Eski Türk kültürüne ilginiz varsa tavsiye ederim. Tek eleştirim Kırgız stüdyosundan çıkmasına rağmen orijinal belgesel dilinin Rusça olması. Altyazı için Youtube’a bakabilirsiniz. Günümüzde erişebilmemiz için katkı sağlayan TİKA ekibine ayrıca teşekkürler.
Afganistan’a dair devasa bir arşivden yararlanılarak oluşturulmuş etkileyici bir belgesel. Ortadoğu coğrafyasına önyargısı olan insanlar için söylüyorum, Ortadoğu bir günde bu hale gelmedi. Hiçbir insan cehennemin ortasında yaşamaya ya da mülteci olmaya bayılmıyor. Belgeselde kapsamlı bir tarih öğretisi sunulmasa da,…devamıAfganistan’a dair devasa bir arşivden yararlanılarak oluşturulmuş etkileyici bir belgesel. Ortadoğu coğrafyasına önyargısı olan insanlar için söylüyorum, Ortadoğu bir günde bu hale gelmedi. Hiçbir insan cehennemin ortasında yaşamaya ya da mülteci olmaya bayılmıyor. Belgeselde kapsamlı bir tarih öğretisi sunulmasa da, topraklarda neler olup bittiğini tüm çıplaklığıyla, yalnızca video birleştirme yoluyla sunmuşlar.
(Yorum girilmemiş bir belgesel olduğunu görünce bir başlangıç olsun istedim, çok önceden izlediğim için detaylı bir yorum değil efendim. Aklımda kalan tek şey Rusya’nın, İngiltere’nin ABD’nin biz burayı düzelteceğiz, buraya medeniyet getireceğiz ayağına sırayla ve devamlı müdahale edip bir ülkenin bütünlüğünü, dengesini, kültürünü, sosyolojisini bombok hale getirdiği bir sıçış hikayesi olduğu)
Anlattığını kesti birdenbire Ekledi öğretmen gülerek: — Çocuklar niye güler? Öğrencilerin hepsi kuşlar gibi çırpındı - Dişleri yeni çıkmış diye - Gülmek konuşmaktan kolay diye - Tatlı olurlar diye — Büyüsün ağzımız diye - Gülerken sesimiz suya benzer diye —…devamıAnlattığını kesti birdenbire
Ekledi öğretmen gülerek:
— Çocuklar niye güler?
Öğrencilerin hepsi kuşlar gibi çırpındı
- Dişleri yeni çıkmış diye
- Gülmek konuşmaktan kolay diye
- Tatlı olurlar diye
— Büyüsün ağzımız diye
- Gülerken sesimiz suya benzer diye
— Anneleri babaları sevsin diye
—Öğretmen kızmıyor diye.
Toparladı Bizimki:
- Büyürlerse gülemezler diye.
Neden bir finali çok gördünüz? Dizi hakkında hiçbir paylaşım olmaması şaşırttı. Rafımı düzenlerken kısa bir yorum gireyim istedim. Ben bu diziyi çok sevmiştim. Şevket Çoruh, Genco Özak, Timuçin Esen çok sevdiğim oyuncular ve hepsi bir dizide toplanmış daha ne olsun…Senaryosu…devamıNeden bir finali çok gördünüz?
Dizi hakkında hiçbir paylaşım olmaması şaşırttı. Rafımı düzenlerken kısa bir yorum gireyim istedim. Ben bu diziyi çok sevmiştim. Şevket Çoruh, Genco Özak, Timuçin Esen çok sevdiğim oyuncular ve hepsi bir dizide toplanmış daha ne olsun…Senaryosu da çok sarmıştı ama sonra dizi tutmadı final bile yapmadı yarıda kaldı. İçimde bir yaradır, sevmiştim😔😔
🐷İskender karakterinin ikonik garip gülüşü
🫂İskender ve Korkmaz’ın birbirine bra bra demesi
🔪Korkmaz’ın “tetikçi” nickname’ini hak eden becerileri
🩸Hemofili dolandırıcı dayaktan kaçan Metin
❤️🔥❤️🔥❤️🔥
Değerli Raf bağlantılarım, Dünya gözüyle Nutuk'u okumuş olmanın mutluluğunu paylaşmak isterim. Niyetim kitap incelemesi yapmak değil kendi deneyimimi aktarmak. Lisedeyken ertelemiştim nasıl olsa bir gün okurum diye. Şimdi 24 yaşında, hayatımın ilk çeyreğinde bu işi halletmem gerektiğini gösteren sebeplere kulak…devamıDeğerli Raf bağlantılarım,
Dünya gözüyle Nutuk'u okumuş olmanın mutluluğunu paylaşmak isterim. Niyetim kitap incelemesi yapmak değil kendi deneyimimi aktarmak. Lisedeyken ertelemiştim nasıl olsa bir gün okurum diye. Şimdi 24 yaşında, hayatımın ilk çeyreğinde bu işi halletmem gerektiğini gösteren sebeplere kulak verdim.
🌱Neden okudum?
Nutuk’a sarılmamdaki başlıca faktör, çaresizliğimdi. Ülkemin belirgin koşullarında, tek başına yapılabileceklerin sınırlı olmasının verdiği o çaresizlik. Başkalarını harekete geçirememenin verdiği yılgınlık, azınlık olarak çabalamanın getirdiği o yorgunluk. Ve nereye yönlendireceğimi bilemediğim öfkem, harekete geçme isteğim, kendimi kaybetmemek için rehberliğe duyduğum ihtiyaç. Tüm bu içsel çatışmaların sonucunda dedim ki ben neden Atatürk'ten yardım almıyorum? Bunca zaman - ki hala öyledir- devam etmemi sağlayan şey, o ve silah arkadaşlarının koruduğu ve miras bıraktığı topraklara bağlılığımken.
Bunu neden çok önemli bir şeymiş gibi anlatıyorsun diyenler olabilir. Aslında bu benim için abartılacak bir konu değil. Ama aynı sorunların çözümlerine hızlıca ulaşmak isteyenler var. Karmaşık veya yüce şeylerden umanlar var. Ya da yolunu/anlamını kaybetmiş olanlar var. Sözüm onlara. Çözüm çok basit. Yolumuz uzun ve vaktimiz var. Yolunu bilmiyorsan o yoldan yürümüş olanlara kulak ver. Kendini geliştirmeye devam et. Tarihi birikime dayanarak yönünü geleceğe çevir. “İstikbal göklerdedir.”
🌱Okuması zor mu?
Bana soracak olursanız sadeleştirilmiş haliyle bile kolay değil bu kitabı okumak, bunu okumaya başlayınca anladım. Kurgudışı okumak beni hep sıkar. Ben bir anı ve öğüt kitabı okuyacağımı düşünürken telgraflar silsilesi okurken buldum kendimi. Çok şey öğrendim, kendi çıkarımlarımı yaptım. Tarih okulda öğrenilmeyecek inceliklerle şekilleniyor. Zor geliyorsa da okuyacaksın kardeşim. Birileri kan dökmüş, birileri hayatını yaşayamamış, birileri sıfırdan bir devlet kurmuş, atam da üşenmemiş kaleme almış. Sen de oku bir zahmet…
🌱Eksik belgeler
Nutuk eksik basılıyor. Sağ olsunlar belgeler kısmını basmadan yayınlıyorlar. Onları sadece konunun uzmanları merak edermiş. Ama Atatürk kitapta belgelere atıf yapıyor?? "Bunu şimdi okursam vaktinizi çok alırım, koyduğum belgeleri okursunuz" dediği yerlerden birinde çok merak ettiğim bir yer olmuştu ve bulamayınca sinirlenmiştim.
Ancak yakından takip ettiğim bir tarihçi gençlerin, gençler için basılmış (yani günümüz türkçesiyle yazılmış ve belge ekleri olmadan) Nutuk’u okumamızı tavsiye ediyor. Bence de öyle. Bazı uzman tarihçiler de eğer konuya ilgili veya tarihçiyseniz ek belgeleriyle (meclis tutanakları vs.) birlikte okumanızı tavsiye ediyorlar.
Eğer henüz almadıysanız öncesinde bu bilgiyi araştırmanıza katabilirsiniz.
🌱Ne öğrendim?
Hayatını ve yeteneklerini milletine adamış asil insan… Kişisel hayatına değinmemesine rağmen senin o karizmatik kişiliğin her yerden görünüyor be atam. Sınır koyma becerileri, liderlik becerileri, analitik zeka, yaratıcı düşünme, sağlıklı iletişim becerileri çağının ötesinde, kıvrak zekalı, sivri dilli: ondan öğrenecek çok şey var. Her zorluk karşısında hep umutlu olması psikolojik sağlamlığının ne kadar iyi olduğunu gösteriyor. Her türlü engellemeye rağmen değerlerinden ödün vermemesi dik duruşuna, sağlam omurgasına hayran bırakıyor.
Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim derler ya. İsmet İnönü’nün kıymetini de ben Nutuk’ta öyle anladım işte. Yine de her şeyi buraya aktaramayacağım aşikar. Gidin okuyun kardeşim, elinizden alan mı var:)
(Yaptım şovumu)
Ek bilgi: Kapaktaki tek vurgu fotoğraflı basım olması ancak içindeki fotoğraflar konudan çok bağımsızdı ve bence bu saçmaydı.
🌱Objektif mi, taraflı mı?
Nutuk elbette taraflı bir kitap. Kendi bakış açısı olmadan böyle bir kitabı yazsa zaten çok eksik bir kitap olurmuş. Kendini savunmak isteyen de bir kitap yazsın olur biter ne bu tantana:D
Şaka bir yana, Nutuk okurken her şeyi tek bir bakış açısına indirgeyerek algılıyorsanız siz zaten ne dünyanın işleyişini ne Atatürk’ü anlamışsınızdır. Hayat tek bir doğru üzerinden lineer ilerlemez. Şahsen ben Atatürk’ün bakış açısından okurken oldukça keyif aldım.
🌱Ne kattı?
Nutuk içimdeki amaç ve anlamları tazeledi, şöyle bir silkeledim kendimi. Şüphe etmemem gereken şeyleri anlamamı sağladı. “Ülkeye sahip çıkamadık sorry atam affet” diye vah vah edenlerden değilim. Çok şükür ki cumhuriyete sahip çıkmamı sağlayacak bilince sahibim ve her gün kendimi geliştirmek daha iyisini yapmak için verdiğim bir emek ve mücadele var.
Djuna, benim üzümlü kekim… İçsel Kentler serisini halk arasında yaygınlaştırmak istiyorum. Serinin üçüncü kitabı da bittiğine göre, her kitapta daha derinlere daldığımızı net bir şekilde söyleyebilirim. Kalan iki kitapta ise bu içsel derinlik grafiğinin artıp artmayacağını merak ediyorum. Zira devam…devamıDjuna, benim üzümlü kekim…
İçsel Kentler serisini halk arasında yaygınlaştırmak istiyorum. Serinin üçüncü kitabı da bittiğine göre, her kitapta daha derinlere daldığımızı net bir şekilde söyleyebilirim. Kalan iki kitapta ise bu içsel derinlik grafiğinin artıp artmayacağını merak ediyorum. Zira devam ettikçe çizdiğim sayfalar hayli fazla olmaya başladı.
Kadın bakış açısını hakiki bir şekilde okumak isteyen yazarlara güzel bir tavsiye olur bu seri. Ayrıca Kurtlarla Koşan Kadınlar okumuşsanız, okumalarınızı çokça tatlandıracak bir seri aynı zamanda. Şahsen o kitaptan aldığım birikim ile Anaïs Nin okuduğumda edebi haz ikiye katlanıyor. Yeterince bilinmeyen bir yazar olmasına isyan bayrağını açıyorum artık!
İlk kitap olan Ateş Merdivenleri’nde -Djuna başrolde değilken bile- Djuna’yı çok sevmiştim. Onun dünyayı şeffaflaştıran sağlam içgüdüleri ve (henüz gelişimini tamamlamamış saf doğası elvermediğinden) içgüdülerini dinlememesinin yarattığı bir çatışmadan besleniyor Dört Odalı Kalp.
Rango’nun yıkıcı doğasını görmeden önce onu ben de çok sevmiştim. Memleketiyle ilgili hikayelere bayılıp gittim ciddi manada. Varlığını hiç bilmediğim topraklara hasret duydum sayesinde. Ama onun o astım kestim havaları beni çileden çıkardı. Aşkına sahip çıkmakla kendinden vazgeçmeyi birbirine karıştırarak, her şeye katlanan benim üzümlü kekim Djuna…
“Kitaplarımı yakmak istemesi bir kenara, buna cesaret edecek biri henüz dünyaya gelmedi ne yapıyorsun Djuna!!!” diye haykırmışlığım var.
Modern İran edebiyatında yepyeni bir sayfa açan mücadelesi sağlam bir şair Furuğ Ferruhzad. Aşkı ve isyanı kadınlardan dinlemenin güzelliği bambaşka. Kitabın çevirisi oldukça özenli ve eksiksiz. “uçuşu anımsa kuş ölümlüdür” “ölü bir kuş uçmayı hatırlamamı öğütledi bana”