Spoiler içeriyor
1800'lü yılların Kanada'sında çalıştığı evin sahibini ve kahyasını öldürmeye yataklık etmekten ömür boyu hapisle yargılanan, fakat cinayet gününe dair tek bir şey bile hatırlamayan genç bir hizmetçi vardır. Halkın bir kısmı masum olduğuna inanırken bir kısmı da asılması gerektiğini düşünmektedir.…devamı1800'lü yılların Kanada'sında çalıştığı evin sahibini ve kahyasını öldürmeye yataklık etmekten ömür boyu hapisle yargılanan, fakat cinayet gününe dair tek bir şey bile hatırlamayan genç bir hizmetçi vardır. Halkın bir kısmı masum olduğuna inanırken bir kısmı da asılması gerektiğini düşünmektedir. Kanada'nın en ünlü psikologlarından birinin olaya el atıp Grace ile seanslara başlamasıyla genç kadının anıları yeniden gün yüzüne çıkar.
6 bölümlük mini bir dönem dizisi. Diziyi 3 kısıma ayırabiliriz. Geçmiş, daha da geçmiş, şimdi. Geçmiş olarak Grace'nin Dr. Jordan'la seans yaptığı kısmı, daha da geçmiş olarak Grace'nin anılarının canlandığı kısmı, şimdi olarak da Grace'nin Dr. Jordan'a mektup yazdığı kısmı düşünebiliriz. Dizinin başından sonuna kadar kasvetli bir havası var, 6. bölüm hem beni biraz gerdi, hem de böyle bir sona bağladığı için de hayal kırıklığına uğradım. Beni hayal kırıklığına uğratan metafizik bir sona bağlanması olmadı, beni hayal kırıklığına uğratan Grace'nin evlendiği J. oldu. O tipi en başından beri itici bulmuştum, şimdi böyle bir sonla bitmesi hem beni hayal kırıklığına uğrattı, hem de sinirlendirdi. Bütün bölümlerinde kasvetli dramatik bir hava var, aynı zamanda ilgi çekici ve merak uyandırıcı. Sonuna dek Grace'nin gerçekten masum olup olmadığını sorgulayıp duruyorsunuz. Masum kelimesi çok uygun bir kelime değil yalnız. Cinayet konusunda belki masum olabilir ama -aslında bu konu hâlâ şüphelere açık- Grace'nin %100 masum olduğunu söyleyemeyiz. Peki kimdi suçlu olan? Grace'yi suça itenler mi? Yoksa bütün bunları yapan Grace mi? Suçlu kim bilinmez ama bu hikayede kimsenin masum olmadığı su götürmez bir gerçek. "Suç sizin yaptıklarınızdan dolayı değil, başkalarının size yaptıklarından dolayı atılır."
Grace'nin bütün anılarını anımsayıp sadece cinayet anını anımsayamaması bana biraz tuhaf gelmişti. Gerçekten suçlu olduğunu, numara yaptığını düşünmeden edemedim. Hoş hâlâ aklımda numara yaptığına dair düşüncelerim var ama her neyse.
Dizinin kasvetli bir havası olduğunu söylemiştim, karanlık bir ortam. Boğucu olsa da hikaye ilgi çekici olduğu için diziden uzaklaşmıyorsunuz. Ve birde bu karanlık ortamda canlanmaya çalışan anılar var. Tuvalete gitme kısımlarından tutun, işe girme kısımlarına kadar her ayrıntı var, ama en önemli kısım olan cinayet kısmı eksik. Bu da hikayeye dair herkesin duyduğu şüpheleri sizin de duymanıza sebep oluyor.
Gelelim son bölüme. Hikayenin bir sonuca bağlandığı kısma. Birçok kişi beğenmediğini dile getirmiş, onların aksine ben bu sonu beğendiğimi söyleyebilirim. Mantıklı bir sona bağlanmayacağı aşikardı. -tabi buna mantıksız demek ne kadar doğru bilmiyorum ama daha uygun bir kelime seçemedim- İlk bölümlerde sürekli ruh meselesinden bahsettiği, Grace'nin ölülerle konuştuğunu söylediği sahnede, birisi ölünce pencerenin açılması gerektiğini söylemeleri... Bütün bunlar aslında nasıl bir sona bağlanacağının göstergesiydi. Amaç burada bir sona bağlamak değil, Grace'yi suçsuz gösterip, hapisten çıkartmaktı. Ki başardılar da... Gerisini pek de tartışmaya gerek yok.
Anıların canlanması, geriye dönüş sahneleri, hayaller, kısımların birbirine bağlanması... Bütün düğümler kusursuz bir şekilde atılmış, ortaya 6 bölümdem oluşan karanlık, metafizik bir o kadar da kasvetli bir dizi çıkmıştı. Özellikle Grace'yi canlandıran oyuncunun mimikleri, bakışları filme ayrı bir hava katmıştı. Oynadığı karaktere çok yakışmış. Ben oyunculukları genel olarak beğendim, diziyi de aynı şekilde.