Filmini yakın bir zamanda izlemiştim, ve üzerinden çok geçmeden -okumuş olduğum kitabı bitirdikten hemen sonra- kitabını okumaya başladım. Kitabı okurken "keşke önce okuyup sonra izleseydim" diye düşündüm, çünkü cümleleri okurken aklımda ister istemez filmdeki sahneler ve karakterler canlandı. Hayal gücüm…devamıFilmini yakın bir zamanda izlemiştim, ve üzerinden çok geçmeden -okumuş olduğum kitabı bitirdikten hemen sonra- kitabını okumaya başladım. Kitabı okurken "keşke önce okuyup sonra izleseydim" diye düşündüm, çünkü cümleleri okurken aklımda ister istemez filmdeki sahneler ve karakterler canlandı. Hayal gücüm sınırlandı diyebilirim kısaca.
Filmini yorumladığım için kitabın hikayesi hakkında pek fazla konuşmayacağım. Son bölümde olacakları bildiğim halde biraz gerildim ve annenin 'belki Bruno eski evdedir.' diye bir umut bakmaya gittiği sahnede ben de Bruno'nun orada olduğunu hayal ettim. Olayı bildiğim halde. Ve de Bruno'nun yanında Shmuel'i hayal ettim. Yine olanları bildiğim halde. Her ne kadar olayın gidişatını, sonunu bilseniz de garip bir umuda kapılıyorsunuz, sonu belki değişir diye...
İki çocuğun dramatik arkadaşlık öyküleri, Bruno'nun günlük yaşantısı açık ve ayrıntılı bir şekilde aktarılmıştı. Ben sadece Shmuel'in da günlük yaşamına, tel örgülerin ardındaki hayata değinmelerini isterdim. Fakat bunun bir çocuk kitabı olduğunu varsayarsak bu kadarı çocuklar için travma derecesinde ağır olabileceği için günlük yaşamın Bruno'nun hayatı ile sınırlanması bir yandan da güzel bir düşünce. Çocuk kitabı diyorum ama kesinlikle büyükler de okumalı. Hatta önce onlar okumalı. Sonra da çocuklarına, kardeşlerine, yeğenlerine etraflarındaki küçük çocuklara okumalılar Çizgili Pijamalı Çocuk'un hikayesini.
Kitabın diline gelecek olursam gayet basit bir dili vardı. Cümleler anlaşılırdı, anlaşılır olması için özenli bir çaba göstermişti yazar. Çünkü sanırım yazar, kitabının çocuklar tarafından da iyice kavranılmasını istiyordu ve kitap bir çocuğun bakış açısıyla anlatılıyor gibiydi. Uzun uzun o sert cümlelerden uzaktı. Her şey net ve sadeydi. Bu kadar sade ve kısa olması sebebi ile de bir çırpıda bitebilecek bir kitap. Çocuklar ve büyükler... Her yaştan insanın bilmesi gereken bir hikaye Bruno'nun ve en iyi dostu Shmuel'in hikayesi.
Konusu: 9 yaşındaki Bruno bir Alman'dır, ve babası askerdir. Çevredekilerin değimi ile önemli bir adamdır. Bruno ve ailesi bir gün Berlin'deki evlerinden Out-With'e taşınmak zorunda kalırlar. İlk başlarda bu taşınmadan memnun olmayan Bruno, odasının penceresinden her zaman gördüğü, tel örgülerle çevrilmiş yeri ve oradaki çizgili pijama giymiş insanları araştırmak için oraya gider. Çünkü kendisi küçük bir kaşiftir. Bu keşfi sırasında adının Shmuel -bu isim duyduğu en garip isimlerden biridir- olduğunu öğrendiği, kendisiyle aynı yaşta olan -hatta doğum günleri bile aynı- bir çocukla tanışır. Ve zamanla Shmuel ile olan dostluğu sayesinde Out-With'de yaşamayı sevmeye başlar.