Spoiler içeriyor
Lolipop yönetmenliğini David Slade'in üstlendiği gizem gerilim türlerini içinde barindiran ve ayrica yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi olarak sinema dünyasına geçiş sağladığı 2005 yapımı orjinal adı ile kalması gerektiğini düşündüğüm, izlenmesi gereken filmler arasında olmasa da izlenebilirligini yüksek bulduğum bir…devamıLolipop yönetmenliğini David Slade'in üstlendiği gizem gerilim türlerini içinde barindiran ve ayrica yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi olarak sinema dünyasına geçiş sağladığı 2005 yapımı orjinal adı ile kalması gerektiğini düşündüğüm, izlenmesi gereken filmler arasında olmasa da izlenebilirligini yüksek bulduğum bir filmdir.Peki tam olarak filmin konusu nedir ve bize neler katabilir?Bir filmin insana birçok farklı bakış açısı kazandırması gerektiğini ve izleyicinin yelpazesinin geniş tutmasi gerektiğini düşündüğüm birisi olarak bu filmin kişiye psikolojik analizler yaptırarak farklı bir bakış açısı olmasa da düşüncelerde ufak çaplı degisimlere sebebiyet vereceğini düşünüyorum ki bu durum bende tamamen böyle gerçekleşti.Filmi spoiler vererek artı ve eksisi ile ele alacağım eksiklerim olursa şimdiden özür dilerim.Filmin konusu 14 yaşındaki bir kız çocuğu ile 30 yaşındaki bir fotoğrafcinin internet uzerinden tanışması ve olayların seyrinin tam olarak değişimini gözler önüne seriyor.Bazi izleyicilerin ters köşe yaptığını iddia ettiğini okusam da üzgünüm ben filmde bir tane bile ters köşe bulamadım ve hatta ters köşe olarak "Bunlar yapılsaydı daha çok gizem havası verilir ve cevap verilmesi gereken sorular cevaplandırılirdi."dedim.Film iki oyuncu ve tek mekanda geçmesi ile cesaret isteyen bir işe imza atarken yapım yılına göre ise ışıklandırmasi sinematografisi, geçişleri, oyunculukları oldukça başarılı.Korku camiasının -Ruhlar Bölgesi,Korku Seansı denilince akılda canlanan kendi yorumumla yakışıklı oyuncu-Patrick Wilson ve filmde oyunculuğu ile onu solladigini düşündüğüm Ellen Page oynuyor.Ayrica Page Eleştirmenler Birliğinden En iyi Kadın oyuncu ödülune layık görülmüş.Oyunculugunun abartılı olduğunu söyleyen bir kesim olsa da ben oyunculuğunun dozunun göz ardı edilecek cinsten fazla olduğu düşüncesindeyim.Psikolojisi bozulmuş bir Ergen bir kızı canlandıran Page'in başına bir şeyler geleceğini düşünen izleyici ile maalesef ters düştüğüm noktalar oldu ki bu sebeple onlar ters köşe vardı derken ben eksikleri var diyebildim.Genc kızın ilk başlarda oldukça abartılı davrandığını ve bunun fotoğrafçıyı tahrik etmek amaçlı kasten yaptığını görmek zor değil bu yüzden iyi bir role bürünen genç kız intikam dolu cinsel şiddeti koyuyor gözler önüne.Repliklerinin her din dil ırk renk farketmez toplumsal yaramiz olan evrensel bir konuya parmak basması ve bunu temiz ve çoklu duygu yasatmadan karşı tarafa aktarması oldukça hoşuma gitti.Amaç genç bir kızın bakış açısından çocuklara yapılan cinsel şiddet,taciz,tecavüz, röntgencilige tek bir bakış açısı getirmek."Kötü duygular evrenseldir,çocuklara duyulan şehvetin bir açıklaması olamaz."Bu tür olayların kesinlikle cinsiyete bağlı olmadığını belirtmek isterim ve durumun ciddi olduğunu da söylemek lazim.Erkek çocuklarına tecavüz etmekten ABD'de idam edilen bir tecavüzcünun videosunun altına "Erkek adam kendine tecavüz mu ettirir kendi eder."tarzinda yapılan yorum sizi o tecavüzculerle aynı kefeye koyuyor yapılan ise kara mizah değil özkisilige bir karalamadir.Hep kızlara kadınlara oluyor bakış açısı ile erkeklere çocuklara hayvanlara yapılmıyormus gibi gözü kapalı davranılmamali bir mesaj veriliyorsa bunun da verilmesi yönünde hemfikirim. Çok değil birkaç yüz yıl önce ensestlik ve pedofilinin normallestirildigi bircok toplum yaşamıştır ve maalesef devam etmektedir.Hastalik diye bas bas bagirilan durumun normallestirilmeye çalışılması ciddi anlamda korkunç bir durum.Ha 14 yaşındaki kıza şehvet duymussun ha 5 yaşındaki çocuk sende haz uyandirmis arada hiçbir fark göremiyorum ki doğrusunun da bu olduğunu düşünüyorum.Sirf yeni adet olmaya başlamış diye kadınlığa adım attı düşüncesine girdi bakış açısıyla yaklaşım da bahsettiğim sapkınlıgin sadece boş anlamsız aptal bir savunması olabilir.Yukarida da belirttiğim üzere mesajın çoklu duygulara sebebiyet vermediğini ve tek mesaj olduğunu söylemiştim bunu biraz açmak istiyorum.Eserin( müzik, resim, sinema vb dallar) verdigi mesaj sapkın düşüncelerdeki biri için o duyguları harekete geçiriyorsa ve verilen mesajın önüne bu yönü geçiyorsa o zaman o mesajda bir tutarsızlık oluşuyor.İzledigim bir filmde (Sadom'un 120 günü) çocukken yaşadıkları taciz ve tecavüz olaylarını gülerek ve eğlenerek büyük bir şehvetle anlatıyorlar.Dili edebi şekilde kullanmayı amaçlayan yönetmenin anlatıma farklı bir bakış açısı getirerek izleyiciye durumun trajikomikmis gibi olduğunu aktarmaya çalışsa da konu havada kalmış havada kaldığı gibi izleyenlerin midesini bulandirmisti.Hicbir insan yaşadığı travmayi gülerek eğlenerek karşı taraf mastürbasyon yapsın diye şekilden şekile girerek anlatmaz.Bu bir mesaj olamaz bu ancak mesajın kara mizahi olur ki bu durumun da kara mizahini yapan bir yönetmene ne kadar saygı duyulacagi ise büyük bir tartışma konusu.Konudan uzak gibi görünse de konuşmam, aslında filmlerin kitapların okuyucuya ve izleyiciye tek bir mesaj vermesi düşüncesinden yola çıkarak yine bir orneklendirme yaparak Lolita dan bahsetmek isterim.Herkese yaşlı bir adamin genç bir kız -da değil 13-14 yaşlarındaki bir kız çocuğundan bahsediyoruz- cinsel bakış açısının yanlış olduğu değil büyük bir aşk beslediği kulaktan kulağa söylenirken kıza tecavüz edildiği ise soylenilmiyor.Sanat bu sanat adı altında çocuklara yapılan zulüm taciz tecavüze modern bir bakış açısı getirmeye çalışan hastalıklı zihinlerden baska hiçbir şey görmüyorum ve görmeyeceğim.Filmde de bu konuya oldukça değiniliyor mesela repliklerde Roman Polanskiye deginilmesi yine oldukça güzel bir mesajdi.Kisaca bir bilgi vermem gerekirse eğer Roman Polanski Polonyalı ünlü bir yönetmen.Ben Rosemary'nin Bebeği diyeyim siz Piyanist diyin oldukça başarılı bir yönetmen ama kişiliği filmleri kadar maalesef parlak değil.13 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz edip basılması ile ABD'den sürgün edilip aldığı ödül ülkeden postalandigi gibi postalaniyor kendisine.Nobel ve Oscar almış bu Polonyalı yönetmenin işleri başarılı dediğim gibi kendi kişiliği tamamen içler acısı ama şu yönden bakıyorum duruma filmlerini izleyen bir olarak bu hastalıklı kişiliğini izleyiciye aşılamaya çalışmamış.O yüzden eser ve eseri yapan kisinin farklı kategorilerde değerlendirmesi gerektigi düşüncesini inatla savunup hastalıklı bireyler yaratmamasi kaidesini bozmamak üzere destekliyorum.Binlerce kişiden birinde bile uyanan bu kötu köklerinin olduğu düşünce zamanla köklerini saldığı yerden güçlenerek bir başkasının hayatını zindana çevirebilir.Film kitap dizi müzik diyip geçmemek lazım ki bu sorumluluğu bilerek kademeli şekilde hareket edilmeli.Nolan, Scorsese,Tarantino büyük yonetmenler olduğu kadar bu dediğim sorumlulukları başarılı şekilde üstlenmiş, atması gereken adımı iki değil beş adım tahmin edebilmistir.Uzun uzun açıkladığım bu salt mesajdan sonra filme dönersem eğer maalesef filmde oldukça mantık hatası da bulunmakta.Kiz 14 yaşında ama kendinden büyük ve ağır cüsseli bir adamı taşıyabiliyor.Burada fiziksel farklılıklardan bahsediyoruz toksik bir feminist yaklaşım ile ama o bir kadın yapabilir tarzında yaklaşım sergileyemeyiz.Diğer bir mantık hatası ise komşusu kızın yüzünü görüyor ama kız olay mahallinde elini kolu sallaya sallaya gidiyor ilginç doğrusu.Hadım etme konusuna takılmadim çünkü bu tür ilginç hobileri olan farklı psikolojideki katilleri ve tecavüzculeri okumuş ve araştırmıştım yani benim için çok "Çocuk kafasıyla nasıl operasyon yaptı?" dedirtmedi.Diger bir düşünce de adamın hadım edilme sahnesinde bile rahat bir tavır takinmasi.Birisi sizi tehdit ediyor sizin ölme riskiniz var ve siz sakin hareket ediyor ve hatta sohbet ediyorsunuz.Bu kişilerin genelde silik ama konuşma konusunda oldukça başarılı ikna kabiliyeti yüksek bir karakter tahlili çıkartırken önümüze tam tersi özgüvenli (Ted Bundy) iyilik misali örnekleri de çıkarıyor yani evet bu kişilerin ortak bir karakter analizi vardır diyemeyiz çünkü yok.Mesela o zor anlarda ne kadar sakin kalabilecegimiz? Ölmeden önce kimse sohbet etmeyi düşünmez mesela otomatik hayatta kalma mekanizması devreye geçer çünkü o an.Hadi diyelim adam farklı bir adam olsun devamlı bahsedilen bu kayıp genç kız ile neden bu kızın arasında bağ yok?"Senin tüm genç kızlara tecavüz ettigin öldürdüğün kişiyim"demek buna bir cevap değil ülkenin adaleti işlemiyor ben de orman kanunlarına basvurdugumun bir açıklaması olabilir.Bu arada tecavüzculere hadım gelsin diyen biri olarak inanılmaz rahatsız olduğum bir sahneydi o sahne."Tek parçayim"diyen adamın polisi araması gerekirken testislerini koyduğu kanlı bardakları görünce fikri değişti ve intikam duygusu ile harekete geçti ama istediğini alamadı burada da Freud'un erkekler için savunduğu cinsel yaklaşımlar geldi açıkçası aklıma.Ne olursa olsun o kızın hadım etmesi doğru muydu izleyiciye düşündürtüyor.Adamin anlattığı hikâyeler ise"bu yüzden oldum." dedirterek o kişinin de bakış açısıyla bakmanızı sağlıyor.Ama son ciddi anlamda aceleye getirilmiş.Oldu bitti der gibi resmen neden soruları cevaplamadiniz?Olay mahalline hiç mi polis gelmeyecek kız her yerde parmak izi bıraktı sen bir mektup bıraksan ne olacak sanki geride? Kapağın ise Kırmızı Başlıklı Kız'a yaptığı atıf oldukça güzel yansıtılmış.Bu filmi analiz etme sebebim iki farklı bakış açısından bakmanız gerektiğidir.İntikam, ne olursa olsun yapılan davranışın bir gerekcesi bahanesi olabilir mi?
-Bir kız çocuğu kadın taklidi yapıyor diye bir kadının yapacağı her şeyi aynen yapmak zorunda değil ki!?!?!?