İnsanı sorgulamaya iten bu 16 dakikalık belgesel sizi koltugunuza oturtup acımasız zaman yolculuğunun yolcusu yapıyor.Benim gibi psikoloji ile ilgilenen biri iseniz geçen dakikalardan daha çok zevk alıyorsunuz.Farklı yüzler, farklı bakış açıları, farklı karakterler ,düşünceler....Hepsinin ortak noktası ise birbirinden farklı olması."Kimsin…devamıİnsanı sorgulamaya iten bu 16 dakikalık belgesel sizi koltugunuza oturtup acımasız zaman yolculuğunun yolcusu yapıyor.Benim gibi psikoloji ile ilgilenen biri iseniz geçen dakikalardan daha çok zevk alıyorsunuz.Farklı yüzler, farklı bakış açıları, farklı karakterler ,düşünceler....Hepsinin ortak noktası ise birbirinden farklı olması."Kimsin sen?"ve "Arzuların ne?"sorularınin sorulduğu bu kısa filmde herkesin seçimleri ilgisi karakterleri doğrultusunda şekillenmiş düşünceleri çıkıyor izleyicinin karşısına.Cogumuzun en az bir kere kendine sordugu bu sorulara emin şekilde cevap verenler de oluyor şüphe duyup kesin şekilde konuşamayanlar ve hatta kendinin farkında olmayanlar... Psikoloji oldukça geniş bir alan olduğu için felsefeyi de getiriyor beraberinde.Verilen her cevap kişinin kendi felsefesini hatırlatıyor.Kimisi "Gençler çok düşünüyor günü yaşamalı derken kimisi özgürlüğüm kendi kaderime karar verebilmemdir"diyor.İstekler değişiyor yüzler değişiyor zaman akıyor duygular değişiyor....Öncesinde kendi için planları olan insanoğlu yaşlandıkça sevdiklerini düşünür oluyor, onları kaybedince anlamsız kalıyor önceden düşündüğü onca sey ve "İstediğim mi? Hiçbir şey."diyebiliyor ya da doymuyor insanoğlu yaşamaya 100 yaşında ama daha uzun bir ömür istiyor.Analizden çok deneme tarzı devam ettiğim bu yazıda belgeselin her izleyen kişide farklı bir pencere açacağına eminim.Ben farklıyım diye kendimi defalarca sorgulayan biri olarak benim düşüncelerimi söyleyen farklı yüz ve bakışlar görünce kendimi yalnız hissetmedim ya da kısa sureligine yalnizligi paylaşan iki insan olduk o an ya da onu bile beceremedim sadece daha çok yalnızlastim kalabalık düşüncelerimin arasında."İki gizem arasında sıkışmış durumdayım.Birincisi doğal gerçeklik.İnsanım.İkincisi benim inançlarım Tanrı ile olan akrabalığım.""Toplum ile ayrı düşmüş fikirleri olan bir kadınım."Hangisi doğru hangisi yanlış bilmek istiyor insan.Toplumda bize dayatılan değişmeyen, yıllar geçse de aynı bağnaz kapalı düşüncelerinin çamuruna su tutuyoruz.Belki de bir bataklığa su tutuyoruz ve asla kesin olarak sonuç elde edemeyeceğiz ki hiçbir şeyin kesinliği de yoktur.Benim doğrum senin yanlışın senin yanlışın benim dogrum olabilir.Çocuklardan sorulmaya başlayan sorular gittikçe yaş alan insanlara yöneltildikce gözümüzün önüne "İşte hayat bu eksisi artisi ile hiçbir şeyin tam olarak kesinliği yok.Dusunceler değişebilir."diyor.Yetimhanede büyüyen bir çocuğun istediği, tüm çocukların mutlu şekilde çocukluk geçirmesi olurken kimisi mutlu bir hayat yaşamış ve devamının da sorunsuz geçmesini arzu ediyor.Secimlerdir bizleri biz yapan ve kaderimizi yine şekillendiren yine bizlerizdir her ne kadar istisnalar olsa bile.Krzysztofa şükür etmeli çünkü bu kısa ama anlamı büyük işle insana tekrar sorgulama şansı tanıyor.Gercekten ben kimim?Şimdiye kadar ne yaptım?Peki ya arzularım?Beni ben yapan duygularım kararlarım?Gerçekten karar verme gibi bir şansım da olsa neden bu kararsizligim ve neden bu kadar sorgulayisim? Günü yaşamalı mi yoksa gelecek kaygısı yaşarken o kaygının bana kattıklarıyla ile de buyumeli miyim?Mutluluk gerçekten de aptal işi mıdır?Bana verilen imkan bu kadardı ben de bu kadarını yapabildim diyip sığınmali ve derin düşüncelere bogmamali miyim kendimi?Soru soruyu doğururken bu düşüncelerim uyandı ki benim gibi düşünenler tuttu ışığı bilinçaltımdaki en karanlık köşeye.İnsanoglu her zaman arayış içerisindedir kimisi dinini yaşamayı isterken kimisi demokrasi ve özgürlük şart diye üstüne basa basa konuşur.Kimisi yalnız olmayı diler kimisi ailesi ile huzurlu şekilde yaşamayı...Cok anlam bulduğumuz su hayat sevdiğimizin gidisi ile anlamsız bir boşluga dönusebilir."Normal birinin her şeyi vardır ama bir şeyler eksik gibi.Ben de bilmiyorum."Bilen var mıdır ki aramızda cevabını bilse de verse de tam olarak su serpebilecek mıdır ki yıllardır aranılan o soruya,tatmin edebilecek midir?Kendini deli gibi sorgulayan biri seni hiç acımadan sorgulamaz mi sanıyorsun?"Bizi biz yapan farklı yuzlerimizin altındaki farklı düşüncelerimiz... Teşekkür ederim.