"Nel mezzo del cammin di nostra vita mi ritrovai per una selva oscura." ••• ••• ••• (Hayat yolumuzun yarısında, kendimi karanlık bir ormanda buldum.) Her şey bu cümle ile başladı. Bu film, film ile aynı adı taşıyan bilgisayar oyunu (Dante's…devamı"Nel mezzo del cammin di nostra vita
mi ritrovai per una selva oscura."
••• ••• •••
(Hayat yolumuzun yarısında, kendimi karanlık bir ormanda buldum.)
Her şey bu cümle ile başladı. Bu film, film ile aynı adı taşıyan bilgisayar oyunu (Dante's Inferno) ve La Divina Commedia.. Bu cümle ile başladılar.
Öncelikle filmin konusunu anlatarak başlamak istiyorum.
Filmde ana karakterimiz olan Dante, haçlı seferlerinden dönüyor ve konaklarında çalışan hizmetlileri, babasını ve aşık olduğunu kadını -Beatrice'i- ölü buluyor. Beatrice tam cennete doğru yükselirken Lucifer geliyor ve Beatrice'i cehenneme götürüyor. Dante ise sevdiceğini kurtarmak için cehennemin kapısından geçerek yolculuğuna başlıyor.
Aslında bu film, Dante's Inferno için tanıtım niteliğinde bir kaç dakikalık bir animasyon olacakmış. Ama bakmışlar gerçekten güzel oluyor, oyunu temel alan bir film çekelim demişler.
Oyunu inceledim ve açıkçası beğenmedim. Belki The Walking Dead şeklinde beklentilerim olmasından dolayı olabilir. Karakterin oyuncuya çok uzak olmasını sevmiyorum. Cinematic trailerını izleyip 'vay bee' nidalarında bulunmuştum..
Oyunu bu dönemin imkanları ile tekrar hazırlasalar efsane bir şey çıkabilirdi. Ellerinde İlahi Komedya var kardeşim, bundan daha iyi bir konuyu nerede bulacaklar?
Filmde cehennemin 9 katı arasındaki bağlantılar unutulmuş gibiydi. Her biri diğerine saçma bir şekilde bağlandı. Açıkçası, ne oldu ne bitti durumu yaşadım. 1 buçuk saatlik filmde 9 kat çok hızlı geçildi. Dante sen sadece bir insansın. Koskoca şeytanları nasıl kolayca öldürüyorsun? Sırrını ver, bizde faydalanalım.
Cehennemin 9 katı demişken bu 9 kattan bahsedeyim.
1. KAT: Limbo (Belirsizlik)
Bu katta bulunanlar iyi putperest ve dinsizler, kilise tarafından vaftiz edilemeden ölen bebekler. Bu katta ne ceza vardır ne de ödül.
••• ••• •••
2. KAT: Lust (Şehvet)
Şehvet düşkünü insanların bulunduğu yerdir.
••• ••• •••
3. KAT: Gluttony (Oburluk)
Bu kattaki kişiler karınları doymasına rağmen daha fazlasını yiyen oburlardır. Dante'nin cehenneminin gerçek olma ihtimali varsa Amerika'nın büyük bir çoğunluğu 3. katta bulunur diye tahmin ediyorum.
••• ••• •••
4. KAT: Greed (Açgözlülük)
"Altınla gümüşü tanrı yaptınız kendinize; puta tapardan farkınız, bir yerine yüz puta tapmanız."
Burada bulunan insanlar paraya her şeyden daha çok değer veren, cimri ve açgözlü insanlardır. Filmde bu kat tamamen altından yapılmıştır ve insanlar kaynamış altınlara atılıp acı çekerler.
••• ••• •••
5. KAT: Anger (Öfke)
Bu katın havası bile öfke kokar... hayatları boyunca öfkeli olup insanlara acı çektiren soysuzlar burada yer alır.
••• ••• •••
6. KAT: Heresy (Sapkınlık)
Bu katta Aristo, Platon gibi filozoflar bulunur. Buradakilerin genel özellikleri dince kabul görmüş düşüncelere karşı aykırı düşüncelere sahip olmalarıdır.
••• ••• •••
7. KAT: Violence (Şiddet)
Bu kattakiler savaşlarda insanların canına kıymış kişilerdir. Burada Atilla'ya, İskender'e rastlamak mümkündür. Dante Alighieri'nin cehenneminde kutsal savaş diye bir şey yoktur. Tanrı'nın, öldürdükleri canları affedeceğini sanmak aptallıktır. Tanrı bunu affetmez ve cehennemin 7. katında bulurlar kendilerini.
••• ••• •••
8. KAT: Fraud (Hilekârlık)
Bu katta hile yapıp insanları kandıranlar bulunur. Okeyde taş çalmışsanız yeriniz buradır.
••• ••• •••
9. KAT: Treachery (İhanet)
"Düştüm ama ateşe değil...uçsuz bucaksız,donmuş bir toprağa. Cehennemin tam ortasına. Tanrı'nın kutsal ışığından...tüm alemdeki en uzak yere. İhanet, cehennemin dokuzuncu çemberi."
Burası dokuzuncu kat... Bu katta hainler, ihanet edenler vardır.
Lucifer, ihanet katında bulunur. Tanrı'ya ihanet etmiş, insanlara kulluk etmeyeceğini söylemiştir.
İlk sekiz katın ateşle sarılı olup, dokuzuncu kata dondurucu soğuğun hakim olması çok hoştu.
Filmi dikkatle izlerseniz göreceksiniz ki geçtiği her katta Dante'nin hem kendisinin, hem zırhının, hem de silahının görüntüsü değişiyor. Bu fiziksel değişimle beraber her katta hatırladığı anılar da değişime uğruyor. Ama ben bu değişimin çok iyi yansıtıldığını düşünmüyorum. Oyuna bağlı kalmak yerine İlahi Komedya'ya bağlı kalsalar daha da güzel olabilirdi.
"L: Ne demiştim? En saf ruhlar bile bozulabilir. Dante, tanıdığın kişi değil.
B: Bunu ona sen yaptın. Kalbini bozdun.
L: Binlerce yıldır insanları etkilemeye ihtiyacım yok. Ben sadece günahı yarattım. Onu bir hastalık gibi yayan, besleyen ve güçlendiren insanoğlu."
Bu sahneden fazlasıyla etkilendim. Her şeyde şeytanı suçluyoruz. Ama o sadece günah tohumlarını attı, insanlığın tarlasına. O tarlayı sulayan, tohumlar büyüsün ve çoğalsın diye elinden geleni yapanlar bizler değil miyiz? Suçlanması gereken şeytan mı, yoksa biz miyiz?
Filminden ve oyunundan çokça bahsetmişken Ilahi Komedya'dan da bahsetmek istiyorum.
İlahi Komedya 3 kısımdan oluşur. Bu kısımlar şu şekilde:
Inferno (Cehennem)
Purgatorio (Araf)
Paradiso (Cennet)
Biz filmde sadece cehennem kısmını izliyoruz.
İlahi Komedya'nın, "Hayat yolumuzun yarısında, kendimi karanlık bir ormanda buldum." sözleriyle başladığını en başta belirtmiştim. 1300 yılında düşsel yolculuğuna başlayan Dante, 1265 yılında doğmuştur, yani 35 yaşındadır.
Cahit Sıtkı'nın "Otuz Beş Yaş" şiirinde de geçer, Dante.
"Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün."
Dante nereden esinlendi? Neden otuz beş yaş için 'ömrün yarısı' dedi?
Onun esin kaynağı ise Zebur.
Zebur'daki ilgili bölüm şu:
"Ömrümüz yetmiş yıl sürüyor,
Bilemedin seksen, o da sağlıklıysak;
En güzel yıllar da zahmetle, kederle geçiyor,
Çabucak bitiyor, uçup gidiyoruz."
(Zebur 90:10)
Normalde Dante kitabına Commedia (komedya) ismini vermiş. Kendisi öldükten sonra, 1360 yılında Giovanni Boccaccio tarafından başına La Divina (ilahi) kelimesi eklenmiş böylece kitap İlahi Komedya adını almış.
Kitapta Dante'nin yolculuğu 7 Nisan 1300 yılında başlıyor, 14 Nisan 1300 de ise sona eriyor. Bende 7 Nisan 2021 tarihinde Dante'nin yolculuğuna eşlik edeceğim. Ama bu yolculukta yalnız olmamak adına @kemalim_yapmaz'ı da yanımda sürükleyeceğim.
Altın Kitaplar çok güzel bir baskıyla çıkarmış ama Oğlak Yayınları'nın Rekin Tekinsoy gibi bir çevirmeni var...
Rekin Tekinsoy, İlahi Komedya'ya verdiği insanüstü emeklerinden dolayı İtalyan Senatosu Çeviri Ödülü'ne layık görülmüş. Biz de Oğlak Yayınları'nın baskısını alacağız. Çok umutluyum.
Kitabı okunmalı, filmi izlenmeli ama oyunu.. bence oynanmamalı.
Sakın ola Dante'nin cehennemine girecek şeyler yapmayın.
"Ölü canlar diyarına ölmeden gelen bu adam da kim?"