Spoiler içeriyor
Gaav, Türkçe adıyla İnek filmi İran'da Yeni Dalga Sinema akımına öncü olan filmdir. Okuduğum bilgilere göre Ruhullah Humeyni (Eski İran Lideri) bu filmi izleyip çok beğenmiş, sinemaya yer açmak gerektiğini düşünmüştür. İnek filminin İslam Devriminden sonra İran'da sinemanın onurunu kurtarıldığına…devamıGaav, Türkçe adıyla İnek filmi İran'da Yeni Dalga Sinema akımına öncü olan filmdir. Okuduğum bilgilere göre Ruhullah Humeyni (Eski İran Lideri) bu filmi izleyip çok beğenmiş, sinemaya yer açmak gerektiğini düşünmüştür. İnek filminin İslam Devriminden sonra İran'da sinemanın onurunu kurtarıldığına ve sinemanın yasaklanmasına engel olduğuna inanılır, öyle derin, öyle anlamlı bir filmdir Gaav. Söylentilere göre -bu bilgilerin doğru olup olmadığından emin değilim sadece okuduklarıma göre söylüyorum- İnek filmi ilk çekildiği zaman kendi ülkesinde yasaklanmış, aracılar, hatırı sayılır tanıdıklar vasıtasıyla gönderildiği 1971 Venedik Film Festivali'nde, 1972 Berlin Film Festivali'nde ödüller almıştır, bu bağlamda İran sinemasında Uluslararası başarı kazanan ilk filmdir.
Filmle ilgili teknik bilgileri verdiğimize göre biraz film hakkında konuşalım. Filmin konusu şu şekildedir: Hasan fakir bir köyde tek ineğe sahip kişidir, gebe olan ineğine adeta aşk ile bağlıdır. Çocuğu olmayan Hasan ineğe kızı gibi bakar, sever, okşar. Bir gün Hasan'ın köy dışına çıktığı sabah inek aniden ölür. Gerçeği Hasan'dan saklayan kasaba halkı ineğin kaçtığını söylerler. İneğine oldukça bağlı olan Hasan bu durumu kabullenemez, giderek artan deliliğe vuran bir saplantıyla ineğini arar, doğrusu kendisi bir inek olur.
Aslında filmi sevmek için İran sinemasına ilgi duymaya gerek yok, psikolojik drama ilginiz var ise de izleyebilirsiniz. Eğer İran filmine ilk defa giriş yapacaksanız da bu filmle başlamanız İran sinemasına karşı daha kuvvetli bir ilginiz olmasını sağlayacaktır.
Film ilk başta köylülerin yüzlerini yakın plandan ayrıntılı göstererek ve köyü şöyle bir tanıtarak başlıyor. Köylülerin yüz ifadesini göstererek biraz sonra olacaklara karşı hazırlıyor ve köyü kısaca tanıtarak mekana aşina hâle getiriyor. Şehirleşmenin köylüler tarafından kötü algılandığını filmin ilk sahnesinden itibaren görüyoruz, köylüler kendi kabuklarından dışarı çıkamamışlar, korku içinde adına Bolouriler denilen bir gruptan hayvanlarını saklamaya çalışıyorlar, tek bildikleri bu. Şehirleşmeden korkuyorlar demiştik, bunu ilk sahnede Saffar'ın oğlunun köyün çocuklarıyla beraber köyün delisi ne yaptıklarına ve bir kısım köylülerin tepkilerine bakarak anlayabiliriz. Hasan'ın ineğe olan sevgisi ve bu bağlılığı da aslında köyde inek sayesinde kazandığı statü ve ineğin gebe kalması yüzünden. Eğer köydeki tek inek Hasan'ın olmasaydı, ineğin ölümünün ardından böylesine delirir miydi Hasan? İnek olacak kadar? Büyük bir dram filmi izleyeceğimi düşünürken devamında psikolojik gerilim/ dram karışımı bir yapımla karşılaşmıştım. Basit bir dram filmi olsaydı, inek sadece ölseydi ve Hasan da bunu kabullenseydi ya da sadece ölümüne üzülseydi bu kadar da etkili bir film olmazdı kesinlikle. Hasan, "Ben Hasan değilim, onun ineğiyim." dediği sahnede köylüler ona "İneksen kuyruğun nerede, boynuzların nerede?" diye soruyorlar. Eğer Hasan'ın boynuzları, bir kuyruğu olsa bunu kabulleneceklermiş gibi, ya da kabullenmişler de tam emin olmak için belirli tasvirler arıyorlarmış gibi.
Filmin en can alıcı noktası ise Hasan'a şehire götürdükleri sahne. Onu bir hayvan gibi bağlayarak çekiyorlar ve adım atmayınca da "Yürü be Hayvan!" diyerek dövüyorlar. Çoktan onun bir insan değil de hayvan olduğunu kabullenmiş gibi.
İran sinemasının en önemli yapımlarından biri olan Gaav'da psikolojiden, felsefeye, sistemsel eleştiriden, edebiyata kadar her türlü konudan izler bulmak mümkündür. Filmi izlerken oyuncuların acemilikleri anlaşılıyordu, ama acemiyi kötü oynuyorlar olarak algılamayın. Hem acemi, hem de mükemmel oyuncular. Bir film değil de belgesel gibiydi, köylüler gerçek hayatlarını kamera karşısında yaşamış gibilerdi, filmi en etkili kılan yönlerden biri de bu acemilikti.