bir balıkla ilgili bir hikaye duymuştum. yaşlı balığa doğru yüzüyor ve diyor ki, ‘şu okyanus denen şeyi bulmaya çalışıyorum.’ ‘okyanus mu?’ diyor yaşlı balık. ‘tam da içindesin.’ ‘bu mu?’ diyor genç balık. ‘bu su. istediğim şey okyanus.’
10/10 "Bir köyün kadınları mutluysa o köyde mutludur." "Herkes baksın! işte nefretin görüntüsü budur. Sizi ele geçirdiğinde yapacağı şey budur. Beni canlı canlı yiyor ve çok yakında beni öldürecek! korku ve öfke sadece sonun büyümesini hızlandırıyor." "İnsanları öldürürsek ormanı kurtarabiliriz."
"Birisini tanımak, onu elde tutabilirsin anlamına gelmez. İnsanlar değişir. Birisi bugün ananas sever, ama yarın başka bir şey sevebilir." (california dreamin' şarkısı için film yapmışlar diyebilir miyiz? şarkı hariç beni etkileyen bir film olmadı.)
"yalnızlık mutlaktır. bunun dışında her şey yanılsamadır. asla sorunlardan başka bir şey beklemeyeceksin. iyi şeyler olursa ne âlâ. ama yalnızlıktan kurtulabileceğini hayal bile etmeyeceksin. birliktelik hissi din, politika, aşk ve sanat ile yaratılabilir. ama yalnızlık hâlâ oradadır. insanı zaman zaman…devamı"yalnızlık mutlaktır. bunun dışında her şey yanılsamadır. asla sorunlardan başka bir şey beklemeyeceksin. iyi şeyler olursa ne âlâ. ama yalnızlıktan kurtulabileceğini hayal bile etmeyeceksin. birliktelik hissi din, politika, aşk ve sanat ile yaratılabilir. ama yalnızlık hâlâ oradadır. insanı zaman zaman yanıltan da bu birliktelik yanılsamasıdır. ama bunun sadece bir yanılsama olduğunu unutmayacaksın. böylece her şey normale döndüğünde hayal kırıklığına uğramazsın. yalnızlığın hüküm sürdüğü bir evrende yaşadığının bilincinde olmalısın. ağlayıp sızlanmaktan da kurtulursun. işte o anda kendini güvende hissedersin."
"Nasıl rahatlatmıştı beni mektubun, anlatamam. Son satırlara gelince irkildim. Hain bir satır gibi keskindi o tek satır. "Yazmayacagım artık. Artık hiçbir şey bilmiyorum," diyorsun. Mektup yazmaktan mı vazgeçiyorsun, yoksa, korktuğum gibi, artık hiç mi yazmayacaksın? Bu satırları yazarak beni inciten…devamı"Nasıl rahatlatmıştı beni mektubun, anlatamam. Son satırlara gelince irkildim. Hain bir satır gibi keskindi o tek satır. "Yazmayacagım artık. Artık hiçbir şey bilmiyorum," diyorsun. Mektup yazmaktan mı vazgeçiyorsun, yoksa, korktuğum gibi, artık hiç mi yazmayacaksın? Bu satırları yazarak beni inciten elinden nefret ediyorum şimdi. Ya da, onu demek istemediysen, zalim belirsizlikler taşıyan sözcüklerden nefret ediyorum.
Kuşkuların yuvalandıgı sevda öyle kırılgan yapıyor ki insanı,
yara almaktan korkar oluyor. Deseydin ki, "Şimdilik yazmayacağım" kutsayacaktım "şimdilik" sözcügünü. Ümidim o sözcük olacaktı, ama yok ki yerinde ...
"Artık" diyorsun; "asla" mı demek bu? Sözcükler çınlayıp duruyor beynimde..."
hacı fettah efendi ve kantarcıların hüseyin siz ne biçim insanlarsınız ya... hacı fettah efendi diyo ki: "yunanlılar gelirse hacca da giderim." :ddd ne???