psikolojik / gerilim / suç filmleri — the house that jack built (2018) – lars von trier'in yönettiği, bir seri katilin saplantılı iç dünyasını anlatan rahatsız edici bir psikolojik gerilim. — no country for old men (2007) – coen kardeşler'in…devamıpsikolojik / gerilim / suç filmleri
— the house that jack built (2018) – lars von trier'in yönettiği, bir seri katilin saplantılı iç dünyasını anlatan rahatsız edici bir psikolojik gerilim.
— no country for old men (2007) – coen kardeşler'in yönettiği, ahlaki çöküş ve kaçınılmaz şiddet üzerine kurulu bir neo-western gerilim filmi.
— funny games (1997 / 2007) – michael haneke'nin yazıp yönettiği, izleyiciyi psikolojik ve fiziksel şiddetle yüzleştiren, rahatsız edici bir ev istilası hikayesi.
— bad lieutenant (1992 / 2009) – ahlaki yozlaşmaya uğramış bir polisin, suç ve bağımlılık içindeki çöküşünü anlatan sert bir suç draması.
— hard candy(2005) – genç bir kızın, bir pedofili avına dönüşen planını anlatan psikolojik gerilim.
— bug (2006) – william friedkin'in yönettiği, paranoya ve deliliğin sınırlarını zorlayan bir psikolojik gerilim.
— the devil's rejects (2005) – rob zombie'nin kan, vahşet ve sadizmi zirveye taşıyan şok edici suç-gerilim filmi
— blue ruin(2013) – kendi halinde bir adamın intikam arayışına çıkmasıyla şiddet ve ölümün içine sürüklendiği bir gerilim.
— red rock west(1993) – yanlış anlaşılmalar sonucu suç dünyasının içine çekilen bir adamın hikayesi.
—i saw the devil (2010) – güney kore sinemasından, bir seri katil ile intikam peşindeki bir dedektif arasındaki acımasız kedi-fare oyunu.
— requiem for a dream(2000) – darren aronofsky'nin yönettiği, bağımlılığın insan hayatını nasıl mahvettiğini çarpıcı bir şekilde anlatan, görsel ve psikolojik olarak yıpratıcı bir film.
— prisoners (2013) – denis villeneuve'ün yönettiği, bir babanın kaçırılan kızını bulmak için başvurduğu acımasız yöntemleri konu alan, karanlık ve sert bir suç gerilimi.
— wind river (2017) – dondurucu soğukta vahşi bir cinayeti çözmeye çalışan bir dedektifin hikayesi, gerilim ve psikolojik ağırlık taşıyan bir neo-western.
—a simple plan (1998) – üç arkadaşın buldukları yüklü miktarda parayı saklamaya çalışırken gittikçe karanlıklaşan olaylara sürüklendiği, hitchcockvari bir gerilim.
— affliction (1997) – babası gibi şiddete meyilli olmaktan korkan bir adamın, içinde bulunduğu psikolojik çöküşü anlatan etkileyici bir drama.
— the killer inside me (2010) – casey affleck'in başrolünde olduğu, sessiz ve nazik bir şerif yardımcısının aslında soğukkanlı bir katil olduğu hikaye.
— calvary (2014) – küçük bir kasabada ölüm tehditleri alan bir rahibin, günah, kefaret ve ölüm üzerine derin bir yolculuğa çıkışı.
— we need to talk about kevin (2011) – tilda swinton'ın başrolünde olduğu, bir annenin oğlunun işlediği korkunç suçun yükü altında ezilişini anlatan psikolojik gerilim.
-/ dogtooth (2009) – yorgos lanthimos'un yönettiği, çocuklarını dış dünyadan tamamen izole eden bir ailenin tüyler ürpertici hikayesi.
— a history of violence(2005) – david cronenberg'in yönettiği, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir adamın dönüşümünü anlatan sert ve rahatsız edici bir gerilim.
— the machinist(2004) – christian bale'in aşırı kilo kaybıyla dikkat çektiği, uykusuzluk çeken bir adamın paranoya ve gerçeklik arasında kaybolmasını konu alan psikolojik gerilim.
— man bites dog (1992) – belgesel ekibinin bir seri katili takip ettiği, sert ve rahatsız edici bir kara mizah filmi.
bu filmlerin çoğu rahatsız edici atmosferleri, sert temaları ve psikolojik derinlikleriyle ön planda. özellikle psikolojik gerilim ve suç temalı yapımları seviyorsanız, bu filmleri beğenebilirsiniz !!
Devamı ; şu youtube listesinde tamı tamına 450 adet, sadece japonları öldürme temalı çin yapımı film var. istisnasız hepsinde gaddar japonları döven, öldüren, pentakill atan çinliler var. bu filmler yurtdışında yaşayan çinliler için youtube'a atılanlar. kendileri zaten youtube'a giremiyorlar. bunları…devamıDevamı ;
şu youtube listesinde tamı tamına 450 adet, sadece japonları öldürme temalı çin yapımı film var. istisnasız hepsinde gaddar japonları döven, öldüren, pentakill atan çinliler var. bu filmler yurtdışında yaşayan çinliler için youtube'a atılanlar. kendileri zaten youtube'a giremiyorlar. bunları izlemek için girmelerine de gerek yok. her an, her saniye çin kanallarında binlercesi oynatılıyor. çin'e giderseniz kaldığınız otelde televizyonu açıp kanallar arasında şöyle bir gezinin. daha üçüncü kanala gelmeden kung fu ile derdest edilen japon asker sahnesine denk gelmezseniz dişimi kırarım.
bu saçma filmler serisinin cilalısı ve yurtdışına satılanı ise bildiğiniz gibi ip man serisidir. adam yeri gelir hong-kong'da ingiliz boksör döver, yeri gelir japon generallerini tokatlar. en olmadı abd askerlerini sıradan geçirir. gerçek hayatında köyünden çıkmamış, kung-fu adlı sahte dövüş sanatının bir alt türü olan wing tsun hocasıdır. amatörün amatörü çinli bir mma dövüşçüsü yıllardır bu kolpa kung-fu olayını ifşa ediyor. bu o kadar taşak geçilen bir konu haline geldi ki adam devlet tarafından tehdit edilmiş. bu bizim milli değerimizdir, sen nasıl sifularımızı döversin demişler. hatta uzak eyaletlerde yapacağı dövüşlere gidememesi için adamın uçak, tren bileti alması yasaklanmış. adam arabayla gitmeye çalışıyor. diğer videolarına mutlaka bakın, çok eğlenceli bir mevzu. hayt huyt bağırıp üzerine koşan üstadları kaplan daşağı stili demeye kalmadan ağzına ağzına vurarak bertaraf ediyor.
kardeşlik türküsü, halkların eriştesi anlatısını ise devlet televizyonu cctv'de bolca görebilirsiniz. özellikle bahar festivali (bkz: çin yeni yılı) galasında rengarenk geleneksel kıyafetleriyle şarkı söyleyip dans eden azınlık temsilcileri bu propagandanın en bilinen örneğidir. devlet, azınlıkların dillerini, dinlerini ve kültürlerini koruduğunu ve desteklediğini iddia eder. örneğin içinde tek bir moğol olmayan bir dans grubu, moğollarla uzaktan yakından alakası olmayan, yarısı çince bir şarkıyla şöyle dans eder: https://youtu.be/PnE33DiFGw4?si=cADpYcITTFugj7Xz
peki iç moğolistan halkı buna katılıyor mu? dilleri baskılanmıyor ve kültürlerini doyasıya yaşıyorlar mı? onlar da köylerinde sabah akşam abidik gubidik danslar yapıyorlar mı? tabi ki hayır. iç moğolistan halkı uzun yıllardır direnmeye çalışıyor. video , haber
hatta çin'in moğolları bu kadar baskılaması, mandarin dayatması üzerine moğolistan aksiyon alarak kendi ülkesinde eski moğol alfabesine geçme kararı aldı. haber
bu aslında insan hakları ihlalleri ve asimilasyon suçlamalarına karşı bir savunma mekanizmasıdır. bakın, biz ne kadar çeşitli ve hoşgörülü bir ülkeyiz imajı yaratarak uluslararası alanda soft power oluşturmayı hedefler. dikkat edin, internette çin savunan türkler de aynı ağızla konuşurlar. dünyanın en eski ve kesintisiz medeniyeti olduğunu iddia ederler. çünkü yıllardır tekrar tekrar anlatılan bu hikaye çin halkı için güçlü bir birleştirici ve gurur kaynağı, sloganı haline geldi.
bunlara bir de demografi parçalama operasyonlarını ekleyin. azınlık bölgelerine, özellikle sincan ve tibet'e sistematik olarak han nüfusu göç ettirilerek demografik dengeyi bozuyorlar. ben bu bölgelere iç sömürge diyorum. gerçi sadece ben demiyorum, batılı araştırmacıların neredeyse hepsi ortak şekilde kullanıyor bu tabiri. bu bölgelerin sadece insanlarını değil bütün yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömürüyorlar. iç moğolistan'ın ormanlarının anasını bellediler. bir zamanlar çam ağaçlarıyla meşhur ormanları artık yok. dağlarına kurdukları madenlerde ne kaldı bilmiyorum ama her sene bizdeki soma faciaso benzeri onlarca kaza yaşanıyor. bunu da çok normal karşılıyorlar.
https://youtu.be/kBig7N6Pvks?si=5WD589bhPQZWFpbd
içeride internet sansürü olduğu için bir çok konudan haberleri de olmuyor insanların. mesela çin arama motorlarında uygur meselesi, tibet, tiananmen vs. hiç birisi sonuç vermez. mao'nun da yediği haltlara değinilmez. hep ulusun ulu lideri olarak anılır. aynısı şimdiki liderleri için de geçerlidir. daha önce anlatmıştım. winnie the pooh esprisini bile arasanız karşınıza sonuç getirmiyor.
anlayacağınız bunların hepsi sistematik bir propagandanın minik parçalarıdır. çin öyle sanıldığı gibi yekpare bir kütük değildir. tarihini kazırsanız altında moğol var, türk var, mançu var ama çin komünist partisi sanki tek bir çizgide ilerleyen, kesintisiz, lineer bir han kültürü varmış gibi pazarlar. yani qin hanedanı'ndan mao'ya kadar hepsi aynı hikayenin kahramanıymış gibi davranılır da arada neredeyse yirmi asır hükmetmiş diğer hanedanlıklar yok sayılır. çünkü asıl amaç tarih anlatmak değildir. maksatları bağlılık ve itaati, tarih üzerinden kurgulamak, meşru göstermeye çalışmaktır.
Çin halk cumhuriyeti 🇨🇳 Manpüle ve inanmışlık // komünist devlet liberal ekonomi (kapitalist) ekonomi” hibrit sistem !?! çin medeniyetinin 5000 yıldır uzamaya devam ederken göklere değen bir bambu ağacı gibi süreklilik arz ettiğini zannediyorlar. propagandanın gücüne hayran kalmamak elde değil.…devamıÇin halk cumhuriyeti 🇨🇳
Manpüle ve inanmışlık // komünist devlet liberal ekonomi (kapitalist) ekonomi” hibrit sistem !?!
çin medeniyetinin 5000 yıldır uzamaya devam ederken göklere değen bir bambu ağacı gibi süreklilik arz ettiğini zannediyorlar. propagandanın gücüne hayran kalmamak elde değil.
bugün 5000 yıllık kesintisiz çin uygarlığı diye yutturulmaya çalışılan anlatının, gerçek tarihle uzaktan yakından alakası yok. çin komünist partisinin başlattığı siyasi bir söylem sadece. komünist parti iktidarı ele geçirdiği dönemde, bütün dünya çin olarak tayvan'ı tanıdığı için kendilerine bir legitimasyon, yani meşruiyet üretmek zorundaydılar.
bunun benzeri bizde de var. 5000 yıllık devlet aklı, bilmem kaç bin yıllık kadim kürt medeniyeti gibi söylemlerin hepsinin altında bu meşruiyet kaygısı var. yalnız çin'deki durum daha sofistike, daha ideolojik ve daha tehlikeli. çünkü burada mesele sadece bir geçmiş uydurmak değil, bugünü dizayn etmek.
çin dediğimiz yapı, tarih boyunca yüzlerce farklı halktan, dilden, gelenekten oluşmuş bir imparatorluklar mozaiğidir. yeri gelmiş moğol da yönetmiş, mançu da, türk kökenli tabgaç da. ama komünist parti bugün han milliyetçiliğini çin'in doğal hali gibi pazarlıyor. yani bir tür 5000 yıllık han çinlisi hakimiyeti miti yarattılar. halbuki ming hanedanlığı ile başlayan çok kısa bir han egemenliği dönemi dışında çin, çoğu zaman başka halklar tarafından yönetilmiştir. yani çin etnik bir kavram değildir, hiçbir zaman da olmamıştır.
çin, eskiden olduğu gibi bugün hala etnik olarak homojen değil. aşağı yukarı 1.4 milyar nüfusun içinde yaklaşık 120 milyona yakın etnik azınlık var. buna mukabil müslüman çinli (bkz: huiler) nüfusu da azımsanamaz. bu insanlar dinin etkisiyle otomatik olarak kendilerini han çinlilerinden ayırıyorlar. mançular ise aşırı asimile oldular fakat kendilerine sorarsanız 60 milyondan fazla nüfusları olduklarını iddia ediyorlar ki doğruysa bu 120 değil 160 milyon azınlık eder.
günümüzdeki bu halkların birçoğu, tarihsel olarak çin'e sonradan katılmış, çoğu zorla entegre edilmiş, bağımsız kimlikleri olan topluluklar. mesela uygurlar ve türk kökenli azınlıkların çin'e katılmasının tarihi hepi topu 70 sene. 1949 senesinde doğu türkistan kendi başına bir cumhuriyetti. moğol nüfusunun büyük kısmının yaşadığı, bugün iç moğolistan olarak bilinen bölge bağımsızdı. tibet ve mançurya'dan bahsetmeme gerek yok.
yani eğer çin, fikri bir etnik birlik üstüne kurulsaydı bu halklar dışarıda kalacaktı. o yüzden çkp, içeride kardeşlik türküsü söylüyor. hepiniz zaten 5000 yıldır çin'in parçasıydınız. siz bizim çin ulusumuzun doğal bileşenlerisiniz mesajı veriyor. çok güzel bir propaganda örneği vereyim:
https://youtu.be/lwMlpp8GIAI?si=6j-4XtVCgZWoB3DM
jackie chan son yirmi yıldır benzer filmler çekiyor. bir çoğunda yapımcı veya çin kültür bakanlığının tarafında yetkili oluyor. dragon blade adlı bu filmin bütün teması bu kardeşlik türküsü üstüne kurulu. ipek yolunda yer alan bilumum türk halkları, müslüman çinliler, moğollar vs. hepsi bir olup roma/batı askerlerine karşı çin'i savunuyorlar. biliyorum senaryo çok saçma ama filmin kendisi komple saçmalık. biri yere düşer jackie abi; aman uygur kardeşim bayıldı su getirin, bir savaşçı espri yapar; hay benim tibetli dayıma be! çeker. filmde sürekli bir kedi canını senin şirinlikleri yaşanır. temel mesaj dediğim gibi bütün bu halkların çin'in çatısı altında birleşerek, şeytan batılılara karşı savaşmasıdır.
bu söylemin maksadı bittabiki asimilasyonu meşrulaştırmak. tibet, qing hanedanının doğal mirasıdır. uygurlar teee tang döneminden beri bizimledir. tayvan zaten çin'in kadim toprağıdır vs. vs. koca tarihi parantezleyip sündürüyorlar. esas amaç dediğim gibi meşruiyet kazanmak. normalde xinjiang yani yeni sınır dedikleri doğu türkistan ve halkı ne ara senin kardeşlik mozaine girdi denilmesi lazım ama propaganda daha tatlı geliyor bir çoğuna.
aslında yaptıklarının batılı devletlerin anlatılarından pek farkı yok. çinlilerin fikriyattan iktisada batıdan kopyalamadıkları alan yokken, anlatıyı da onlardan çalmayacaklarını düşünmek saflık olur. batı dünyasının roma'yı hem imparatorluk, hem hristiyanlık hem de batı uygarlığı olarak yutturmaya çalıştığı bir hikaye var ya. hepi topu iki asırlık tarihi olan abd'nin başkentini roma mimarisiyle tasarlamış olmasına, obeliskler dikmesine sebep olan o anlatı. hah işte çin, onun benzerini imite ediyor fakat altını dolduramadığı için havada duruyor.
mao döneminde çin bir günde komünist oldu, kültürel devrimle kendi tapınaklarını yıktılar. bugünkü yöneticiler o kadar radikal değil. ya da daha sinsi oldular. xi jinping başa geçtiğinden beri hem han milliyetçiliğine hem de tarihsel süreklilik masalına dayanarak yeni bir otorite kurdu ama aradaki boşluğu o da dolduramıyor. çünkü bu tek vektörlü bir propaganda değil. çin, bugün sadece komünist değil. aynı anda hem imparatorluk mirasçısı, hem sosyalist devrimci, hem de küresel süper güç olduğunu pazarlamaya çalışıyor.
devletlerin yeni kimlikler ve mediumlar yaratma çabalarını anlıyorum. çin özelinde de mantıksız değil fakat çok fazla yalanın içinde kendileri de kayboluyorlar. dışarı yapılan propaganda, filmler, reklamlar, sosyal medya çalışmaları vs. fasa fiso. asıl propaganda kendi içlerinde dönüyor.
mesela eğitim sistemini bu anlatı üzerine yeniden kurdular. müfredat han merkezli ve kesintisiz medeniyet anlatısına dayalı. çocuklara anaokulundan itibaren zhonghua minzu yani çin ulusu kimliği empoze ediyorlar. yeniden fetih adında bir bayramları var. hong kong'u ve bizim haberimiz dahi olmayan kimi bölgeleri geri alışlarını kutluyorlar. coğrafi haritalarda tayvan, güney çin denizi, tibet doğrudan çin toprağı olarak çiziliyor. moğol imparatorluğunu bile çin'in, han soylu bir hanedanı gibi öğretiyorlar.
--- ara not ---
şimdi dalyarağın teki çıkıp aynısını türkiye de yaptı diyebilir. hani türk bir üst kimlik olduğu için bize de zorla türküm doğruyum dedirttiniz teranesi. olayın sizinle hiç ilgisi yok arkadaşım. osmanlı zaten en başından beri çok uluslu bir halktı. atatürk'ün yaptığı devrimler ise cumhuriyet altında ve demokrasi opsiyonuyla geldi. ne mao gibi halkı kıtlıklarda kırıp geçirdi, ne gidip aya sofya'yı yıktı. aksine anadolu değerlerini sahiplenerek, yeni kimlik inşaasını bunların üzerine kurdu. sapla samanı karşılaştırıp bana saçma sapan argümanlarla gelmeyin, kalbinizi kırarım.
--- ara not ---
bizimle benzer bir tarafı varsa tarihi dizi çekme hastalığını örnek gösterebilirim. yalnız bizimkilerde öyle veya böyle bir gerçeklik payı var. bunların ki tamamen alternatif evren senaryolarıyla bezeli. örneğin sabah akşam filmlerinde dizilerinde japonları öldürürler. hani japonlar bize zulüm etti sonra onları yendik teması sanmayın. böyle tarantino filmi gibi dümdüz, sadistçe japon askeri öldürülen filmler var. buna keza başka hiç bir dönemi olmamış gibi sadece han imparatorluğunun, ming hanedanlığının olmayan fetihleri anlatılır. mançular veya moğollar ise tamamen çinlileştirilmiş ya da hain barbarlar olarak betimlenirler. çok acayiptir.
inanmıyorsanız ıspatlayayım; https://www.youtube.com/watch?v=XgCx8_JSMP0&list=PLchGjvsPxgIXfyZEDYBe0WNYJ9-3jPY3H
Devamı altta 👇 …
Spoiler içeriyor
1. birinci haçlı seferi (1096–1099) papa ii. urbanus'un 1095'te clermont konsili'nde yaptığı çağrı ile başladı. amaç, müslümanların elindeki kudüs'ü “kurtarmak”tı. • batı liderleri: normandiya dükü robert, toulouse kontu raymond, boulogne kontu godfrey (daha sonra kudüs kralı oldu). • türk-müslüman savunucular:…devamı1. birinci haçlı seferi (1096–1099)
papa ii. urbanus'un 1095'te clermont konsili'nde yaptığı çağrı ile başladı. amaç, müslümanların elindeki kudüs'ü “kurtarmak”tı.
• batı liderleri: normandiya dükü robert, toulouse kontu raymond, boulogne kontu godfrey (daha sonra kudüs kralı oldu).
• türk-müslüman savunucular: selçuklu komutanı kılıç arslan.
• önemli olaylar: haçlılar anadolu'dan geçerken büyük katliamlar yaptı. antakya kuşatmasında aç kalan haçlı askerleri ölü müslümanları yemek zorunda kaldı; bu yamyamlık vakası kaynaklara geçti.
• sonuç: kudüs alındı (1099); kudüs krallığı kuruldu. müslümanlar, yahudiler ve doğulu hristiyanlar katledildi.
• ekonomi: yol boyunca haçlılara kredi veren italyan şehirleri (cenova, venedik) erken finans sistemi oluşturdu. ilkel anlamda senet, borçlandırma ve teminat uygulamaları görüldü.
2. ikinci haçlı seferi (1147–1149)
urfa'nın müslümanlarca alınması üzerine çağrıldı. ancak sefer büyük başarısızlıkla sonuçlandı.
• batı liderleri: alman imparatoru iii. konrad, fransa kralı vii. louis.
• türk-müslüman savunucular: selçuklu kuvvetleri (özellikle anadolu'da), musul atabeyi zengi'nin oğlu nureddin zengi.
• olay: anadolu'da türk süvarileri haçlı ordularını parçaladı. şam kuşatması başarısız oldu.
• sonuç: müslümanlar karşısında moral üstünlük kazandı. haçlılar arasındaki çatlaklar büyüdü.
3. üçüncü haçlı seferi (1189–1192)
selahaddin eyyubi'nin 1187'de kudüs'ü alması üzerine batı'da büyük infial yarattı.
• batı liderleri: ingiltere kralı aslan yürekli richard, fransa kralı philippe auguste, alman imparatoru friedrich barbarossa (anadolu'da boğularak öldü).
• müslüman lider: selahaddin eyyubi.
• olay: haçlılar akka'yı aldı ama kudüs'e ulaşamadı. selahaddin ile richard arasında diplomasi gelişti.
• sonuç: kudüs müslümanlarda kaldı. hac yolları hristiyan hacılara açıldı.
• musevilere etkisi: avrupa'daki yahudilere yönelik pogromlar arttı; yahudiler “tanrı'nın kudüs'ü kaybetmesine sebep olan hainler” olarak suçlandı.
4. dördüncü haçlı seferi (1202–1204)
asıl hedef mısır'dı. ancak sefer venedik'in çıkarları doğrultusunda istanbul'a yöneldi.
• batı liderleri: haçlı lider bonifatius montferratlı, ama asıl güç venedik dükü enrico dandolo idi.
• müslümanlarla savaşılmadı.
• olay: haçlılar bizans'ı yağmaladı, ortodoks hristiyanlara büyük zulüm yaptı.
• sonuç: latin krallığı kuruldu. bizans 57 yıl çöktü.
• finans: venedikliler, donanma karşılığında ilk “teminatlı borçlandırma” sistemlerini uyguladı. haçlılara kredi verdiler, karşılığında limanlar aldılar.
5. beşinci haçlı seferi (1217–1221)
mısır'a saldırarak kudüs'e ulaşmak hedeflendi.
• batı liderleri: macaristan kralı ii. andrás ve avusturya dükü leopold.
• müslüman savunma: eyyubiler (el-kamil).
• olay: dimyat alındı ama nil taşkınları altında kaldılar.
• sonuç: haçlılar büyük kayıplar vererek çekildi.
6. altıncı haçlı seferi (1228–1229)
frederick ii, papa'nın aforozuna rağmen sefer düzenledi.
• batı lideri: kutsal roma-germen imparatoru ii. frederick.
• müslüman lider: mısır sultanı el-kamil.
• olay: kudüs savaşsız olarak frederick'e teslim edildi.
• sonuç: kudüs kısa süreliğine hristiyanlara geçti ama müslümanların egemenliğine son verilemedi.
• önemli gelişme: ilk defa diplomatik yollarla bir kutsal şehir teslim edildi.
7. yedinci haçlı seferi (1248–1254)
louis mısır'a saldırdı, ama dimyat'ta esir düştü.
• batı lideri: fransa kralı ix. louis.
• müslüman savunma: eyyubiler.
• sonuç: büyük başarısızlık. louis esir düştü, ancak fidye karşılığı serbest kaldı.
8. sekizinci haçlı seferi (1270)
louis tunus'a yöneldi. ama sefere hastalık damga vurdu.
• batı lideri: ix. louis.
• müslüman savunma: hafsîler (kuzey afrika).
• sonuç: louis sefere başlamadan öldü. sefer başarısız oldu.
9. dokuzuncu haçlı seferi (1271–1272)
kudüs'ün müslümanlarca kesin olarak geri alınmasının ardından son bir hamleydi.
• batı lideri: ingiliz prensi edward (sonradan kral i. edward).
• müslüman savunma: memlûklar.
• sonuç: başarısızlıkla sonuçlandı. haçlı seferleri fiilen sona erdi. kudüs müslümanların kesin hâkimiyetine geçti.
sonuçlar ve kültürel-ekonomik kalıntılar:
• haçlı seferleri, avrupa'da erken bankacılığın, kredi sisteminin ve senet uygulamalarının doğmasına yol açtı.
• museviler, seferlerin bahanesiyle avrupa'da pogromlara uğradı; birçok yahudi cemaat yok edildi.
• mozarablar (islam topraklarında yaşayan hristiyanlar), müslümanlara yakınlıkları nedeniyle hedef haline geldi.
• italyan şehirleri (venedik, cenova) bu süreçte hem ekonomik hem politik olarak güçlendi.
• avrupa, islam medeniyetinden tıp, felsefe, matematik, tarım ve kâğıt gibi pek çok bilgiyi bu dönemde tanıdı.
• doğu'dan gelen ipek, baharat ve cam gibi lüks mallar sayesinde ticaret yolları gelişti.
çocuk haçlı seferi, 1212 yılında avrupa'da gerçekleştiği iddia edilen, olağanüstü dramatik ve tartışmalı bir olaydır. geleneksel anlatıya göre binlerce çocuğun kudüs'ü fethetmek üzere yola çıktığı, fakat çoğunun köle tüccarlarına satıldığı, öldüğü ya da kaybolduğu söylenir. ancak bu olayın tarihî gerçekliği yüzyıllardır tartışmalıdır. yine de ortaçağ avrupa'sının dinsel fanatizmini, yoksulluğunu ve umutsuzluğunu yansıtan çok güçlü bir sembol hâline gelmiştir.
çocuk haçlı seferi (1212): olayın özeti
1. nasıl başladı?
• iki merkezde eşzamanlı olarak gelişti:
• fransa'da étienne (stephen) adlı bir çoban çocuk, hz. isa'nın kendisine göründüğünü ve müslümanların kudüs'ten barışla çekileceğini söylediğini iddia etti.
• almanya'da nikolaus (nicholas) adlı bir çocuk, benzer bir iddiayla çocukları topladı ve kutsal topraklara yürüme çağrısı yaptı.
2. kimler katıldı?
• katılımcıların çoğu gerçekten çocuk değildi.
• bir kısmı yoksul köylü çocuklarıydı.
• diğerleri genç işçiler, köylüler, kimi zaman da haydutlardı.
• kadınlar, yaşlılar ve sakatlar da bu “çocuk saflarında” yer aldı.
• tahminen 15.000 ila 30.000 kişi bu harekete katıldı (bazı kaynaklarda 7.000 denir, rakamlar değişken).
3. ne oldu?
• grubun büyük bölümü denize ulaşmadan açlık, hastalık ve bitkinlikten öldü ya da dağıldı.
• marsilya'ya ulaşan fransız çocukların bir kısmı, gemiyle kutsal topraklara taşınmak vaadiyle kandırıldı.ahlaksızlığa uğradı.öldürüldü.
• ancak bu gemiler aslında köle tacirlerine aitti.
• gemiler kuzey afrika'ya giderek çocukları müslüman tüccarlara köle olarak sattı.itaya da satıldı.
• alman grubunun çoğu alpleri geçemedi, bir kısmı italya'da kaldı.
“fareli köyün kavalcısı “ hikayesi çoçuk masalı bu dramı hikayeleştirilmesidir.
fareli kavalcı, renkli giysiler giyen, büyüleyici bir şekilde çocukları peşinden sürükleyen bir figürdür.
• tıpkı çocuk haçlı seferi'nin liderleri étienne (stephen) ve nicholas gibi… onlar da çocuk yaşta, “ilahi bir görevle” hareket ettiklerini iddia etmişlerdi.
• kavalcı burada belki de karizmatik ama felakete sürükleyen bir liderin alegorisidir.
çocukların topluca ortadan kaybolması
• hamelin kasabasında 1300 çocuk, esrarengiz bir şekilde kavalcı tarafından götürülür.
• çocuk haçlı seferi'nde de binlerce çocuk almanya'dan (muhtemelen ren bölgesi civarından) yola çıkar, bir daha geri dönmez.
• bazı tarihçiler, masaldaki bu toplu kayboluşun, çocukların haçlı seferinde ölmesi veya köleliğe satılmasına dair halk hafızasında kalan travmanın simgesel anlatımı olduğunu savunur.
• chronica regiae coloniensis (köln kraliyet yıllıkları): nicholas'ın önderliğini anlatır.
• alberic of trois-fontaines: marsilya'daki fransız çocuklarının köleliğe satıldığını aktarır.
• matthew paris: olayın alegorik anlatımını yapar, bazı mucizevi iddialar da içerir.
masal, haçlı seferi'ne giden çocukların geri dönmemesiyle oluşan kolektif suçluluk ve kayıp duygusunu sembolik olarak işler.
gerçek çok ağır olduğu için masallaşmıştır.
bazı alman çocuklar doğu avrupa'daki yeni topraklara (transilvanya, polonya) göç ettirilmiş olabilir.kaçırılmış satışmış olması.
masal, haçlı seferi travmatik bir sonuç olarak anımsıyor olabilir.
sonuç:
• fareli köyün kavalcısı, masal formuna bürünmüş bir toplumsal travma anlatısıdır.
• en güçlü olasılık: bu hikâye, çocuk haçlı seferi'nde yitirilen çocukların yok oluşunu, halkın hafızasında mistik bir kaçırılma şeklinde şekillendirmiştir.
• masal, avrupa kültüründe derin bir masumiyet kaybı, liderlerin sorumluluğu ve toplumun sessizliği temalarını taşır.
kaynaklar:
• amin maalouf – arapların gözüyle haçlı seferleri
• steven runciman – haçlı seferleri tarihi
• thomas asbridge – the crusades: the authoritative history of the war for the holy land
• carole hillenbrand – the crusades: islamic perspectives
• claude cahen – islamiyet ve batı
• britannica, history today ve encyclopaedia of the middle ages
çoçuk haçlı seferleri
• chronica regiae coloniensis (köln kraliyet yıllıkları): nicholas'ın önderliğini anlatır.
• alberic of trois-fontaines: marsilya'daki fransız çocuklarının köleliğe satıldığını aktarır.
• matthew paris: olayın alegorik anlatımını yapar, bazı mucizevi iddialar da içerir.
modern tarihçiler:
• norman cohn – the pursuit of the millennium
• peter raedts – the children's crusade of 1212
• gary dickson – the children's crusade: medieval history, modern mythistory
nasa yıldızlararası bir cismin çok yüksek bir hız ile `güneş sistemi'ne girdiği tesbit edildi nasa da dahil olmak üzere gökbilimciler, çok yüksek hızla güneş sistemi'ne giren ve interstelyer (yıldızlararası) kökenli olduğu düşünülen yeni bir cismi tespit etti. bu yeni ziyaretçi…devamınasa
yıldızlararası bir cismin çok yüksek bir hız ile `güneş sistemi'ne girdiği tesbit edildi
nasa da dahil olmak üzere gökbilimciler, çok yüksek hızla güneş sistemi'ne giren ve interstelyer (yıldızlararası) kökenli olduğu düşünülen yeni bir cismi tespit etti. bu yeni ziyaretçi a11pl3z, uluslararası kabul gören ismiyle 3i/atlas olarak da adlandırılıyor.
ne biliyoruz?
hızı ve yörüngesi
• hem atlas teleskop ağı (hawai, güney afrika) hem de esa, nasa ve uluslararsı gözlem merkezleri verileri üzerinde anlaştı.
• yörüngesi “hiperbolik” yani güneş sistemi'ne ait değil, hızından da anlaşıldığı üzere yıldızlararası bir kökene sahip
• hızı yaklaşık 245.000?km/sa (152.000?mph) seviyesinde ?.
boyut ve doğası
• yaklaşık 12 ila 40?km çapında olduğu tahmin ediliyor; kesin değerler için gözlemler sürüyor ?.
• henüz “kayalık mı, buzlu bir kuyruklu yıldız mı” kesin değil; a11pl3z'in daha ziyade kuyruklu yıldız olma ihtimali öne çıkıyor ?.
ne zaman en yakın olacak?
• güneş'e en yakın geçişi ekim 2025'te (güneşin yaklaşık iki katı uzaklığında) gerçekleşecek
• dünya'ya herhangi bir tehlikesi yok; bu dönemlerde gezegenimiz güneş'in diğer tarafında bulunacağı için çarpma ihtimali yok ?.
neden önemli?
1. sadece 3. onaylı yıldızlararası cisim — ilki 2017'de keşfedilen 'oumuamua (1i/2017 u1), ikincisi 2019'da keşfedilen 2i/borisov'du ?.
2. yüksek eksantrisite: hesaplamalara göre yörüngesinin eksantrisitesi 6–10 aralığında; ilk iki obje ile kıyaslandığında çok daha hiperbolik ?.
3. gözlem fırsatı: ekim'de yaklaşırken rubin gözlemevi, nasa ve esa teleskoplarıyla gözlemler artacak. mars yakınından da geçeceği için olası görüntü, veri paylaşımı bekleniyor.
özetle:
• bu cisim, interstelyer (yıldızlararası) kökenli olduğu düşünülen 3. cisim.
• gözlem süreci tüm yıldız, uzay ajanslarının katılımıyla ilerliyor.
• güneş'e ekim 2025'te yaklaşacak; dünya'ya tehlike yok.
• bilim insanları, bu nadir cisim sayesinde başka yıldız sistemlerinden gelen materyallerin yapısını inceleyerek galaksimizin yapısına dair yeni bilgiler edinebilir.
bu cisimler, evrendeki yaşamın yapı taşlarının nasıl yayıldığını anlamamıza yardım edebilir.
“uzayda bir misafirimiz var. nereden geldiğini bilmiyoruz,ama muhtemelen başka bir yıldız sisteminden. ne getirdiğini anlamaya çalışıyoruz.”