeti.
— kaos katsayısı: 2000 sonrası maçların %70'inden fazlasında en az bir kırmızı kart veya saha olayının çıkması, rekabetin teknik analizden çok sosyolojik bir vaka haline geldiğinin kanıtıdır.
`özetle`
fenerbahçe "`kazanılan maç sayısı`" ve "`atılan gol`" kalemlerinde tarihin lideridir. galatasaray ise "derbi sonucuyla kazanılan kupa" ve "kritik eşikleri aşma" konusunda dengeleyicidir. yani biri sayıların efendisiyken, diğeri neticenin uzmanıdır. sonuç değişmez; bu topraklarda hayat bu iki kutup arasındaki gerilimden beslenir.
son 10 yıl fenerbahçe galatasaray derbi dengesi aslında her iki tarafın da kendi "prime" dönemlerini yaşadığı, ancak galatasaray'ın kadıköy tabusunu yıkmasıyla makasın kağıt üzerinde daraldığı, saha içinde ise tam bir kör dövüşüne dönen süreçtir. 2016-2026 arası dönemi şöyle bir deşersek:…devamıson 10 yıl fenerbahçe galatasaray derbi dengesi
aslında her iki tarafın da kendi "prime" dönemlerini yaşadığı, ancak galatasaray'ın kadıköy tabusunu yıkmasıyla makasın kağıt üzerinde daraldığı, saha içinde ise tam bir kör dövüşüne dönen süreçtir. 2016-2026 arası dönemi şöyle bir deşersek:
genel tablo ve "o meşhur" denge
toplamda oynanan yaklaşık 22-24 resmi maçta galatasaray'ın +1 galibiyetle (8 gs - 7 fb - 6 beraberlik civarı) önde olması, aslında rekabetin ne kadar bıçak sırtı olduğunu kanıtlar. lig özelinde ise 18 maçın yarısından fazlasının beraberlik veya tek farklı skorlarla bitmesi, "aman yenilmeyelim" mantığının taktik tahtasını esir aldığının göstergesidir.
kırılma noktaları
• 23 şubat 2020: galatasaray'ın 20 yıllık kadıköy büyücüsünü emekli ettiği gün. o gün sadece bir maç kazanılmadı, fenerbahçe'nin psikolojik üstünlük kalesi yerle bir oldu.
• 2022-2023 sezonu: galatasaray'ın her iki maçta da (iç-dış) 3-0 gibi net skorlarla dominasyon kurduğu, fenerbahçe'nin derbi tarihinde nadir görülen bir çaresizlik yaşadığı zirve noktasıdır.
• 2024 ve sonrası: fenerbahçe'nin "ben hala buradayım" diyerek özellikle deplasmanlarda (örn: 10 kişiyle kazanılan 0-1'lik rams park maçı) reaksiyon gösterdiği, dengeyi tekrar merkeze çektiği dönemdir.
istatistiklerin fısıldadıkları
• gol kısırlığı: maç başına 2.1 gol ortalamasıyla, dünya derbileri arasında seyir zevki en düşük ama tansiyonu en yüksek eşleşmelerden biridir.
• kart enflasyonu: son 10 yılda havada uçuşan sarı ve kırmızı kart sayısının, atılan gol sayısını ikiye katlaması muhtemeldir. futbol değil, gladyatör dövüşü izlenir genelde.
• ev sahibi avantajının erimesi: eskiden "kadıköy'den çıkış yok" ya da "aslantepe cehennemi" gerçekleri vardı. son 10 yılda deplasman takımlarının daha rahat galibiyet çıkardığı bir evreye girdik.
netice-i kelam
son 10 yılın özeti; galatasaray'ın psikolojik duvarları yıktığı, fenerbahçe'nin ise bu yeni gerçekliğe karşı direnç göstererek dengeyi korumaya çalıştığı bir süreçtir. skorlar birbirine çok yakın olsa da, galatasaray'ın bu 10 yıllık süreçte aldığı derbi galibiyetlerinin doğrudan şampiyonlukla taçlanma oranı daha yüksektir. fenerbahçe ise daha çok "rakibine şampiyonluk kutlatmama" veya "prestij" maçlarında vites yükseltmiştir.
kısacası; skor olarak eşitlik, psikolojik olarak galatasaray'ın hafif burun farkı, kaos olarak ise her zamanki gibi tam puan.
Fenerbahçe domenico tedesco’nun fenerbahçe kariyeri, tam olarak “iyi başlayıp kritik yerde dağılan hikâye” gibi ilerliyor. kağıt üstünde bakınca modern futbolun bütün gereklilikleri var: önde baskı, hızlı geçiş, hareketli hücum. hatta bazı maçlarda “ulan bu takım baya iyi oynuyor” dedirtiyor. ama…devamıFenerbahçe
domenico tedesco’nun fenerbahçe kariyeri, tam olarak “iyi başlayıp kritik yerde dağılan hikâye” gibi ilerliyor.
kağıt üstünde bakınca modern futbolun bütün gereklilikleri var: önde baskı, hızlı geçiş, hareketli hücum. hatta bazı maçlarda “ulan bu takım baya iyi oynuyor” dedirtiyor. ama işte mesele zaten o değil.
mesele, fenerbahçe gibi bir takımın iyi oynaması değil, kazanmayı bilmesi.
ve tedesco’nun takımı şu an en temel büyük takım refleksini gösteremiyor:
öndeyken maçı öldürmek.
dakika 70’ten sonra takımın fişi çekiliyor sanki. skor koruma yok, oyun kontrolü yok, panik var. 90+’larda yenilen ya da kaçan puanlar artık “şanssızlık” değil, direkt teknik direktör yazıyor.
işin daha tehlikeli kısmı şu:
takımın net bir kimliği yok.
topa sahip mi olmak istiyor?
geçiş mi kovalıyor?
set oyunu mu oynuyor?
cevap: hepsinden biraz, hiçbirinden tam değil.
büyük takım hocası dediğin adam bazen kötü oynatır ama kazanır. tedesco ise zaman zaman iyi oynatıyor ama kritik yerde kaybediyor. bu da uzun vadede krediyi sıfırlar.
özetle:
tedesco kötü hoca değil ama şu an için fenerbahçe seviyesinde “winner” bir teknik direktör de değil.
şampiyonluk gelirse hikâye değişir.
gelmezse bu sezon, kariyerinde “bir fırsat kaçtı” diye yazılır.
hollywood'a göre: — amerikan yerlileri (kızılderililer)kötü adamlardı. — araplar teröristtir. — latin amerikalılar uyuşturucu kaçakçısıdır. gerçek: + abd yerlileri katletti. + abd arapları bombalıyor ve petrolünü çalıyor. + abd uyuşturucunun en büyük tüketicisi. sonuç: propagandaya inanma.