Benim hayatım, benim kararlarım diyoruz ya hani... Aslında ya hayatlarımız yalnız bize ait değillerse? Nasıl yani? Şöyle ki bizim aldığımız en ufacık bir karar, dünyanın bambaşka bir ucunda ve hatta bambaşka bir zamanında bambaşka hayatları etkileyebiliyorsa... Evvet, tam isabet, doğru…devamıBenim hayatım, benim kararlarım diyoruz ya hani... Aslında ya hayatlarımız yalnız bize ait değillerse?
Nasıl yani?
Şöyle ki bizim aldığımız en ufacık bir karar, dünyanın bambaşka bir ucunda ve hatta bambaşka bir zamanında bambaşka hayatları etkileyebiliyorsa...
Evvet, tam isabet, doğru bildiniz... Kelebek etkisinden bahsediyordum.
Filmde ele alınan bu etki aslında şöyle bir düşününce mantıklı geliyor insana, zira benim açgözlülüğümün bir başkasının mahrumiyetine dönüşmesini hiç istemem.
Ayrıca film tabii ki sadece bu etkiyi konu almıyor, başından sonuna kadar her türlü ayrımcılığı eleştirdiği gibi; kapilatilizm, reenkarnasyon, çoklu evren teorisi, bengi döngüsü gibi bir sürü alana da gönderme yapmakta...
Ortaya bünyesinde o kadar çok şey barındıran bir film konmuş ki her bir yanından farklı bir anlam çıkarılabilinecek bir yapım olmuş. Bu noktada, filmin ele aldığı konuları anlatılması zor ve karışık olmasına rağmen gayet iyi ve keyifli işlediğini söyleyebilirim.
Konunun 6 farklı hikaye üzerinden anlatılması hoşuma giden bir yan oldu ve bana aynı zihnimizde her gün farklı varyasyonlarda yaşadığımız karışık hayatımızı anımsattı.
Karışık derken?
Şunu demek istedim ki hayatımızda nasıl anılarımız, gündelik yaşamımız ve gelecek planlarımız ile her gün değişebilen, kimi zaman da kendi içinde çelişen karmaşık birçok hikayeyi tek bir zihinde yaşıyorsak film de aynı bu duruma benzer bir biçimde ilerliyor...
Filmdeki bu 6 hikaye, ilk dakikalarda kopuk ve karmakarışık izlenimi verse de filmin başında Bay Cavendish'in "Bir süre daha sabredebilirseniz bu deliliğin hikayesinde bir düzen olduğunu göreceksiniz." dediği gibi filmi izledikçe aslında hikayelerin birbiriyle bağlantılı oldukları anlaşılıyor.
Bu bağlantı olayı bana oldukça düşündürücü geldi. Hani bazen kurduğumuz bir cümlenin yüzyıllar önce yazılmış bir kitapta zaten çoktan kurulmuş olduğunu gördüğümüz anki kadar düşündürücü...
Bir keresinde bir yerde, bizden önce söylenip, yazılıp çizilmiş ne varsa kendi süzgecimizden geçirerek aslında tekrar söyleyip yazdığımıza dair bir cümle okuduğumu hatırlıyorum.
Yani bir nevi zaten söylenmiş şeyleri tekrar tekrar söylediğimizi kastediyordu bu cümle. Düşündürücü...
Film bana daha pek çok şey düşündürdü. Mesela içine doğduğumuz ve günümüzden, bizden çok daha önce kurulmuş olan bu dünyada geçmişte belirlenmiş kurallara, geleneklere göre yaşayıp şu anda aldığımız kararlarla da geleceği şekillendiriyorsak eğer o hâlde tüm insanlara karşı sorumlu muyuzu, toplumsal hafızayı, dilin aktarım gücünü, özgürlüğü, özgür iradeyi...
Kısacası size farklı pencereler açtıran ve o pencerelerden de ufka dalıp düşündüren filmleri seviyorsanız bu filme de bir şans verebilirsiniz 🖼👀🎬
9/10
⭐⭐⭐⭐⭐⭐⭐⭐⭐☆
Not: Yukarıda uzun uzadıya anlatmaya çalıştıklarımı sanırım bu ufacık alıntı rahatlıkla özetleyebiliyor 👇🏻
------------------------------------------------------------------------
📌2.40.54
- "Ne yaparsanız yapın, uçsuz bucaksız bir okyanustaki küçücük bir damla olmaktan öteye gidemeyeceksiniz.
+ "Okyanus dediğiniz nedir, birkaç damladan ibaret değilse?"