“Sonsuz özgürlüğü seçmişsin ama sonsuz yalnızlık elde etmişsin” Çatısız Kuralsız orijinal adıyla 'Sans toit ni loi' bir diğer Türkçe adıyla Yersiz Yurtsuz, Fransız Yeni Dalga Akımının büyükannesi olarak bilinen Agnes Varda'nın en kirli filmidir. Bir feminizm göndermesi olan film aynı…devamı“Sonsuz özgürlüğü seçmişsin ama sonsuz yalnızlık elde etmişsin”
Çatısız Kuralsız orijinal adıyla 'Sans toit ni loi' bir diğer Türkçe adıyla Yersiz Yurtsuz, Fransız Yeni Dalga Akımının büyükannesi olarak bilinen Agnes Varda'nın en kirli filmidir. Bir feminizm göndermesi olan film aynı zamanda en sert toplum ve kişi eleştirisini de yapar.
Film sahne açılışını bir yol kenarında cesedi bulunan genç bir kadın ile yapıyor ve daha filmin başında bunun bir cinayet değil doğal bir ölüm olduğunu ve bir dedektiflik hikayesi değil de kısa bir yaşam-yol hikayesi izleyeceğimizi anlıyoruz. Bu noktadan sonra film geri atıyor ve adının Mona olduğunu öğrendiğimiz genç bir kızın yol hikayesini izlemeye başlıyoruz. Sonunu bildiğimiz filmde bize olayların başı, ortası, Mona'nın yaşadıkları, yol hikayesi gösteriliyor ve ara ara da Mona'nın yolda tanıştığı insanlara anlattıklarına bakarak onun hayatından çıkarımlar yapabiliyoruz. Filmin öyküsü daha doğrusu Mona'nın filmde gösterildiği kadarıyla yaşam hikayesi kısaca şu şekilde. Mona kural tanımayan, otostop çekerek Güney Fransa'da yolculuk eden, ara ara yolda denk geldiği insanların evlerinde konaklayan, günübirlik işler yaparak biraz para kazanan, onlardan yemek dilenen genç bir kadındır. Filmde en başında bahsettiğim gibi ağır bir feminizm göndermesi vardır. Yanında konakladığı, yolda karşılaştığı bazı insanlar ya da onunla alakalı konuşanlar bir kadının tek başına böyle yolculuk yapmasının uygun olmadığını söylerler. Hatta motor kullanan bir kız için ailesi "oğlanlardan beter oldu" diye yakınırlar. Bir film değil de bir yaşam belgeseli tadında olan film ara ara kesmelerle donuk bir ifade ile kameraya bakan ve sadece 10-15 dakikalığına en fazla 1 gün gördükleri genç kadın hakkında doğru ya da yanlış yorumlar yapan insanların Mona hakkındaki söylemlerini dinleriz, bu insanlar Mona'yı arabasına alan, ona iş veren, kalacak yer veren, yemek veren, ya da sadece onunla yolda karşılaşmış olan insanlardır. Film sinema tarihinin en kirli filmlerinden biridir, sert ve kirli bir eleştiri filmi. İzledikçe filmin ne denli doğal olduğunu anlıyoruz, mekansal dekorlardan uzak kalınması, abartılı kamera ve kurgu tekniklerini kullanılmaması, amatör ya da amatörmüş gibi davranan oyuncularla çekilmiş olması filmin kirli yönünü, asıl vurgulamak istediği konuyu daha yalın bir biçimde ortaya koyuyor. Tamamıyla doğal, yaşamın içinden, hayal ürünü karışmayan, eleştirel ve başrolünde bir kadının olduğu film arıyorsanız kesinlikle biçilmiş kaftan.