Sadece 4 saat ayırarak izlenilebilecek olan mini, harika bir dram dizisi. Ben tadını çıkartmak açısından 4 gün bir süreye yaydım diziyi, ve izlediğim için de asla pişman olmadım. Kesinlikle herkesin izlemesi gereken, herkesin hayatına ufaktan da olsa dokunabilecek bir mini…devamıSadece 4 saat ayırarak izlenilebilecek olan mini, harika bir dram dizisi. Ben tadını çıkartmak açısından 4 gün bir süreye yaydım diziyi, ve izlediğim için de asla pişman olmadım. Kesinlikle herkesin izlemesi gereken, herkesin hayatına ufaktan da olsa dokunabilecek bir mini dizi.
İlk olarak kısaca konusundan bahsedeyim, Yahudi dindar bir mahallede, ailede büyüyen Esty görücü usülü ile evlendirilir, ilk başlarda bu evlilikte çok mutlu olan Esty zamanla baskılara dayanamaz ve kendi özgürlüğünün peşinde cesurca kanat çırpar...
Öncelikle dizinin kırılma noktası olan konuya değinmek istiyorum; ''Cinsellik.'' 'Bir kişiyle evlenirken ailesiyle de evlenirsin.' derler, bu sözün doğruluğu yanlışlığı tartışılır. Fakat kim olursa olsun -bireylerin anneleri de dahil- kişiler istemediği sürece kimse karı-koca arasındaki münasebete karışamaz. Buna ancak taraflar isterlerse uzman bir jinakolog ya da seksolog müdahele edebilir. Aksi takdirde yanlış yönlendirmeler taraflardan birini ya da her ikisini yıpratır, veyahut kişinin özgüvenini kaybettirir. Dizinin bir sahnesi oldukça sinirimi bozdu, yanlış anlamayın dizi değil sinirimi bozan, gerçek hayatta da böyle şeylerin oluyor olması. ''Erkek bu şekilde zevk alır.'' tarzı bir sahne vardı. Neden erkeğin ilişkiden aldığı haz önemli de kadının ki değil? Hiçbirimiz birer obje değiliz, robot değiliz. Zevk alabiliriz, ya da almayız. Bunun cinsiyeti yoktur. Kadının çabaladığı kadar erkeğin de çabalaması, erkeğin çabaladığı kadar kadının da çabalaması gerekir. Kusura bakmayın bu konulara girdiğim için, ama bunlar hayatın gerçeği...
''Gerçek''den söz etmişken dizi, dizi izliyor havasını vermedi, sanki bir gerçekliğin içinde gibiydim. Gerçek bir yaşantının üstüne bir şeyler katarak oluşturulmuş anladığım kadarıyla, oyuncularda rollerine iyi çalışıp duyguları, hislerini, karakterin vermek istediği mesajı başarılı şekilde yansıtıp bu dizi içindeki gerçeklik denizinde yüzdürmeyi başarmış izleyicisini.
Düğünleri oldukça ilgimi çekti ve tuhafıma kaçtı. Bu konuyu daha hiç düşünmemiştim ama şimdi 'Müslüman cemaatçilerin düğünleri nasıl oluyor?' diye merak ettim. Tüm inançlara, tüm dinlere saygım vardır. Fakat iş yobazlığa gidince işler değişir, belki o kişilere göre bunlar normaldir, olması gerekendir, dinin emrettikleridir, ama kimse kimsenin hayatını da kısıtlayamaz.
**Bu kısımda spoilere gireceğim, eğer diziyi izlemediyseniz geçiniz.**
Esty'nin aldattığı sahnede siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben yanlış buldum ve kızdım Esty'e. Evet Yanky boşanmayı istemişti ama bu gerçekleşmemişti, belki de bu kadar baskı yüzünden sağlıklı düşünmeyip fevri karar verdi. Esty sinirlenip bulunduğu yeri terk etmekte oldukça haklıydı, fakat aldatma konusunun haklılığı olamaz. Yine de kendisinden çok şey öğrenilecek, ilham alınacak, hayallerinin peşinden koşan, kendinden ödün vermeyen, fazlasıyla güçlü bir kadın Esther Shapiro.
**Spoiler kısmı bitti devam edebilirsiniz.**
Diziyi ilk açtığımda Shira Haas'ı -Esty- yaş olarak küçük görmüş ve diziye yakıştıramamıştım, ama izleyince daha iyi bir oyuncu seçimi olamazdı dedim. Fazlasıyla harika bir performans sergiledi, oynamadı yaşadı diyebilirim kolaylıkla.
Biraz da Yanky'den söz etmek istiyorum. Yanky'e kızmadım, o kötü niyetli biri değildi. Bulunduğu mezhebin, ailesinin baskısında kalmış, saf bir gençti sadece. Bu kadar saf olması, hiç sesini çıkarmaması, karısını korumaması sinirime dokundu. Yanky karısını gerçekten seviyordu, inançlarından vazgeçebilecek kadar çok... Fakat bunu göstermek için de çok geç kalmıştı.
''Hakkımda bilmediğin çok şey var Yanky.'' Ne kötü değil mi? İnsanın tek bir şeye odaklanıp hayat arkadaşım dediği kişi hakkında en basit detayı bile bilmemesi... Hayatlarınızı sizin nelerden hoşlandığınızı, neleri sevmediğinizi, nasıl bir insan olduğunuzu gerçek anlamda bilen insanları alın, eğer böyle birini bulamazsanız, yalnızlık en iyi tercihdir. Neyse ki ben buldum, beni tanıyan ve tanıdığım, her geçen gün yeniden kendimi tanıttığım ve tanıdığım insanı...
Karakter analizlerimi de yaptıktan sonra tekrardan fazla uzatmadan diziye geçmek istiyorum. Dizi geçmiş ve bugün arasındaki köprüyü iyi kurmuştu. Tam yerindeki sahnelerde geçmişe giderek bize olayları açıklıyor, sonra yeniden bugüne dönüyordu. Aradaki bu güçlü köprü de merak duygusunu arttırıp daha fazla çekiyordu dizinin içine...
Sonuna gerçekten bayıldım, her sahnesine her anına şapka çıkartılır ama sonu harikaydı. Dram dizisine yakışır, dramatik bir sondu. Daha iyi bir son hayal edemedim dizi için... 4 güne, günlük 1 saat vaktiniz varsa bu diziyi izleyerek doldurabilirsiniz. En başında belirttiğim gibi bir şeyler öğreneceğiniz, hayatın içinden bir şeyler kapacağınız bir dizi...
''Moishe'ler hep vardır. Seni dış dünyada başaramayacağına inandırmak için her şeyi söyler, her şeyi yaparlar.'' Hayatınızdaki Moishe'lere kulak asmayın, siz istedikten sonra her şeyi başarır, her şeyi yaparsınız. Çünkü siz güçlüsünüz.